Yalnız Mesajı Göster

Kırşehirin Coğrafi Ve Kültürel Özellikleri

Eski 10-14-2012   #2
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Kırşehirin Coğrafi Ve Kültürel Özellikleri




YEMEK ÇEŞİTLERİ

Tandırda Çömlek paça : Koyun veya kuzunun baş ve ayakları, tüyleri temizlendikten sonra parçalanır Bir çömlek içine sarımsak ve su ilave edilerek baş ve ayaklar konur Çömleğin ağzı bağlanarak közlü bir tandırın içine gömülür Piştikten sonra üzerine limon sıkılır ve servis yapılır

Keşkef: Döğülmüş buğday birkaç gün ıslatılır Kabarınca ezilir İnce lif haline getirilip yağ ve etle muhallebi kıvamına gelinceye kadar pişirilir Üzerine salçalı yağ dökülerek servis yapılır

Çömlekte Kuru Fasulye : Kuru fasulye haşlanarak suyu süzülür Kuşbaşı et biraz pişirildikten sonra üzerine salça yağ, soğan ve tuz ilave edilir Haşlanmış fasulye ve etler ile içinde sıcak su bulunan bir çömleğin ağzı kapatılarak köz halinde bulunan tandırın içine konur İki saat kadar piştikten sonra tandırdan çıkartılarak servis yapılır

Mantı (Kesme Mantı) : Una yumurta katılarak hamur yapılır Tuz ilave edilir Hamur yuvarlak bezi yapılır Oklava veya merdane ile açılır Hafif kurumaya bırakılır Açılmış olan ve biraz kuruyan hamur üstüne konup ince dilimler halinde kesilir Kesilen mantılar kurutulur Pişirmesi ise makarna gibi olur Suyu kaynatılır ve biraz tuz atılır Mantı kaynayan suda haşlanır Ve suyu süzülür Önceden hazırlanan sarımsaklı yoğurt ile iyice karıştırılır Sonra bir başka kapta üzerinin sosu hazırlanır Sos yağ, bolca, domates, biber, kıyma ile yapılır Sosa karabiber, pul biber, maydanoz eklenir Sarımsaklı yoğurt ile karıştırılmış mantının yine üzerine sos dökülerek servise hazır hale getirilir

Yoğurt Çorbası : Yarma denilen döğme buğdayla yeşil mercimek, biraz haşlanmış nohut güzelce yıkanır Süzme yoğurt ile bunlar iyice karıştırılır İçine bir yumurta kırılır İki kaşık kadar un katılır Çok az ayçiçek yağı damlatılır Mevsimine göre içine yaş veya kuru nane katılır Bunlar iyice karıştırılır Biraz su ilave edilir Kaynayıncaya kadar karıştırılır Devamlı karıştırılmazsa çorba kesilebilir Çorba ateşe konunca içine patates, yeşil biber, patlıcan atılır İlkbaharda temizlenmiş kenger atılır Çorba piştikten sonra başka bir kapta kuru nane ile yağ hafif kavrulup çorbanın üzerine dökülür Çorba servise hazırdır

Gendeme (Kemikli et) : yarım kilo kuş başı et tencereye konulur Suyu çekilinceye kadar ateşte pişirilerek, soğan doğranır Biraz yağ ilave edilerek, pişinceye kadar beklenir, daha sonra domatesi ve biberi ilave edilip çok miktarda su konur Yarım kilo yarma ilave edilirse 2 kilogram su konur Tuz ilave edilip yarma dağılacak duruma gelinceye kadar pişirilerek servise hazır hale getirilir

Pelte : ½ kg un, 250 gr Tereyağı, 250 gr pekmez Un yağ ile pembeleşinceye kadar kavrulur Biraz su ile pekmez ilave edilir Karıştırılarak suyu çekilinceye kadar pişirilir Biraz tuz ilave edilip ateşten indirilir Tabaklara konduktan sonra üzerine tereyağı eritilerek dökülür

Ekmek yapımı

İnançlar Ve Töresel Yapı: Osmanlı döneminde toplumsal yapıyı biçimlendiren dinsel ahlaksal değerlerle Ahilik gibi iş örgütlenmeleri, Cumhuriyet sonrasındaki inançlar ve töresel yapıyı da etkilemiştir Geleneksel ilişki ve değerler kent yaşamındaki önemi büyük ölçüde korumaktadır

Dinsel Yapı Ve Boş İnançlar : Tekke ve dergahlar çeşitli dinsel yolların eğitim alanı olmuştur Kapanışlardan sonrada bunların kent yaşamındaki etkileri sürmüştür Bektaşilik, yaygın inanma kaynağıdır 1937’de Kırşehir ve dolaylarında oturan Alevi köylüleri, çocuklarını Hacıbektaş Çelebilerine tekke için adak verirlerdi Din uluları, ermişler ve kahramanların olduğu söylenen birçok gömüt, yada türbe adak ve ziyaret yeridir Şeyh Süleyman Veli, Ahi Evran-ı Veli, Karakurt Baba, Aşık Baba türbeleri bunlardandır

