10-21-2012
|
#1
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Çanakkale Savaşı İle İlgili Kitap Özetleri
çanakkale savaşı ile ilgili kitap özetleri

1915 Çanakkale Savaşı kitabı özeti
Bu kitabımızda ismindende anlaşılacağı gibi Çanakkale savaş / Çanakkale Zaferinden bahsedilmektedir Bu kitapta, Birinci Dünya Savaşı öncesi gelişen siyasal ve askeri olaylara kısaca temas edilerek, Büyük Osmanlı devletinin harbe girişi ile Çanakkale Müdafası öncesi Büyük Osmanlı devletinin cephelerdeki durumu özetlenmiştir Müteakiben Çanakkale Deniz Muharebeleri anlatılarak bu muharebelerin planlama ve icrasındaki tarafların hatalarına da kısaca değinilmiştir Çanakkale’nin sadece denizden geçilememesi sonucu donanma ile kara kuvvetlerinin müşterek olarak icra ettiği birinci çıkarma harekatı hakkında bilgi verilerek, kara muharebelerinin planları, icrası ve yapılan hatalar anlatılmaktadır Birinci çıkarma harekatında hedeflerine ulaşamayan müttefiklerin, yeni takviye kuvveti olarak giriştikleri ikinci çıkarma harekatı da aynı birinci çıkarma harekatı esaslarına göre anlatılmaktadır Arkasından çıkarmalarda başarılı olamayarak Çanakkale’yi geçemeyen müttefiklerin bölgeyi nasıl tahliye ettikleri açıklanmaktadır
20′nci yüzyıl başlarında Avrupa ülkeleri, sanayi devrimini yapmış ve zenginleşmişti Fakat Almanya sömürge paylaşımında yeteri kadar pay alamadığı için bölgede bir çatışmaya sebep olacak gibiydi Bu olayların Büyük Osmanlı devletini ilgilendiren yanı ise; Almanya’nın Berlin-Bağdat demiryolu hattının İstanbul’dan geçmesinin, sıcak denizlere inme arzusundan dolayı gözü Türk Boğazlarında olan Rusya’yı rahatsız etmesi idi Zenginleşen Avrupa’daki çıkar çatışmaları, buradaki ulusları muhtemel bir savaş için silahlanmaya yöneltmişti ve aralarında gruplaşmalar başlamıştı
Bu dönemde Büyük Osmanlı İmparatorluğu yeni çıktığı Balkan Harbinin yaralarını sarmakla meşguldü Topraklarının büyük bir bölümünü kaybeden imparatorluğun geriye kalan toprakları da, stratejik önemi ve doğal kaynaklarının zenginliği yüzünden paylaşılmak isteniyordu Devletin içindeki Ermeni, Rum ve Arap azınlıklar bağımsızlık ya da özerklik peşinde idiler İçerde ve dışarıda zor durumda olan Büyük Osmanlı devletini olası bir harp için ittifaklar oluşturan devletler de yanına almak istemiyordu Bir kısmı bu devletin savaşta yükünü taşımak istemiyor, bir kısmının da zaten bu devletin üzerinde emelleri vardı Onları gerçekleştirmek istiyorlardı
Harp, beklenen zamandan daha önce çıkınca bu durum uzun sürmedi Olayların akışına paralel olarak Büyük Osmanlı devleti de Almanya ve Avusturya’nın yanında yer aldı 29 Ekim 1914 tarihinde Karadeniz’de bulunan Büyük Osmanlı donanmasının Rus limanlarını bombalaması ile de devlet kendini Birinci Dünya Savaşı’nin içine çekmiş oldu 1 Kasım 1914′te Kafkasya’daki Rus ordusu sınırımızı geçerek bizzat kara savaşlarını başlattı Harbin başında seferberliğini tamamlayan Büyük Osmanlı silahlı kuvvetlerinin Birinci ve İkinci Ordusu Boğazlar bölgesinde, Üçüncü Ordusu doğu cephesinde Ruslara karşı, Dördüncü Ordusu ise Suriye’de bulunuyordu
Birinci Dünya Savaşınin başlangıcında Avrupa’nın batı cephesinde harp statik bir hal almıştı Halbuki doğusunda Almanlar 1914 Ağustos’unda Tanenberg’de Ruslara karşı parlak bir zafer kazanmıştı Fakat hiçbir blok istediği başarıyı sağlayamadı Büyük Osmanlı cephesinde ise, Başkomutan Vekili Enver Paşa’nın Üçüncü Ordu ile 22 Aralık 1914′de başlattığı Sarıkamış Harekatı, Ruslar karşısında alınan acı bir yenilgi ve ağır bir kayıpla neticelenmiştir Sarıkamış yenilgisinden kısa bir süre sonra 4′ncü Ordu ile Cemal Paşa’nın Süveyş Kanalı’nı geçme teşebbüsü de başarısızlıkla neticelenince, batılı devletler son yıllardaki olayları da değerlendirerek Büyük Osmanlı ordusunu önemsemez olmuşlardı
İngiltere’nin Bahriye Nazırı bay Winston Churchill, Büyük Osmanlı devletini erkenden savaşın dışına atmak için boğazları donanma ile geçerek başkent İstabul’u kara birlikleriyle işgal etmek düşüncesindeydi Bu düşüncesini 13 Ocak 1915′te yapılan İngiltere’nin Yüksek Savunma Konseyi toplantısında kabul ettirdi Churchill’in fikrinin faaliyete geçmesinin en büyük nedeni, Rusya’nın yardıma ihtiyacının olması ve bu yardımında en kolay Türk Boğazlarından yapılabileceği idi Fransız donanmasından da destek alan tarihinde hiç yenilgi yüzü görmemiş Kraliyet Donanması, Çanakkale Boğazı’nı geçmek için hazırlanırken, Rus donanması da Odesa’da hazırlık yapıyordu Kraliyet Donanması Büyük Osmanlı donanmasını yok edince onlar da İstanbul Boğazı’ndan geçerek İstanbul’a gireceklerdi
Büyük Osmanlı devleti, İstanbul ve Çanakkale Boğazları Savunma Komutanlığına harpten bir buçuk yıl önce Alman Amirali Usedom’u getirmişti Çanakkale Boğazı’nın kıyılarında topçu birlikleri mevzilendirilmiş, Boğaz içinde de mayın ve su altı engelleri döşenmişti Tahkimatın önemli kısmı Çanakkale’nin yakınındaki boğazın kritik yerini koruyacak şekilde yapılmıştı Fakat tahkimat yetersizdi Çünkü devletin imkanları da yetersizdi Çanakkale’de bulunan Müstahkem Mevki Komutanlığı deniz savunmasıyla ilgili hazırlıkları yaparken, 3′ncü Kolordu da düşmanın boğazı kara kuvvetleriyle işgaline karşı savunma önlemlerini almaktaydı
Müttefik donanmanın başında bulunan Amiral Carden, önce boğazdaki tahkimatı yok ederek Marmara Denizi’ne girecekti Sonra da İstanbul’u işgal edecekti Carden planını uygulamak için boğaza ilk saldırısını 19 Şubat 1915′te yaptı ve bunu 18 Mart’a kadar fırsat buldukça denedi Bu denemelerde beklenen başarıyı gösteremeyen Carde’nin son harekatı sevk ve idare edecek gücü kalmadığı için komutanlık görevini Amiral De Robeck’e bıraktığını görüyoruz Robeck’de 18 Mart 1915 günü kesin sonuca ulaşmak için donanmayı harekete geçirmişti
|
|
|
|