Yalnız Mesajı Göster

Asit Yağmurları Hakkında Geniş Bilgi

Eski 10-21-2012   #7
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Asit Yağmurları Hakkında Geniş Bilgi




SONUÇLAR :

PH2 olan sularla sulananlarda hiçbir gelişme olmadı Yapraklarda dökülme görüldü İkinci ayın sonunda renkler matlaştı

PH45 asitli sularla sulananlar ikinci ayın sonunda sarardılar

Yağmur suyu ile sulananlarda normal suya göre daha yavaş bir gelişme görüldü Tuğlarında küllenme ve dökülmelere rastlandı Kökler içeriye doğru kıvrılma özelliği gösterdi

Hava Kirliliği ve Asit Yağmurlarının Oluşturduğu Diğer Zararlar:

Hava : Ozan tabakası incelir Böylece güneşten gelen ültraviyole gibi zararlı ışınlar yere kadar ulaşır Bu da deri kanseri ve göz kataraktlarının oluşumuna yol açar

CO2 SO2 ve karbon monoksit gibi gazlar solunumu zorlaştırır Solunum yollarında çeşitli hastalıkların ortaya çıkmasına neden olur

İklim : CO2 ve SO2 gazlarının artması sera etkisi yaparak atmosfer sıcaklığının yükselmesine neden olur Bu durum buzulların erimesine; deniz suyunun yükselmesine yol açar Kıyı ovaları sular altında kalır Bazı ürünlerin üretilmesi güçleşir

Su : Asitik yağışlar yerüstü ve yeraltı sularını kirlendirir Arkasından bu suların ulaştığı göl ve denizler buralarda yaşayan canlılar (balık bitki kuş ) zarar görür Kirlenmiş kaynak suyunu içen kirlenmiş göl veya denizdeki balıkla beslenen insan da bu kirlilikten nasibini alır

AntikYapıtlar :

Atmosfer Yağış Taş ve metal Sonuç

H2O+SO2 H2SO4 + Ca CaSo4+H2

(Sülfirikasit) (Kalker)

H2O + SO2 H2SO4 + 2Al Al2(SO4)3+3H2

(Aliminyum)

H2O + NO2 HNO3 + Al Al(NO3)2+3/2H2

(nitrikasit)

Görüldüğü gibi yere düşen asitli sular taş ve metallerden yapılmış olan antik yapıtlarımızı da bozabilmekte böylece insanlığın ortak mirasına zarar vermektedir

Tarihi bina ve yapılar son 20 yılda bir önceki 2000 yılına göre daha çok yıpranmıştır Efes’i ve Bergama’yı düşünün; bir süre sonra İngiltere’deki Westminister Manastır’ı gibi kopyalarını yapmak zorunda kalacağız Kaybettiğimiz geçmişimizi kaç dolara geri alabiliriz?

Kağıt ve tekstil de SO2 ve NOx gazlarını emiyor; emdikçe gevriyor Gerçekten Britanya kütüphanesindeki kolleksiyonlardan % 5’i sülfür gazından zarar görmüştür

Toprak : Asit yağmurları topraktaki minarellerle tepkimeye girerek toprağın yapısını bozmaktadır Ayrıca topraktaki su asitik özellik kazanmaktadır Yeni asitik ortama uymayan bitki türleri yok olurken bir bölümü de asitli suyu bünyesinde depolamaktadır

Böylece;

Bitki örtüsünün azalması bir taraftan erozyon ortamını hazırlarken diğer taraftan da fotosentez olayının azalmasına ve sonucuda atmosferdeki CO2 tutarının artmasına neden olmaktadır

Asitli su ile sulanan sebze ve meyvelerle beslenen insan zarar görmektedir

ÖNLEMLER :

Hava kirliliği ve asit yağışlarının çevreye özellikle bitkilere olan etkisinin kesin sonucu ve buna karşı isabetli önlemler alınmak isteniyorsa çok sayıda bilimsel denemenin yapılması gerekir

Yakıtların (araç ve meskenlerde) kalitesi kontrol edilmeli

A ) Hava kirliliğine dayanıklı bitkiler (böğütlen ıspanak kızılcık) ekilmeli

B) Kışın yaprak döken bitkiler ekilmeli

Kentlerin kurulma yerleri topografik açıdan iyi saptanmalı Başka bir anlatımla Yerleşmeleri (kent köy) çanak şeklindeki alanlardan uzaklarda kurmalıyız

Bacalara filitre takılmalı

Araçların bakımı zamanında yapılmalı

Alternatif enerji kaynakları kullanılmalı

(Güneş rüzğar gelgit akıntılar biyokütle end ve evsel atıklar gibi)

Tüketim toplumu olduğumuz sürece yeni üretimlere yeni kirlenmelere neden olmamız kaçınılmazdır Onun için tüketim çılgınlığı yerine mevcutlardan haz almayı öğrenmeliyiz

Yakıtlardaki kükürt oranı azaltılmalı

Çevre insanlara öğretilmemeli; insanoğlu çevreyi içselleştirecek şekilde bizzat kendisi öğrenmeli

