|
Prof. Dr. Sinsi
|
İç Anadolu Bölgesi Milli Parkları
İç Anadolu Bölgesi Milli Parkları
--------------------------------------------------------------------------------
Yozgat İli
Yozgat Çamlığı Milli Parkı
Yozgat Çamlığı Millî Parkı, İç Anadolu’da insan etkisi ile meydana gelen step içerisinde yer alan sayılı kalıntı ormanlardan biridir Ortalama yüksekliği 1350 m olan sahadaki arazinin morfolojik özelliklerini tepeler , sırtar ve vadilerde parçalanmış dalgalı düzlükler meydana getirmektedir
265 hektarlık çamlığı 1985 yılında Yüksek İcra Vekilleri Heyetinin kararıyla Milli Park haline getirilmiştir Bakanlar Kurulu kararıyla kullanma ve irtifa hakkı Orman Genel Müdürlüğü'ne verilmiştir
Şehrin hemen 2 kilometre güneyinde yer alan Çamlık Milli Parkı güzel bir dinlenme ve eğlenme yeridir İçerisinde bulunan çam çeşidinin bir benzerinin sadece Kafkaslarda olduğu bilim adamlarınca tespit edilmiştir Yozgat'a 2 kilometrelik bir asfalt yolla bağlanır İçerisinde 3 yıldızlı bir otel mevcuttur Ayrıca İl Özel İdaresince yaptırılan gazino ve restoran, kamp yerleri, çocuk oyun parkı, soğuk çeşmeleri, temiz havası ve bitki örtüsüyle görülmeye değer bir yerdir
vikipedi sözlük
Niğde İli
Aladağlar Milli Parkı
Ülkemizdeki Milli Parklar
Yeri: Niğde,Kayseri ve Adana illeri sınırları içerisindedir Ulaşım: Milli Park Niğde ili sınırları içerisinde Çamardı ilçesine yaklaşık 15 km ,Kayseri Yahyalı ilçesine 30 km uzaklıktadır
Özelliği: Milli Park içerisinde kamp alanları, günübirlik alanlar ve molakamp
(Primitif kamping) alanları, doğa yürüyüş güzergahları, tırmanma doğrultuları düzenlenerek Yayla girişimleri oluşturulacaktır
Yöredeki akarsularda alabalık üretimi ,sportif olta balıkçılığı yapılmasına olanak sağlanacaktır Yaban hayvanları üretme istasyonu tesis edilecektir Yaban Hayatı sakinleri ; yaban keçisi , ayı, başak,sansar ve su samurudur
Jeolojik yapı açısından Aladağlar Milli Parkı değişik zamanlara ait formasyonlarla temsil edilmekle birlikte, en yaygın formasyon mezozoik yaşlı kireç taşlarıdır Bunun yanında sahada entrüsif volkanizmanın ürünü olan gabro, piroksenit gibi kayaçlara,subofiolitik metamorfitlere ve daha geniş dönemleri karakterize eden tersiyer ve kuaterner oluklarına da rastlanılmaktadır
Aladağlar yöresi ülkemizin tektonik açıdan en faal bölgelerinden birisidir Yöre özellikle Alp orojenezi sırasında şaryaj ve bindirmelere sahne olmuştur Tektonik literatürüne"Ecemiş Koridoru" olarak da giren bu sahada düşey ve yatay atımlı birçok fay bulunmaktadır Dokusuyla yörede jeomorfolojik süreçler sonucu oluşan naplar,klipler,pencereler ilginç yapısal unsurlar olarak dikkati çeker
Aladağlar Milli Parkı gerçek anlamda bir jeomorfolojik açık hava müzesidir Yörenin şekillenmesinde yapı ile birlikte flüvial koşullar ve Pleistosen buzullaşması önemli bir rol oynamıştır Yörede bu üç unsura ait değişik morfolojik birimlere rastlamak çok olağandır Yörenin belli başlı jeomorfolojik karakteri vadilerlede bir şekilde parçalanmış olmasıdır Buzul morfolojisine ait bir çok izlere rastlanmakta , özellikle yöredeki bir çok sirk gölleri ve moreller bu morfolojinin kılavuz şekilleri olarak görülür
