Yalnız Mesajı Göster

Jinekolojik Kanserler Ve Erken Tanı

Eski 10-16-2012   #2
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Jinekolojik Kanserler Ve Erken Tanı




CIN genellikle bulgu vermez Çoğunlukla rutin smear tetkikleri sırasında saptanır Bu durum, rutin smear testi alınmasının önemini ortaya bir kez daha vurgulamaktadır
CIN olguları, atipik hücrelerin yaygınlık derecesine göre CIN 1, CIN 2 ve
CIN 3 olarak sınıflandırılır CIN 1 ve CIN 2 olgularında yakma, dondurma, lokal çıkarma gibi basit yaklaşımlar yeterli olabilir Hatta hiç birşey sadece gözlenen bir kısım olgu kendi kendine gerileyebilir Bazen CIN ile birlikte başka jinekolojik rahatsızlıkların bulunması, hastanın takip programına uymayacağından şüphelenilmesi ve ileri yaş gibi durumlarda CIN 1 ve 2 olgularında da ameliyat önerilebilir
CIN 3 olgularının kansere dönüşüm potansiyeli daha fazla olduğundan bunlarda daha agresif cerrahi yaklaşım (rahim ağzının koni şeklinde çıkarılması, rahimin serviksle birlikte total alınması gibi) gerekebilir
Vajinal ve Vulvar İntraepitelyal Neoplaziler
CIN olgularına göre çok daha nadirdir ve genellikle CIN olguları ile eş zamanlı olarak görülürler Bu nedenle, CIN saptanan olgularda vajen ve vulvanın incelemesi ya da tersine vajen veya vulvada lezyon saptanan olguların CIN açısından değerlendirilmesi gerekir

