Konu
:
Erzincan Tercan İlçesi
Yalnız Mesajı Göster
Erzincan Tercan İlçesi
10-14-2012
#
1
Prof. Dr. Sinsi
Erzincan Tercan İlçesi
Erzincan Tercan ilçesi
Erzincan Tercan ilçesi
TERCAN İLÇESİ
İl merkezine 88 km
uzaklıkta 1592 km2 yüzölçümü olan ilçenin 2000 yılı nüfus sayımı sonuçlarına göre nüfusu 33
643'dür
Nüfusun 11
207'si İlçe merkezinde 22
436'sı köylerde yaşamaktadır
İlçeye 3 Belde 69 köy ve 116 mezra bağlıdır
Eski bir tarihi olan ilçe Kanuni Sultan Süleyman zamanında kesin olarak Osmanlı egemenliğine girmiştir
İlçenin Selçuklulara tabi Saltuklular Beyliğinin yöneticisi Mamahatun tarafından 1190 tarihinde kurulduğu tahmin edilmektedir
İlçe uluslararası E-80 karayolu üzerinde Erzurum ve Erzincan illerine aynı uzaklıktadır
Ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır
İlçenin güney kesimlerinde hububat ekimi sulamaya açılmış olan batı ve kuzey kesimlerinde şeker pancarı ekimi yapılmaktadır
Tercan barajı hidroelektrik santrali sol ve sağ sahil sulama kanalları ile 17
000 ha
tarım alanını sulamaktadır
İlçenin Sümer Holding A
Ş
Ayakkabı Fabrikası önemli sanayi kuruluşudur
Önemli tarihi eserleri arasında; Saltukoğulları hükümdarı Mamahatun Külliyesi ve türbesi kervansarayı hamamı ve mescidi kötür köprüsü pekeriç kalesi abrenk (vank) kilisesi kefrenci tapınağı bulunmaktadır
İlçede işleme özellikleri olan Tercan taşı ilkel usullerle ocaklardan çıkarılmakta ve kullanılmaktadır
Tercan taşının kış dekorasyon malzemesi olarak inşaat sektöründe kullanılmaktadır
Eski bir tarihi olan ilçe Urartular ve Asurlular'ın etki alanı içinde kalmıştır
Tercan daha sonraları sırasıyla Medlerin Persler'in İskender İmparatorluğu'nun Araks Devleti'nin ve Roma İmparatorluğu'nun egemenliğine girdi
Malazgirt Savaşı'nı izleyen dönemlerde Mengücek Beyliği'nin yönettiği yöre sonraları Eretna Beyliği'ne bağlandı
Timurun saldırılarına da uğrayan Tercan uzun bir süre Akkoyunlular'ın yönetiminde kaldı
Otlukbeli Savaşı'ndan (1473) sonra Osmanlı İmparatorluğu'na katıldıysa da Akkoyunlular Tercan'ı bir süre için geri aldılar
Tercan Kanuni Sultan Süleyman zamanında kesin olarak Osmanlı egemenliğine girdi
TARİHİ YERLER VE ESERLER
Çadırkaya bucağında Çadırkaya tepesi Konarlı köyünde Şirinli kale Esenevler köyünde Şirinkayalar mağaraları Üçpınar köyünde Vank kilisesi yörenin ören yerlerindendir
Kadın Hükümdar Mama Hatun ve Külliyesi
Saltukoğullan Hükümdarı II
İzzettin Saltuk'un kızı olan Mama Hatun 1191 yılında Saltukoğullan Beyliği'nin hükümdarı olmuştur
Eyyubiler'in Ahlat'ı kuşattıklattıklaı sırada çevre beyliklerine ait ordularla Ahlat'a yardıma giden Saltuklu kuvvetlerinin başında bulunmaktaydı
Hükümdarlığının ilk yıllarındaki durumu açıklık kazanmamış olmakla beraber yeğenlerine karşı kararlı ve güçlü bir şekilde mücadele ederek 10 yıl hükümdarlığını sürdürmüştür
Mama Hatun Mısır ve Suriye Meliki El Adil'den kendisine uygun soylu biriyle evlenmesi konusunda istekleri gerçekleşememiş kadın hükümdar olmanın güçlükleri nedeniyle siyasi yaşamından ayrılmıştır
Onun daha sonraki yıllarda nasıl yaşayıp kaç yaşında öldüğü bilinmiyor
Ancak hayatının son yıllarını Tercan'da geçirmiş olması ve buradaki türbede defnedilmesi ile Tercan bir süre onun adıyla anılmıştır
Bu soylu kadın hükümdar Tercan'da Orta Çağ Türk mimarisinin en ilginç ve önemli eseri kervansaray hamam mescit ve kendi türbesinden oluşan büyük bir külliye inşa etmiştir
Mama Hatun Türbesi
Saltuklu dönemine ait olan türbenin 1192 yılında ölen Saltuklu Erzurum sahibesi Mama Hatun için yaptırılmıştır
Mimarı Ahlatlı Ebul-nema bin Mufad-dalü'l-Ahval'dır
Türbe dairesel planlı mimari özelliği ile Anadolu türbe mimarisi içindeki tek özgün eser olarak dikkat çeker
