07-19-2007
|
#100
|
|
Ergenekon
|
19/07/2007
Regaip Kandiliniz Mübarek Olsun

Gecelerden sabahlara, karanlıklardan güneşlere doğru açılan yüreklerimizin perde aralıklarından süzülen nur katreleriyle geldim kapına!
Biliyorum, güllerden geçer sana giden Yollar Yakarışlarla, dualarla bezenir
Ey rahmetiyle kalpleri evirip çeviren, Sana kalbimi getirdim
Ey kalpleri nuruyla sarıp okşayan! Onulmaz yaralarla kan-revan kalbim avuçlarımda, kapına geldim
"Selam olsun ömür seccadesini gönül dergâhına serenlere" diyebilmeyi ne çok isterdim, ama biliyorum ne yüzüm var ne de hakkım
Öğrendim ki dua, aşığın maşukuna bir haber salmasıdır; gözyaşlarıyla yazılmış bir mektubu Ve bir bekleyiştir, iştiyakla, korkuyla, ümitle bekleyiş
İşte, zaman her saniyesini balyozlamaktayken ömrün, verilmemiş hesapların korkusuyla, titreyen yüreklerimizin bir lahza umut adına geldik kapına Ah gelebildik mi, bir haber var mi affına dair?
Acziyetimi alarak koynuma, bir derviş hırkasıyla, sevgili Eyyüb'unün sabrını yüklenerek gelebilmek isterdim kapına!
Yeri göğü bağrına basan Ey Rabbim!
Ey gökyüzünü kudretiyle sürmeleyen!
Rahmetini serp taşlasan gönüllere Ey Rabbim!
Sanadır münacatım, yalnız Sana olsun aşkım lütfeyle!
Bir avuç ateş böceği uçuver ne olur zifiri yüreklerimize Kararan günlerimize, gecelerimize Ve ne olursan ol gel diyen asıkların hürmetine, ne olur affeyle!
Seni aradım durdum gönüllerin yalnızlığında çöllerinin, menzilsiz yollarında ve bir katre rahmetine muhtaç toprağında Şefkatinin gölgesine sığınıyorum Ya Rabbim!
Hiçliğin zerresinden kavrulmaya can attığım demdir Vedudsun İltifatına muhtacız Ya Rabbim! Tenezzül buyur kulunun münacatina
Dua dua açılırmış Sana giden kapılar Mübarek günde kapında yalvarmaya geldim Senden korkum ateş değil, kaybetme korkusudur Dostu, en sevgiliyi, sila-i rahimi, cananı, canda kaybetme korkusu!
Yüreklerimiz ezik Ya Rabbim! Yüzümüz yerde Kaldırıp basımızı sonsuzluğa bakmaya yüzümüz yok! Layık olamadık Pişmanlığın dehlizlerinde boğuluyorken ağlayamadık, derinden sessizce Zayıf irademizle, alaca karanlık yüreklerimizle bir damla gözyaşı getirebilseydik yürekten, ihlas adına Biliyorum pişmanlıklara delil kabul ederdin
Yüreğin zayıf noktalarında mahkum oldum nefsimize Ya Rabbim! Çıkar kelepçelerini o aleyhillanenin Çıkar ne olur, dostlarının hatırına
Azad et Ya Rabbim! Şüphelerin oyuncağı olmuş aklin nezarethanesinden Kutlu sevdanın gül kokusundan doya doya içir sinelerimize diri meyyitler gibi değil, sirat-i müstakim üzerinde günahlardan nurunla yıkanmış olarak yürümeyi nasib eyle
Şehirler, evler mezar oldu Ya Rabbim! Her evden ceset kokuları yükseliyor semaya Bedenler değil ruhlar ölü Bizi nurunla dirilmeyi nasib eyle
Diz boyu battık çirkefine alemin Sahte dostları, riyakâr aşkları çarparak yüzüne insanlığın, Sana koşmayı nasib eyle
Tevbe kapılarının ardına değin açıldığı ve meleklerin kanatlarıyla yeryüzüne kapandığı günlerin rahmetinde yüzmekteyken edeb aşkını gönüllerimize nakşet
Gülistanında renksiz, kokusuz bir yaprak olmayı çok görme
Yüce kapında kitmir olanlardan eyle
Elimizden, yüreklerimizden katran rengi günahlar dökülüyor
Duaları semadan çevrilmeyenler adına, geceleri nurlarıyla sabahlara çevirenler adına, samimiyeti nakış nakış ömür gergefine isleyenler adına, tevbe ediyor, af diliyoruz dualarımızla
Ya Rabbim! Ben pişmanım! Ben pişmanım! Affeyle Ya Rabbim
Amin!
|
|
|
|