|
Prof. Dr. Sinsi
|
Tarsus’Ta Tatil
Eshab-ı Kehf Mağarası : Tarsus’un 12 km kuzeyinde, Ulaş Köyü yakınındadır Kuran-ı Kerim’de bir sureye adını veren bu mağara, Müslüman ve Hıristiyanlarca kutsal sayılır Eshab-ı Kehf Mağarası’nın öyküsü oldukça etkileyicidir; Çoktanrılı dönemde, tek tanrıya inandıkları için eziyet edilmekten kaçan Hıristiyan dinine mensup yedi genç (Yemliha, Mekseline, Mislina, Mernuş, Sazenuş, Debrenuş ve Kefeştetayuş), köpekleriyle birlikte bu mağaraya saklanmışlar Mucizevi bir şekilde taş kesilip 300 yıl uykuya dalan bu dindar kişiler, uyandıklarında her şeyin çok farklı olduğunu görmüşler İçlerinden birisi yiyecek almak için kente gider ve yakalanır Yakalayan onunla birlikte mağaraya geldiğinde yedi yavru kuşun tünediği bir yuvadan başka bir şey görmemiştir Bu nedenle burası " //yedi uyurlar mağarası" olarak da adlandırılır Mağaranın üstünde 1873 yılında Sultan Abdülaziz tarafından yaptırılan Camiye sonradan üç şerefeli bir de minare eklenmiştir
Gülek Boğazı ve Kalesi : Tarsus’a 62 km uzaklıktaki Gülek Boğazı eski dönemlerde Kilikya Kapısı olarak bilinmektedir 1833 yılında Anadolu’ya sefer yapan İbrahim Paşa, oldukça küçük olan Boğazı, toplarını geçirebilmek için genişletmiştir Gülek Beldesi’nden orman yolundan yaklaşık 3-4 km mesafe ile kaleye ulaşılır
Trekking için uygun bir alandır
Cami , Kilise ve Medreseler
Ulu Cami : Şehrin güneyinde, bulunduğu semte adını veren cami, 1579 yılında Ramazanoğlu Beyi Piri Paşanın oğlu İbrahim Bey tarafından yaptırılmıştır Caminin doğu tarafındaki türbede Şit ve Lokman Peygamberlerle, Abbasi halifesi Ma’mun’un mezarı bulunmaktadır
Makam-ı Şerif Cami : Medresenin kuzeybatısında, semte de adını veren camide Danyal peygamberin mezarının olduğuna inanılmaktadır 1857 yılında inşa edilen caminin en önemli özelliği, Türkiye’de bulunan tek peygamber kabri olmasıdır
Eski Cami (Kilise Camisi) : Makam Camisi’nin 100 m kadar kuzeydoğusunda Adana yolunun kıyısındaki bu tarihi yapı, kilise olarak yaptırılmış olup, daha sonra 1415 yılında Ramazanoğlu Ahmet Bey tarafından camiye dönüştürülmüştür
Aziz Paul Kilisesi : Şehrin güneyinde Ulu Cami Semti’nde bulunan ve Aziz Paul’a adanan yapının, M S 11 -12 yy larda inşa edildiği tahmin edilmektedir 1993 yılında koruma altına alınarak, Anıt Müze olarak açılmak istenmişse de, kilisede dış ve iç mekan restorasyon çalışmaları aşamalı olarak devam etmektedir
Kilisenin kuzey doğu köşesinde çan kulesi yer almaktadır Tavanın merkezinde Hz İsa, Yohannes, Mattios, Marcos ve Lucas’ın freskleri bulunmaktadır Orta nefte yer alan pencerenin iki yanında bir manzara ve melek tasvirleri yer alır
1992-93 yıllarında Aziz Paul Kilisesi’nde Vatikan tarafından ’’Aziz Paul Sempozyumu ve Ayini’’ düzenlenmiştir Hıristiyanlar, Aziz Paul Anıt Müzesi’ni düzenli olarak hac amaçlı olarak ziyaret etmektedirler
Bilal-i Habeş Mescidi: Beyaz Çarşının bulunduğu yerde yolun güney kıyısında bulunan mescidin, Hz Muhammed’in müezzini olan Bilal-i Habeşi’nin, ezan okuyup namaz kıldırdığı yerde onun ismine atfen yapıldığı söylenir
Kubad Paşa Medresesi : Tarsus’un yalnızca bir tarım ve ticaret merkezi değil, aynı zamanda en önemli kültür ve eğitim-öğretim merkezlerinden birisi olduğu bilinmektedir Ramazanoğlu Beyi Kubad Paşa tarafından 1550’li yıllarda yaptırılan medrese, eski zamanlardan günümüze gelebilen tek eğitim ve öğretim kurumudur
Geleneksel Selçuklu mimarisi tarzındaki bu yapı, düzgün kesme taştan inşa edilmiştir
Bina 1969-1970 yıllarında genel olarak restore edilmiş olup, 1971 yılında Kültür Bakanlığı’nca müze olarak kullanılmaya başlanmıştır Yapının onarımı ve yetersizliğinden dolayı, müzeye ait eserler 75 Yıl Kültür Merkezi’ndeki yeni binaya taşınmıştır
