Yalnız Mesajı Göster

Kemoterapi İlgili Bilgi

Eski 10-16-2012   #2
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Kemoterapi İlgili Bilgi




Lökopeni belirli bir ağırlık düze-yine ulaştığında, hastada enfeksiyon riski artar ve bağışıklık sisteminin hastalıkla baş edebilme becerisi aza-lır Bu nedenle hastanın enfeksiyonlu kişilerle ya da kısa süre önce can-lı aşı yapılmış çocuklarla yakın tema-sa geçmemesi istenebilir Ayrıca ki-şisel temizliğinize, diş ve deri bakı-mına daha fazla önem vermeniz ve bakterilerin kan dolaşımına karışma-sına neden olabileceğinden, sivilce-lerinizi sıkmamanız da tavsiye edile-bilir Bu tür önlemler özellikle yoğun tedavi uygulanan hastalar açısından daha önemlidir Kemoterapi uygula-nan ya da kısa süre uygulanmış olan hastalar, herhangi bir aşının kendile-ri için uygun olup olmadığını öğren-melidir Bu hastaların genellikle can-lı aşılardan (canlı organizma içeren aşılar) kaçınmaları gerekir
Kemoterapi uygulanan hastalar herhangi bir enfeksiyon bulgusunu (özellikle ateş, terleme ve titreme) derhal doktora bildirmelidir Böyle bir durumda hemen kan sayımı ya-pılır Akyuvar sayınız belirli bir dü-zeyin altındaysa, toplardamarlar aracılığıyla geniş bir etki yelpazesi olan bir antibiyotikle tedaviye baş-lanır ve böylelikle bir yandan hücre sayılarının normale dönmesi bekle-nirken, bir yandan da vücudun ken-di bağışıklık sisteminin enfeksiyonla savaşımına yardımcı olunur
Çok ender olarak trombositopeni öylesine derinleşir ki, hastada kolayca kanama ya da morarma olabilir; bu tür durumlarda da vakit geçirmeden doktora haber veril-melidir Kemik iliğinin toparlanma-sı beklenirken gerekirse size trombosit verilebilir Trombosit sayınız düşükse, küçük yaralanmalardan bile kaçınmak için elinizden geleni yapmanız gerekir Kemoterapiye bağlı anemi genellikle çok daha az acil bir sorundur Ancak deride solukluğa ve yorgunluk, halsizlik ve nefes darlığı gibi belirtilere neden olabilir
Normal koşullarda kan hücrele-rinin sayısı oldukça kısa sürede nor-male döner Bir sonraki kemoterapi küründen önce sayıların normale dönmesi önemlidir Tersi durumda, sayılar normale dönene kadar teda-viyi ertelemek gerekebilir ve kimi zaman kemoterapi dozu azaltılabi-lir Hücre sayıları düşükken yeni ke-moterapi uyulandığında ciddi komplikasyonlarla karşılaşma riski önemli ölçüde artar Yukarıda sayılan nedenlerle, her kemoterapi kü-ründen önce kan hücre sayıları mutlaka kontrol edilir
Kimi zaman akyuvar sayısının normale dönmesi için kemoterapi sonrasında hastaya büyüme faktörü (koloni uyarıcı faktör olarak da bili-nir) uygulanabilir; alyuvarların üre-timini uyarmak için de epoetin ve-rilebilir Ancak anemi genellikle kan nakli yapılarak kolaylıkla düzeltile-bilir
Bulantı/kusma
Bulantı ve kus-ma kemoterapinin iyi bilinen yan etkileri arasındadır; ancak günü-müzde bulantı ve kusma eskisine göre çok daha az sorun yaratır Ba-zı ilaçlar çok az bulantı ve kusmaya yol açar ve hatta hiç açmaz Eğer bulantı ve kusmaya daha çok yol açan ilaçlar kullanıyorsanız bu so-run genellikle modern bulantı önle-yici ilaçlarla (antiemetik olarak bili-nirler) önlenebilir ya da büyük ölçü-de azaltılabilir Antiemetikler belir-tilerin gelişmesini durdurmak ama-cıyla artık rutin olarak uygulanmak-ta ve bazen kemoterapiden bir gün önce verilmeye başlanmaktadır
Saç kaybı
İyi bilinen bir diğer yan etki de saç kaybı ya da alopesidir, ancak tüm kemoterapi ilaçları bu yan etkiye yol açmaz Saç foliküllerindeki (köklerindeki) hücreler hızlı bölündüklerinden, saçlar kemoterapiye duyarlıdır Kimi zaman yalnızca az miktarda alopesi gelişir-ken, bazı ilaçlar saçları tamamen dökebilir Ayrıca bazı hastaların saçlı derilerinde geçici duyarlılık da gelişebilir Saç kaybı genellikle te-davinin başlamasından 25 hafta sonra görülür Kemoterapi bittikten sonra saçlar yeniden çıkar (genel-likle de son kürden yaklaşık 3 hafta sonra tekrar büyümeye başlar) Başlangıçta saçlarınızın önceki du-ruma göre daha kıvrımlı olduğunu fark edebilirsiniz Kimi zaman ke-moterapi sırasında da yeni saçlar çıkabilir Vücuttaki tüyler de dökü-lebilir, ancak en çok etkilenen ge-nellikle saçlarımızdır
