10-19-2012
|
#2
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Bitki Fizyolojisi Suyun Gitmesi
Bitkilerde vernalizasyonun en açık görüldüğü yer vejetasyon konileri ve tohumlardır Vernalin hormonu hem tohumlarda oluşup embriyo sitoplazmasının metabolizmasında rol oynar hem de vejetasyon konisinden alınan uyartının diğer kısımlara aktarılmasında rol oynar Olay her bitkide az çok belli bir indüksiyon ısısıyla bu ısının belli bir etkinlik süresi (vernalizasyon süresi)vardır ve türe göre değişir Buna göre deneyler bitkileri vernalizasyon açısından da obligat ve fakültatif şeklinde ikiye ayrılmıştır Obligatlar uzun gün bitkileri olup soğuk periyot şarttır Diğerlerinde çimlenmeyi hızlandırmasına karşın eksikliliğinde de çiçeklenme olabilir Ancak tohumların tohuma geçmesi garanti değildir
Deneyler tohum halde vernalize edilen türlerin soğuk periyot ihtiyacını fakültatif,fide ve sonraki dönemlerde vernalize edilenlerin ise obligat olması gerektiğini ortaya koymuştur Örneğin çevremizde gördüğümüz buğdaylar ekimde tarlaya atılır Su periyodu gelinceye kadar fide olur Soğuk periyodu öyle geçirir
4)Oksijenin Etkisi:Çimlenmede tohumdaki besin maddelerinin oksidasyonu içi oksijen gerekmektedir Çünkü bu katabolik olayla açığa çıkacak enerji embriyonun hayatını sürdürecek en önemli kaynaktır Burada hücre büyüdükçe embriyo büyür ve oksijen ihtiyacı artar Çoğu tohumlar kuru iken geçirimsizdir Fasulye ve bezelye tohumları bu konuda gaddardır Tohumlar su geçirmeye başladığı zaman oksijen girişi de başlar Fakat tohumdaki hidratasyon suyu çimlenmeye ket vurucu yöndedir
O halde çimlenmenin gerçekleşmesinde tohumun en az %20 oksijen temas halinde olması gerekir Doğal bitki tohumları derinlere gömüldüğünde ve oksijen almadığı sürece çimlenmez,fakat hayatta kalırlar Ekosistemin dengesi için son derece önemli olan tohumlar her durunda sisteme en önemli katkıyı yapmaktadır Ancak işleme karıştırma,erozyon ya da başka bir yolla toprak yüzeyine yaklaşmada çimlenir O halde çimlenmede nişin durumu çok önemlidir(tohum yatağı) Nişte nem artınca nem azaldığında bu ikisini birlikte kapsayan topraklar iyidir Sonuçta yukarıda belirtilen faktörlerin bir arada bulunması halinde nişteki tohumun hava almasıyla kuru ağırlığı %60-100 artarak çimlenir Olayda en önemli rolü şişme göstermiştir Yani su metabolizmasıyla ilgili olan olaylar tamamlanmıştır(difüzyon,osmoz) Sonra tohumda depolanmış ilk şekerler suda erir,nişasta ise diastaz enziminin etkisiyle su alarak maltoza dönüşür Buradaki maltozda maltaz enziminin etkisiyle glikoza çevrilir böylece glikoz difüzyon-osmoz kuvvetleriyle hücreden hücreye geçerek yeni uyanmaya başlayan fideciğe ulaşır ve orada ilk etapta selüloz ve nişasta gibi maddeleri teşkil eder Proteinler ise başka enzimlerle aminoasitler ve amidlere parçalanarak fidecik büyümesinde değişik şekilde kombine olarak farklı proteinlerin yapımı için kullanılır Özellikle yağlı tohumlardaki yağlarda lipaz enzimiyle yağ asitleri ve gliserine parçalanır Bunlara da çeşitli kimyasal değişikliklerle şeker yağların yapımında kullanılır
Çimlenmedeki fizyolojik faaliyetler ve büyümede kullanılan enerji,solunuma alınan oksijen vasıtasıyla karbonun Karbondioksite,H’nin su haline gelmesiyle(biyolojik oksidasyon) saptanır Bu nedenle çimlenme halindeki bir tohumda solunum,kuru haline göre yüzlerce kat fazladır Örneğin 1kg buğday çimlenirken 1 m3 havanın içerdiği oksijenin yarısını kullanır Böylece solunumla oksijen devreye girince başlayan büyüme ve gelişme olaylarında diğer elementlerde ihtiyaç haline gelir Tohum,kökleriyle aktif su alımına geçmeden önce ihtiyaç duyduğu en önemli elementler nitratlardır Çünkü nitratlar tohum fide haline geldiğinde yaprağı oluştururken yapacağı fotosentez olayını düzenlemek için ışığa karşı istek ve hatta tohumdaki çimlenmeyi artırırken vejetatif metabolizmayı da artırmaktadır Çimlenmede nitratlar sınırlayıcıdır Çimlenme bittikten sonra büyüme ve gelişme olaylarını 3 temel gruba toplamak mümkündür:
