Yalnız Mesajı Göster

Mondrostan Lozana Kurtuluş Savaşı Tarihi Kitap Özeti

Eski 10-21-2012   #2
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Mondrostan Lozana Kurtuluş Savaşı Tarihi Kitap Özeti




4 TÜRK SOVYET İLİŞKİLERİ :

Sovyet hükümeti, 1920-1922 yılları boyunca Doğu ülkeleriyle diplomatik ve dostluk işlişkileri kurdu 1921 yılında Moğolistan, Afganistan, İran ve Türkiye ile dostluk anlaşmaları imzaladı Türkiye ve Sovyet Rusya arasındaki dostluk karşılıklı çıkarlar sağlanılması bakımından önemli bir unsur teşkil etmiştir Türkiye ve Ulusal Varlığının temel koşulu olan siyasi ve ekonomik bağımsızlığını kazanılabilmesi için de Sovyet Rusya’nın dostluğuna ihtiyaç duymaktaydı Rusya, Türkiye’nin yenilip anti Sovyet bloğa dahil olmaması için yardım elini uzatıyordu Bu sebeplerden dolayı Sovyet Rusya’yla Türkiye arasında 16 Mart 1921’de dostluk ve kardeşlik anlaşması imzalandı Anlaşma tasarısının hazırlanması için üç komisyon kuruldu ; Bunlar politika, hukuk ve redaksiyon komisyonlarıydı Komisyon oturumlarında sınır sorunları, ticaret ve ekonomi sorunları, Karadeniz ve boğazlara ilişkin sorunlar ayrıntılı olarak görüşüldü Moskova anlaşması on altı madde ve üç ilişik belgeden oluşmaktaydı Türk Sovyet anlaşması kuzeydoğu sınırının dokunulmazlığını güvence altına alıyor ve işgalcilerle savaşında maddi manevi destek sağlıyordu Bu anlaşma Türkiye’nin devlet olma, niteliğini ve egemenliğini pekiştirmesine yardım ediyor, ülkenin askeri durumunu güçlendirerek Türk halkının daha sıkı kenetlenmesi doğrultusunda etkiliyordu Türkiye böylece Doğu cephesinde ordu bulundurmak gerekliliğinden kurtuluyordu

5 TBMM HÜKÜMETİNİN İÇTE VE DIŞTA DURUMU :

Yunan ordusunun 1920 yazı saldırısının geçici başarısından yararlanmak isteyen itilaf devletleri Osmanlı İmparatorluğu’nun resmen paylaşılmasının belgesi olan bir barış anlaşması hazırladılar İtilafın isteği üzerine padişahın gönderdiği kurul tarafından 10 Ağustos 1920’de Sevr anlaşması imzalandı Bu, Türkler için çok küçümseyici ve aşağılayıcı bir anlaşmaydı Antlaşma hükümleri çok ağırdı Buna göre bağımsız bir devlet olma hakkından yoksun kalmaktaydı Türklere sadece hemen hemen hiçbir yararlı yer altı madeni ve sanayi kuruluşu bulunmayan Orta Anadolu yaylası bırakılmıştı Bu gibi maddelerle İtilaf devletleri Türkiye’yi sömürge, bağımlı bir ülke durumuna sokmuş oluyordu Sevr’in yırtıcı ve soyguncu koşulları, Türk halkında derin bir öfke uyandırdı TBMM kendini ülkenin yasal iktidarı ilan etti ve Sevr anlaşmasını tanımadığını bildirdi Türkleri yumuşatmak, direniş hareketlerini kırmak için Londra’da tekrar görüşmelere çağırdılar Fakat bu anlaşmanın da Sevr’den fazla bir farkı olmadığından o da reddedildi Londra konferansının bağımsızlıkla sonuçlanmasından sonra İtilaf devletleri Türkleri silah zoruyla masaya oturtmak için harekete geçtiler

Maşaları Yunanlılar saldırı için hazırladılar Yunanlıların birinci ve ikinci İnönü’den sonra Sakarya’da da ters yüz olup geri çekilmesiyle planlar büyük ölçüde bozuldu

Sakarya Meydan Muharebesi İtilaf kampındaki çelişkileri artırdı ve Türkiye’nin uluslar arası durumunu güçlendirdi Fransızlar ve İtalyanlar savaşı sürdürmenin yararsızlığını anlayıp çekildiler

