Yalnız Mesajı Göster

Demiryollarında Gelişmiş Ülkelerin İsimleri

Eski 10-19-2012   #2
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Demiryollarında Gelişmiş Ülkelerin İsimleri




Elbette ki bu üç ülkede uygulanan bu müdahaleci politikaların her zaman doğru sonuç vereceğini söylemek de yanlış olur Mesela bir çok bakımdan bu üç ülkenin en az 10 yıl ilersinde olan Hong Kong'da aynı müdahaleci politikalar pek de işlememiş aksine müdahaleci olmayan politikalarla ilerleme kaydedilmiştir
Yatırım çabalarını arttırmayı başarabilen ülkeler daha hızlı bir ekonomik büyüme yaşarlar Aynı zamanda daha dışa yönelimli olurlar ve GSYİH' da ihracatın payıartar Yani yatırım geçişleri dünya ekonomisiyle daha iyi entegre olmuş daha zengin ülkeler meydana getirir Yatırım yalnızca büyüme için değil aynı zamanda, ihracat performansı için de iyidir Tabii ki sadece ulusal yatırım çabasını arttırmak tek başına yeterli olamayacaktır Çünkü sadece ulusal yatırım çabasının arttırılmasıyla ekonomik büyüme gerçekleştiriliyor olsaydı merkezi planlı Çin ve Rusya "Büyük Atılım" şeklinde tanımladıkları politikalarla müthiş başarılara ulaşmış olurlardı Halbuki özel kesimin göz ardı edilmesi, özellikle de özel kesimin yatırımlarını motive edecek karlılığın üzerinde durulmaması yatırım politikalarını başarısız kılacaktır Etkin ve verimli bir biçimde kaynakların kullanılmasının sağlanması ve doğru bir kar, yatırım ve kapasite genişlemesinin sağlanması özel sektörü de işin içine katacak ve politikalar başarılı olacaktır Uygulamada her ülke bunu kendi ülkesinin karakteristik özelliklerine göre şekillendirmiştir Kimi ülke sübvansiyonlarla, kimi ülke belli pazarlarda sağladığı korumayla hedefe ulaşmıştır

Yakın tarihlerde ülkelerin ekonomik gelişmelerini incelersek şunu görürüz : Belirli politikalarla çok başarılı sonuçlar almış olan ülkeler zamanla sönükleşmişler yatırım çabasını kaybetmişlerdir
1973'e dek ülkeler tarihte hiç yaşanmamış büyüme oranları gerçekleştirdiler Gelişmekte olan dünyada kişi başına gelirin yükselmediği sadece 10 ülke bulunmaktaydı Gelişme sağlayan ülkelerin çoğu ithalat ikameci politikalar izlediler İthalat ikameci politika yerel yatırımı arttırma ve verimliliği yükseltme amaçlı bir sanayileşme stratejisiydi ve 1970'lerin ortalarına kadar bir çok ülkede olumlu sonuçlar verdi Doğu Asya ülkeleri bu politikayla adeta inanılmazı başardılar Ama 1973 sonrasında büyüme oranları %25'in üstünde olan ülkelerden üçte birinden azı bu ilerlemelerini bir on yıl daha sürdürebildiler Tüm gelişmekte olan ülkelerde büyüme oranlarında büyük düşüşler gerçekleşti ve ülkeler arası performans farklılıkları da büyük oranda arttı

Toplam faktör verimliliği (TFV) konusunda 1973 öncesi gelişmekte olan dünyaya öncülük eden Ortadoğu ve Latin Amerika, 1973ten sonra büyük düşüşler yaşamanın da ötesinde negatif TFV oranlarıyla karşı karşıya kaldılar Sahra Altı Afrika'da da negatif TFV oranları görülürken; Doğu Asya performansını korumuş ve Güney Asya ise performansını daha da iyiye götürmüştür Bu ithalat ikameci politikaların tükenmesi demek değildi Ortak zamanlama daha çok 1973'ten sonra dünyayı sarsan çalkantıya işaret diğer ediyor Bretton Woods sabit döviz kurlarını sisteminin terk edilmesi İki büyük petrol şoku, diğer çeşitli malların patlama ve gerileme çevrimleri, ayrıca 1980lerin başlarında, ABD Merkez Bankası Başkanı Paul Volcker'in katı para politikalarının getirdiği faiz oranı şoku Güney Asya'daki en ateşli ithalat ikameci politikaları taraftarlarının bazılarının (özellikle Hindistan ve Pakistan) 1973ten sonra da sürdürebilmeleri (Pakistan), ya da arttırabilmeleri (Hindistan), ithalat ikamecilikten başka faktörlerin de etkili olduğunu düşündürüyor Ekonomik çöküşün en önemli nedeni bu harici şokların hemen ardından makroekonomik politikalarda gerekli uyarlamaların yapılamamasıydı Kötü makroekonomik uyarlanma, yüksek ya da bastırılmış enflasyon, döviz kıtlığı ve yüksek karaborsa primleri, dış ödeme dengesizlikleri ve borç krizleri gibi makroekonomik istikrarsızlıkla bağlantılı ve şokların gerçek maliyetlerini daha da yükselten bir dizi belirti yarattı En kötü etkilenen ülkeler, enflasyonun ve döviz karaborsa primlerinin en hızlı arttığı ülkelerdi Suçlular ise; kötü para politikaları ve mali politikalar ile, döviz kuru politikalarındaki yetersiz uygulamalardı IMF ve Dünya Bankası gibi kredi verenlerin ileriyi göremeyen politikaları da sorunu daha da büyütmekteydi

1996'da beş Asya ekonomisine (Güney Kore, Endonezya,Malezya, Tayland ve Filipinler) 93 milyar doları bulan net özel sermaye akışı oldu Bir yıl sonra ise tahminen 121 milyar dolarlık bir çıkış yaşandı; tek bir yılda 105 milyar düzeyine ulaşan bu tersine dönüş, bu ekonomilerin toplam GSYİH' nın %10dan fazlasına denk gelmektedir 1998e geldiğinde ise bu ekonomilerden üçü (Endonezya, Tayland ve Güney Kore) en bilgili ve öngörülü bölge gözlemcilerinin yalnızca bir kaç ay öncesinde bile tahmin edemedikleri büyüklükte ciddi bir ekonomik kriz içindeydiler Asya krizinden alınması gereken bazı dersler vardır

Uluslararası sermaye piyasalarının iyi ve kötü riskleri ayırt etmekte pek de başarılı olamadıklarıdır Kriz sırasında ve öncesinde yatırımcı davranışında toplu bir mantık olduğuna inanmak çok zor Kriz, tek başına ticaret yöneliminin ciddi likidite sorunlarından etkilenme eğilimiyle bağlantısının çok az olduğunu gösterdi ve ilk şokun olumsuz ekonomik sonuçlarının bastırılmasında yerel çatışma yönetimi kurumlarının kritik önemi tartışılmazdır İlginçtir ki birçok ticaret politikası göstergeleriyle, kişi başına düşen GSYİH arasında bir bağlantı görülmemektedir Ticaret engelleriyle ekonominin performansı arasındaki ilişkinin belirsiz olduğu hiç de yalnız değil gibi gözüküyor Ne de olsa Endüstri Devrimi'nde İngiltere'yi başarıyla izleyen ülkelerin çoğu başarıya, günümüz standartlarına göre son derece kısıtlayıcı olan ticaret rejimleri altında ulaştılar


Alıntı Yaparak Cevapla