Yalnız Mesajı Göster

Helenistik Dönem Mimarlık Hakkında

Eski 10-21-2012   #2
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Helenistik Dönem Mimarlık Hakkında




Meşgul olduğumuz çağda İskenderiye, Antakya, Bergama ve Ma*kedonya'da Pella ve Palatiça'da büyük saraylar yapılmış, bunlar havuzlar ve çeşitli pavyonlar kapsayan büyük parklarla çevrilmiştir Bu saraylardan birçoğu bize kadar gelmemiştir Bingazi dolaylarında Ptolemais şehrinde kazılmış olan saray iç avluları ve bunların etrafını Bu evler ve sarayların yanında resmî binalar için belirli tipler vücuda getirilmekte ve bunların bazı küçük değişikliklerle tekrarlan*dığı görülmektedir : Uç tarafı U şeklinde portiklerle, açık olan dördün*cü tarafı ise şehrin ana caddesiyle sınırlanmış agora'lar, tek ya da çift katlı stoa'lar , kapalı küçük tiyatrolar şeklinde toplantı binaları (bulevterion, eklesiasterion) , limanlarla ilgili binalar ve çeşitli tesisler, fener kuleleri (bunların en ünlüsü İskenderiye feneri idi) , gençlerin idman yapmalarını ve tahsil görmelerini müm*kün kılan gimnasyonlar, yarışmaların yapıldığı

stadion'lar

Hellenizm dönemi tiyatroları 4 üncü yüzyıl tiyatrolarının devamı*dır Bunlara bir örnek olarak iyi bir durumda zamanımıza kadar gelen Priene tiyatrosunu ele alacak olursak binanın seyirciler yeri (teatron), orkestra, yuvarlak meydanı ve skene (sahne) binası olmak üzere yine üç esas kısımdan meydana geldiğini görürüz

İlk zamanlar aktörler orkestra'da, proskenion'un önünde oynuyorlardı Fakat M Ö 2 nci yüzyıl ortalarına doğru bunlar, bugün saptayamadığımız neden*lerden ötürü, zamanımızdaki sahnelerde olduğu gibi, proskenion'un üzerinde oynamağa başlamışlardır ki, bu durum sahne binasında bazı değişiklikler yapılmasını gerektirmiştir Nitekim skenenin gerisine bir ikinci kat katılmış, bu suretle oyun için bir fon sağlanmıştır Aynı hali başka birçok tiyatrolarda da görüyoruz

Hellenizm mimarlığında kralların türlü bayramlar ve şenlikler münasebetiyle geçici bir zaman için yaptırmış oldukları lüks binaları da anmak gerekir İskender'in buyruğuyla Babil'de Makedonyalı'ların Pers kadınlarıyla evlenmeleri dolayısıyla birkaç gün içinde yapılan çadır bu hususta tipik bir örnek olarak gösterilebilir Son derece süslü başka bir çadır Mısır'da Ptolemaios II tarafından bir şölen münasebe*tiyle yaptırılmıştı Hellenizm dönemi yazarları Mısır krallarının Nil'de büyük sallar üzerinde yükselen köşklerini ya da Sirakuzai tiranı Hieron'un inşa ettirmiş olduğu hem yolcu, hem de yük taşıyan büyük bir gemiyi o dönem mimarlığının şaheserleri olarak göstermek*tedirler

Hellenistik mezar yapılarına bir göz gezdirecek olursak Makedon*ya, Trakya ve Teselya'da üzerleri tonoz kemerlerle örtülü bir mezar odası ve bazen zengin bir fasadla süslü bir önodadan ibaret tümülüs altı yapılarla karşılaşırız Bunlar çok zengin eserler kapsamakta ve ölü ekseri hallerde kline şeklinde bir taş yatak üzerinde yatmaktadır Tümülüs altı mezarların yanında kaya mezarları da geniş bir alana yayılmış bulunmaktadır Bunlar arasında Anadolu'da Termessos'taki Alketas mezarı ya da Amasya'daki Pontos kıral mezarları gösterilebilir

Çeşitli plânlara sahip oda ve koridorlardan ibaret yeraltı mezar külliyeleri de revaçtadır Bunlar arasında Fenike'de Sidon (Sayda) mezarları veya İskenderiye’deki katakomb'lar zikrolunabilir Ölen ve tanrılaştırılan hükümdarlar için (meselâ Lisimahos, Selevkos I) yüksek kaide (podium) üzerinde tapınak şeklinde anıtsal mezarlar yapıl*maktadır Halikarnassos mausoleum'unun geleneğini sürdüren bir mezar anıtına Efesos yöresinde Belevi'de rastlanmıştır

Muhtemelen Suriye kiralı Antiyohos II için M Ö 246 yılında yapılmış, fakat bitmemiş olarak kalmış olan bu bina yüksek bir kaide (fakat içi boş) üzerinde etrafı Korint sütunlarıyle çevrili bir salon kapsa*makta, kaidenin içine Makedonya tarzında üzeri tonoz kemerli iki mekândan ibaret ve kline şeklinde bir lahit kapsayan bir mezar ilâve edilmiş bulunmaktadır Binanın damı muhtemelen basamaklı bir pira-mid şeklinde düşünülmüştü

Ana metin: Ege ve Yunan Tarihi, Prof Arif Müfid Mansel, Türk Tarih Kurumu


Alıntı Yaparak Cevapla