Yalnız Mesajı Göster

İlk İcatlar

Eski 10-14-2012   #7
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

İlk İcatlar




Barut’ un icadıBarut güherçile* kükürt ve kömür tozundan meydana gelmiş patlayıcı bir maddedir Ateşli silahlarla mermiyi atmak için kullanılır Çok kez* “karabarut” adıyla anılır Barutun çok eski bîr tarihi vardır MÖ 1000 yıllarında* Çinliler* ateşi bir savaş silahı olarak kullanırlardı Gerek Doğu’da* gerekse Batı’da* alev ve ateşten savaşlarda da yararlanılıyordu Özellikle Çin ordusunda* dehşet saçan savaş arabaları vardı ki* bunların görevi çömlek ve güllelerin içindeki ateşi düşman ordusuna atmaktıBatılılaın* ateşli silahları Doğululardan öğrendikleri sanılıyor Ancak* tarihçi Home-ros’un (MÖ IX yüzyıl) eserlerinde* ateşli silahlar üzerinde herhangi bir bilgiye rastlanmamaktadır Peloppones Savaşları’nda (MO 428-424) içlerinde kömür* kükürt ve zift gibi yanıcı maddeler bulunan toprak kapların mancınıklarla atıldığı biliniyor Ne var ki* bu yoldan çıkarılan yangınlar* üzerine toprak atmakla kolaylıkla söndürülebiliyor* büyük bir zarara yol açması önleniyorduBunun sonucu olarak* daha etkili yanıcı maddeler aranmaya başlandı Yanmak için gerekli oksijeni havadan değil de* kendi bünyesinden alabilen yanıcı maddeler en iyisiydi Yani* ateşin üstü örtü ise bile* sondürülememeli* alevler çıkmaya devam etmeliydi İşte böylece de* ateşli silahlardan patlayıcı silahlara geçilmiş oldu Bu işte ilk olarak* güherçile kullanıldı Güherçile* beyaz renkte* ince billurlar halinde bir maddedir Kimyasal adı “potasyum azotat”tırDoğu’da* Çinliler* güherçileyi biliyorlardı Abdullah adında Malaga’lı (İspanya’nın güneyi) bir Arap yazarı (1200 yılları)* güherçileden söz ederken* “Çin karı” deyimini kullanmıştır İranlı yazarlar ise* güherçileye “Hint karı” derlerdi Böylece* güherçile* XIII yüzyılın ortalarına doğru Doğu’dan İslam ülkelerine geçti Anlaşıldığına göre* Çinliler barut yapmayı biliyorlardı Ancak* barutu* “maytap” ve “kestane fişeği” dediğimiz biçimde kullanmışlardır Büyük İskender Hindistan’a gittiği sıralarda* barut Hindistan’da da biliniyordu Marco Polo* Çin’e yaptığı uzun gezisinde* Çinli rahiplerin geceleri havada baruttu fişeklerle şenlikler yaptığını görmüştüAvrupa’da barutu ilk bulanın ise* Friburglu Berthold Schwartz (1318-1384) adında bir Alman rahip ve filozofu olduğu sanılıyor Schwartz* Venediklilerin kullandıkları ilk topları dökmüş* bu toplarla gülleleri uzağa fırlatmak için de* baruttan yararlanmıştı Ancak* kimi tarihçiler de* Avrupa’da barutun icadı şerefini* Roger Bacon (1224-1294) adındaki İngiliz bilginine verirlerAvrupa’da* ateşli silahlarla barut* ilk kez XIII yüzyılda kullanılmaya başlanmıştır XIV yüzyılda da* barutun topçuluk alanında kullanılması geliştirilmiştir Barutun* bugünkü anlamıyla* ilk olarak İngilizlerle Fransızlar arasındaki Cressy Savaşı’nda (1346) kullanıldığı sanılıyorKimya alanındaki ilerlemeler sonucunda* nitrosellüloz ve nitrogliserinin elde edilmesiyle* hafif dumanlı barutlar kullanılmaya başlanmıştır Eskiden* barut çok miktarda duman yaptığı için* ateş eden topun yeri hemen belli oluyor* üstelik* bu* top namlusunün kalın bir is tabakasıyla örtülmesine de yol açıyordu Paul Vieille adındaki Fransız mühendisi (1854-1934) dumansız barutu icat ettikten sonra İse* silahlarda yalnız bu çeşit barut