Yalnız Mesajı Göster

Geçmişteki Toplumların Kullandıkları Takvim Ve Saat Çeşitleri

Eski 10-21-2012   #2
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Geçmişteki Toplumların Kullandıkları Takvim Ve Saat Çeşitleri




Güneş saatlerinin bir başka çeşidi de T şeklindeki saatlerdir T biçiminde birbirine bağlanmış iki çubuktan oluşan bu saatlerde kısa çubuğun gölgesi uzun sapın üzerindeki numaralara düşüyordu Sabahları doğuya doğru, öğleden sonraları ise batıya doğru tutulan saatte, 1'den 10'a kadar sayılar kullanılıyordu Taşınabilen ilk zaman aracı olan bu saat, MÖ 1500'lerde kullanılmaya başlanmıştır Bu alet, günü 10 parçaya ve sabah ile akşam olmak üzere iki 'alacakaranlık saatler'ine bölüyordu T biçimindeki güneş saatlerinde, günün ilk ve son saatlerinde gölgenin sonsuza kadar uzaması ve kadran üzerinde izlenememesi sorun yaratıyordu

Güneş saati tasarımındaki en büyük gelişme, gündüz saatlerini eşit dilimlere ayırabilmeyi sağlayan yarım küre biçimidir MÖ 300 yıllarında Keldani astronom Berossus'un bulduğu bu tip saatlerde yarımküre içbükey olarak yerleştiriliyordu Herhangi bir günde gölgenin yarımküre üzerinde izlediği yol, Güneş'in gökyüzünde izlediği yörüngenin kopyası oluyordu 12 eşit bölüme ayrılmış yarımküre üzerinde yörüngeler çizilip, her mevsimle ilişkili saat başları birer eğri ile birleştiriliyordu

MÖ 8 yüzyıldan önce yapılmış taşınabilir bir güneş saati Saat, kısa parçanın gölgesinin sap üzerindeki sıkalaya düşmesi içingüneşe doğru tutuluyor

Sümerlerle başlayıp Mısırlılar ve Babillilerle devam eden güneş saatleri Yunanlılarla daha da geliştirilmiştir Romalılar ilk güneş saatlerini MÖ 1 yüzyılda yapmışlardır Mimar Vitruvius'un belirttiğine göre, Roma'da çok yaygın olarak kullanılan saatlerin 13 değişik türü bulunuyordu

O dönemin usta matematikçileri olan Araplar daha yaratıcıydılar Saatçiliğe çok önem veren Araplar güneş saatlerinin birçok ilkesini geliştirmişlerdir Arapların ünlü düşünürlerinden Abu'l Hasan, eşit saatlerle hesaplama sistemini bularak, 13 yüzyılın başlarında horoloji tarihinin en önemli adımlarından birini atmıştır

İlk çağlarda çabuk gelişme gösteren güneş saatleri ortaçağ boyunca 5-16 yüzyıllar arasında pek ilerlememişlerdir Ancak, 1500-1800 yılları arasında astronomiye paralel olarak hem çeşit hem de kullanışlılık açısından gelişmişlerdir

En ayrıntılı ve hassas güneş saatleri İslâm güneş saatleridir İslâmiyet'te namaz vakitlerini bilme isteği güneş saatlerini buna göre ayarlama zorunluluğu getirmiştir Öğle namazı bir cismin gölgesinin en kısa olmasıyla başlar, gölge o cismin iki misli olduğunda, ikindi namazı başlamış olur Bu iş için caminin avlusuna bir sopa dikilir Cismin gölgesinin mevsimlere göre tespit edilmesi ve namaz vakitlerinin buna göre işaretlenmesiyle gelişmiş bir yatay güneş saati elde edilir Bilinen en eski İslâm güneş saati 868-901 yılları arasında Mısır'da hüküm süren Tolunoğlu Ahmed'in Fustat'ta yaptırdığı camide bulunmaktadır

Güneş saatlerinde zamanın uzunluğu bir mevsimden ötekine değişiyordu Mısırlılar günü 24 parçaya bölmüş olsalar da bu şimdikinden farklıydı Güneşin doğumundan batımına kadar geçen zamanı ona bölüyorlardı, ancak bu birimler yazları daha uzun oluyordu Geçen yıllarla ve her mevsim kayan gün doğumlarıyla gündüz ve gece saatleri tamamen değişiyordu Daha sonraları gündüz ve gece süreleri 12 saat uzunlukta hesaplanmış olsa da, bu yine mevsimden mevsime değişmekteydi Güneş saati karmaşık bir sistemdi ve çok esnekti Daha basit sistemlere ve akşam saatlerini izlemeye duyulan ihtiyaç, değişik arayışlar getirdi ve insanlar zamanı ölçebilmek için gökyüzüyle ilişkisi olmayan başka araçlara yöneldiler

Su Saatleri

Güneş saatleri kadar eskiye dayanan ancak, tam zamanı bilinmese de ilk tipleri Mısır'da bulunan su saatleri, dibinde delik olan bir kovanın boşalması ve dolmasıyla zamanı gösterir Bu saatler, zamana yeni bir bakış şeklini olanaklı kılmıştır Güneş saatleri belirli bir zamanı gösterirken, su saatleri ne kadar zaman geçtiğini de gösteriyordu Bu yüzden su saatinin icadı zaman ölçümünün gerçek başlangıcı sayılabilir

Su saatlerine su hırsızı anlamına gelen "klepsydra" deniyordu Bu saatleri, ilk olarak Mısırlılar icat etmiş olsalar da, Yunanlılar geliştirmişlerdir Su saatleri yüzyıllar boyunca mekanik saatlerin bulunmasına kadar kullanılmıştır Tek çanaktan oluşan su saatlerinde, içi su dolu ve altında bir delik olan çanağın içinden dışarı su boşaldıkça içindeki işaretler zamanın geçişini gösterir Bu tip saatler daha çok duruşmalarda avukatların konuşma sürelerini belirlemede kullanılmıştır Birkaç çanaktan oluşan türlerde ise, su bir çanaktan diğerine doluyordu


Alıntı Yaparak Cevapla