Güney cephesinin ortadan kalkmasıyla İngiliz ve Yunan işgalcilerine karşı çarpışmak için Kilik’yadaki birlikleri batı cephesine çekme imkanı doğdu 1922 yılı ortalarında Türk ordusu yeniden örgütlenmiş ve genel bir saldırı için tüm gereçlerle donatılmıştı Manevi ve siyasal bakımdan, anayurdu emperyalist zulmünden kurtarmak coşkusuyla dolu olan Türk Ordusu, Yunanlılarla ölçülemeyecek derecede üstündü Sonuç Türkler için mutlak bir zafer, İtilaf için ise büyük bir hezimetti

İtilaf devletleri 3 Ekim 1922’de Mudanya’da Ateşkes antlaşması için konferans düzenledi Bu, Türkiye ile İtilaf arasında uzlaştırıcı bir antlaşmaydı Türkiye Doğu Trakya’nın özgürlüğünü elde etmiş ve Türkiye ile Yunanistan arasında silahlı çatışma sona ermiştir

6 LOZAN KONFERANSI :

Mudanya Ateşkes Antlaşması gereğince 20 Kasım 1922’de Lozan’da İtilaf Devletleri ile Türkiye arasında barış antlaşması hazırlanması için konferans düzenlendi Bu antlaşmanın yeni Türkiye ile batı ülkeleri arasında mali-ekonomik sorunları, kapütilasyon rejimi, Türkiye’nin kara-deniz sınırlarının belirlenmesi bağımsızlığının kabulü sorunlarının çözümlenmesi gerekiyordu Konferansın önemli konularından birisi de boğazlar rejimi için yeni bir statü hazırlanmasıydı Türkiye’nin konferansta İşgalcilere karşı zorla elde ettiği kazanımları koruması gerekiyordu

Türkiye’nin koşulları, Mustafa Kemal tarafından açıklanmıştı Türkiye sınırlarının ulusal antlaşmayla belirlenen çerçevede kabul edilmesini, kapütilasyonlarının mali denetimlerin kaldırılmasını, boğazlarda Türkiye’nin egemenliğinin sağlanmasını, Türkiye devlet borçlarının Türkiye’den ayrılan devletleride kapsamasını, Yunanistan veya İtilaf devletlerinin tazminat ödemelerini ve tüm devletlerce Türkiye’nin egemenlik ve bağımsızlığının tanınmasını istemekteydi

Konferans resmen 20 Kasım 1922’de açıldı Konferansa İngiltere, Fransa, İtalya, İspanya, Romanya, Yugoslavya, Yunanistan, Rusya, ABD, Belçika, Portekiz, İsveç, Danimarka, Hollanda, Japonya katıldılar Konferans birçok konuda çok tartışmalı geçti Görüşmeler zaman zaman kesintiye uğradı Fakat İtilafın bir daha savaşı göze almaması sebebiyle çalışmalar tekrar başladı Sonunda istenilen hedeflerden çok sapmadan 24 Temmuz 1923’de barış anlaşması imzalandı

Lozan’da, Türk halkının en büyük kazanımı, Türk devletinin Türkiye’nin toprak bütünlüğünün ve bağımsızlığının büyük devletlerce hukuken kabul edilmiş olmasıydı Lozan, Emperyalist güçler üzerinde büyük bir zafer oldu Barış antlaşması imzalanması üzerinden çok geçmeden 29 Ekim 1923’de Cumhuriyet ilan edildi

SONUÇ :

A KİTABIN ANA FİKRİ :

Türk - Sovyet Yakınlaşmasının Türkiye için Etkileri

B KİTABIN GETİRDİĞİ YENİLİKLER :

Kurtuluş Savaşında ABD’nin rolü daha bir açıklıkla sergilenmiş ve önemli bazı devlet belgelerine yer vermiştir

C KİTAP HAKKIDA GENEL DEĞERLENDİRME VE TEKLİFLER :

Kitap, Türk kurtuluş mücadelesinin merkezi ve beyni olan Mustafa Kemal Atatürk’ü çok yüzeysel ve sığ olarak ele almıştır İçeriği bakımından yazar, mensubu bulunduğu ülkenin ideolojisine uygun olarak bir çalışma yapmış ve sonuçta ortaya subjektif öğeler temelinde bir eser meydana gelmiştir Yoğunlukla Rus yayınları kaynak olarak kullanılmıştır, Kitap Sovyet rejimi övücülüğü yapması sebebiyle bir propaganda kitabı niteliğindedir Türk Kurtuluş Mücadelesinin ana unsuru olan Türk halkı kitapta yanlış değerlendirilmiştir


Alıntı Yaparak Cevapla