kullanılmaya başlandı (1886) Bundan birkaç yıl sonra da* İsveçli kimyager Alfred Nobel (1833-1896) daha yüksek nitelikte patlayıcı bir madde olan nitrogliserinil barutu keşfetti Zamanla* barut geliştirilerek* değişik silahlarda* istenilen biçimde kullanılabilecek duruma getirildiBarut Nasıl Elde Edilir?Barutun karışımında* %70 - 80 potasyum nitrat (NOs)* %12-20 odun kömürü* %3-14 de kükürt vardır Bu karışımdaki potasyum nitrat* kömürle kükürtün yanması için gerekli olan oksijeni verir; kükürt de* barutun kolayca tutuşmasını sağlar ve yakılınca çok miktarda gaz çıkartır Barutu meydana getiren maddelerden kömürün yanmasıyla* karbon dioksit (CO2)* kükürtün yanmasıyla da* kükürt dioksit (SO2) gazları oluşur Geriye* potasyum sülfat* potasyum karbonat* potasyum sülfür kalır ki* bunların gazları yüksek bir basınç meydana getirir Bu basınç da* ateşli silahlarda* merminin ileriye fırlatılmasını sağlarTeknikteki ilerlemelere rağmen* barut* bugün de* pek az bir farkla* eskiden elde edildiği yollardan elde edilir: Karışımı meydana getiren maddeler* önce ayrı ayrı* sonra da bir arada öğütülerek* karıştırılır Bu karışım* basınçla* hamur haline getirilir; sarsıntılı eleklerden geçirilerek* tozundan ayrılır Bu işlemin sonunda* tane halinde barut elde edilmiş olur Bu hamur* borulara basılarak* çubuk halinde barut haline getirilir; buna* “makarna barutu” adı verilir Ayrıca* küp* prizma* vb gibi biçimlerde kaplar kullanılarak* istenilen biçimde barut da elde edilebilirBugün* karabarut* şistli killer* kaya tuzları gibi* ötekilere oranla yumuşakça kütlelerin atılmasında kullanılmaktadır Çok duman çıkarttığından* askerlik alanında artık büyük bir önemi kalmamıştır Bugün için* ateşli silahlarda* daha çok “dumansız barut”* daha doğru bir deyişle* “az dumanlı barut” kullanılmaktadır Dumansız barut kolodyum* trinitro gliserin* trinitro tolüen gibi patlayıcı maddelerin karışımıdırBugün* bu patlayıcı maddeleri yapabilmek için* çok miktarda potasyum nitrata ihtiyaç vardır Oysa* bu madde* yeryüzünde pek az bulunur Yalnız* Güney Amerika’da* And Dağları’nın denize bakan kıyılarında* kuşların bıraktığı gübreler* bu madde bakımından son derece zengindir O dolaylarda* bu gübreyi temizleyecek kadar bol yağmur da yağmadığı İçin* “guana” adı verilen bu gübreler* uzun süre* bozulmadan kalabilir Bu gübreler* genişliği 3 kilometre* uzunluğu 300 kilometre olan bir alanı kaplamış durumdadır Gübre tabakasının kalınlığı da 1*5 metreyi bulur İşte* bu çevre uzun süre* devletlerin barut yapması için gerekli olan ham maddeyi sağlamıştırBütün devletler* Şili’den gübre satın almak zorunda kalmıştır Yalnız Almanya* 1913 yılında* Birinci Dünya Savaşı’ndan önce* bu gübrelerden tam 750000 ton satın almıştı İngiltere de aynı miktar gübre almış ve bu iki ülke* bu maddelerden yaptıkları barutları birbirlerine karşı kullanmışlardı Ancak* Almanlar* savaş sırasında* havadan aldıkları azotla* potasyum nitrat yapmayı başardılar Böylece* barut yapımı için* Şili’deki gübreler yerine* bitmek tükenmek bilmeyen havadan yararlanılmaya başlandıAtom bombası’ nın icadıAtom bombasını ilk kez yapmayı başaran ABD* ilk atom bombasını 16 Temmuz 1945′te New Jersey eyaletindeki Alamogordo hava üssünde patlattı Bu patlamada inanılmaz derecede kuvvetli bir ışık16 km uzaklardaki dağları bile aydınlattı Ateşten bir top 12*000 