10-16-2012
|
#1
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Jinekolojik Kanserler Ve Erken Tanı
Jinekolojik Kanserler Ve Erken Tanı
Genital Organların Kanser Öncüsü Lezyonları
Endometriyal Hiperplazi
Serviks (Rahim ağzı) İntraepitelyal Neoplazileri (CIN)
Vajinal ve Vulvar İntraepitelyal Neoplaziler
Over (Yumurtalık) Kanseri
Rahim Kanseri
Serviks (Rahim Ağzı) Kanseri
Vajen Kanseri
Vulva Kanser
JİNEKOLOJİK KANSERLER ve ERKEN TANI
Sadece jinekolojik kanserler için değil tüm kanserler için en önemli konu kanserin erken tanısıdır Kanser vücutta kontrolsüz çoğalan hücrelerdir ve her kanser için farklı olmak üzere yayılma eğilimindedir Kimi kanserler daha yavaş yayılır yani metastaz yapar, buna karşın kimi kanserler de agresif davranışlıdır ve çok hızlı yayılırlar
Kanser halk arasında ve medyada sıkça kullanıldığı şekliyle “amansız hastalık” olarak bilinir Kanser hakkında yeterince bilgisi olmayan ve adından ürken bir çokları da kanserin tedavi edilemez bir hastalık olduğunu düşünür Bazı agresif yani hızlı ilerleyen kanserler için bu inanç kısmen doğru olmakla birlikte aslında;
KANSER TEDAVİ EDİLEBİLİR BİR HASTALIKTIR Ancak, kanserin tedavi edilebilir olmasını sağlayan en önemli faktör KANSERİN ERKEN TANISIDIR
Vücuda yayılmış bir kanserin tedavi şansı çok düşük olmakla birlikte erken tanı konmuş yani henüz yayılma fırsatı bulmamış bir çok kanser için %90’lara varan oranlarda kesin tedavi şansı vardır
Bu nedenle, diğer tüm kanserlerde olduğu gibi jinekolojik kanserler için de bilmemiz gereken en önemli konu kanserden ne zaman şüpheleneceğimiz ve jinekolojik kanserlerin tedavi edilebilir evrede yakalayabilmek için, yani erken tanısı için, neler yapılması gereğidir
Jinekolojik kanserlerin şanslı yönü dış ortama açık olması ve çoğunun erken bulgu vermesidir Over (yumurtalık) kanseri hariç tüm jinekolojik kanserlerde biraz dikkat ile erken tanı şansı olabilir
Over (Yumurtalık) Kanserleri
Genellikle geç bulgu verir erken tanısı için çok başarılı bir tarama testi de yoktur Daha çok tesadüfen başka nedenlerle yapılan muayene ve ultrasonografi sırasında erken tanı konulur Ultrasonografide yumurtalık kistlerinde solid (katı) kısımlar olması, iki yumurtalıkta da olması, 8-10 cm’den büyük olması gibi durumlar uyarıcı olmalıdır Tümör belirteçlerinin yüksekliği de tanıda yardımcıdır
Rahim İç Zarı (Endometriyum) Kanseri
Tarama testi yoktur ama erken bulgu açısından en şanslı kanserlerdendir Genellikle kendini anormal kanamalar şeklinde gösterdiğinden her türlü anormal vajinal kanamada kürtajla biyopsi almak gerekir Ayrıca, ultrasonda rahim iç zarındaki kalınlaşmalarda da biyopsi alınmalıdır
Serviks (Rahim Ağzı) Kanseri
Serviks kanseri açısından en önemli şans basit bir testle (smear testi) erken tanısının mümkün olmasıdır Hatta smear testi ile hücrelerde oluşan atipik değişiklikleri saptamak ve kanser gelişmeden tedbir almak mümkün olur Gelişmiş ülkelerde düzenli smear testi programları ile toplumda serviks kanseri %90 azalmıştır Vücuttaki başka bir kanser için bu kadar etkili bir tarama testi daha yoktur Bu nedenle, her kadının her sene mutlaka yaptırması önerilir
Detaylı bilgi için Smear testi nedir, niçin yapılır bölümünü inceleyiniz
Vajina Kanseri
Seyrek görülen bir jinekolojik kanserdir Kanama ve kitle gibi şikayetlere neden olabilir Çoğunlukla tesadüfen tanı konur Bazen de smear testinin anormal çıkması ve rahim ağzında lezyon bulunmaması ile şüphelenilip incelendiğinde saptanır
Vulva (Dış genitaller) Kanseri
Bu da seyrek görülür Erken tanı için tarama testi yoktur Ancak, kitle, kaşıntı, kızarıklık, renk değişikliği, ülserleşmiş yaralar gibi durumlarda doktora başvurmak ve biyopsi alınması tanıyı koydurur
GENİTAL KANSER ÖNCÜSÜ LEZYONLAR