Yöre klimatik açıdan kendine has özelliklere sahiptir Yazları sıcak,kışları soğuk ve kar yağışlı olarak tanımlanabilecek bu klimatik yapı yörenin yüksek kesimlerinde kalıcı karların barınmasına imkan sağlamaktadır Yörede gece ile gündüz sıcaklık farkı(Günlük Amplitüd) oldukça fazla olup , geceleri göllerin donmasına neden olan düşük sıcaklık, gündüzleri 30 dereceye kadar çıkmaktadır
Aladağlar Milli Parkı vejetasyon açısından çok zengin olup ,ormanı oluşturan hakim türler karaçam ve kızılçamdır Karaçamdan kızılçama geçiş zonunda yer yer bu iki türün oluşturduğu karışık meşçerelere de rastlanmaktadır Karaçamın yayılış alanındaki güney bakılı kesimlerde iç meşçere oluşturmayan sedir ve kuzey bakılı nem bakımından daha elverişli yerlerde de göknarlara rastlanmaktadır
Ormanın üst sınırından itibaren Alpin zon başlar Bu zon da Alpin çayırları yer almaktadır Alpin zon ve daha yüksek kesimlerde yükseklik ve eğim koşullarından kaynaklanan çıplak kayalık kesimlere ulaşılmaktadır
Görülebilecek Yerler: Milli Parkın peyzaj güzelliği görülmeye değer niteliktedir
Mevcut Hizmetler ve Konaklama: Milli Parkta Yaban Hayatı Koruma Bölgesi ayrılmış olup, Üretme İstasyonu mevcuttur
Milli Parkta kamp alanı, günübirlik alanlar, mola alanları, yürüyüş parkurları, tırmanma doğrultuları, bazı noktalarda yayla gelişimleri planlanmıştır
Yöredeki akarsularda alabalık üretimi ve spestif olta balıkçılığı yapılma olasılığı olan Aladağlar ülkemiz turizmine alternatif olanaklar yaratacak potansiyele sahiptir Çadırla konaklanabilir
kaynak
Nevşehir İli
Göreme Tarihi Milli Parkı
Milli Park orta Anadolu 'nun Hasan Dağı-Erciyes Dağı volkanik bölgesinde kalmaktadır Saha; platolar ovalar küçük dağ bitkileri, yüksek tepeler, alüvyonla dolmuş dere ve ırmak vadileri, drenaj havzaları ve erozyonlu dik yamaçlı vadilerde birbirinden ayrılan yüksek düzlüklerden oluşmuştur Erciyes ve Hasan Dağının büyük volkanik konileri, kuzeyden Kızılırmak vadisinin bir kısmı, bazıları bazaltla kaplı aşınmış tüf yatakları araziye hakim özelliktedir Alan;volkanik tüften oluşmuş ilgi çekici manzara yapısı içerisinde Bizans Kilise mimarisi ve dinsel sanat tarihinden önemli bir devri sergilemektedir Bölgenin özelliklerinden burada yaşayanlar savaşların etkilerinden,merkezi idarenin otoritesinden uzak kalmayı başarabilmişlerdir
Ana ulaşım yollarına uzaklığı ve engebeli bir alan olması ,gizlenmek isteyen veya dini inzivaya çekilenler için uygun korunma yeri olmuştur Manastır hayatı 3 yüzyıl sonları ile 4 yüzyıl başlarında başlamış ve hızla yayılmıştır Manastırlar, kiliseler, şapeller,yemekhaneler ve keşiş hücreleri ,depo ve şarap yapım yerleri bulunan mekanlar oyulmuş,duvar resimleri ile süslenmiştir