metreye yükseldiİkinci Dünya Savaşı’nda* savaş amacıyla kullanılan ilk atom bombası* 6 Ağustos 1945′te Japonya’da Hiroşima şehrine atıldı Patlamada 66*000 kişi öldü* 69*000 kişi de yaralandı Üç gün sonra Nagasaki’ye atılan atom bombası ise 37*000 kişiyi öldürdü* 40*000 kişiyi yaraladıAtom bombası patlatılınca* bir sarsma dalgası meydana gelir Bu dalganın hızı ses hızından yüksektir Atom bombası* genel olarak bu sarsma dalgasının etkisini artırmak için yerden yüksekte patlatılır Bu dalga yere çarptıktan sonra yeniden yukarı doğru sıçrar böylece aşağı doğru inip çıkan yeni sarsma dalgalarının oluşmasına yol açarDiğer yandan bombanın patladığı yerdeki hava ısınır; büyük bir hızla genişleyerek bir boşluk meydana getirir Bu boşluğu doldurmak için hücum eden soğuk hava* şiddetli bir kasırgaya yol açar Böylece atom bombası* iki yönden yakıcı* yıkıcı bir kuvvetle binaları devirir* canlıları öldürürAteşli tulumbalar’ ın icadıİngiltere’deki kömür madenlerinde durum gittikçe daha tehlikeli bir hal alıyordu Sürekli artan kömür talebi* kuyuların daha çok derinleştirilmesini gerektiriyor* dolan suları boşaltmak gittikçe güçleşiyordu Britanya ekonomisinin en önemli sorunu durumuna gelen suları boşaltma işi için bütün mühendisler seferber olmuşlardıXVII yüzyılın sonlarında bu mühendislerden biri* Thomas Savery (1650-1715)* bilim yayınlarına göz gezdirirken Hook’un* Papin’in makinesinden söz eden bir yazısına rastladı Savery* Hook’un eleştirmelerine rağmen* icadın işe yarar olabileceğini tahmin etti Bunun için de* ne gibi yenilikler getirilmesi gerektiğini tasarlayarak hemen işe koyulduSavery* pratik bir buhar makinesinin ihtira beratını* (patent) 1698′de aldıktan sonra makineyi önce kralın* ertesi yıl da Royal Society önünde denedi Papin’in makinesine* musluğa bağlı boruyla* istenildiği anda eksilen suyun yenilenebileceği büyük bir kazan eklemişti Burada kaynatılan su* ani bir soğuk su akımıyla sıvılaştırılıyor* böylece borunun içinde boşluk meydana geliyor* sonra dışarı atılacak su bu boşluğa doğru akıyordu Bundan sonra kazan yeniden ısıtılıyor ve işlem tekrarlanıyorduPapin’in makinesindeki gibi piston yoktu ve mekanizması da daha sadeydi Ağır işlemekle birlikte (dakikada dört darbe)* hiç değilse düzgün çalışıyordu Ancak* iki büyük sakıncası vardı Önce çok masraflıydı (75 lire suyu bir metre kaldırmak için 16 kilo kömür yakmak gerekiyordu)* sonra* tulumba ne kadar yüksekse* buhar basıncının da o oranda yüksek olması gerekiyordu Oysa basınç 8-10 atmosferi bulduğunda ısı öylesine yükseliyordu ki* lehimler eriyor* yarattığı gücün etkisiyle kazan patlıyorduSavery* patlamayı güven altına almak ve kazandaki basıncı kontrol edebilmek için Denis Papin’in 17 yıl önce Londra’dayken icat ettiği aygıtı kullanmayı düşünememişti Fransız bilgini 1681′de* en sert etleri bile kısa zamanda pişirmeye yarayacak bir tencere icat etmişti Bu* aslında* bugün kullandığımız “düdüklü tencere”nin ta kendisiydi İçindeki basıncı bilmek için bir supap yerleştirmiş* basıncı bir ağırlıkla dengelemişti Bu gerçek bir “güvenlik supabı”ydı ve kapsamı tencerenin yararını çok aşıyorduBurada Papin ve Savery’nin amaçlarının ayrı olduğuna işaret etmemiz yerinde olur Savery bir teknisyendi ve maden ocaklarındaki suların boşaltılması gibi somut bir soruna eğilmişti Bunu çözümleyince* daha öteye