Han , Hamam ve Çarşılar
Altından Geçme (Roma Hamamı) : Tarsus’ta Roma İmparatorluk Çağı’nın görkemini yansıtan, ancak günümüze kadar çok tahrip olan bu yapı, bir Roma Hamamı kalıntısıdır
Şahmeran Hamamı (Eski Hamam) : Vakıf İşhanı’nın yanındaki eski hamam, Romalılardan kalma bir temel üzerine Ramazanoğulları tarafından yaptırılmıştır Plan biçimi ve ölçüleri bakımından bir Türk hamamının özelliklerini taşır Bugün restore edilerek hizmete sunulan 4 eyvanlı yapı, sıcaklık ve halvet kısımlarından oluşmaktadır Efsanevi Şahmeranın bu hamamda öldürüldüğü söylenir Bu nedenle Eski Hamama ’’Şahmeran Hamamı’’ denir
Yeni Hamam : Ulu Caminin kuzeydoğusundaki hamamın da Ramazanoğulları Dönemi’ne ait olduğu; 1785 yılında köklü bir onarımdan geçtiği bilinmektedir Klasik Türk hamamlarının özelliklerini taşıyan hamam soyunmalık, ılıklık ve sıcaklık bölümleri ile havlet odalarından oluşmaktadır
Kırk Kaşık Bedesteni (Beyaz Çarşı) : Ulu Caminin batısında, cami ile aynı dönemlere tarihlenen yapıdır Her dönemde hareketli ticari hayatı olan ve yolların kesişme noktasında bulunan Tarsus’ta, günümüzde hala işlevini sürdüren tek örnektir Dikdörtgen planlı bedestenin içerisindeki oldukça geniş ve kubbelerle örtülü koridorun iki yanında dükkanlar dizilmiştir
Tarihi Tarsus Evleri
Tarsus’un tarihsel birikiminin kanıtlarını, ilçeye adım atar atmaz görmek mümkündür Tipik Akdeniz ev geleneği içerisinde mütevazılığı ve mimari farklılıkları ortaya koyan tarihi eser görünümü sergilemektedir Kerpiç, taş ve ahşaptan iki katlı olarak yapılan evlerin hepsinde, ahşap ve el yapımı demir süslemeler, taş kapıların tamamlayıcısı halindedir
Müzeler
Tarsus Müzesi : Tarihi Kubat Paşa Medresesinde sergilenmekte olan eserler, 2000 yılında, 75 Yıl Kültür Merkezi Binası Müze Bölümüne nakledilmiştir Neolitik dönemden itibaren, Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait taş eserler, Roma ve Bizans dönemine ait sikkeler, pişmiş toprak kaplar, madeni eşyalar sergilenmektedir
Müze Tel : (+90-324) 613 18 65- 613 10 43
Ne Yenir?
Tarsus’a özgü yemekler kuş gözü, el kıyması , humus, telatur (teletür), eya dolması, şırdan, tutmaç çorbası, lepe, övelemeç, yüzük çorbası; tatlılar tarsus baklavası (cevizli), cezerye, bandırma, lokumdur
Ne Alınır?
İlçede oldukça fazla alış-veriş yapma imkanı ve alınabilecek hediyelik eşya mevcuttur
Yörede yapılan iğne oyaları en özgün etnografik eserleridir ve el sanatları ziyaretçilerin yoğun ilgisini çekmektedir
Çukurova’ya özgü pamuk ipliği çıkrıklarda eğilerek, çulfalık adı verilen tezgahlarda savan, çuval, heybe, havlu, peşkir vb dokunmakta ve dekoratif amaçlı olarak pazar bulan malzemeler yörenin el ustalığını da yansıtmaktadır Akgedik Köyünde sepetçilikle uğraşılmaktadır ve bu sepetler yoğun talepler almaktadır İlçeye özgü tatlılar özel korumalı ambalajları ile alıcıya sunulmaktadır
Yapmadan Dönme
Kleopatra Kapısından geçmeden,
Roma Dönemi’nde yapılan Antik Yoldan yürümeden,
Eshab-ı Kehf Mağarasını, Ulu Camiyi ve Makam-ı Şerif Camisini,Eski Camiyi, Bilal-i Habeş Mescidini, Kubad Paşa Medresesini, yeni Hamamı görmeden,
Aziz Paul Kilisesini ve Aziz Paul Kuyusunu ziyaret etmeden,
Tarsus Müzesini ziyaret etmeden,
Atlı spor kulübünde tabiatla iç içe bir ortamda atla gezinti yapmadan,
Birbirinden değerli arkeolojik eserlerin sergilendiği zengin Tarsus Müzesini ziyaret etmeden,
Barajın çağlayan sularının görüntüsünü ve sesini hissetmeden,
Şelalenin yanında oturup damak zevkinize hitap eden yöresel yemeklerin tadına bakmadan,  
Dönmeyin
Kaynak : Kültür ve Turizm Bakanlığı resmi internet sitesi
|