|
Prof. Dr. Sinsi
|
Sosyal Ağların Türk Kimliğini Belirlemedeki Rolü
Etnik gurubun kültürel özellikleri, sosyal ilişkiler ve davranışların oluşturduğu kompleks sınırlar ve organizasyonların bir sonucu olarak uzun sürede meydana gelmektedir Bu ayrıca, kapsayıcı ve dışlayıcı fonksiyonları olan sosyal bir süreçtir de Gurup üyeleri hem kendilerini etnik sınıflandırmanın terimleriyle kimliklendirirler, hem de gurubun dışındakiler tarafından bunlarla tanınırlar[13] Farklılıkların net sınırlarla tanınması ve kültürün temel seviyelerinde yerleşik olması gerekmektedir Etnik birimlerin devamlılığı, sosyal sınırların korunmasına bağlıdır
Kısaca gurup bilinci, şuurunda olunan öğelerin neler olduğuna bağlıdır Eğer gurubun şuurunda olduğu öğeler ayrı bir ırk, din, lisan, coğrafya, kültür gibi toplum yapısını belirleyici temel unsurlardan kaynaklanıyorsa etnik guruptan, aksi takdirde, herhangi bir sosyal guruptan söz etmek mümkündür Bu noktada özellikle vurgulanacak bir husus, bu unsurlardan herhangi birinin veya birkaçının tek başına -farklı bir kültüre sebep olmadan- toplum içinde mevcudiyeti bir anlam ifade etmemektedir Bir toplumda ırk olarak farklı olmasına rağmen sosyal yapı içinde tamamen aynı kültürel özelliklere sahip olunabilmektedir
Esasen kültür, toplumu meydana getiren insanların top yekun katkılarıyla oluşturdukları bir süreçtir Yukarıdaki faktörler farklı birer kaynak olarak alındığında bile, kültür akışının tabii mecrası içinde toplumsal kültüre katkıda bulunmakta, zenginleştirmekte, kısaca onu üretmektedirler Bu bakımdan herhangi bir unsurun, sosyal zeminde mevcudiyeti veya bu zemindeki yaygın kültüre zıt, çatışmacı bir özelliği olmadıkça etnik olduğundan bahsetmek mümkün değildir
3 Etnik İşaret
Ayrı bir gurup kimliğini sürdürmek amacıyla kullanılan ve korunan, etnikler arasındaki sınırları işaret eden özelliklerdir Bunlar, etnik guruplar arası farklılığı vurgulayan bölge, tarih, lisan, sembol, gibi unsurlar olabilirler Hatta, dini yasaklamalar veya guruplar arası evlilik bile etnik işaretlerden sayılabilir[14]
4 Etnik Gurup ve Irk Gurubu
Farklı bir tarihî kolektif şuurdan kaynaklanan kimliğin oluşturduğu bir tür sosyal guruptur Etnik guruplar kendi kültür, âdet, norm, inanç ve geleneklerine sahiptirler[15] Ancak, ırk farklılıkları bu tür gurupların belirleyici bir özelliği olmakla beraber, gurup üyelikleri evlenme veya sosyal olarak kabul edilmiş diğer yollarla değişebildiğinden, "etnik gurup" kavramı "ırk gurubu" kavramıyla eş anlama gelmemektedir[16]
Etniklik kavram olarak "ırk gurubu"'ndan farklı bir anlam ifade eder[17] Etniklik belli bir ırk özelliğine dayanabileceği gibi kültürel veya siyasî faktörlerden de oluşabilir Ancak ırk özellikleri ağırlık kazandıkça, etnik gurup yerine, ırk gurubu terimini kullanmak daha doğrudur Bu durumda ırk gurubu kavramının eş anlamlısı etnik azınlık gurubu olmaktadır
Bazı kereler ırk özellikleri belirleyici veya güçlü bir faktör değildir Meselâ, Amerikan zencileri beyaz Anglo-Saxon ırkından olmamalarına rağmen toplumda, bu kültürden ayrı kendilerine has farklı bir sosyal hayatları yoktur Bu bakımdan, sosyoloji açısından kullanılabilir genel bir ölçü ancak, gurubun kültürel faktörlerle yansıttığı görünümü, başka bir deyişle kültürel uygulamalarıdır Bir ırk, toplum hayatında birdenbire var olmaz Yüzlerce, hatta binlerce yıllık orijinal geçmişin meydana getirdiği bir bünyenin (ve kültürün) mevcut olması gereklidir
5 Etnik Milliyetçilik
Yirminci yüzyılda önem kazanan milliyetçilik çerçevesinde etnik milliyetçiğin ayrı bir karakteristiği vardır Genel olarak milliyetçilik, millet kavramına ve ortak millî kültür temeline dayanmasına rağmen etniklik çerçevesinde sadece gurubun ayırt edici özelliklerine dayandırılmaktadır Esasen millet kavramı bazı yazarlara göre genişletilmiş aile yapılarına benzetilerek katılımlarla oluşan bir form olarak tasvir edilmektedir [18]
Kellas'a göre, müşahede edilen milliyetçilik tipleri şöyle özetlenebilir:[19]
Etnik milliyetçilik; milletlerini zümre terimleriyle adlandırmakta ve doğuştan bu özelliklere sahip olmayanı dışlamaktadırlar Genellikle ortak ırk özelliklerine dayalıdır Bu tür milliyetçilikte dışarıdan bir kimse ne gurubun kültürüne adapte olabilir, ne de guruba üye olabilir Yahudi milliyetçiliği bir örnektir