gitmek aklından geçmiyordu Papin* onun tersine* bir bilgindi Huygens’in kendisine aktardığı pratik sorun* (Seine’in sularını Versay sarayının parklarına kadar yükseltmek) onun için bir hareket noktası olmuş* dehası gittikçe genişleyen bir alanda icatlara yönelmişti Kısacası* Savery ile Papin arasında* yarar gözeten bir uygulamacıyla bir anda dünyayı sarsabilecek bir bilim adamının bütün özellikleri vardı1707′de altmışına varmış* hayal kırıklığına uğramış* bezgin ve kırgın bir insan olan Denis Papin* eski sorunu* Savery’nin eserinin ışığında çözümlemeye koyuldu O sırada Savery’nin makinesi madenlerdeki suları boşaltmakta kullanılıyordu; ama suyu dışarı atacağına hidrolik bir çarkın kanatlarının üstüne akıtıyordu Papin’in meydana getirdiği gülünç makine karmaşık ruhunun bir aynasıydı sanki Bir tek güç kullanacağına (sözgelişi bir buhar)* buhar* hava basıncı ve ağırlıktan yararlanıyorduBilgin* yine de bunu bir gemiye monte edip küreklerini çektirmeyi başardı Gemi* Fulda üzerinde Cassel’de gerçekten işledi* ama bir defaya mahsus* göstermelikti bu Papin* kararsız kişiliğine kapılıp Londra’ya yerleşmek üzere Almanya’dan ayrıldı Weser’deki takacılar* kendi kendine giden bu gemiyi öfkelerinden paramparça ettiler Parasız kalan zavallı Fransız da yoksulluk ve unutmuşluk içinde yaşlanmaya boyun eğmek zorunda kaldı Ne zaman öldüğü bile tam olarak bilinmeyecek kadar unutuldu…Savery’nin makinesi suyu 1750 metre yüksekliğe çıkardığı ve son derece ekonomik işlediği halde* maden işletmecileri tarafından beğenilmemişti Çünkü madenler çok derin kazıldığından her 1750 metreye bir makine yerleştirmek gerekiyordu Ayrıca bunların işletilmesi göze alınamayacak kadar büyük masraflara yol açacaktıDartmouth’da (Devonshire) işleyen bu tür bir makine Thomas Newcomen (1663-1729) adlı bir çilingirin dikkatini çekti Tasarılarını kendisine yakınlık gösteren büyük fizikçi Robert Hook’a açarak ondan kendisine öğüt vermesini dilediGünümüzde* basit bir çilingirin ünlü fizikçilerden birine baş vurması ve onun tarafından da ciddiye alınması pek olağan değildir O zamanlarda böyle şeylere hiç kimse şaşmazdı Bir icadın* bilginden çok* usta ve zeki bir işçinin eseri olabileceği akla yakın görülüyordu Bilim ve tekniğin işbirliği yeni yeni kurulmaktaydı ve Kolomb’un yumurtası hikâyesi her gün tekrarlanıp duruyordu Öte yandan* bilim adamları da kendilerine fazlaca güvenen bilgiçler olmasa gerekti; hatta tarihçilerin* kişiliğini alabildiğine kötüledikleri Hook bile…Böylece Newcomen* Newton’un eşiti büyük bilgine danışmaktan çekinmedi Sonra da arkadaşı camcı John Cawley ile birlikte* Savery’nin ateşli tulumbasının neden bunca güçsüz ve masraflı işlediği konusunda kafa patlatmaya başladılar İlk kusuru* buhar basıncının yetersiz olmasındandı Basıncı artırmak için ısıyı yükseltmek* kazanın patlamasını önlemek için de daha kalın imal etmek gerekiyordu Ancak* bu kalın kazan daha geç soğuyacak* yani tulumba daha ağır işleyecek dolayısıyla verim düşecekti Makine de bu yüzden masraflıydı zaten Isıtmak için bir yığın kömür yaktıktan sonra soğutmak için çırpınmak* olur iş değildi doğrusuNewcomen* Papin’in ve Savery’nin makinelerini inceledikten sonra* ikisi ortasını buldu İkincinin kazanını* birincinin de pistonlu silindirini aldı Hem kazan* hem de tulumba gövdesi olarak tek bir kap kullanacağına* iki