|
Prof. Dr. Sinsi
|
Bulgaristan Türkiye Sınırları
AZERBEYCAN
Türkiye ile İğdır'ın Dilucu mevkiinde çok kısa bir sınıra sahiptir
Azerbaycan, 1991'de SSCB'nin dağılması sonucu bağımsızlığını kazanmıştır Türkiye Azerbaycan arasında çok sıkı ilişkiler vardır Ekonomik, siyasî ve kültürel yönden iki ülke arasındaki ilişkiler giderek güçlenmektedir Latin alfabesini kabul ettikten sonra kültürel ilişkiler daha da güçlenmiştir Türkiye'de çok sayıda Azerî Türkü yükseköğrenim görmektedir
İRAN
Aras'ın ülkemizden ayrıldığı yöreden (Dilucu yöresi) başlar ve Türk-iran-lrak sınırlarının kesişme noktasında sona erer Türkiye - iran sınırı, değişik özellikleriyle diğer sınırlarımızdan ayrılır Bunları kısaca sövle özetleyebiliriz: • Doğal sınır olup genellikle su bölümü çizgisini takip eder
• Türkiye tarafındaki Van gölü havzası ile iran tarafındaki Urmiye gölü havzasını birbirinden ayrılır Sınır, bu iki su toplama havzasını birbirinden ayıran dağların, genellikle doruk noktalarından geçer Bu doruklardan bazıları 3000 metreden fazla yükseklik gösterir
• Çok eski olan Türikiye - iran sınırı, milli sınırlarımızın politik açıdan en dengelisidir Sınır 1639 Kasr-ı Şirin Anlaşması iie çizilmiştir O tarihten bugüne önemli sayılacak bir değişikliğe uğramamıştır
• Türkiye- iran sının doğal bir sınır olduğu halde karşılıklı geçişleri önleyen bir duvar değildir Ulaştırmayı sağlayan önemli giriş çıkış kapıları vardır Sınır, etnik yönden aynı milleti ikiye böler Çünkü iran Azarbaycan'ı (politik merkezi Tebriz) Türk nüfusunun çoğunlukta olduğu bir Türk bölgesidir
Uzunluğu 454 km kadar olan Türkiye-iran sınırı, yukarıda da değinildiği gibi karşılıklı geçişleri zorlaştırmaz Bu sınır üzerinde bulunan en önemli kapı, Gürbulak Gümrük kapısıdır Bu kapıdan geçen çok işlek yol (E23 devlet yolu), Anadolu'yu baştan başa kaleden, Avrupa bağlantılı kara yolu olup, Tebriz üzerinden Tahran'a ulaşır Güzergâh üzerindeki trafik yoğunluğu özellikle 1960 lardan sonra önem kazanan milletler arası TIR taşımacılığı nedeniyle belirgin bir şekilde artmıştır Türkiye-iran sınırı üzerindeki bir başka Gümrük kapısı da Esendere gümrük kapısıdır
Türkiye-iran sınırında da, bazı sorunlar vardır: Bunların başında, henüz standartları yüksek işlek bir yol sisteminin geliştirilmemiş olması ve kaçakçılık olayları gelir Ülkemizden iran'a daha çok hayvan kaçırılır Oradan Türkiye'ye ise narkotik (uyuşturucu) maddeler, oyuncak gereçler, mutfak eşyaları, saat ve ev eşyaları, mermi silâh gibi malların sokulduğu eskiden beri bilinmektedir Özellikle 1960 lardan sonra yoğunlaşan TIR taşımacılığının bu gibi olayları hızlandırdığı, 1980 den sonra olayın kısmen denetim altına alınıp sınırlandırdığı bilinmektedir Bu sorunlara terörist sızmaları da eklenmiştir
IRAK
Türkiye - iran sınırının bitim noktasından başlar Genellikle doğu batı yönünde uzanır ve Türkiye-Suriye -Irak sınırının kesişme noktası olan Habur-Dicle (Hezil) çayı kavşağında son bulur 331 km uzunluğunda olan Türkiye-lrak sınırı çok dağlık bir sınırdır Türkiye-lrak sınırının 107 km lik bir bölümü akarsuların vadilerinden geri kalan bölümü ise çok sarp ve engebeli bir araziden geçmektedir
Lozon barış görüşmelerinde Türkiye, bölge nüfusunun çoğunun Türk olması nedeniyle Musul ve dolaylarının Türkiye'de kalması gerektiği tezini ileri sürmüştü, ingilizler kendi çıkarlarına uymayan bu teze karşı çıkmıştır, ingiltere ile Türkiye arasındaki uzun görüşmeler sonucu 1926'da imzalanan Ankara Anlaşmasıyla yukarıda belirtilen Türkiye-lrak sınırı çizilmiştir
Türkiye-lrak sınırının Türkiye kesimi ile Irak kesimi arasında doğal, beşerî ve ekonomik dengesizlikler vardır Sınırın Türkiye kesimi, büyük çoğunlukla Hakkâri ili sınırları içindedir Bu arazi; Buzul Dağları ve Hakkâri Dağları gibi, doruk noktaları 3600 ile 4000 m yi bulan, çok engebeli, sarp ve dik yüzeylerden oluşmuştur Buna karşılık Irak kesimi, yükseltileri 1500-2000 m yi geçmeyen daha alçak yörelerden oluşur Bu nedenlerle, sınırın Türkiye kesimi seyrek nüfuslu ve ekonomik açıdan geri bir bölge, Irak kesimi ise petrol üretim nedeniyle zengin bir bölgedir Sınırlarımıza 130 km kadar uzaklıkta yer alan Musul'un nüfusu 600 bine yaklaşırken Türkiye kesiminin en büyük il merkezi olan Hakkâri, 1990'da 30 000 nüfuslu, kasaba görünümlü bir yerleşmedir
