|
Prof. Dr. Sinsi
|
Balkan Savaşı Kitap Özeti
3 Batı Cephesi :
Seferberliğin ilanından sonra Batı Ordusu K lığına atanan Ali Rıza Paşa 8 Ekim 1912 tarihinde Selanik’e ulaştığında, Karadağ’ın harp ilanı ile karşılaşmıştı Türk Batı Ordusu büyük kısmıyla Kocana, Kumanova, Üsküp, Manastır bölgelerinde yığınak yapmış, kalan kısmı tali cephelere dağılmış durumdaydı Plan gereği önce Sırp kuvvetlerine taarruz edilecek onlar ezilecek, müteakiben Yunan kuvvetleri üzerine yürünecekti 8 Ekim 1912′de başlayan Karadağ Ordusunun taarruzları amacına kavuşmamış, verdiği ağır kayıplar nedeniyle çok güçsüz duruma düşmüştü 18 Ekim 1912 tarihinde Sırp orduları ileri harekata başladılar Muharebe, 22 Ekim 1912′de Osmanlı Batı Vardar Ordusunun taarruzlarıyla başladı Sırplar başlangıçta büyük kayıp verdiler Türk ordusunun taarruzlarının başarıya ulaştığı bir sırada, 23/24 Ekim 1912 gecesi Redif’lerin yağmur nedeniyle ayrıldıkları mevzilerin kapatılamaması nedeniyle, “Kumanova Muharebesi” yenilgiyle sonuçlandı Geri çekilen Türk birlikleri Üsküp-Köprülü hattında savunmaya geçti, burada da tutunamayınca Kırçaova-Manastır hattına çekilindi 16-18 Ekim 1912 tarihlerinde icra edilen “Manastır Muharebesi’nde” de yenilen Batı Ordusu Arnavutluk dağlarına doğru çekildi Bu arada Sırp-Bulgar karma ordusunda Selanik istikametinde ileri harekatına devam ediyordu
Tesalya bölgesine yığınak yapan Yunan Ordusu, 18 Ekim 1912′de sınırı geçmişti “Yenice Muharebeleri’nde” yenilen Osmanlı kuvvetleri Selanik bölgesine çekilmişti Vardar kıyısında savunmayı göze alamayan, Hasan Tahsin Paşa 40 000 kişiye yaklaşan kuvveti ve bütün silah, araç ve gereçlerini 9 Kasım 1912′de Yunanlılara teslim ediyordu Öte yandan Epir cephesinde, Yanya Kolordusu başarıyla harekatı icra etmiş ancak 6 aya yakın mücadeleden sonra son kurşununu da atıp ve son lokmasını da tüketip 6 Mart 1913′de teslim olmuştu Rumeli’de son silah seslerinin duyulduğu İşkodra’da 27 Nisan 1913 günü sabahı teslim olmuştu
Süleyman Paşa’nın liderliğinde 1354′de iki sal dolusu bir avuç kahramanla Gelibolu kıyılarında başlayan Avrupa’daki Türk yayılması, Viyana’ya kadar ulaştıktan sonra, yine başladığı yere dönmüş oluyordu 558 yıl süren bu hakimiyet artık son buluyordu Ancak İttihat ve Terakki’nin ileri gelenleri bunu kabullenemeyerek, 23 Ocak 1913 tarihinde “Babıâli Baskını” ile yönetimi ele geçirmişti Yeni hükümet, Edirne’yi kurtarmak için Şarköy bölgesine 10ncu Kor ile çıkarma yapılmasını ve Gelibolu’da bulunan Mürettep Kor ile koordineli olarak Edirne istikametinde taarruz edilmesini planlıyordu Ancak bundan da sonuç alınamadı ve Edirne halkı ile Şükrü Paşa komutasındaki kahraman Türk askerleri, son lokmasını yiyerek ve son kurşununu da atarak 26 Mart 1913′de teslim oluyordu
4 Edirne’nin Kurtuluşu :
