10-21-2012
|
#5
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Tokat İli Tanıtım Videosu
Takyeciler Camisi (Merkez)
Ancak, köşe duvarında Sultan Abdülaziz zamanında, 1871 tarihinde onarıldığını belirten bir kitabe bulunmaktadır Buna dayanılarak da caminin daha erken bir tarihte yapıldığı anlaşılmaktadır
Cami moloz taş ve kesme taştan dikdörtgen planlı olarak yapılmıştır İbadet mekânı sekiz taş payenin taşıdığı kasnaklı, dokuz kubbe ile örtülmüştür İçerideki payeler birbirlerine ve duvarlara yuvarlak kemerlerle bağlanmıştır İbadet mekânı iki sıra halinde yuvarlak kemerli pencerelerle aydınlatılmıştır Mihrap ve minberi oldukça sadedir Cami içerisindeki bezemeler 1871 yılında yapılan onarım sırasında yapılmış barok örneklerdir
Caminin yanındaki kesme taştan minaresinin yüksekliği oldukça kısa olup, ilk yapıdan kaldığı sanılmaktadır
Silahtar Ömer Paşa Camisi (Erbaa)
Yapı üslubundan XVIII Yüzyılda yapıldığı anlaşılmaktadır
Kesme taş ve tuğladan dikdörtgen planlı olarak yapılmış, üzeri kiremit çatı ile örtülmüştür Cephe ile birlikte doğu ve batı yanları ahşap kolon ve kemerli revaklarla çevrili olan sivri kemerli son cemaat yeri oldukça geniş tutulmuştur Giriş kapısı çok gösterişli olup, çift renkli kesme taştan yuvarlak kemerlidir
Caminin ibadet mekânındaki dört ahşap sütunun taşıdığı ahşap tavan, minber ve yuvarlak mihrap Selçuklu motifleri ile bezenmiştir Tavan çıta ve boyalarla bezenmiş tekne tavan şeklindedir Ayrıca burada Selçukluların çok sık kullandığı altıgenler, dikey ve sarkıt rölyefler, çiçek, palmet, rumi ve yaprak motifleri ile dikkat çekmektedir Bu caminin bir özelliği de XIII Yüzyıl Selçuklu motiflerinin XVIII Yüzyılda bu camide uygulanmış oluşudur
Caminin yanındaki minaresi kesme taş kaide üzerine yuvarlak gövdeli ve tek şerefelidir
Ulu Cami (Niksar)
Anadolu’daki Ulu Camilerin en eski örneklerinden biridir
Cami kesme taştan kuzey-güney doğrultusunda dikdörtgen planlıdır Kuzey cephesinde girişi bulunmaktadır Portal tüm cephe boyunca yüksek olup, iki enli bordür ile üç yandan çepeçevre kuşatılmıştır Bu bordürler ortada daralan sekiz kenarlı zencerekler, ikinci bordürde gamalı haçlar, üçüncü bordürde de altıgen geçmeler halindedir Giriş kemeri basık yuvarlak olup, üzerindeki kitabe yeri boştur Bazı kaynaklarda burada olduğu söylenen II Abdülhamit’in tuğrası günümüze gelememiştir
İbadet mekânı kare kesitli, 24 ayak ile mihraba dik beş sahna ayrılmıştır Bu sahınlardan ortadaki diğerlerine göre biraz daha yüksek ve geniştir Mihrabın önü ve orta sahnın kuzeyden itibaren üçüncüsü kubbe ile diğerleri de çapraz tonozla örtülmüştür İbadet mekânının doğu cephesi, kuzey köşesi batıya doğru hafif bir kırılma yaparak kuzeydeki duvar ile birleşmiştir Ayrıca dış cephesi altı büyük payanda ile desteklenmiştir İbadet mekânı altı küçük pencere ile aydınlatılmıştır Pencereler ikili düzen halinde olup, üsttekiler küçük ve dikdörtgen, alttakiler yine dikdörtgen sövelidir Güney cephesinde mihrabın bulunduğu kısım beden duvarları yüksekliğinde, dışarıya doğru dikdörtgen bir çıkıntı yapmaktadır Bu çıkıntının iki yanında da yine birer büyük payanda bulunmaktadır Bu payandalardan kubbeye geçiş pandantiflerle sağlanmıştır Pandantifler ve kubbe göbeğinde XIX Yüzyılın karakteristik bitki motifli kalem işleri görülmektedir
Mihrap önü kubbesi dıştan onikigen kasnaklı olup, üzeri külah ile örtülmüştür Mihrap üç enli bordür ile kuşatılmıştır Bu bordürlerde on iki köşeli yıldızlar, altıgen geçmeler bulunmaktadır Mihrap nişi beş kenarlı olup on iki köşeli yılzı geçmeleri ile doldurulmuştur Üzeri mukarnaslı olarak sona ermektedir Caminin portal dışındaki bütün cephesi sıvalıdır
İbadet mekânının batı cephesinin ortasında çokgen planlı minare kaidesi, bunun üzerinde de kesme taştan silindirik gövdeli tuğla minare bulunmaktadır Bu minare 1967–1970 yıllarında onarılmıştır
|
|
|
|