OVER (Yumurtalık) KANSERLERİ

Geç bulgu verdikleri için genellikle kanserin ilerlemiş dönemlerinde yakalanır Bu nedenle, en şanssız ve ölüme en sık yol açan jinekolojik kanserlerin başında gelir Tanı konulduktan sonra beş yıllık yaşam şansı %30-40 civarındadır Kadındaki tüm kanserlerin %4’ünü oluşturur Genital kanserlerin ise yaklaşık dörtte biridir Ancak, genital kanserlerden ölümlerin yarıya yakın sebebidir Her yaşta görülür ancak, daha çok ileri yaşlarda menopoz sonrasında görülür
Yumurtalıkta çeşitli hücre tipleri bulunur ve her hücre tipinden kaynaklanan kanserler görülebilir En sık görülenler epitel hücrelerinden kaynaklananlardır Diğer tipler daha seyrektir Örneğin, germ hücreleri yumurtalıkta bulunan eşey hücreleridir Bunlardan kaynaklanan tümörler daha genç yaşlarda görülür Genç yaşlardaki tümörlerin de çoğu germ hücreli tümörlerdir Bazı tip over tümörleri daha iyi seyirli ve tedavi şansı yüksektir Buna karşın bazı tipler daha kötü seyirlidir
Sebepleri ve Risk Faktörleri
Yumurtalık kanserine neyin sebep olduğu tam olarak bilinmemektedir ancak, bazı risk faktörleri yumurtalık kanseri riskinin görülme sıklığını artırabilir Genetik faktörler, çevresel faktörler ve hormonal faktörler yumurtalık kanseri gelişiminde suçlanmıştır Ailesinde meme ya da over kanseri olanlarda over kanseri riski artar Son yıllarda bazı genlerdeki değişikliklerin over kanseri riskinde artışa yol açtığı gösterilmiştir Bu genleri taşıyan ailelerde risk artar Yumurtlamayı artırıcı ilaçları kullananlarda risk artar Buna karşın doğum kontrol hapı kullanımı riski azaltır Hiç gebe kalmamışlarda risk artar buna karşın doğum yapanlarda risk azalır
Belirti ve Bulgular
Daha önce de söylendiği gibi over kanserleri geç bulgu verirler Şikayetler çoğu zaman nonspesifiktir Örneğin karın ağrısı, şişkinlik, mide-barsak şikayetleri gibi çok çeşitli hastalıklarda hatta bazen normalde de görülen çok spesifik olmayan şikayetler bulunabilir İlerlemiş olgularda, karından ele gelen kitle, aşağı doğru basınç hissi, karında sıvı birikmesine (bu durum assit olarak adlandırılır) bağlı karın şişliği, çevredeki organlara bası yapmasına bağlı idrar ve barsak şikayetleri görülebilir Bazı yumurtalık kanserleri hormon salgılayabilir Buna bağlı adet düzensizlikleri olabilir Epitelyal olmayan bazı tümörlerde de erkeklik hormonu salgılanabildiğinden tüylenme, erkek tipi saç dökülmesi görülebilir Hastaların en sık başvuru nedeni assit oluşumuna bağlı karın şişliğidir Çoğunlukla assit oluştuğunda ileri evrelerdedir
Tanı
Over kanserinin erken tanısı için yapılabilecek en iyi şey yıllık rutin jinekolojik muayenelerin ve ultrasonların yapılmasıdır Bu durum bile her zaman tanıyı koydurmaz, ancak şüpheli durumlarda daha ileri araştırmalar yapılarak erken tanı koyma şansı artar Şüpheli durumlar, muayenede ele kitle gelmesi ya da ultrason ile overlerde kist ya da kitle görülmesidir Overde kist görülmesi bunun her zaman kanser olduğu anlamına gelmez Özellikle üreme çağındaki kadınlarda görülen kistlerin çoğu aslında tümöral olmayan basit kistlerdir Bunların bir çoğu hiç bir şey yapılmasa bile kendi kendine kaybolacaktır Önemli olan nokta ultrasonda ya da muayenede yumurtalıkta bir kist tespit edildiğinde bunun tümöral mi yoksa basit kist mi olduğunun ayırt edilmesidir Bu konuda detaylı bilgi için “Over kisti nedir, nasıl tedavi edilir” bölümüne bakınız>>>>
Menopozdaki kadınlarda ve adet görme çağı öncesi genç kızlardaki her türlü kist ise tümör olarak değerlendirilmelidir
Tümöral olduğu şüphelenilen over kist ve kitlelerinin ileri araştırmalarında kanda tümör belirteçlerine bakılır Bazı tümör belirteçleri (özellikle CA 125) bazı over tümörü tiplerinde yüksek bulunur Ancak, tümör belirteçlerinin yüksek bulunması her zaman kitlenin kanser olduğunu göstermeyeceği gibi tümör belirteçlerinin düşük olması da kanseri ekarte etmez Tümör belirteçleri dışında doppler ultrasonografide kan akım değişikliklerini göstererek iyi huylu ve kötü huylu tümör ayırımında yardımcı olabilir Ancak tüm bu yöntemler yardımcı yöntemlerdir Hiç biri kesin tanı koydurmaz Tümöral olduğu düşünülen (ister iyi huylu ister kötü huylu olsun) kist ve kitleler ile ayırım yapılamayan olgularda cerrahi yapmak ve ameliyat sırasında patolojik örnek biyopsi almak kesin tanıyı koydurur Ancak, kist varlığında tümör belirteçleri ve doppler incelemeleri normal ise ultrason ve muayene ile tümöral olduğunu düşündüren hiç bir bulgu yoksa ve kist 8 cm’den küçük ise bir süre takip edilebilir Takip sırasında küçülme veya kaybolma olmuyorsa ameliyat yapılması gereklidir
Tedavi
Over kanserinin tedavisi cerrahidir Bazı kanser türlerinde ileri evrelerde ameliyat önerilmezken over kanserinde hangi evrede olursa olsun hastanın ameliyat edilmesi ve kitlenin mümkün olduğu kadar çıkarılması gereklidir Cerrahi sırasında eğer yayılım yoksa kemoterapi gerekmeyebilir ancak, yayılım olan olgularda kemoterapi bazen de radyoterapi uygulanmalıdır
Tedavi şekli tümör tipine göre değişse de genel olarak ana hatları ile bu şekildedir Ancak, nihai tedavi şeklini belirleyen ameliyat sırasında tümörün yayılma derecesi, patolojik tipi saptanan tümörün davranış şekli (bazı tümörler daha hızlı bazıları daha yavaş ilerler) gibi çeşitli parametreler vardır
Cerrahi de sadece tek yumurtalık alınabileceği gibi rahim, yumurtalıklar tamamen de alınabilir

