10-14-2012
|
#2
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Karadeniz Bölgesi Örf Ve Adetleri
ÖLÜM
Cenaze törenlerini hocalar yönlendirir Eğer durum ağırlaşmış ve yapılacak bir şey kalmamışsa, hoca çağrılır, son nefeste Kur'an ile gitmesi sağlanırdı Ölüm yaşlılar için doğal karşılanır, çocuk ve genç ölümleri derin iz bırakırdı Bu gibi durumlarda halen devam eden ölünün arkasından destan yazma geleneği vardır Ölen kimsenin ağzının açık kalmaması için bir bez parçasıyla ağzı bağlanır Üzerine şimemesi için bir bıçak konur Ölüm olayı yakın köylere sela, uzaklara telefon veya telgrafla bildirilir
Cenaze genelde, ertesi gün gömülür Bundan maksat uzakta olan yakınlarun gelebilmesi içindir
Genellikle öğle namazı sonrası, yakınların yetişememe durumunda ikindi namazından sonra defin işlemi olur Ölüye dargın olanlar dahi cenaze törenine katılır Ölünün başında ağıt yakılır Ağıtlarda sınır olmaz Ölenin ardından iyiliklerinden, yaşadıklarından gelişigüzel sesli olarak bahsedilir Bunu kadınlar çoğunlukla yapar Komşular devreye girer, ölü sahiplerini teselli ederken geleni gideni ağırlar, uzaktan gelenlere yemek veririler Ölünün hazırlanması, cenaze önce ve sonrası işlele hep komşular uğraşır
Yıkanıp tabutla musllaya konan mevtanın yüzüne isteyen bakabilir Cenaze namazına tabut omuzda götürülür Her ailenin kendine ait mezarlığı olduğu gibi köyün ortak mezarlığıda vardır
Ceset özenle hazırlanan mezara tabutla veya kefenle konur Ceset gömülürken Kur'an okunur Cenazeye gelen çocuklara bisküvi, şeker, fakirlere ve ihtiyacı olanlara havlu, namazgah, Kur'an-ı Kerim, dini bilgiler ve para verilirdi Bazı yerlerde ölenin günahlarını affı için devir denilen dini bir tören yapılırdı
Defin akşamı ölü evinde Kur'an okunur Bazı yerlerde de ölünün yıkanmasından gömülmesine kadar ki süre de hatim yaptırılır Belli aralıklarda mevlit okutulur Ölü yakınları uzun süre yalnız bırakılmaz, ziyaret edilir
Rize ve çevresinde birçok medeniyet ve devletler gelip geçmiştir Fakat Rize'nin Türkler tarafından fethinden sonra, diğer medeniyetler târihin seyri içerisinde unutulmuş ve bu bölge tamâmen Türk-İslâm kültürüyle yoğrulmuş ve üstünlük sağlamıştır
YÖRESEL GİYİM:
Kadınların başlarında genel olarak sâde ve çiçek desenli örtüler vardır Uzun entari giyilir Entari üzerine peştemal bağlanır Peştemal ise umûmiyetle kahverengi, kırmızı ve siyah renktedir Bele kalın bir kuşak sarılır Ayağa renkli yün çorap giyilir Başlarına keşan adı verilen bir örtü örterler
Erkeklerin başlarında kara şayaktan yapılmış bir başlık vardır Bu başlık ortası oyuk bir sargı biçimindedir Yandan sarkan kolları ile bağlanarak başa sarılır Gövdeye kolsuz ve yakası aşağı doğru uzanan yelek, bunun altında işlik denilen gömlek giyilir Pantolonun yerini "zıpka" alır Bu arkası körüklü, paçaları dar bir pantolon çeşididir Ayağa "sabuk" denilen bir çizme giyilir
HALK OYUNLARI VE FOLKLOR:
Halk oyunları ve müziği Doğu Karadeniz bölgesinin özelliklerini taşır Folklor, halk müziği ve halk oyunlarında Kafkas ülkelerinin tesiri görülür Başta gelen oyunları ise "horon" olup, bunların meşhurları"hemşin horonu, Rize titremesi, iki ayak, sıçrayarak ve sallama"dır Horon kelimesi "horom"dan gelir Bu ise mısır tarlalarındaki yığınlara verilen isimdir
|
|
|
|