Sınırın İrak tarafında bulunan Musul, Kerkük (1990'da 250 bin) ve Er-bil (1990'da 334 bin) ile dolaylarında, bugün bile, 700-800 bin dolayında Türk nüfus yaşamaktadır Bu kalabalık nüfus kitlesi, Irak'ta zaman zaman baskı ve zülüm görmektedir Olayın temelde gerçek sorumlusu ise, hiç kuşkusuz çıkarcı ingiliz politikasıdır Çünkü, öncelikle çıkarlarını düşünen bu ülke, Musul-Kerkük ve Erbil dolaylarını, zorla ve oldu bitliye getirerek ülkemizden koparmıştır
Türkiye-ırak sınırı üzerindeki karşılıklı geçişler, hemen tümüyle Ciz-re-Silopi-Zaho doğrultusunda yoğunlaşmıştır Milletlerarası E-26 devlet karayolunun bir devamı olan bu güzergâh, istanbul-Bağdat arasında işleyen Musul-Bağdat yolunu, Türkiye üzerinden Avrupa'ya bağlayan, çok işlek bir yoldur Özellikle 1960'lardan itibaren yoğun bir TIR taşımacılığına sahne olmaktadır Burada Türkiye'nin en işlek sınır kapılarından biri olan Habur gümrük kapısı bulunmaktadır
Sınır üzerindeki diğer geçiş noktaları, patika yollarla her iki ülkeye bağlı olup genellikle sınır ticareti ve kaçakçılık olayları bu yollardan yapılır Irak'ta otorite boşluğu doğması sonucu, terörizm hareketleri meydana gelmiştir Türkiye düşmanı bölücü eşkıya grupları, bu bölgede eğitim kampları kurarak, cinayet şebeke timlerini yurdumuza sokmuş ve pek çok katliam yaptırmıştır Türkiye zaman zaman askeri güç kullanarak, bu bölgeye hava saldırıları 've kara harekâtı yapmak zorunda kalmıştır Kuzey Irak'ta yaşayan Kürt grupların örgütlenmiş olmalarına rağmen, 1 milyon dolayındaki Türkün herhangi bir örgüte sahip olmaması düşündürücüdür
SURİYE
Uzunluğu 877 km olan bu sınır, kara sınırımızın en uzunudur Dicle çayı kavşağından doğu-batı yönünde Hatay il sınırına ulaşır Daha sonra Hatay; ilinin doğu güney sınırını oluşturduktan sonra Akdeniz'e ulaşır Türkiye'nin en güney noktası (Beysun köyü) bu sınır üzerindedir
Türkiye-Suriye sınırının bugünkü statüsü, Türkiye-Fransa arasında imzalanan 20 Ekim 1921, 5 Haziran 1926 ve 23 Haziran 1939 Ankara Anlaşmaları ile tesbit edilmiştir Hatırlanacağı üzere, Birinci Dünya Savaşı yıllarında, bugünkü Suriye topraklarıyla birlikte Kahraman Maraş, Gazi Antep, Şanlı Urfa, Mardin, Çukurova ve Hatay yöresi, Fransız işgaline girmiş bulunuyordu Ancak 1921 ve 1926 Ankara anlaşmalarında Hatay ili Suriye'de kalacak şekilde sınır çizilmiştir Ancak Atatürk, Hatay'ı anavatana bağlamaya kararlı idi Takip edilen akılcı politika sonucu 1939 da Hatay Parlamentosu anavatana katılma kararı aldı Bu karar aynı yıl Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından da onaylandı Böylece Türkiye-Suriye sınırı, günümüzdeki durumunu kazandı
Türkiye-Suriye sının üzerinde çok sayıda gümrük kapısı vardır Bunların başlıcaları Cilvegözü, Cizre ve Akçakale gümrük kapılarıdır
Türkiye-Suriye sınırında bazı sorunlar vardır Bunlar, kısaca şöyle özetlenebilir
Suriye bazı haritalarda ve okul atlaslarında Hatay yöresini kendi ülke sınırları içerisinde göstermektedir Suriye, 1939'da kendi halkının ve yöneticilerinin kararıyla Türkiye'ye bağlanan topraklar hakkında böyle bir politika izlemekle hem komşuluk hem de akılcılık ilkelerine uymamaktadr
Sınır boyundaki bir diğer sorun, Türk vatandaşlarının bir kısım topraklarının Suriye'de, Suriye vatandaşlarınınki ise, Türkiye kesiminde kalmasıdır Karşılıklı satış ve devirler yoluyla sorun çözümlenmeye çalışılmaktadır Halen karşı ülkede arazisi bulunanlar ise, pasavanla geçiş yapmaktadır Kuşkusuz bu gidiş gelişler, kaçakçılığı teşvik eden nedenlerden biri olup çözümlenmesi gerekir
Türkiye Suriye sınırında, eskiden beri kaçakçılık olayları yoğundur Sınırın çok uzun olması, her yerinden kolayca geçilebilmesi ve her iki tarafın ekonomik yapı farklılıkları, kaçakçılıkta önemli bir rol oynar Bu sorunların çözümlenebilmesi için daha köklü tedbirler almmas gerekir Gümrük kapısı çok fazladır Bu sayının iki veya üçe düşürülmesi denetimi büyük ölçüde kolaylaştıracaktır
Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı gibi Türkiye'nin kara ve deniz sınırları güvenli değildir Kara sınırları uzun ve çok yerde coğrafî engele sahip değildir Ayrıca sınır komşularının çok olması bu güvenliği daha da azaltmaktadır
|