Evlenme Gelenekleri : Yöre evlenmelerinde görücülük, başlık, gelinlik etme, çokeşlilik gibi geleneksel yöntemler geçerlidir “gelinlik etmede” yeni gelinler belirli bir süre büyüklerinin yanında konuşmaz, kaş göz işaretleriyle yada fısıldayarak anlaşırlar, sofraya oturmazlar Merkezlerde bırakılan bu gelenek kırsal kesimlerde geçerliliğini korumaktadır Gelin belli bir süre doğurmazsa (1-2 yıl) kocası yeniden evlenmeye hak kazanır Özellikle kırsal kesimlerde doğal olan bu durumlarda gelinde görümcelere katılır Kocasına yeni bir eş arar Yakın köylerden beğenilen 14-15 yaşlarındaki yeni eşe “ferik” denir

Evlenme çağında oğlu olanlar için nişan, düğün törenleri, hamamlar kız beğenilecek yer arasındadır Mucur’da ise bu amaçla ilkbahar, yaz aylarında “köme” denilen kır gezisine çıkılır Buralarda beğenilen kızlar, bir bahaneyle oğlana da gösterilip, görüşü alındıktan sonra görücü gidilir

İlk görüşmeden sonra ailenin yada çevrenin saygınlarından birkaç dünür gider Kız istemede tekerlemeye dönüşmüş şu sözler kullanılır “ Yedik içtik, ölçüp biçtik, gelene niye geldin denilmez, Allah’ın emrine hiç karşı gelinmez, bizim buraya gelişimizin bir maksadı vardı, kerimenizi Allah’ın emri peygamberin kavliyle bizim mahduma istemeye geldik Sen bu işe ne dersin?” Kız babası ya da evin büyüklerinden biri de danışıp görüşmek için zaman ister Kimi yörelerde yanıt olumsuz olursa kızın evde kalması için, evin bir yerine çivi çakılarak büyü yoluna baş vurulduğu da görülür

“küçük şerbet” denen söz kesiminde şerbetler içildikten sonra kolye yada altın takılır Buna “bellilik etme” denir Başlık kesilir Ailenin durumu uygunsa “iki başın görülmesi” yoluna gidilir Başlık alınmaz kız evinin tüm harcamaları nişan ve düğünde alacağı eşya ve takı, erkek evince karşılanır Kırsal kesimde iki başın görülmesi yanında başlık alındığı da görülmektedir Başlık kararlaştırıldıktan sonra kız evince konuklara ağız denilen şeker, lokum yada şerbet sunulur

Nişan kimi zaman 2 aile arasında yapılırEvlerdeki takı ve yüzük takma işlemine “küçük nişan” denir Ev dışında “okuntu yeri” denen konuklarında çağrıldığı nişanlar merkezlerde salonlarda yapılır Nişanlılık döneminde bayramlarda geline armağanlar götürülür Bu genellikle boyalı koçtur Gelinin anasından yada kendisinden armağan alınmadan koç verilmez

Kiralanan bir okuyucu kadın konu komşuyu düğüne çağırır Düğünler genellikle perşembe günü başlar, Pazar günü biter Düğün evinin belli olması için çatıya bayrak dikilir Köylerde bayrak direğinin ucuna soğan ve elma takılmaktadır Kırşehir düğünlerinde davul zurna yanında genellikle köçekte olur Kadın kılığına girerek keman, saz ve def eşliğinde oynayan erkeğe köçek denirdi Kentin Bağbaşı mahallesinden tutulan köçeklerle çalgıcılar bir ekip oluşturur Cuma günü öğleden önce gelin, öğleden sonrada güvey hamamı yapılır Cumartesi öğle üzeri de kız evi, komşularıyla birlikte düğün evine “hayırlı olsun a” gider, yemek yenir Düğün evinin erkek konukları da onları izler, davul zurna eşliğinde kız evine gidilir, 2 saat kalınır Dönüşte gündüz kınası yapılır Bu törende kına yakılmaz, gelinin yeni giysileri konuklara gösterilir

Köçekler kadınların önünde oynar, gelin bahşiş verir, orada bulunanlarda alınlarına para yapıştırır Gelin, kınacı kızlara akşam yemeği verdikten sonra akşam kınasına geçilir Konuklar toplanır Gece köçeklerin oyunu ile başlar Gelin yeniden giyinir Kına bir tepsi içinde kırılırken “kına özenmiyor” diye bir söz atılır Gelin bahşiş verdikten sonra kına sulandırılır Önde tefçi kadın, arkada gelin, onun ardından da mumlar, kına tepsisini taşıyan kızlar kına türküleri söyleyerek konukların bulunduğu odaya girer

Gelin kaynanası armağan verdikten sonra avucunu açar ve kınası yakılır Eli sarılmadan önce evin bir duvarına basarak iz bırakılır Sonra konuklara çerez dağıtılır Tef eşliğinde türküler söylenir, oyunlar oynanır


Alıntı Yaparak Cevapla