10-16-2012
|
#1
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Kemoterapi İlgili Bilgi
Kemoterapi hücre bölünmesine (mitoz) müdahele ederek etki gös-terir Tıpkı radyoterapide olduğu gibi, kanser hücrelerinin bölünme-sini durdurmakta başarılı olduğun-da, yenilenmeyen tümör hücreleri yaşlanarak ölür
Sitotoksik kemoterapi, daha çok radyoterapiye benzer şekilde, hem bölünmekte olan normal hücreleri hem de bölünmekte olan kanser hücrelerini etkiler Kemoterapi ba-şarılı olduğunda etkisi en çabuk, önceden hızla bölünen hücrelerin bulunduğu kanserlerde ortaya çı-kar Aynı şekilde yan etkileri de en çok, genellikle çok çabuk bölünen normal hücrelerin bulunduğu doku ve organlarda belirgindir Bunlar arasında kan hücrelerinin yapım ye-ri olan kemik iliği, saç kökleri (folikül) ve barsağın iç çeperi bulunur
Radyoterapide olduğu gibi kemoterapide de kanser hücrelerini öldürmek ile katlanılması zor yan etkilerden kaçınmak arasında doğ-ru dengenin kurulması gerekir Neyse ki son yıllarda kemoterapinin yan etkilerini pek çok kişinin düşündüğünden daha az sorun ya-ratacak ölçüde azaltan önemli ge-lişmeler kaydedilmiştir Gerçekten de artık bazı kemoterapi türleri hiç-bir rahatsız edici belirtiye yol açma-maktadır Bu koşullar altında bazı arkadaş ve akrabaların hastaları kemoterapiyle ilgili çok olumsuz bek-lentilere sokması şaşırtıcı bir du-rumdur
Bazı başka ilaçlar kemoterapiyle etkileşime girebilir Tedavinizden sorumlu onkoloğa kullandığınız di-ğer tüm ilaçları söylemelisiniz
Pek çok farklı sitotoksik ilaç ve bunların çok sayıda kombinasyonu (birleştirilmiş ilaç tedavileri) vardır Bu kombinasyonlar çok farklı kan-ser türlerinde ve çok değişik koşul-larda kullanılabilmektedir Genellik-le bazı kanser türleri diğerlerine gö-re daha iyi yanıt verir Ayrıca, tek tek ilaçların belli kanser türleri üze-rindeki etkileri de değişkendir Hangi kanser türünde hangi kemo-terapilerin kullanıldığını burada ay-rıntılarıyla anlatmak olanaklı değil-se de, bu konuda bilgi edinmek is-teyenler “Yararlı adresler” başlıklı bölümde yer alan kaynaklara baş-vurabilir
İlaçların kombine edilmesi (bir arada kullanılması)
Herhangi bir kanser türünde, çok etkili bir ilaç kullanılsa bile hücrele-rin bir kısmı ölürken, bir kısmı ilacadirenç gösterir Tedavinin direnç nedeniyle başarısızlığa uğrama ola-sılığını azaltmak için, kemoterapile-rin çoğunda kombinasyonlar kulla-nılır Ayrıca kombinasyonlarda veri-len ilaç dozu, ilaçların her biriyle ayrı ayrı gerçekleştirilen tedavide verilenden daha düşük tutulabilir ve böylelikle bazı yan etkilerden kaçınılabilir
Kombinasyon kemoterapisi sıra-sında doktorunuz belirli bir kanser türüne karşı etkili olabilecek, ancak görece farklı yan etkilere yol açan ilaçları seçmeyi hedefler Ayrıca hücre bölünmesinin farklı evreleri-ne müdahele eden ilaçların bir ara-da kullanılması da istenebilir An-cak sonuçta seçilen kombinasyon, aynı kanser türü bulunan çok sayıda hastanın tedavisinde daha önce kullanılmış ve en iyi sonuç vermiş olan kombinasyondur
Kemoterapinin uygulanması
Bazen kemoterapi ağızdan verilebilirse de, sıklıkla toplardamar içine yapılan enjeksiyon yoluyla uygula-nır (intravenöz ya da IV) Kemote-rapi enjeksiyonunun başında, test için kan veriyormuş gibi hissedilir İğnenin yapıldığ bölgede serinlik ya da başka olağandışı duyumsa-malar da görülebilir
Kemoterapi büyük olasılıkla ara-lıklı olarak, belki de üç haftada bir ya da ayda iki kez, poliklinikte uy-gulanacaktır Genellikle el ya da önkol üzerindeki bir toplardamara birkaç dakika ile birkaç saat arasın-da değişen sürelerle tek enjeksiyon ya da infüzyon (damla damla uygu-lama) şeklinde uygulanır Bazen enjeksiyonlar birkaç gün boyunca her gün tekrarlanır ve bazen de kürler arasında iki-üç haftalık aralar bırakılarak ilaç bir ya da birkaç gün boyunca sürekli infüzyonla verilir Çok farklı tedavi programları vardır