1 Metabolik olaylar fizyolojisi
2 Büyüme ve gelişme fizyolojisi
3 Hareket fizyolojisi
O halde madde değişimi olan metabolizmayı metabolizma fizyolojisi diğerlerini ise 2 ve 3 maddeler inceler
1)Metabolizma Fizyolojisi:Burada bitki hücreleri ve dokuları fiziksel ve kimyasal değişiklerle yönlenir Su,gaz ve eriyiklerin bitkilerce nasıl alındığını ;bunların bitkilerde hücreler dokular ve organlar arasında nasıl taşındığını;besin ve kompleks bileşiklerin (hormonlar)nasıl sentezlendiğini;büyüme ve gelişme olaylarında ihtiyaç enerjisinin sentezlenen bileşiklerden nasıl sağlandığını;yeni dokuların nasıl yapıldığını ve vejetatif bazı dönemlerinde üreme organlarının teşekkülüne ne zaman başladığını araştıran bir fizyoloji koludur Bu temel olaylar iki yönde ele alınır:
a) AnabolizmaSentez ya da asimilasyon olaylarını gerçekleştiren bu devre bitkilerin değişik yollarla ortamdan aldıkları ham besin maddelerini bünyelerinde yararlı bileşikler yapımı olayıdır Yani metabolizmanın yapıcı kısmıdır
b) KatabolizmaParçalanma olayları olup bitki biyolojik dinanizmde gerekli enzimce zengin bileşiklerin kullanılması için bileşiklerin parçalanması olayıdır Yani metabolizmanın yıkıcı kısmıdır
Metabolizma fizyolojisinde en önemli unsur bitkileri oluşturan elementlerdir ve ayrıntılı incelenmeleri gerekmez İlkel analizle elde edilen sonuçlar metabolik olaylar hakkında zaten yeterli bilgi veriyor Tüm canlı hücrelerinde olduğu gibi bitki hücrelerinde de su maksimum düzeyde bulunur Alınan suyun çoğu atmosfere verilir Bir bölümü dokularda su olarak kalır ve diğer kısmı da değişik bileşikler yapmakta kullanılır Bitki nişinde suyun az ya da aşırı bulunması gelişimi diğer faktörlere oranla daha fazla etkiler Su azlığında yeterli turgor sağlanmaz Hücrelerin büyüyüp gelişmesinde turgor basıncıyla meydana gelen reaksiyonlar sonucu sağlana enerjiye bağlı olduğu için biyolojik dinanizm(BD) minimuma iner Yine bitkilerde su azlığında yaşlı organlardan gençlere su nakli yapılarak bu ekstrem koşulun önüne geçilir Su noksanlığında bitkinin ilk kontrolü stomalara müdahale etmektir Su fazlalığında akuatik bitkiler hariç diğerlerinin gelişimini olumsuz etkiler örneğin nişte biriken su toksik etkisi yapan maddeleri artırır,solunum için gerekli oksijeni azaltır Daha da önemlisi bitki topraktan nitratları alamaz Böylece kök gelişmesi azalır Bu da genel metabolizma düşüşüne neden olduğundan kök gelişmesi nedeniyle verim düşer Bitki gevşek yapılı olur ve direnç azalır Bitkideki su miktarı türe,aynı türün farklı organlarına ,aynı organların günün değişik zamanlarındaki durumuna ve mevsimlere,bitkinin yaşına,toprağın tarla kapasitesine, absorbsiyon transporasyon miktarlarına ve toprağın mineral zenginliğine göre daima değişkendir Bir çam tohumuyla yapılan deneyde tohum çimlenmeden önce %7 su içerirken, çimlenme esnasında bu miktar %172 artar Meritemlerde %90 su içeren kök ve yumrularda daha az su bulunur Bitkilerdeki su kapasitesinin en değişken dönemi günün farklı saatleri ve mevsimleridir Bu durum tamamen kuru madde artışı ve kuru madde işgalinden dolayı su miktarı azalmasından kaynaklanır Ama özel olarak günü farklı saatlerindeki değişme ise suyun absorbsiyonu ile transporasyonu ile alakalıdır Güneşli günlerde sabah erkenden öğlene doğru transporasyonda da artış olur Bu olayın temelinde sabahın erken saatlerinde bitkinin suyu taşıma güçlülüğü vardır Yani absorbsiyon yetersizdir
|
|
|
|