Türbe kapısı üzerinde bulunan 5 kitabenin dördünde kurandan alınan ayet Hazreti Muhammed ile 4 Halifenin adlan birinde ise mimarın adı yazılıdır
Ortadaki sivri külahlı kümbet kimi aynlıkları dışında genel çizgileriyle Ahlat kümbetlerini andırmaktadır
Sarımsı kesme kireç taşından inşa edilen yapı iki bölümden oluşur
Ortadaki kümbet ve çevresinde 2
50 m kalınlığında dairesel duvarla çevrilmiştir
Çevre duvar içten 11 nişlidir
Bu nişlere Mama Hatun'un yakınlarının sandukaları yerleştirilmiştir
T
Erdoğan Şahin'e göre Evliya Çelebi'nin gördüğü orijinal süslemeli mermer sandukanın yerine günümüzde geç dönemlere ait sembolik bir sanduka bulunmaktadır
Ortada yükselen kümbet iki katlıdır
Dıştan 8 dışbükey dilimler köşelerde ince uzun sütuncelerle son bulmaktadır
8 köşeli kaide üstünde yükselen kümbetin altında çapraz tonozlu mezar odası vardır
Üst kattaki mescide 7 basamakla çıkılmaktadır
Taçkapı mukarnas dolgu geometrik motifler çok dilimli rozetler ve dörtlü düğümlerle bezenmiştir
Bordürlü dikdörtgen niş içindeki mazgal pencereler üzüm salkımı palmet ve rumi süslemelidir
Mama Hatun Kervansarayı Hamamı ve Mescidi
Yapım kitabesi bulunmayan kervansarayın 13
yüzyılda yapıldığı tahmin edilmektedir
T
Erdoğan Şahin; A
Tevhid ve Ravendi'yi kaynak göstererek yapının 13
yüzyılda inşa edildiği görüşündedir
Türbenin 30 m doğusundadır
Onarımlar nedeniyle özgün biçimini yitirmiştir
Yakın bir geçmişte çevre düzenlemesi ile birlikte restorasyonu yapılmıştır
Ana hatlarıyla Osmanlı kent hanları planındadır
Sarımsı renkte düzgün kesme kireç taşı ile inşa edilmiştir
Çevre duvarı konik çatılı 16 silindirik yarım kuleyle desteklenmiştir
Doğuda sivri kemerli taçkapı vardır
Girişin sağ ve solunda dikdörtgen planlı mekanlar sıralanır
Ortada üstü açık avlu kuzey ve güneyinde yük hayvanları için uzun ahırlar ve bir dizi hücre bulunmaktadır
Planı ve mimari özellikleriyle 12
yüzyıl sonunda yapıldığı sanılmaktadır
Kervansarayın kuzeydoğu köşesinde yer alan Mama Hatun Hamamı kitabesi olmamakla birlikte kervansarayla aynı zamanda yapıldığı sanılmaktadır
Orijinal özelliklerini oldukça yitirmiştir
Külliye içerisinde bulunan ve Evliya Çelebi'nin sözünü ettiği mescit I
Dünya Savaşı'nda yıkılmış daha sonra yerine bir cami inşa edilmiştir
Kötür Köprüsü
Tuzla suyuyla Karasu'nun birleştiği yerdedir
Tümüyle yontma taştan olan yapının günümüze yalnızca ayaklan kalmıştır
Pekeriç Kalesi (Çadırkaya)
İlçenin Çadırkaya beldesinde bulunmaktadır
Yaklaşık 100 m yüksekliğinde doğal kayadan oluşmaktadır
Kayaya oyulmuş odalar merdivenler sarnıçlar bulunmaktadır
Surlardan günümüze çok azı gelebilmiştir
Kalıntılar buranın çok eski bir yerleşim alanı olduğunu göstermektedir
Abrenk (Vank) Kilisesi
Üçpınar köyü yakınlarındaki Vank dağının güneydoğusunda çukurca bir alan içerisindedir
Giriş kapısının üzerinde 1854 tarihi yazılıdır
Kilise ile birlikte bir şapel ve iki adet dikili taş bulunmaktadır
Bu taşlar mimarisi ve bezemesiyle dikkat çekici olup 12
yüzyıldan sonra Selçuklu Beyi Nasurettin dönemiyle tarihlenen kitabeleri taşırlar
Kefrenci Tapınağı
İlçenin Oğulveren köyündedir
Bezemeleri önem taşımaktadır
Yapı Pers özelliğine sahiptir
Oklu Baba
İlçeye 20 km uzaklıkta Çadırkaya beldesinde bir tepe üzerinde bulunan mezarlık savaşta ok ile şehit düşen bir ermişe ait olduğu söylenir
Ağ Baba
İlçeye 15 km uzaklıkta Akyurt köyünde Ağaçlık ve sulak bir mesire yeridir
Yöre halkı tarafından kutsal sayılan bu yer ziyaret edilmekte ve kurban kesilmektedir
Prof. Dr. Sinsi
Kullanıcının Profilini Göster
Prof. Dr. Sinsi Kullanıcısının Web Sitesi
Prof. Dr. Sinsi tarafından gönderilmiş daha fazla mesaj bul