Yalnız Mesajı Göster

Antalya’Da Tatil

Eski 10-14-2012   #5
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Antalya’Da Tatil




Antiocheia Ad Cragum (Gazipaşa–Güneyköy)

Gazipaşa ilçesinin doğusunda ve ilçeye 18 km uzaklıktaki Güneyköy sınırları içerisindedir Kentin adı Kommagene Kralı IV Antiochus’dan gelmektedir Kent kalıntıları denize doğru uzanan üç tepe üzerinde toplanmıştır Roma ve Bizans dönemine ait kalesi, sütunlu caddesi agorası, hamamı, kilisesi ve nekropol alanı bulunmaktadır Kentin nekropolünde yer alan bölgeye özgü beşik tonozlu ve ön avlulu anıtsal mezarlar oldukça iyi korunmuştur

Perge (Aksu)

Antalya’nın 18 km doğusunda, Aksu Bucağı’nın sınırları içindedir Kilikya–Pisidia ticaret yolunun üstünde yer aldığı için önemli bir Pamphylia şehridir

Antalya’nın 18 km doğusunda, Aksu Bucağı sınırları içindedir Şehir kapısında bulunan bir kitabeye göre Perge’nin troia savaşından sonra Amphilokhos, Mopsos ve Kalkhas tarafından kurulmuştur 1986 yılında Boğazköy’de (Hititlerin başkenti Hattuşa) gün ışığına çıkan tunç tabletten Perge’nin Parha adıyla Hitit döneminde mevcut olduğu öğrenilmiştir Bununla beraber Perge MÖ 333’de Büyük İskender’in gelişine değin tarih sahnesinde görülmemiştir MÖ 3 yüzyılda Selenkosların egemenliğine girmiş, daha sonra da Bergama Krallığı topraklarına dahil olmuştur Bergama Krallığının vasiyetle Roma’ya kalışı ile Roma egemenliği altına girmiştir Roma yönetiminde, özellikle milattan sonraki ilk üç yüzyıl büyük bir gelişme gösteren kentle kalıntılar daha çok bu dönemi yansıtır Bizans egemenliğinde ise Sillyon ile tek bir metropollük olmuştur Hıristiyan dünyası için önemli bir merkez olan Perge’ye St Paul iki defa gelmiştir

İlk kazıların 1946 yılında İstanbul Üniversitesi tarafından başlatıldığı Perge’de önemli kalıntılar şunlardır;

12000 seyirci kapasiteli Helen – Roma Tipindeki Tiyatro, MÖ 2 yüzyıla tarihlenen ve çok iyi korunmuş olan Stadion, Agora ve ortasında bir su kanalı olan Sütunlu Caddedir

Perge’deki diğer yapılar, nekropol, surlar, gymnasium, Roma Hamamı, anıtsal çeşme, Helenistik ve Roma Kapılarıdır

Termessos (Güllük Dağı)

Roma ve Grek kentlerinin aksine Termessos Anadolu’nun içlerinden gelen Solymnler, tarafından kurulmuştur

Yazıtlarda da kendilerini Pamphylia’nın yerli halklarından biri olan Solymnler olarak belirtmektedirler Dilleri Pisidia’nın bir lehçesi olarak görünmektedir İlk olarak Bellerophon öyküsünde İliada’da adı geçse de asıl Büyük İskender’in bölgeye gelişiyle tarih sahnesinde görülmektedir İlk refah çağını Hellenistik dönemde, ikincisini ise Roma döneminde yaşamıştır Halkı Roma senatosu tarafından Roma halkının dostu ve müttefiki olarak kabul edilmiş ve Termossoslulara kendi yasalarını kendilerinin yazması hakkı da verilmiştir Önemli kalıntılardan olan 4200 kişi kapasiteli tiyatro Hellenistik Çağ’da yapılmış, Roma döneminde onarım görmüştür

