Şırnakın Tarihi Yerleri
Bateyi Türbesi
Beytüşşesap ilçesi Güneyyaka Köyü sınırları içinde Mevlit yazarı ve Şair – yazar Mella Hasan Bateyi ye aittir
Kasırlar
Abdurrahman Ağa Kasrı
Şırnak’ta Gazipaşa Mahallesinde bulunur19yüzyılda yaptırılmıştır360 odalı olarak yapılmıştır
Ağayısor Kasrı
Şırnak’ta İsmetpaşa Mahallesinde bulunur100 odalı olarak yaptırılmıştır
Yusuf Ağa Kasrı
20yüzyılda yaptırılmıştırŞırnak ilinde bulunmaktadır
Süleyman Ağa Kasrı
20yüzyılda yaptırılmıştır200 odalıdırŞırnak’ta bulunmaktadır
Osman Ağa Kasrı
Şırnak, Gazipaşa Mahallesinde 60-70 oda olarak yapılan bir kasırdır
Şırnak’taki bütün kasırların ortak bir özelliği vardır Bütün odalar genelde birbirleri ile bağlantılıdır Kapı üstleri kemerlidir
Mehmet Ağa Kasrı
Cizre Dağkapı Mahallesinde Bayırağa sokakta bulunur Bir kısmı siyah bazalt taştan,bir bölümü de beyaz kalker taştan yapılmıştırHamidiye Binbaşısı Fettah Ağa tarafından yaptırılmıştır
Köprüler
Yafes Köprüsü (Bazıbda Köprüsü)
1164 yılında Zengi Devleti’nin veziri Cemaleddin İsfehani tarafından ikinci kez onarılmıştırŞu anda Cizre köprüsü olarak adlandırılan bu eser, yıkıldıktan sonra bu zat tarafından tekrar yaptırılmıştır Köprü şu anda Suriye tarafında kalmıştır
Köprü Cizre surlarının 2 km mesafede olmakla beraber o zamanki Cizre’nin bir mahallesi içindedir12 adet burç üzerinde 8 gezegen kabartması bulunur Dicle nehri solundan geçerse Suriye tarafında kalır Şu anda su yönü Suriye tarafında kalmıştır Köprünün üzerinde Ashabı Kehf (Uyuyanyatırlar) adları yazılıdır İnsan ve hayvan figürleri ile süslüdür Güneş doğduğunda her ayın başında değişik bir burca ilk ışıklarını vurur Çok mahirane bir şekilde yapılmıştır Üstün bir hesap ile mühendislik kullanılmıştır
Akabin Köprüsü
İki tepe arasında bulunduğundan Arap döneminde köprüye Akabin Köprüsü denilmiştir Fevzi ÇAKMAK Cizre’ye geldiklerinde köprüyü büyük onarıma aldırttığından bazıları Fevzi Çakmak köprüsü demişlerdirİmadettih Zengi’nin oğlu Kutbeddin Mevduthan (1159-1170) tarafından yaptırılmıştır Üzerinde aslan, oğlak figürleri bulunmaktadır Köprü dört kemer ve iki göz üzerine inşa edilmiştir Cumhuriyet öncesi ve sonrası yapılan onarımlarda köprü,üç büyük kemer ve iki göze indirilmiştir
Cizre Köprüsü
Eski dönemlerde bir ayağı yeni köprünün yanında diğer ayağı Cizre surlarının içinde olmak üzere bir köprü bulunmakta idi Köprü yıkıldıktan sonra,1923 yılına kadar sallardan oluşan köprü kullanılıyordu Birçok sal ve sandal yan yana getirilip geçiş sağlanıyordu Bunlar akşam düşmanlara karşı tedbir olarak çözülür, gündüz bağlanırdı1968 yılında Cizre Köprüsü yeniden yapılmıştır
Kasrik (Han Mahmut) Köprüsü(16yy)
Şırnak iline bağlı Belde olan ve Cizre’ye 15 km uzaklıkta bulunan Kasrik (Meşeiçi) köprüsü buradadır Bu köprünün Cizre beyi Emir Muhammet tarafından ikince kez onarıldığı ve ilk temellerinin Gutilerden kaldığı söylenmektedir