Neyse ki, son yıllarda toplumun saç kaybına karşı tutumu büyük öl-çüde değişmiştir; belki kısmen mo-danın değişmesinden, kısmen de kanser tedavisi sonrasında saçlarını yitirmiş kişileri görmeye alıştığımız ve onlar hakkında daha çok yazı okuduğumuzdandır Saçlarınızı yitir-me düşüncesinin sizi üzmesi anlaşı-labilir bir durumdur, ancak belki de bununla sandığınızdan çok daha ko-lay baş edeceğinizi göreceksiniz
Başınızı açık bırakmak (gerçi gi-derek daha çok insan böyle yapıyor) sizi rahatsız ediyorsa saçlarınız yeni-den çıkana kadar peruk kullanabilir-siniz Saçlarınız önemli ölçüde dö-külmeye başladığında geri kalanları tıraş etmeniz ya da en azından kısa kesmeniz genellikle iyi bir fikirdir
Saç kaybını azaltmak için size “saçlı deriyi dondurma” adı verilen bir teknik kullanmanız önerilebilir Bu teknikte kemoterapi enjeksiyo-nundan bir süre önce ve sonra son derece soğuk bir başlık giyilir So-ğuk başlık, saçlı derideki kan da-marlarını büzüştürerek, saç kökle-rine daha az ilaç gitmesini sağlar İşlem herkese uygun değildir ve bazı hastalarda etkili olsa da, her zaman başarılı olmaz Kemoterapi süresini önemli ölçüde uzatır ve ra-hatsızlık verebilir
Diğer yan etkiler
Pek çok kişi kemoterapiden sonra bir iki gün boyunca (bazen daha uzun) kendini iyi hissetmez Yorgunluk yakınmasıyla da oldukça sık karşılaşılır ve yorgunluk kimi zaman oldukça uzun sürer Yan etkilerin çoğu ol-dukça kısa sürede geçerken, bir kıs-mı uzun sürer ve çok ender olarak da kalıcı olur
Kemoterapinin ender görülen yan etkilerinden birisi de enjeksi-yon bölgesindeki deri hasarıdır Ba-zı ilaçlar, toplardamardan sızıp çev-re dokulara temas ettiklerinde, cid-di ülserlere yol açabilmektedir Gü-nümüzde kemoterapi uygulayan görevliler son derece eğitimlidir ve ilaçların uygulanması sırasında bü-yük özen gösterilir Yine de çok en-der olarak bu sorunla karşılaşılabilir Enjeksiyon devam ederken enjeksi-yonun giriş bölgesinde herhangi bir ağrı ya da rahatsızlık hissettiğinizde bunu hemen görevliye bildirmeniz gerekir, çünkü bu yakınmalar sızın-tının ilk belirtisi olabilir
Bazı kemoterapiler yumurtalık ya da testislerin normal çalışmasını durudurabilir Buna bağlı olarak fertilite (doğurganlık) azalabilir ya da kısırlık gelişebilir; hatta bazı kadın-lar erken menopoza girebilir Kısır kalmalarına yol açabilecek bir teda-viye başlamadan önce genç erkek hastalar, spermlerini sperm banka-sına yatırabilir Doğurganlığını yiti-recek olan bazı kadınlar ise, embri-yolarını özel hazırlanmış derin don-durucularda saklatabilir Bunun için önce yumurtalıkların yumurta üret-mesini sağlayacak ilaçlar verilir; yu-murtalar eş ya da donörden (verici) alınan spermlerle laboratuvarda döllenir Bir diğer seçenek de döl-lenmemiş yumurtaların saklanması-dır ama bunda başarı oranı çok dü-şüktür
Kemoterapinin başka pek çok olası yan etkisi vardır ve bazı yan etkiler bazı ilaçlara özeldir Öte yandan çoğu hastanın bu yan etki-leri hiç yaşamadığı ya da katlanıl-maz bulmadığı rahatlıkla söylenebi-lir Benzer şekilde bu yan etkiler ba-şarıyla tedavi edilebilir ve hatta ön-lenebilir Daha yoğun tedavilerde yan etkilerle karşılaşma olasılığı ve yan etkilerin şiddeti artar Bunlar arasında ağızda ülser, gözde ağrı, sistit, ishal, tırnak değişiklikleri,uzuvlarda uyuşma, döküntü, hafif bellek ve konsantrasyon bozukluk-ları ve depresyon bulunmaktadır Çok ender olarak akciğer, kalp ya da böbrek üzerinde yan etkiler gözle-nebilir veya uzun yıllar sonra başka bir kanser gelişebilir Tedavi sırasın-da size rahatsızlık veren her türlü belirtiyi bildirin; sıklıkla bu konuda yapılacak birşeyler vardır Elbette bu tür belirtilerin tümü kemoterapiden kaynaklanmaz ve başka olası nedenlerin de değerlendirilmesi ge-rekebilir
Kemoterapi görmeye başlaya-caksınız, tüm bu olası yan etkileri okumak sizi korkutabilir; ama pek çok hastanın kemoterapiler arasın-daki dönemde sosyal ve mesleki ya-şamını normal olarak sürdürebildiği-ni unutmayın Gerçekten de böyle davranan hastaların kemoterapinin etkileriyle genellikle daha kolay baş edebildiği görülmektedir Pek çok hasta, kemoterapinin beklediklerin-den daha az rahatsızlık verdiğini dü-şünmektedir


Alıntı Yaparak Cevapla