ayrı kaptan yararlanmayı düşündü Böylece* soğutmaya ihtiyaç kalmayacağından kazanı gereğince kalın imal edilebilecek; doğrudan doğruya ısıtılmayacağına göre silindirin de soğutulması kolay olacaktıNewcomen’in projesi 1705′te gün ışığına çıktı Makine şöyle işliyordu: Kazanda oluşan buhar* bir silindire giderek pistonu kaldırıyor; piston dibine kadar iyice itildikten sonra soğuk su veriliyor; buhar sıvılaşınca silindirde hava boşluğu elde ediliyor; o zaman hava basıncı bütün gücüyle etki yaparak pistonu aşağıya itiyordu Sonra silindire yeniden buhar gönderiliyor işlem böylece sürüp gidiyordu Piston sürekli olarak inip kalkacağından* bunu bir çubukla* işletilecek tulumbaya bağlamak yeterliydiSavery gibi Newcomen de makinesini yalnız tulumbalarda kullanmayı düşünmekte* bunun suyu yükseğe çıkarmaktan başka bir şeye elverişli olabileceğini aklının ucundan geçirmemekteydi Her ikisinin de tek kaygısı* suyu 1033 metreden yukarıya çıkarmaktı Newcomen’in makinesi* tam anlamıyla bir buhar makinesi değildi Çünkü bunda itici güç buhar değil* hava basıncıydı Ancak bu nokta kullananları ilgilendirmiyordu Bu makine Savery’ninkinden daha güçlü* daha az masraflıydı ya* onlar için de önemli olan buydu Önceleri dakikada altı iniş-çıkış yaparken sonra bu on ikiye yükseltildi ve gücü de 100 beygiri bulduMakinenin ilk alıcısı Wolferhamptonlu bir kömür madeninin sahibiydi Makine büyük bir başarıyla görevinin üstesinden gelince* öteki maden şirketleri de art arda satiri almaya başladılar Geliştirilmeye son derece elverişli oluşu makinenin satışını artırıyorduGerçekten* 1713′te ‘prototipi’ son derece ilkel olmakla birlikte hızla gelişti; yüzyılın ortalarına doğru enikonu mükemmel bir araç haline geldi Bu gelişmelerden ilki musluklarda oldu Üç musluktan biri silindire buhar yolluyor* ikincisi soğuk su akıtıyor* üçüncüsü de suları boşaltıyordu Muslukların elle işlemesi bir sakıncaydı elbet* çünkü bir işçinin yalnız bu işle sürekli uğraşması gerekiyordu Ancak otomatikleştirme işini Newcomen mi* yoksa* Potter adlı bir işçi mi gerçekleştirdi* bilemiyoruz 1713′te bu musluklar bir sicimle makinenin düzgün hareketini sağlayacak ‘denge düzenleyicisi’ne (balansiye) bağlanarak işletilmeye başlandı 1718′de Beighton adlı bir teknisyen bu ipi söküp yerine* ince bir çubuk yerleştirdi Böylece makine kendi kendine işler duruma geldiBundan sonra* kazanın geliştirilmesi işi ele alındı Alman Jacob Leupold (1674-1727)* basıncı artırmayı (1725) ve İngiliz James Brindley de (1716-1772)* kazanın beslenmesini düzenli hale sokmayı başardılar/İngiliz John Smeaton (1724-1792)* buharın kaybolmasını önlemek için silindirin ve pistonun daha iyi perdahlanmasını sağladı Kısacası* yaratılmasından bu yana yarım yüzyıl geçmeden Newcomen’in makinesi bütün Avrupa’yı fethetti Fransa’da ilk olarak 1732′de maden ocaklarındaki suların boşaltılmasında kullanıldı Hollanda’da denizden kazanılan yerlerde aynı amaca hizmet etti Bazı ülkelerde de şehirlere su verme ya da toprakları sulama işine yarıyordu* İngiltere’de yüzlercesi işlemekteydi Bunlar* koca bir bina büyüklüğünde dev makinelerdi Ağır ağır gidip gelen hantal sarkacın çevresine bir yığın seyirci toplanıyorduNewcomen’in makinesi son 1934′te hizmetten çekildi 1787′de yapılmış olan bu saygıdeğer kalıntı halen Barnsley (Yorkshire) adlı İngiliz köyünde