Osmanlı Devletine karşı birleşen Balkanlılar, artık miras kavgasına tutuşmuş, birbirlerinin üzerine atılmışlardı Balkan Savaşı’nın bitiminden 2,5 ay sonra, yani 29 Haziran 1913′de tekrar top sesleri duyulmaya başlamıştı Balkan Savaşı’na öncülük eden Bulgarlar, savaştan önce Sırplarla toprak bölüşülmesi konusunda temelde anlaşmışlar, anlaşamadıkları yerler için Rus Çar’ının hakemliğini kabullenmişlerdi Ancak Yunanlılarla bir anlaşmaya varamamışlardı Bulgarlar, Doğu Makedonya’daki bazı toprakları istiyordu Yunanlılar, Bulgarların çok yer aldıklarını, İstanbul yolunu kapattıklarını ileri sürüyor, Sırplar ise kendi paylarına düşeceğini umdukları bir kısım toprakları elde edemediklerini ifade ediyorlardı Öte yandan Romanya, Bulgaristan’ın büyümesinden rahatsızlık duyuyordu Böyle bir ortamda Yunanlılar ile Sırplar anlaşıyor, bu birlikteliğe Romanya’da katılıyordu
Bulgarların, Sırp ve Yunanlılara karşı 29 Haziran 1914 tarihinde baskın tarzında icra ettiği taarruz başarısızlıkla sonuçlanıyor ve Romenler Sofya’ya doğru ilerliyordu Durumu değerlendiren Osmanlı Devleti, 15 Temmuz1913′de ordunun ileri harekatına karar veriyordu Ordu Midye-Enez hattında 4 gün bekledikten sonra Avrupalı büyük devletlerin tehdit ve protestolarına aldırmayarak 21 Temmuz 1913′de Kırklareli’ni, bir gün sonra 22 Temmuz 1913′de de Edirne’yi kurtarıyordu Nihayet, Edirne’nin kurtarılışından bir ay kadar sonra 29 Eylül 1913′de Osmanlı ve Bulgar hükümeti arasında “İstanbul Anlaşması” ile barış sağlandı Yunanlılarla 14 Kasım 1913 tarihinde Atina’da, Karadağ’la 14 Mart 1914′ de ayrı ayrı anlaşma imzalanarak Balkan savaşının hukuksal yanı tamamlandı
Sonuç olarak; Balkan Savaşı, Türk tarihinde, benzeri olmayan büyük bir yenilgidir Hatta yenilginin ötesinde facia ve bir tersyüz oluştur Bu savaşlardan en karlı çıkan Yunanistan olmuştur Osmanlı İmparatorluğunun Balkanlardaki dört ili, Selanik, Manastır, Kosova, Yanya, İşkodra’nın bölüşülmesinde;
a Yunanistan 50 bin kilometrekare toprakla,1 600 000 nüfus,
b Sırbistan 30 bin kilometrekare toprakla, 1 200 000 nüfus,
c Bulgaristan 18 bin kilometrekare toprakla , 100 000 nüfus,
d Karadağ 5 bin kilometrekare toprakla,150 000 nüfus kazanmışlardır
Bu arada Arnavutluk bağımsızlığına kavuşmuş ve İşkodra içinde olmak üzere kendi topraklarına sahip çıkmıştır
Balkanlarda post kavgası bitmiş gibi gözüküyordu Ancak Avusturya-Macaristan ile Rusya’nın, Balkanları kontrol etme mücadelesi olağan hızıyla devam etmekteydi
Sonuç olarak bu kitap da, siyasete bulaşmış, kendi içinde birlik ve bütünlüğünü muhafaza edememiş, eğitimsiz ve teçhizatsız ordu ile devletin bekası ve milletin geleceğini düşünmeyen, kifayetsiz, yeteneksiz, öngörüsü zayıf devlet adamlarının, ülkeyi ve milleti nasıl karanlığa sürüklediği
|