RAHİM KANSERLERİ

Rahimden kaynaklanan 2 tür kanser vardır: Endometriyum (rahim iç zarı kanseri) kanserleri ve sarkomlar (rahimdeki kas vb bağ dokularından)
Sarkomlar çok nadir görülür Rahimdeki kas tabakasından, damarlardan, salgı bezlerinden kaynaklanabildiği gibi rahimde bulunmayan kıkırdak gibi dokulara benzeyen sarkomlar da olabilir Hızlı yayılırlar ve genellikle geç dönemde tanı konduğu için çok iyi tümörler olarak kabul edilmezler
Endometriyum kanserleri ise daha sık görülür ve hatta dünyada özellikle gelişmiş ülkelerde en sık görülen jinekolojik kanserlerdir Bu nedenle, bu bölümde daha çok endometriyum kanseri anlatılacaktır
Endometriyum kanseri her yaşta olmak üzere daha çok 50 yaş civarında görülür Endometriyum kanserinde erken tanıda kullanılacak spesifik bir erken tanı testi olmamasına karşın şanslı kanserler arasında sayılır Çoğunlukla, anormal rahim kanamaları şeklinde kendini gösterdiğinden bu olgular ihmal edilmez ve basit bir kürtaj işlemi ile biyopsi alınırsa tanı konulabilir Nitekim, endometriyum kanserlerinin %75’i erken evrede yakalanır ve bu nedenle de kesin tedavi ve yaşam şansı diğer jinekolojik kanserlere göre yüksektir
Risk Faktörleri
Rahim kanseri oluşumunda progesteron hormonu ile dengelenmemiş estrojen ana faktördür Risk faktörleri de bununla ilişkilidir Yumurtlama bozukluklarında (anovulasyon) estrojen hormonu bulunmasına karşın progesteron hormonu üretilmez bu nedenle bu hastalarda endometriyum kanseri riski artar Estrojen salgılayan yumurtalık tümörlerinde de risk artar Ayrıca, hiç doğum yapmamış olmak, erken yaşta adet görmek ve geç menopoza girmek, obesite, yüksek tansiyon, şeker hastalığı olanlarda ve atipili endometriyal hiperplazide risk artar Nedeni bilinmemekle birlikte sigara riski azaltır Estrojen temel risk faktörüdür ama yumurtalık kanserinde olduğu gibi estrojen progesteron ile dengelendiği sürece risk oluşturmaz hatta doğum kontrol hapları riski azaltır Estrojen etkisi olmadan da endometriyum kanseri gelişebilir Estrojen etkisine bağlı olarak gelişen endometriyum kanseri olguları daha iyi davranışlıdır ve tedavi şansı daha yüksektir
Belirti ve Bulgular

En sık rastlanan şikayet anormal rahim kanamasıdır Özellikle menopoz döneminde ortaya çıkan kanamalarda kanser riski %10 gibi yüksek bir oranda olduğundan bu hastalarda mutlaka kürtaj ile biyopsi alınmalıdır İlerlemiş olgularda bası belirtileri (idrar şikayetleri vb) ve ağrı görülebilir Bazen ultrasonda tesadüfi olarak rahim iç zarında kalınlaşma ve düzensizlik ile tanı konulabilir
Tanı
Kesin tanı biyopsi ile konur Bunun için ameliyat olmaksızın ofis koşullarında yapılabilen bir kürtaj işlemi yeterli olabilir Kürtaj denilince genellikle çocuk aldırma anlaşılır Ama aslında tıbbi literatürde küretaj “kazıma” anlamına gelir Küretaj işlemi gebeliği sonlandırmak için yapılabildiği gibi patolojik örnek yani biyopsi almak amacıyla da yapılabilir Hatta bazı durumlarda anormal kanamayı durdurmak için tedavi amaçlı da yapılabilir
Menopozdaki hastada yapılan vajinal ultrasonda rahim iç zar tabakasının kalınlığı 5 mm’den fazla ise endometriyum kanserinden şüphelenmek ve biyopsi almak gerekir
Tedavi
Tedavisi rahim ve yumurtalıkların bir arada çıkarılmasıdır Erken evrede bu şekilde yapılan cerrahi yeterli olmakla birlikte biraz daha ilerlemiş olgularda cerrahiye ek olarak radyoterapi yapılabilir Kanserin daha fazla yayıldığı ileri olgularda ise cerrahiyle birlikte radyoterapi ve kemoterapi yapmak gerekir Erken evrede yaşam şansı %90’lara ulaşır ancak ileri evrelerde bu %40’lara kadar düşer Çoğu olgu erken evrede yakalandığı için tüm vakalar göz önünde tutulduğunda yaşam şansı %75 civarındadır

SERVİKS (RAHİM AĞZI) KANSERİ

Bir kanser için şanslı demek çok doğru olmasa da serviks kanseri aslında şanslı bir kanserdir Çünkü organ direkt olarak dışa açılmasa da normal bir jinekolojik muayenede yapılan spekulum muayenesi ile direk gözlem yapmak ve serviksten direkt biyopsi almak mümkündür

Diğer bir şans kabul edilebilecek bir durum serviks kanserinde basit ve ucuz bir yöntemle kitlesel tarama yapılabilmesidir ki bu yöntem smear Daha önce de vurgulandığı gibi smear testinin yaygın şekilde kullanıldığı ülkelerde bu kanserin görülme oranı %90 oranında azalmıştır testidir
Nitekim serviks kanseri, eskiden en sık görülen jinekolojik kanser olmasına rağmen gelişmiş ülkelerde uygulanan smear testi tarama programları sayesinde sıklığı giderek azalmaktadır


Alıntı Yaparak Cevapla