bulunmaktadır Sarkacı 7* silindiri de 330 metre yüksekliğindedir1951′de* Büyük Britanya festivalinde işletilmesi kolay olmadı Piston bazen inadı tutup yükselmiyor* bazen inmeyi unutuyor* bazen de yorgunluktan poflaya tıslaya duruveriyordu Bunu da 147 yıllık hizmetten sonra hoş görmek gerekir En iyi işlediği günlerde* makine* her iniş-çıkışında 227 ‘litre suyu 40 metre yükseğe çıkartmaktaydıBazı icatların ilginç öyküleri- Japon şirketi Sony’nin genel müdürü* golf oynarken müzik dinleyebilmesini sağlayacak bir cihaz istemişti Bunun üzerine firma teknisyenlerinden oluşan bir ekip ilk kişisel kasetçaları geliştirdi: Walkman!- İngiliz Percy Shaw basit bir icattan servet sahibi oldu 1933′de sisli bir gecede neredeyse otomobiliyle bir uçurumdan aşağı düşüyordu Otomoblin farlarından yayılan ışığın* yolun kenarındaki bir kedinin gözünden yansıması hayatını kurtardı Bu olaydan esinlenen Shaw* kedigözü adını verdiği bir yansıtıcı icat etti Kısa süre sonra birçok ülkenin yollarına bunlardan yerleştirildi- İlk dikiş makinesini* 1830′da Barthelemy Thimonnier adlı Fransız terzi yapmıştır Bu makinede ayak pedalıyla döndürülen bir tekerlek* iğneyi kaldırıp indiriyordu Bir terzi dakikada ortalama 30 dikiş atarken* bu alet 200 dikiş atabiliyordu Ancak bir çok terzi bu makine yüzünden işini kaybedebileceği endişesine kapıldı Öfkeli bir kalabalık bu aletlerin 80 tanesini tahrip etti- İlk başarılı elektrikli süpürgeyi* İngiliz mühendis Hubert Booth icat etmiştir Booth 1901′de British Vacuum Company adlı bir şirket kurdu Booth’un Puffing Billy adını verdiği makine yakıtla çalışıyor ve evden eve* atların çektiği bir arabayla taşınıyordu Üniforma giymiş işçiler evdeki halıları temizlemek için makinenin hortumunu pencereden içeriye uzatıyorlardı!- Joseph Bramah* karmaşık bir kilit icat etti Bunu açabilene de ödül vaat etti Nihayet* 75 yıl sonra* 1851′de dünyadaki en yeni teknolojilerin gösterildiği Londra’daki Büyük Sergi’de bir ziyaretçi kilidi açmayı başardı* ama bunun için tam 51 saat uğraştı- Daha önce bir sağırlar okulunu yöneten ABD’de yaşayan İskoç Alexander Graham Bell çalışmalarına üniversitede devam etmiştir Bell ve Thomas Watson adlı bir elektrik mühendisi bir mikrofon ve kulaklıktan oluşan ilk telefonu yaptılar Tarihteki ilk telefon konuşmasını 10 Mart 1876′da Bell yapmıştır Pantolonuna yanlışlıkla asit dökmüş ve arkadaşına “Bay Watson lütfen gelir misiniz?” demiştir- Atacı* 1900′de Norveçli Johann Vaaler icat etti Kağıtları sıkıca tutabilmek için* iç içe geçmiş iki halka oluşturan* ****l bir telden ibaret orijinal tasarım* bugüne kadar hemen hiç değişmemiştir Daha önceleri kağıtlar iğneleyerek bir arada tutuluyordu- 1816′da Fransız doktor Rene Laennec Paris sokaklarında dolaşırken* oynayan iki çocuk gördü Çocuklardan biri elindeki tahta sopanın bir ucuna kulağını dayamıştı* öbürü ise tahtanın öteki ucuna iğneyle vuruyordu Vuruş sesleri tahtanın içinden iletiliyordu Daha sonra Laennec bir sayfa kağıdı rulo yaparak iple bağladı Bunu hastanın göğsüne dayadığında kalp atışlarını dinleyebiliyordu Bu alete Yunanca göğüs anlamındaki stethos sözcüğünden gelen steteskop adı verildiYıllara göre icatlar1900: Kont Von Zepplin ‘ZEPPLİN’i icat etti1901: King Camp Gillette ‘Jilet’i icat ettiPatentini aldı1903 te 168 adet bir sene sonra ise 12500000 adet sattı1902: