10-21-2012
|
#1
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Atasözleri Arasındaki Anlamsal Farklılıklar
Atasözleri Arasındaki Anlamsal Farklılıklar
Atasözleri Arasındaki Farklılıklar,
Atasözleri Arasındaki Çelişkiler,
Atasözleri Arasındaki Anlamsal Farklılıklar nelerdir
Atasözlerinde Anlamsal Farlılıkların Alfabetik Karşılaştırılması
Her milletin var oldukları günden bu güne geçirdikleri tarihsel süreçleri vardır Bu süreç içerisinde yaşayış şartlarında birtakım değişiklikler olmuştur Türk Milleti de tarihsel süreci çok hareketli olan milletlerden biridir
Asya’dan tabiat ve sosyal nedenlerden dolayı göç eden Türk Milleti, göçebe bir süreç geçirmiştir Anadolu’ya gelmeleri ile birlikte yerleşik hayata geçerek, küçük bir aşiretten üç kıtayı hakimiyeti altına alan imparatorluk kurmuşlardır
Sosyal, kültürel ve dini yönden değişen şartlar toplumun fertleri üzerinde etlikili olmuştur Bireylerin yaşayış karşısındaki tavırları ve hayata karşı olan bu duruşun dile getirilmesiyle atasözleri oluşmuştur Atasözleri, halkın felsefesidir Dilinden çıktıkları milletin fikirlerinin ne mahiyette olduğunu anlatır Hikmet taşıyan vecize niteliğinde klişeleşmiş ifadelerdir Bir olay ya da oluşumun eş veya benzer manasını ihtiva eden halk felsefesini dile getirir Mutlaka hüküm taşırlar Önceden yaşanmış tecrübeleri bir cümlelik sözlerle veya cümlelerle gelecek nesillere taşımanın yanı sıra onlara tavsiye niteliğinde olan bu ifadelerle geleceğe hazırlarlar Büyük çoğunluğu anonim olan, kimin tarafından ve ne zaman ortaya çıktığı belli olmayan, ait olduğu toplumun asırlar boyu karşılaştığı olaylardan ve tecrübelerden ilham alarak ortaya konulmuş tecrübelerdir
Atasözü, Doğu Türklerinde sav diye isimlendirilmiştir söz, haber, mektup anlamına gelen atasözleri, Türk Edebiyatında ilk defa Orhun Abideleri’nde bulunmaktadır
Örneğin: Yinçge eriklig üzgeli ( Ağaç yaş iken eğilir )
Divân-i Lügât’ it Türk’de 290 adet atasözü bulunmaktadır
Örneğin: Tag taga kafışmaz kişi kişigga kafışır ( Dağ dağa kavuşmaz insan insana kavuşur)
Kısaca, atasözleri söyleyen kişi veya kişilerin içinde bulundukları çevrenin, rûh hallerine etkileri sonucu sözlerin şekillenmesinde etkilidir Dolayısıyla kişilerin bir olay karşısında etkilenmeleri farklı olmuştur ve psikolojileri olaylara bakış açısını etkileyerek farklı anlamlar yüklemelerine neden olmuştur Sosyo-kültürel şartların kollektif psikolojideki farklı yansımaları, atasözlerin de anlamda farklı yorumlanmalarına neden olmuştur Buradan hareketle aşağıda alfabetik sırayla anlamsal farklılık ortaya konulmaya çalışılmıştır
ATASÖZLERİNDE ANLAMSAL FARKLILIKLARIN ALFABETİK KARŞILAŞTIRILMASI
-A-
Aç kurt bile komşusunu dalamaz
Aç kurt komşusunu yer
Aç ölmez benzi sararır
Aç ölmez gözü kararır, susuz ölmez benzi sararır
Adam adam demekle adam olmaz
Adam adam sayesinde adam olur
Akçesi ucuz olanın kendisi kıymetli olur
Ucuz etin suyu kara olur
Allah kulunu darda komaz
Allah sevdiğine dert verir
Altı üstünden belki iyi çıkar
Altı üstünden iyi derlerse inanma
Âr insana, kâr hayvana yakışır
Âr dünyası değil, kâr dünyası
Ateş yanmadan duman çıkmaz
Ateşi yanmadan dumanı çıkar
Atın dorusu, yiğidin delisi
Atın ürkeği, yiğidin korkağı
-B-
Bal tutan parmağını yalar
Balı parmağı uzun olan değil, kısmeti olan yemiş
Baş nereye giderse ayak da oraya gider
Başı baş eden ayak, ayağı baş eden dayak
Bekarlık sultanlıktır
Bekarlık maskaralıktır
Benden ırak olsun da Mısır’a sultan olsun
Benden ırak olsun da cehenneme direk olsun
Beyler buyruğu yoksula kan ağlatır
Beylerin sözü, sözlerin beyidir
Beyler sözü gevherdir, sımak olmaz
Bilen söylemez, söyleyen bilmez
Bilen söyler, bilmeyen söyler
Bir felaket bin nasihattan evlâdır
Bir fena kırk iyiyi bozar, kırk iyi bir fenayı düzeltemez
Bir göz ağlarken öbür göz gülmez
Bir gözün ağladıysa bir gözün güldü
Bir taş attı iki kuş vurdu
Bir taşla iki kuş vurulmaz
-C-
Çok söz hamamda yaraşır
Çok söz ozanda yaraşır
-D-
Darılmış ise akşam sahanlı kapakları göndermesin
Darılmış ise akşam sahansız kapakları göndermesin
Deliyi düğüne götürmüşler burası bizim evden beter demiş
Deliyi düğüne götürmüşler burası bizim evden iyidir demiş
Doğru söyleyene ölüm yoktur
Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar
Dostun attığı gül onulmaz yara açar
Dostun attığı taş baş yarmaz
Düğün pilavı ile dost gönüllenir
Düğün pilavı ile köpeğin karnı doymaz
-E-
Eğri bacanın tütünü doğru çıkar
Eğri bakandan doğru iş beklenmez
Eğri cetvelden doğru iş çıkmaz
Eğri oturalım doğru konuşalım
El elin eşeğini türkü ile çağırır
El el için ağlamış, başına kara bağlamış
|
|
|
|