Batı tarafı açık, diğer tarafları sütunlu galerilerle çevrili Agora; 6 yükseklikteki platform/üstünde oturan kahramanlık anıtı Hereon, Korint düzenli tapınak, Zeus Solymeus/Tapmağı, Küçük ve Büyük Artemis Tapınakları, Gymnasium ve gözetleme kuleleri, ev kalıntıları diğer önemli kalıntılarıdır Bunların dışında pek çok anıt ve 1200 ün üzerinde kaya mezarı bulunmaktadır Ayrıca, kent çeşitli yerlerde halen görülebilen birçok sarnıca sahiptir

Termossos’un önemli diğer özelliği de güney, batı ve kuzeyinde bulunan mezarlıklardır En ilginç olanları kayaya oyulmuş mezarlar ile tapınak biçiminde inşa edilmiş ve lahit mezarlardır Şehrin görülebilen bir diğer kalıntısı da sur duvarlarıdır

Olympos (Çıralı – Yanartaş)

Antalya’nın güneyinde Phaselis’ten sonra ikinci önemli liman kentidir Torosların batı uzantılarından biri olan Tahtalı Dağıdır Şehir, Lykia Birliği üyesi olup, Lykia Birlik meclisinde üç oyla temsil edilmiştir Kalıntılar Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerine aittir Olympos limanı tarihte korsan yatağı olarak bilinir Şehirdeki korsan egemenliğine MÖ 78’de Romalı kumandan Servilius İsauricus burayı korsanlardan temizlemesine dek düşer Roma egemenliğinin başlaması, yeni parlak bir dönemin başlangıcı olmuştur Erken Hıristiyanlık döneminde önemini koruyan şehir, MS 3 yüzyıldan itibaren tekrar korsan hücumlarına uğrar Geç Hıristiyanlık döneminde önemini yitirmeye başlayan şehir, 11 ve 12 yüzyılda Venedikli ve Cenevizli tüccarların ticaret merkezi olmuş ancak bu faaliyet, 15 yüzyılda Osmanlı deniz üstünlüğü ile son bulmuştur

Olympos’un birkaç kilometre güneybatısındaki Çakaltepe olarak olarak anılan yükseltinin güney yamacından devamlı olarak alev çıkar Yamaçtan çıkan bu doğal gaz nedeniyle burası “Yanartaş-Çıralı” olarak tanınır

Olympos’un son dönemini yansıtan Ortaçağ kalesi, derenin denizle birleştiği yerin batısında bir köprünün ayağı, bir tapınağa ait duvar parçası, sütun başlıkları, tiyatro, Bizans bazilikası, kıyıya yakın yerde hamam kalıntılarını bugün de görülebilen kalıntılardır

Phaselis (Tekirova )

Antalya-Finike sahil yolunun 35 km’sindedir Antik kaynaklardan Phaselis’in MÖ 690 yılında Rodoslu kolonistlerce kurulduğu anlaşılmaktadır Pers standardına göre basılmış sikkeleri MÖ 446’dan önceye aittir MÖ 5 yüzyıl ortasında Attik-Delos Deniz Birliğine giren Phaselis’in Lykialılardan ayrı olarak vergi listelerinde geçirmesi dikkat çekicidir MÖ 333’de kapılarını İskender’e açan şehir sırasıyla Ptolemaioslar’ın, Rodos’un egemenliğine girmiştir MÖ 1 yüzyılda bir süre Kilikia korsanlarının eline geçmiş, Romalı kumandan Manilius Servilius Isauricus’un seferi sırasında korsan işgalinden kurtulmuştur MS 3 yüzyılda tekrar karışıklık ve yağmaya uğramıştır Arap akınları yüzünden önemini yitiren şehir 1158’de Türk egemenliğine girmiştir

Üç limana sahip olan Phaselis’te toprak üstünde görülen kalıntıların hepsi Roma dönemine aittir Kuzey, güney ve askeri limanların kalıntıları, agora, domination agorası, geç devir agorası, ana cadde, Hadrian kapısı, tiyatro, surlar, nekropol, aquadukt, tapınak kalıntıları görülebilen kalıntılardandır






Alıntı Yaparak Cevapla