Yalnız Mesajı Göster

Hacivat Ve Karagöz Oyunu

Eski 10-21-2012   #3
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Hacivat Ve Karagöz Oyunu




Hacivat, geleneksel Türk gölge oyununun baş karakterlerinden biridir

Tam bir düzen adamıdır Nabza göre şerbet verir, eyyamcıdır Kişisel çıkarlarını her zaman ön planda tutar Az buçuk okumuşluğundan dolayı yabancı sözcüklerle konuşmayı sever Perdeye gelen hemen herkesi tanır, onların işlerine aracılık eder Alın teriyle çalışıp kazanmaktan çok Karagöz’ü çalıştırarak onun sırtından geçinmeye bakar

Değişik oyunlarda rol icabı değişik kıyafetler içinde Keçi Hacivat, Çıplak Hacivat, Kadın Hacivat, Kahya Hacivat gibi farklı Hacıvat tasvirleri vardır

Karagöz, tek aktörlü, tek yazarlı, taklide ve karşılıklı konuşmaya dayanan, iki boyutlu tasvirlerle bir perdede oynatılan gölge oyunu
Eskiden hayali zıll, zıllı hayal, hayali sitare denilen Karagöz oyununun doğuşuna ilişkin en yaygın rivayet şöyledir:

Orhan Gazi devrinde Bursa'da Ulucami inşaatında çalışan demirci ustası Kambur Bali Çelebi (Karagöz) ve duvarcı ustası Halil Hacı İvaz (Hacivat) arasındaki nükteli konuşmalar diğer çalışanları öyle güldürüyormuş ki, bunları dinlemek isteyenler işlerini bırakıp etraflarında toplanıyorlarmış Tabi inşaat çalışması aksamaya başlamış Bunu duyan padişah ikisini de idam ettirmiş Ancak padişah daha sonra çok pişman olmuş Onu teselli etmek isteyen Şeyh Küşterî, başındaki beyaz sarığı çıkarıp germiş ve arkasına ışık yakmış Ayağından çıkardığı çarıklarla da Karagöz ve Hacivat'ın tasvirlerini yaparak perdeye yansıtmış Onların nükteli konuşmalarını tekrar canlandırmış Padişahı teselli etmeye çalışmış İşte o gün bugündür Karagöz oyunları değişik mekanlarda oynanır olmuş İşte günümüzde de Karagöz Perdesine Şeyh Kuşterî meydanı denilir ve bu zat Karagözcülüğün piri sayılır

Karagözün kukladan farkı iki boyutlu suretler ve bunların gölgeleriyle oynanmasıdır Suretler renklidir
Oyun 2x2,5 veya 1x1,20'lik bir bez perde üzerine aksettirilen tasvirlerin gölgelerinin konuşturulmasıdır Kenarları çiçekli bez perde patiskadandır Asıl perdeye ayna denir Perde arkasındaki peş tahtası üzerindeki şem'a ile bu gölgelendirme sağlanır

Tasvirler manda, dana, deve derisinden yapılır Deri saydamdır, nevrekan'la kesilip kök boyasıyla boyanır Hareketli yerleri kirişle tutturulur, değnek delikleri açılır 30-40 cm olan tasvirleri oynatmak için 60 cm lik değnekler kullanılır Sol elle Karagöz, sağ elle öteki tipler oynatılır

Karagöz oynatıcısına hayali, hayalbaz denir Yardımcıları çırak, yardak, dayrezen, sandıkkar'dır Oyunda konuşmaların değişmesi baş hareketleriyle yapılır
Oyun 4 kısımdan oluşur Giriş, muhavere, fasıl, bitiş Sahne açılır, göstermelik ve nareke'den sonra Hacivat gelir bir gazel okur, Karagöze sataşır, perdenin sağ üstünden Karagöz Hacivat'ın üstüne atlar, kavga ederler ve Hacivat kaçar Sonra gelir, konuşmaya başlarlar Konuşma bitince Karagöz çeşitli tiplerle konuşup güldürür, özel bir tip gelir, onunla kavga eder Bitişte Karagöz ve Hacivat yine ağız dalaşı yaparlar ve kavga ederlerken oyun biter

Oyun boyunca müzik özellikle her tipin sahneye gelişinde etkili bir şekilde kullanılır

Tipler şive taklitlerinde Kastamonulu, Kayserili, Bolulu, Laz, Kürt, Arnavut, Arap, Acem, Rumelili, Ermeni, Rum, Yahudi, Frenk'tir Hasta tipler Tiryaki, Beberuhi, Kekeme, Esrarkeş, Sarhoş, Deli, Denyo'dur Çelebi, Zenne, Köçek tipleri dışındaki özel tipler büyücü, cadı, canavardır

Oyunların konuları Ferhat ile Şirin, Hamam, Kanlı Nigar, meyhane, Sünnet, Tımarhane gibi eski, Bakkal, Cinci, Eczane, Kerem ile Aslı, Leyla ile Mecnun gibi yeni şekillerdedir

Karagöz herşeye burnunu sokan, kaba, aşırı meraklı, okuma yazması kıt, cahil, cahillikten veya işine gelmediğinden herşeyi ters anlayan, anlamazlıktan gelen, yanlış yorumlayan, müstehcen konuşan, biedep çingene ve işsiz, mesleksiz, karısıyla sürekli kavga eden bir tiptir

Hacivat, hali vakti yerinde, herkesle hoş geçinen, alıştığı gibi konuşan, akıl hocasıdır Karagözle sürekli kavga ederler Arapça Farsça konuşmalarını Karagöz hep ters anlar

Konular genellikle Karagözün züğürtlüğü, işsizliği, Hacivatın onaiş bulmasına rağmen beceriksizliği, alışılmışın dışına çıkışı; Karagöz'ün yasak veya tehlikeli bir yere girişi, başına türlü işlerin gelmesi, tiplerle çatışması; bir maceraya karışması; halk edebiyatı konuları arasına karışmasıdır Ferhad ile Şirin, Leyla ile Mecnun gibi aşk hikayelerini kendi tekniğine uydurur Mesela Hacivat Karagöz'e Ferhat ile Şirin'in macerasını anlatır: Ferhat Şirin'in kasrını boyayan nakkaştır, Şirin'e aşıktır, Şirin'in anası Ferhat'tan Elma Dağı'nı delip kasra su getirmesini istemiştir, Ferhad o şartla Şirin'i elde edebilecektirDaha bu hikaye anlatılırken Karagöz'ün aklı durur, mesela bir insanın aşk uğruna dağı delmeye kalkışmasını havsalası almaz, garip yorumlar yapar Sahnede oyunun gerektirdiği dekorları da kendine göre olmayacak şeylere benzetir, oyun romantik bir konuyu komik düzeye indirir Mesela perdede Hacivat'ın evi tarafında Elma Dağı bir moloz yığınıdır vs

Kalıplaşmış sözler: Hacivat'ın girişte 'yar bana bir eğlence' demesi Muhaverede Hacivat ile Karagöz arasındaki hazır ikili konuşma Karagöz'ün tekerleme cevapları Hacivat'ın bitişte 'yıktın perdeyi eyledin viran/varayım sahibine haber vereyim heman' demesi Karagöz'ün 'her ne kadar sürci lisan ettikse affola' diye bitirmesi

Karagöz sahneye hep sağdan gelir, Hacivat ve tipler soldan Sahneye Küşteri meydanı denir, genellikle bir İstanbul mahalle meydanıdır






Alıntı Yaparak Cevapla