10-14-2012
|
#1
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Kırşehirin Coğrafi Ve Kültürel Özellikleri
Kırşehirin coğrafi ve kültürel özellikleri
İl toprakları 900–1200 m yükseklikteki yaylalardan oluşmuştur Yayla yüzeyi üzerinden yüksekliği 1700 mye ulaşan dağlar bulunur Kırşehir ilinden irili ufaklı birçok akarsu geçmekte olup, Kızılırmak bunlardan biridir Kırşehir genel olarak bozkır görünümündedir
Orman bakımından fakirdir Vadi tabanlarında ve sulak yerlerde yer yer kavaklık ve meyve bahçeleri vardır
Kırşehir'in karasal bir iklimi vardır Kışları soğuk ve sert geçerse de Doğu Anadolu'da olduğu gibi sürekli değildir Yazları sıcak ve kurak, ilkbahar yağmurlu, sonbahar az yağmurludur

Yaşama Biçimi: Osmanlı döneminde Ahilik merkezi olan Kırşehir’de toplumsal yaşamda geleneksel ahlaksal değerlerle biçimlenmiştir 9 yüzyılın ortalarından başlayarak, Ahilik ekonomik ve toplumsal işlevini yitirmiştir Ancak, üretim ilişkileri pek değişmediği için etkileri süregelmiştir Ancak dinsel değerlerde günlük yaşamda belirleyici bir yer kazanmıştır Cumhuriyet sonrasında geleneksel yapı çok az değişime uğramıştır
1950’lerde, Kırşehir yaşamında belli bir canlanma görülmüştür Kente en yakın merkez Ankara, bir dönem “yeni geçim kapası” gibi görülmüştür Tarımsal alanların sınırlılığı ve verim düşüklüğü kent halkını göçe itmiştir Nüfus artışıyla bu sorun daha önemli bir boyut kazanmıştır “ev büyüğü” denen baba saygınlığı sürerken, geniş aile yapısının çözülmesi ilişkilerde sarsıntılar yaratmıştır 1960’larda bu süreç hızlanmış, köyden merkez ve Kaman gibi ilçelere göç yoğunlaşmıştır Aynı dönemde büyük merkezlere ve yurt dışına işçi göçü başlamış, nüfus dalgalanmaları olmuştur
Kente göçenler, tarımsal alandan, küçük üretim yada hizmet sektörüne geçmekte, ilişkiler pek değişime uğramamaktadır Kentteki en yaygın iş taşçılıktır Bu yada benzer işlerde usta-çırak ilişkileri egemendir Ahilik geleneğinin etkisi bu ilişkiyi koruyuculuk - gözeticilik boyutlarına varmaktadır
Göçler Kırşehir yaşama biçimini 1980’lerde ekilemeye başlamıştır İl dışında çalışarak sağlanan parasal birikimler, 1970’lerde kentte yatırama yöneltmiş, kooperatif yada büyük ortaklıklar oluşturulmuştur Burada da hemşerilik - akrabalık ilişkileri etkilidir Kent dışındakiler de bu tür bağlarını korumaktadırlar
Giyim-Kuşam: kır-kent ayrımı giysilerde belirgindir Merkezlerdeki kadın giyiminde moda ve pazar, kırsal kesimlerde çalışma koşullarda ve gelenekler etkili olmaktadır Erkek giyiminde ayrılık daha azadır Yüksek gelir grubu ve memur çevrelerinde büyük merkezlerdeki giyim biçimine özenme görülürken kent genelinde günlük ve yabanlık giysi ayırtına pek rastlanmaz
Beslenme Biçimleri: İlin tarımsal ürünleri beslenmenin de temelini oluşturur Beslenme hamurlu yiyeceklere, et ve süt ürünlerine dayanmaktadır Kırsal kesimlerde tüketime yönelik fasulye, domates, biber, patlıcan gibi sebzelerde yetiştirilir Bağcılığın eski önemini yitirmesine karşın üzüm, kayısı, dut gibi meyveler yöre beslenmesinde önemli bir yer tutmaktadır Erişte, salça, pekmez gibi yiyecekler giderek yerini Pazar ürünlerine bırakmaktadır
Erik, zerdali, kayısı ve elma kurularına yörede “kak” denir Elma dışındakiler güneşte kurutulur, kışları çerez olarak yenir yada hoşaf yapılır Elma, armut ve üzümün “kışlık” denilen özel çeşitleri de yetiştirilmektedir Üzüm ve armut “hevenk” yöntemiyle kurutulmaktadır; meyveler saplarıyla toplanıp bir gün güneşte bekletilir Saplar yumuşadıktan sonra kalınca iplere dizilerek kiler yada mahzenlerde tavanlara asılır, saklanır Meyve kurularından nohutlu tatlıda yapılmaktadır “haside” denilen zerdali yağlaması, yöreye özgü tatlılardandır
Ayrıca üzüm, armut, elma gibi meyvelerden pekmez yapılmaktadır Pazara yönelik üretime dönüştükten sonra, Kırşehir bölgesinin pekmez üretimi merkezlerinden biri olmuştur Pekmezden evlerde “köftür” denen yiyeceklerde yapılmaktadır Taze pekmez un karıştırarak pişirilir Pelte kıvamına gelince büyük tepsilerde soğumaya bırakılır Soğuyup sertleşince baklava biçiminde kesilir Bozulmasını önlemek için nemsiz yerde saklanır Yine pekmezle “kedi batmaz” denen bir tür tatlı yapılır Kuru yufka ufalanarak bir kaba konulur üzerine sıcak pekmez dökülür, soğuyunca yenir
Yörenin en yaygın et yemeği tavuk yada hindi etinden yapılan “çullama” dır Yağ ve unla pişirilen göğüs eti tavuk suyuyla muhallebi kıvamına gelinceye kadar kaynatılır Pirzola türü etler küllenmiş ateşte pişirilir Buna “söğürme” denmektedir Süt ürünlerinden yağ, ayran vb şekilde yararlanılmaktadır
|
|
|
|