Sosyal milliyetçilik; Kendini sosyal bağlarla ve ortak kültürle tarif eden bir milletin milliyetçiliğidir Ortak millî kimlik, topluluk ve kültür vurgulanır; dışarıdan herhangi bir fert her zaman bu unsurları kabul ettiğinde milletle bütünleşebilir Irk ayniyeti şart değildir Etnik milliyetçiliğin dışlayıcı özellikler arz etmesine karşılık sosyal milliyetçilik kapsayıcıdır
Resmî milliyetçilik; etniklik, millî kimlik ve kültür özelliklerine bakmaksızın vatandaşlık hukuku çerçevesinde kapsayıcı olan devlet milliyetçiliğidir Temelde vatanseverliğe dayalıdır; kültürel ve etnik temeller gerektirmez
6 Bağımsız Değişkenler ve Etniklik
Din, dil, ırk gibi esas kültürel öğelerin daha bağımsız ve belirleyici rolleri vardır Özellikle dinî unsurlar, her tür toplumda siyasî ve sosyal bir sorumluluk yüklenerek farklı bir kimliğin teşekkül etmesini sağlayabilmektedir [20] Bu tür öğelere bağlı olarak ortaya çıkan gurup bilinci sürekli, yaygın toplumsal temellere dayalı, ve gurup sınırları dışına taşmaktadır
Bu normlar çerçevesinde ortak bir toplumsal payda söz konusu olmaktadır Bir kere şekillendikten sonra, artık gurubun farklılığını ortaya koyan orijinal bir unsur olarak gurup bilincindeki varlığını sürdürmeye devam eder Meselâ, "  Yugoslavya'da yaşayan Boşnaklar, Slav kökenli, Sırpça ve Hırvatça konuşan, fakat Müslüman kültüre sahip kimselerdir Kosava'daki Arnavutlar gibi Bosnalılar da Hırvat ve Sırplarla ortak dili konuşmalarına rağmen kendilerini ne Yugoslav ne Sırp ve ne de Hırvat olarak kabul etmiyorlar, sadece Müslüman olarak algılıyorlardı Bu insanlar, linguistik açıdan Sırplardan ve Hırvatlardan ayırt edilmemelerine ve onları farklı kılan inancın artık etkisini kaybetmiş bulunmalarına rağmen kendilerini bir etnik gurup olarak gören Bosnalı, Slav eski Müslümanlardı; kendilerini "Müslüman diye tanımlamayı seçtiler en azından sonunda buna resmen izin verildi "[21] Bu hadisede din unsuru, bağımsız bir değişken olarak ortak paydayı sağlamış ve ayrı bir toplum yaratmıştır
Etniklik konusundaki mevcut literatür bu fenomenin ne yakında tamamen ortadan kalkacak ve ne de gittikçe güçleneceğini ifade etmektedirler Bu konudaki ilk görüş, genellikle önceki dönemlerde araştırmalar yapmış liberal akademisyenler arasında yaygındır Eşitlikçi ve açık toplumda etnik farklılıkların gereksiz görülerek öneminin giderek azalacağı, kısa süre sonra ortadan kalkacağı beklentisi şeklinde özetlenebilir Muhafazakar akademisyenler ise, etnikliğin sessizce varlığını devam ettirdiğini, daha sonraki dönemlerdeki çeşitli ampirik bulgulara dayanarak öne sürdüler [22] Etniklik sosyal yapıdaki faktörlere ve değişmelere bağlı olarak toplum içindeki mevcudiyetini aktif veya pasif bir şekilde sürdürmektedir Zaman içinde etnik özellikler şiddetlenmekte veya silikleşmektedir
Etnikliğin zaman içinde artmasını veya azalmasına sebep olan faktörler başlıca sosyal, siyasî, ekonomik, ve kültürel nitelikli olabilmektedir Bazı ekonomik çalkantılar ve dar boğazlar etnik dayanışmanın ortaya çıkmasına sebep olmaktadır Etnikliğin konjonktürel olarak alevlendiği konusunda henüz belirgin bulgular yoktur
Ancak, ekonomik zorluklara bağlı olarak şiddetlendiği Yancey ve diğerleri tarafından 1976 yılında yapılmış olan bir araştırmada ortaya konulmaktadır [23] Araştırmacılar, belirli karakteristikleri olan bir kültürel mirasın aktarımı şeklindeki klasik etniklik yaklaşımına karşı çıkmaktadırlar Onlara göre, etnikliğin sürekliliği ve gelişmesi, şehirlerde, özellikle sosyal yapıdaki gurupların pozisyonlarını karakterize eden yapısal şartlara bağlıdır Araştırma, genel olarak hangi şartlar altında etnik kültürün ortaya çıktığı, özellikle de hangi sosyal güçlerin etnik kimliklenmeyi ve dayanışmayı geliştirmekte ve artırmakta olduğu sorusu üzerinde yoğunlaşmıştır Elde edilen sonuca göre etniklik, zaman zaman ortaya çıkan bir fenomen olarak toplumdaki gurupların ve fertlerin değişen pozisyonları ile birlikte varlığını sürdürmeye ve gelişmeye devam etmektedir Ancak, toplum değiştikçe etnik kültürün eski formları yok olup gitmekte, fakat yeni formlar üretilmektedir
|