Beyaz Köprü (Pıraspi)
Uludere yolu üzerinde olup, yapılış tarihi bilinmemektedir
Surlar
Cizre Surları
Cizre Surları Gudi İmparatorluğu döneminde yapılmıştır Hz Nuh (AS) Tufanından sonra Nuh Peygamberin Cizre de yattığını ve Nuh Gemisinin Cudi Dağında durduğunu ispat etmek üzere, Cizre Surları “Gemi” şeklinde yaptırılmıştır Nuh Nebi Camii’nin 25 m batısında bulunan Tor Kapısı, Deşt Köprüsü’nün 25 m yakınındaki Deşt Kapısı geminin küreklerini gösterir Surun tamamı siyah bazalt taştan yaptırılmıştır Sur, zamanla savaşlarla yıkılmış Asurlular, Bâbilliler, Medler, Emevi ve Abbasiler dönemlerinde onarılmıştır İslam döneminde Kuran-ı Kerim’in tamamı surlara yazdırılmıştır
Sasani Hükümdarı Erdeşir Babekan (MÖ241-226) döneminde Cizre Sarayburnu kapısı
Yaptırılıp, aslanlar ve kitabe konulmuştur Nehirden Şırnak ve yaylalara buradan gidilirdi Surun üzerinde çok sayıda burç bulunmaktadır Dikdörtgen şeklindeki Belek Burcunu Cizre Beyi Şeref bin Muhammed bir Hanabdal yaptırmıştır
Babil Suru
Bâbil Devleti’nin başkenti olan ve şimdi Cizre’nin bir köyü olan Bâbil de bir uygarlık söz konusu idi Hititlerin ve çevre milletlerin saldırıları sonucu Bâbilliler başkentlerini şimdiki Irak topraklarında kalan Bâbilonya’ya götürdüler 3000 yıla yakındır bu eserler yağmalanmaktadır Kala kala yer altındaki değerler ile Bâbil Surlarının temelleri kalmıştır Bütün yontulmuş taşlar dahi kaçırılmış Cizre, Derik ve çevrede kullanılmıştırŞu anda Bâbil Surlarının temelleri bellidir
Finik Suru
Güçlükonak ilçesinin Cizre ve Dicle tarafında kalan bir köyü olan Damlarca köyünde bulunmaktadır Dicle Nehri sahilinde doğal kalker taştan suru olduğu gibi diğer bölümlerde de sur izleri vardır Timur 1401 yılında burayı Dicle tarafından topa tutmuşsa da sur yıkılmamıştır Daha sonra dağ tarafından saldırıya geçmiştir Surun içinde kale, zindan, oturma evleri ve çeşitli bölümler vardır Sur sınırları içinde bir bayan kabartma heykeli vardır
Said Bey Kalesi Suru
Silopi ilçesi Aktepe Köyü civarında Said Bey Kalesi etrafına çekilmiş surdur
Çeşmeler
Timur Çeşmesi
İdil ilçe merkezinde olup, Timur tarafından yapıldığı rivayet edilmektedir Tabiatına uygun olmayan bir restore çalışmasıyla günümüze kadar çeşme olarak kullanılmaktadır
Kiliseler
Meryem Ana Kilisesi
İdil merkez ilçe de bulunmaktadır Suryani Kilisesi olup, Suryani ailelerinin çoğu ilçeyi terk ettiklerinden kilise faal değildir
Öğündük (Maryohanna)Kilisesi
İdil ilçesine bağlı Öğündük köyündedir Diğer bir adına Sabriyel kilisesidir Köyün tamamı süryani olduklarından kilise tam faal durumdadır
Çağlayan Kilisesi
Cizre ilçesine bağlı Çağlayan Köyünde olup, köy tamamen boşalmış olduğundan faal değildir
Dera Kilisesi
Şırnak Meşeiçi köyüne bağlı Dara mezrasında olup, mezranın tamamen boşalması nedeniyle faal değildir
Maraday Kilisesi
İdil ilçesi Başak köyünde bulunmaktadır
|