Kanserlerin bir kısmı ani gelişim göstermez Henüz klinik olarak saptanabilir kanser boyutlarına gelmeden ya da kanser olarak değerlendirilmeye başlamadan önce mikroskobik yani hücresel düzeyde birtakım atipik değişiklikler olur Bunlar, zamanında müdahale edilmezse ileride kansere dönüşme olasılığı bulunan değişikliklerdir Bu nedenle, bu tür kanser öncesi lezyonların tespiti ve tedavisi önemlidir Çünkü henüz kanserleşme olmadığından kesin tedavileri mümkün olur
Genital organlarda yumurtalık hariç tüm organların bu şekilde kanser öncesi (prekanseröz) lezyonları vardır Endometriyal hiperplazi (rahim iç zarının kalınlaşması) ayrıca serviks, vajen ve vulvanın intraepitelyal neoplazileri (epitel tabakasını aşmamış prekanseröz lezyonlar) genital organların kanser öncüsü lezyonlarıdır
Endometriyal Hiperplazi
Endometriyum ya da rahim iç zarı her adet siklusu sırasında rejenere olan (yenilenen) ve adet kanaması ile birlikte atılan ve ayrıca gebelik oluştuğunda yerleştiği kısımdır Estrojen etkisinde rejenere olan bu doku zaman zaman aşırı estrojen etkisiyle hücrelerde normalden fazla gelişme ve dokuda kalınlaşma izlenir Bu kalınlaşma “endometriyal hiperplazi” olarak adlandırılır
Endometriyal hiperplazinin bilinen en önemli nedeni progesteron ile karşılanmamış estrojen hormonuna maruz kalmadır Bu estrojenin vücutta aşırı üretilmesi şeklinde de olabilir, dışarıdan verilmesi şeklinde de olabilir Estrojen ve progesteron dengeli olarak verildiğinde ise bu risk olmaz hatta endometriyal hiperplazi riski azalır Bu nedenle, genç hastalarda tedavi amaçla doğum kontrol hapı da bazı olgularda verilebilir
Endometriyal hiperplazi çoğunlukla kendisini anormal rahim kanamaları ile gösterir Bazen de tesadüfen yapılan ultrason muayeneleri sırasında kalınlaşma saptanabilir Kesin tanı biyopsi ile konulur Bu şekilde anormal ve düzensiz kanaması olanlarda ve ultrasonda rahim iç zarının normalde kalın bulunduğu olgularda biyopsi almak amacıyla rutin kürtaj yapılması önerilir
Endometriyal hiperplazi 2 ana grupta değerlendirilir Hücrelerde atipik değişiklikler bulunanlar ve bulunmayanlar Hücrelerde atipik değişiklikler bulunan endometriyal hiperplazi gerçek kanser öncüsü lezyondur Genç, ailesini tamamlamamış hastalarda öncelikle ilaçla tedavi denenebilirse de daha ileri yaşlardaki kadınlarda ve ilaçla tedaviye cevap alınamayan olgularda çoğu zaman cerrahi yani rahmin alınması gerekebilir Atipik değişiklikler bulunmayan endometriyal hiperplazi ise genellikle ilaç tedavisine cevap verir Ancak, ileri yaşlarda tedaviye dirençli olgularda ve menopoz sonrası rastlandığında rahmin alınmasına gerek duyulur
Serviks (Rahim ağzı) İntraepitelyal Neoplazileri (CIN)
Hücrelerdeki atipik değişiklikler sadece yüzeyel tabakada (epitel ismi verilen dış tabakada) ise derin tabakalara doğru ilerlememişse lezyon kanser davranışı göstermez Ancak, tedavi edilmedikleri taktirde kansere dönüşme olasılıkları vardır Bu tür olgularda genellikle basit cerrahi operasyonlar veya anormal hücreleri yok edecek yakma, dondurma ve lazer gibi tedaviler yeterli olurlar Kanserde olduğu gibi geniş operasyon, sonrasında ve öncesinde kemoterapi ya da radyoterapi gibi girişimlerin yapılmasına gerek yoktur
Servikal intraepitelyal neoplazi (CIN) ve serviks kanseri oluşumu hormonlarla değil daha çok cinsel aktivite ile ilgilidir Erken yaşta cinsel ilişkisi olanlarda, birden fazla partneri olanlarda, fazla sayıda doğum yapanlarda, sosyoekonomik düzeyi düşük olanlarda daha sıktır Cinsel aktivite ile yakından ilişkili olması cinsel temasla bulaşan bir hastalığın etken olabileceğini düşündürmektedir Gerçekten de birçok olguda genital bölgede siğillere yol açan bir virüs olan HPV (Human Papilloma Virüsü) bulunanlarda CIN ve serviks kanserinin daha sık olduğu gözlenmiştir Bu nedenle, HPV bulunanların yakın takip altında bulunmaları gerekir
|
|
|
|