Kısaca; konunun sosyolojik ekonomik ve politik boyutları aynı anda alınmalı ve hemen uygulamaya geçilmelidir Bunların içinde en önemli olanı ise yaşam ve eğitimi el ele tutuşturan uygulamalar olacaktır

Bu önlemler alınmadığı zaman en temiz kalan yerlerimizden biri olan Gökova Körfezi ve çevresi de son kurbanlardan biri olmaktan kurtulamayacaktır

Kirli hava ve asitik yağışlara etkileri yerel değildir Çünkü rüzgar kirli hava ve yağışları çok uzaklara taşıyabilmektedir Asit yağışları düştüğü yerde kalmayıp akarsular ve denizler yoluylada dünyaya yayılmaktadır Onun için çözümler yerel değil küresel olmalıdır Ancak öncelikle yerel düşünmeyi ve yerel davranmayı öğrenerek bu felaketten kurtulabiliriz

Not : Deney Sonuçları http://wwwoiledutr adresinden alınmıştır

HAZIRLAYAN : Caner BOZKURT

Alanya Anadolu Teknik Lisesi

Bilgisayar / Yazılım Bölümü

Kimya Dönem Ödevi

Asit Yağmurları

Kükürt ve azot dioksitlerin atmosferdeki nemle birleşerek sülfirik ve nitrik asitli yağmur kar ya da dolu oluşturması biçiminde kirliliğe verilen genel ad Bu tür yağmurda tanecikler siste asılı olarak süspansiyon oluşturabilir ya da en kuru halde birikebilirler

Asit yağmurlarının verdiği ileri sürülen zararın bir bölümünün aslında bazı doğal nedenlerden kaynaklandığı yapılan araştırmalar sonucunda anlaşılmışsa dapetrol ve kömür yanmasından oluşan kükürt dioksit ile otomobil motorlarından çıkan azot oksitin asit yağmuru sorununu büyük ölçüde şiddetlendirdiği kesindir

Kirliliğe yol açan taneciklerkaynaklarından binlece kilometre uzağa rüzgarla taşınabilirSözgelimi ABD'nin kuzey doğusundaki asit yağmurlarınaKanada'dan yayılanlar da katılmışKanada'nın doğusundaki kükürt içeren yağışABD'den kaynaklanmıştır

Bilim adamlarının tümü asit yağmurlarının denetlenmesi için biran önce yasalar çıkarılmasını istemektedirlerNe varki söz konusu yasaların yol açacağı harcamalarçok yüksektirbu yüzden de sorunun çözülmesi sürekli ertelenmektedir

ASİT YAĞMURLARI

BÖLÜM - 1

KÜKÜRT DÖNGÜSÜ VE BOZULMASI İLE OLUŞAN SORUNLAR

Kükürt yaşam için gerekli kimyasal maddelerden biridir Tüm canlılarda bulunan bazı amino asitlerin yapısında bulunur Taşkürede bol miktarda bulunduğundan genellikle sınırlayıcı maddelerden biri sayılamaz Bu nedenle önemi daha çok hava kirliliği açısındandır

Kükürdün başlıca doğal kaynakları yanardağlar ve bataklıklardan çıkan hidrojen sülfit gazı (H2S) ve kayalardaki demir sülfit (FeS) gibi kükürtlü bileşiklerdir Bu bileşikler jeolojik aşınma sonucu taşkürenin yüzeyine çıkarlar : denizlerde sedimanter kayaların oluşması ile taşküreye geri dönerler Taşkürenin yüzeyine çıkan kükürtlü bileşiklerdeki kükürt havadaki oksijenle reaksiyona girerek kükürt dioksit (SO2) kükürt trioksit (SO3) ve sonunda su buharı ile temas edince sülfirik asit (H2SO4) şeklini alır Havadaki kükürt genellikle bu biçimiyle

Şekil –1

yani sülfirik asit olarak yağmurlarla toprağa döner ve çevrime girer (Kükürt Döngüsü Karadeniz’in dip suları ve Haliç’in bazı yerlerinde olduğu gibi oksijensiz sistemlerde organik maddelerin ayrışmasından hidrojen sülfit (H2S) gazı oluşur Tipik çürük yumurta kokusu veren madde işte bu gazdır Oksijensiz sistemlerde kükürt iki grup bakteri arasında değişik kimyasal şekillerde alınıp verilmektedir Bazı çeşitleri (sülfür bakterileri) SO4 içeren (sülfatlı) maddelerdeki oksijeni kullanarak hidrojen sülfüre dönüştürürler Değişik çeşit bazı bakteriler de H2S gazını enerji kaynağı olarak kullanırlar Bu bakteriler kemosentetik bakteriler olarak adlandırılır

Son iki yüzyılda gerçekleşen sanayileşmenin kükürt dengesi büyük etkileri olmuştur Fosil yakıt kullanımı ve madencilik atmosferdeki H2SO4 miktarını çok artırmıştır Dolayısıyla kükürt hava kirliliğine neden olan başlıca maddelerden biri haline gelmiştir Bazı şehirlerde insan sağlığını bazı ülkelerde de asit yağmuru denilen bir olay sonucu göl ve kara ekosistemlerini etkilemeye başlamıştır






Alıntı Yaparak Cevapla