Ayrıca saha içerisinde , Ürgüp ,Avcılar, Üçhisar, Çavuşini, Yeni Zelve yerleşimleri, Göreme yöresinin geçmişteki kültürüne uygun tarım ve köy hayatını yansıtan tarihi ve doğal bütünlüğü sağlayan sahaları teşkil eder
Yukarıda anlatılan; Göreme’nin eşsiz jeomorfolojik oluşumu , estetik manzara yapısının görsel değeri ile tarihi ve etnolojik yapısı Milli Parkın kaynak zenginliğinin ana başlıkları sayılabilir
Göreme Milli Parkı Gezilecek ve Görülecek Yerler: Volkanik tüften oluşmuş ilgi çekici manzara yapısını oluşturan Peribacaları aynı zamanda Bizans kilise mimarisi ve dinsel sanat tarihini sergilemesi açısından başta görülmesi gerekli yerlerdendir
Ayrıca Ürgüp , Avcılar, Uçhisar, Çavuşini ve Yeni Zelve yerleşimleri, Göreme yöresinin geçmişteki kültürüne uygun tarım ve köy (kırsal) hayatını yansıtan yerleşimler olması nedeniyle ziyaretçilerin ilgisini çekecek niteliktedir
Mevcut Hizmetler ve Konaklama: Milli Parkın ziyaretçileri için en uygun dönemi 15 Mart-15 Kasım ayları arasındadır
Milli Park içerisinde, hem doğal hem kültürel değerlerinin farklı bir yaklaşımla gezilebilmesi amacıyla tracking(yürüyüş)hatları belirlenmiştir
Ziyaretçiler, Milli Park içerisinde ve yakınındaki yerleşimlerindeki çok sayıdaki otel ve pansiyonlarda konaklanabilir
vikipedi sözlük
Konya İli
Beyşehir Gölü Milli Parkı
Yeri: Konya ili Beyşehir ilçesi sınırları içerisinde yer almaktadır
Ulaşım: Milli Park alanına Konya-Beyşehir bağlantısını sağlayan 238 nolu Devlet Karayolu ile ulaşılmaktadır Saha, Konya'ya 94 km,Isparta'ya 105 km mesafededir
Özelliği: Ülkemizin üçüncü büyük gölü olan Beyşehir Gölünün jeomorfolojik yapısı karstik arazi şekillerinden, çok sayıda düden ve dolinlerin birleşmesi sonucu oluşan polye karakterindedir Yörenin genel jeolojik yapısını teşkil eden kalkerlerin , suların kimyasal reaksiyonu sonucu ezilmesi, bu karstik yer şekillerinin kalıntıları olan ve yükseklikleri 20-50 m arasında değişen çok sayıda ada bulunmaktadır
Göl suyu alkalin özelliktedir Sazan ,alabalık , çiçek balığı, gövce, sarıbalık ve tatlı su levreği gibi türler, su kaplumbağası ve yılanlar gölün faunasını oluşturmaktadır Göl içerisindeki irili ufaklı adalar, su kuşlarının yuvalanmaları ve kuluçkalanmaları açısından önem teşkil ederler Adalar dalgıç türleri , kuğular, karabataklar, bazı balıkçıl türleri ve ördekler için kışlama ve kuluçka alanlarıdır
Milli parkın orman formasyonu ardıç , karaçam, göknar, sedir ve meşe türleri oluşturmakta ağaçlar yeryer göl kenarına kadar uzanarak Beyşehir Gölünün koylarını ve körfezlerini görsel açıdan eşsiz manzara güzelliklerini kavuştururlar
Hitit, Frig,Lidya, Pers,Roma ve Bizans egemenliği altında kalan yine 1076'da Konya'da Anadolu Selçuklu Devleti'nin kurulmasıyla Türk egemenliğine girmiştir Yenişarbademli yakınlarında, göl kenarında ve 3 km kadar açıktaki Kızkalesi adacığı üzerindeki kalıntılar,Kubadabad Sarayı Harabeleri Selçuk Döneminin eserleridir
|