Daha yoğun ve toksik tedaviler-de hastanede kalmanız gerekebilir İnfüzyon biçiminde uygulanan kemoterapide genellikle hastanın ser-viste yatırılması gerekir; ancak aynı ilaçların vücuda bağlanan küçük bir pompa yardımıyla evde uygulan-ması da olanaklıdır Bu yöntem özellikle uzun süreler boyunca sü-rekli infüzyon tedavisi görmesi ge-reken hastalar için yararlıdır
Uzun süreli infüzyona ya da çok sık aralıklarla enjeksiyona gerek du-yan hastalarda “merkezi toplarda-mar kateteri” ya da bir “damar yo-lu” yerleştirilebilir Bunlar esnek tüplerdir ve içte kalan uçları göğüs-teki büyük bir toplardamara, dışta kalan uçları ise vücudun dışına açı-lır Böylelikle ilaçlar bunun içinden enjekte edilebilir Dış uç, göğsün ön kısmında olabileceği gibi (Hickman ya da Groshong kateterleri) çevresel (periferik) yerleştirilmiş merkezi kateterler kullanıldığında koldaki toplardamarda da olabilir Kimi zaman kateterin dışa açılan ucu derinin dışına çıkartılmaz, bu-nun yerine cerrahi bir işlem gerçek-leştirilerek, göğüs duvarındaki deri-nin altına, dışarıdan zor fark edilen küçük bir hazne olan giriş noktasına tutturulur Daha sonra derideki bu giriş noktasından enjeksiyon yapı-lır Bu tür giriş noktaları herkes için uygun değildir, ancak hastalar bu uygulamanın normal yaşamlarını fazlaca etkilemediğini düşünmek-tedir Kateter hastanede yerleştirilir ve sonra eve gidebilirsiniz Çok en-der olarak kemoterapi kanserli ka-raciğeri ya da uzvu besleyen atar-damara doğrudan yerleştirilen bir kateter aracılığıyla uygulanır
Her kemoterapi uygulaması dö-nemine (ister tek enjeksiyon ister birkaç günlük tedavi olsun) genel-likle kür adı verilir, ancak bazen tek enjeksiyon ya da infüzyon olarak verildiğinde ‘pulse tedavi’ (aralıklı yoğun tedavi) denir Bu kürler her zaman özel eğitimli personel tara-fından verilmelidir ve bu dönemde genellikle hastalarla uzmanlaşmış hemşireler ilgilenir
Kemoterapi ne kadar sürer ?
Kemoterapi tedavisinin süresi bir dizi etmene bağlıdır Tamamen iyi-leştirme amacıyla ya da yardımcı (adjuvan) tedavi olarak uygulandı-ğında, kemoterapinin süresi geç-mişteki klinik deneyimler ve araştır-ma sonuçları temelinde açıkça bili-nebilir (elbette, tedavinin etkisiz olduğunu gösteren bir kanıt yoksa) Kemoterapi yalnızca birkaç ay süre-bileceği gibi, bir yıl ve hatta daha uzun da sürebilir Amaç belirtileri azaltmak ya da yaşamı uzatmaksa, tedavinin süresi kanser üzerindeki etkisine ve yan etkilere bağlıdır
Yan etkiler
Günümüzde pek çok hasta kemote-rapinin ciddi yan etkilerinin az oldu-ğu düşüncesindedir Belki sizde de bazı yan etkiler gelişecektir, ama bunlar genelde ciddi değildir Kulla-nılan ilaca, doza ve hastanın genel sağlık durumuna göre yan etkilerin şiddeti büyük değişkenlik gösterir Yine de çok sayıda ilaçta ortak olan bazı yan etkiler vardır Tedavi kürle-ri arasındaki dönemler normal hüc-relerin (özellikle de kemik iliği hüc-relerinin) toparlanmasına izin verir; kemik iliği hücreleri diğer hücreler-le karşılaştırıldığında kemoterapiye daha duyarlıdır
Kan üzerindeki etkiler (niçin kan sayımı yapılması gerekiyor) ?
Ke-mik iliği değişik türde kan hücreleri üretir Eritrositler (alyuvarlar) vücu-dumuza oksijen taşır, lökositler (ak-yuvarlar) enfeksiyonlarla savaşır, trombositler ise kan damarlarındaki sızıntıları pıhtı oluşturarak tıkar Al-yuvar eksikliğine anemi, akyuvar eksikliğine lökopeni ve trombosit eksikliğine ‘trombositopeni’ denir Sitotoksik ilaçların çoğu kemik iliği işlevleri üzerinde (özellikle de lökosit ve trombosit üretimi üzerin-de) geçici etkilerde bulunur Kemoterapinin en sık karşılaşılan ve ge-nellikle de en fazla önem taşıyan yan etkisi kemik iliği üzerindeki toksik etkidir Akyuvarların ve trombositlerin kandaki yoğunlukları (ya da sayıları) kemoterapiden yak-laşık bir hafta sonra azalır ve azal-manın ölçüsü hem kullanılan ila-ca/ilaçlara hem de doza bağlıdır
|
|
|
|