Elektrik Süpürgesi icat edildi1904: İlk kol saati icat edildi1905: E=mc²1906: Amerikalı Coolidge Tungsten ‘AMPUL’u buldu1908: Henry Fort 15 beygirlik 4 silindirli ilk motorlu arabayı geliştirdi1913: Alman Hans Geiger ‘RADYASYON ÖLÇÜM’ aletini icat etti1914: Elektrikli Bulaşık Makinesi kullanılmaya başlandı1915: Astronom PLowell ‘PLÜTON’ gezegenini keşfetti1930 da teleskopla görüldü1917: Renkli sinema filmi yapıldı Radyo icat edildi1920: Torbo motor geliştirildi1921: İnsülin bulundu1923: İngilizler ilk uçak gemisini yaptılar1924: Fransız Ramon ‘DİFTERİ’ aşısını buldu1925: Amerikalı Armstrong FM yayını yapmayı başardı1926: Heisenberg* Atom çekirdeğinin yapısını ortaya çıkardı1927: Londra ile New York arasında telefon hattı kuruldu1929: Siemens telefonun görünümünü değiştirdi1930: ABD’de dondurulmuş gıda piyasaya çıktı1931: Yapay zekanın ilk adımları atıldı1932: Elektronik mikroskop geliştirildi1934: Otomatik çamaşır malinası ABD’de yapıldı1935: Gallup* kamuoyu araştırma enstitüsü kurdu1936: ABD’li Kendall* kortizonu buldu1938: İlk naylon ürün ABD’de tanıtıldıiş fırçası1939: ABD’li PHLevine* kandaki RH faktörünü saptadı1940: Alman’lar Havadan denize fırlatılan füze yaptı Plütonyum bulundu1941: Uçaktan fırlatılan koltuk yapıldı1942: Napalm icat edildi1943: Sovyet’ler molotof kokteyli yaptı1944: Sovyetler MR’yi keşfettiABD’li McLeaod ve McCarthy DNA’yı keşfettiantibiyotik keşfetildi1947: Mikrodalga fırın yapıldıPlastik lens yapıldıİngiliz Holmes*kurşun izotoplarıyla dünyanın yaşını hesapladı1949: 45′lik plak ABD’de piyasaya çıktı1950: İlk kredi kartı çıkarıldıİlk böbre nakli ABD’de yapıldı1951: Transistör yapıldıABD’de renkli tv yayını yapıldı1952: ABD’de halka ilkkez sinemada film gösterildiFransız’lar ilk kez uçakla ses duvarını aştı1954: İlk transistörlü radyo alıcısı yapıldıDoğum kontrol hapı geliştirildi1955: Amerikalı Leskell* EKG’yi icat etti1956: Kromozon sayısı saptandı1957:Fransa’da ilk ilik nakli yapıldı İlk Boeing uçağı deneme için havalandı1958: İlk renkli Video-Kamera geliştirildi1960: Laser yapıldı1963: Hollanda’lılar ilk müzük kasetini yaptılar1964: Esnek lens icat edildi1966: İngilizler ilk Hovercraft’ı denediler1967: İlk kalp nakli ameliyatı yapıldı1968: Boeing uçağı 1000 km/s hızla uçuşunu yaptı1969: Ses duvarını aşan Concorde ilk uçuşunu yaptı1970: Video-kaset ABD’de piyasaya çıktıJaponlar küçük hesap makinesini yaptılar1971: Hepatit-B aşısı bulundu1972: Fiber Kablo ABD’lilerce yapıldı1973: Scanner yapıldı ABD genetik çağını başlattı ABD’liler ışık hızını tespit ettiler1974: Bellek kartı icat edildi1975: İnsanın ilk genetik haritası çıkarıldı İngiliz’ler inekten ineğe cenin nakli yaptı1978: Sony firması Walkman’ı üretti İlk tüp bebek İngiltere’de doğdu1979: Karbon-14 yöntemi geliştirildi Philips ve Sony* CD geliştirdi1980: ABD’de ilk genetik tedavi denemesi gönüllüler üzerinde yapıldı1983: AIDS ortaya çıktı1984: RU486 adlı hamileliği önleyici hap geliştirildi Bilgisayarlarda ‘MOUSE’ kullanımı yaygınlaştı1986: Döllenmiş yumurtaya çekirdek nakliyle koyun kopyalandı1989: Japonlar* damarda dolaşabilen küçür robot yaptı1992: İnsandaki 21 kromozomun haritası eksiksiz çıkarıldı1994: İnternet salgını dünyaya yayıldı1995: Saniyede 100 milyar işlem yapan bilgisayar geliştirildi1997: Koyun Dolly dünyaya geldi






Alıntı Yaparak Cevapla