10-14-2012
|
#17
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Barikat Biyografisi
Gücün Varsa Sevgi Var ( Bubi Tuzağı ) - Barikat
Acımasız hayat! Sürprizlerle geçen günler kovalar
sokaklara
günden güne doğanlar! Korkma; atacağın bir adım daha var:
Mezopotamya; bereketli topraklar! Tek başına cirit
atacağın
koca saha Zafer nidaları; kan ve göz yaşı Çekip giden
umutlar; gencecik fidanlar  Bulduğun vaha; avam
kamarası!
Hayatın gerçekleri toprağa gömülen! Seni bekleyen o
mızrakların, kılıç, top ve tüfeklerin önünde zayıf olan
insanların yere serildiği! Gördüğün ve de yaşadığın tatlı
rüya! Sözüm ona güya düşen, gök kule seni mutlu olacağın
cennet! Evet! Sloganıdır yeni çağın: sırtını dönme sakın
Akın var ya bu akın! Bakın; küçük olan senin tek ayak
bağın! Güçlü olmak için vur; bas kazmanın sırtına; her
önüne gelene; gelene ve gidene Sakın aldanma, kanma,
şaşma; tek hedef var önünde; tek hedef zirve, zirve! Gücün
varsa sevgi ve saygı var Zafer seninse önünde eğilen var
Gücün varsa sevgi ve saygı var Yenilirsen dostundan
hançer
var Sırat köprüsü zor; kıldan ince kılıçtan keskin Say
yalanları; yalanları kalkan edin Sala gitsin ipe sapa
gelmez geçmişi! Geçmiş geleceğin çelikten zinciridir
boyunlara vurulan Gerçek cennet zaferin kendisidir
Düşün;
bu köpekler neden havlar? Tırmanırken ardından kemikleri
savur Sisli puslu havaları kolla; koş; aralarından geç
peygamber edasıyla Boyun eğdir bu dünyayı Bırakma; sıkı
tut; kılıcın olsun bu gücün kendisi Güç, bu dünyanın
efendisi, dini kitabı! Sevgi, merhamet, hürmet seni vuran
kurşun; dostundur ilkin seni sırından vuran! Dönüp bakma
geçmişe; kanma, izin verme ruhun ve bedeninden parçalar
koparmalarına Unutma; küçük olmak bazen direnmektir; çoğu
zaman ise sadece ölmektir Bu yılanın bile yılanı soktuğu
koca dünyada kaybedecek neyin var? İtilip kakılan,
suratına
tükürülen kimliksiz düşler kimin umurunda? Unutma; Tanrı
bile güce sahip olandır Olacaksan bile oğlan, en büyük
oğlan olayı bir dene! Yine göreceksin; sürü eğilecek, sana
verecek! Gerçek bu; gerçek, gerçek gücün kendisi;
efendisi!
Evet; gözü açık ol Ölümünü görmediğin hiçbir şeyi sakın
sevme; verme! Esen bir rüzgar ol! Geçici sevda peşinde
koşup durma! Acımasız hayat bu; Mezopotamya! Adımına
güvenme! Boyun eğme! Kul evine değil, kral tahtına oyna;
boyun eğmektense ölmeyi tercih et! Ve asla düşme yere;
düşenin dostu olmaz Dönüp bakmaz hayat; hayat acımaz!
Saçı
dik Bir ton jöle Buna Memoli 'Havası' diyorsun Ama
aklından fikrinden düşüncenden uzaklaşma; Düşünceni
fikrini
satma Hayat okul; akıl oyunu satranca benzer Onun
kurallarına uymayanın sonu derbeder Oluverirsin bir anda
şah mat O zaman nerde kaldı kader; kader ya nasip, ya
kısmet der
|
|
|
|