10-13-2012
|
#1
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Hatayda Gezilecek Turistik Yerler Nereler
Hatayda Gezilecek Turistik Yerler Nereler
Antakya Kalesi ve Surları: M Ö 300 yıllarında İskender’in generallerinden Seleucos I Nikator tarafından kurulan Antakya Kalesi dünyanın önemli yapıları arasında yer alır Sırasıyla Seleucoslar, Romalılar, Bizanslılar, Haçlılar, Selçuklular ve Osmanlılar tarafından kullanılarak zamanımıza kadar gelebilmiştir Sayısız depremler ve savaşlar sonucunda çok harap olmuştur
Bugün ayakta kalan duvarların büyük bir kısmı M S 6 yy’da Bizans İmparatoru Justinianus tarafından yapılmıştır Kale duvarları ; Asi Nehri’nin kenarından başlayarak Silpius Dağları arasında dolanıp, Küçükdalyan’da tekrar nehre kavuşmaktaydı Şimdi ancak Silpius Dağı üzerindeki kısımlar bulunmaktadır
St Pierre Kilisesi:
Antakya-Reyhanlı yolu üzerinde kente 2 Km uzaklıkta Habib Neccar Dağ’ı yakınındadır Doğal bir mağara olup, eklemelerle Kiliseye dönüştürülmüştür İsa’nın 12 havarisinden biri olan St Pierre (Aziz Petros) Antakya’ya M S 29-40 tarihleri arasında gelmiş ve Hıristiyanlığı yaymaya çalışmış İlk dini toplantının yapıldığı bu kilisede cemaat ilk kez Hıristiyan adını almış Hıristiyanlığın ilk kilisesi olarak bilinir
Bu mağara M S XII-XIII yy ’larda Haçlılar tarafından ön cephesine yapılan ilave inşaat ile gotik tarzda bir kilise şekline çevrilmiş mağaranın tabanında tahrip olmuş bir şekilde M S 4 ve 5 Yüzyıllara ait mozaik kalıntısı vardır
Ayrıca bir altar, niş içinde mermer küçük St Pierre’nin heykeli, kutsal sayılan su, saldırı esnasında cemaatin gizlice kaçmasına yarayan tünel bulunmaktadır
Kilise, 1963 yılında Papa VI Paul tarafından Hıristiyanlar için Hac yeri ilan edilmiştir Her yıl 29 Haziran’da Katolik Kilisesince burada bir ayin düzenlenmektedir
Haron (Charonion) Kabartması ;
St Pierre Kilisesinin 200 m kuzeyinde bulunan kabartmalar, kayalara oyulmuş dev bir büstle dikkat çeker Büst başında örtü bulunan tamamlanmayan bir kadın portresini andırmaktadır Kabartmalar I Yüzyılda Antiochus zamanında bir veba salgını sırasında yapılmıştır
Demirkapı :
St Pierre Kilisesi yakınından geçen Hacıkürüş Deresinden akan şiddetli selleri kontrol altına alabilmek için Habib Neccar Dağı ile Haçdağı’nı birbirinden ayıran derin ve dar vadi üzerinde yüksek ve sağlam bir duvar yapılmıştır Şehir kapılarından biri de (Demirkapı) aynı zamanda sur görevi yapan bu duvar üzerindedir St Pierre Kilisesi yanından Demirkapı’ya gidilebilmektedir
Ortodoks Kilisesi (Aziz Piyer ve Aziz Paul Kilisesi) :
Antakya’da Hürriyet Caddesi’nde bulunan Kilisenin yapımına 1860’lı yıllarda başlanmış, ancak 1872 depreminde büyük hasar görmüş, tekrar başlayan yapım çalışmaları 1900 yılında tamamlanmıştır
SU KANALLARI :
Seleukos ve Roma dönemlerinde Harbiye çağlayanlarından Antakya’ya su getirmek için yapılan 10 km uzunluğundaki kanalların ve köprülerin kalıntılarını bugün de görmek mümkündür
Bunların en belirgin bölümleri Harbiye-Antakya arasındaki kalıntılar ile Antakya’da Devlet Hastanesi yakınlarında bulunan “Memekli Köprü”dür
ÇEŞMELER :
Antakya içinde yer yer bazı binaların bitişiğinde ya da duvarlarına yapışık olarak yapılmış eski taş çeşmelere rastlanır Bunlardan bir kısmı 19 yüzyıldan kalmıştır Büyük bir kısmı ise 20 yüzyıl başlarında yapılmıştır ve “Zugaybe Çeşmesi” adıyla anılırlar Suyu 1 Dünya Savaşı yıllarında Dursunlu Köyü yakınlarından imece usulü ile getirilen bu çeşmeler şahıslar tarafından yaptırılmıştır hemen hepsi halen kullanılır Bu çeşmelerin suyu yumuşak içimli soğuktur
Harbiye (Daphne)
Hatay’ın çağlayanlar bölgesi olan Harbiye, 6 km ’lik bir yolla Antakya’ya bağlanır Şelaleleri ile çok serin olduğundan yerli ve yabancı turistlerin ziyaret ettiği bir mesire yeridir Platonun güneyinden fışkıran kaynaklar, çeşitli şelaleleri meydana getirdikten sonra Asi Nehrine karışırlar Bu şelalelerin Antik çağdaki isimleri Kastalia, Pallas ve Saramanna’dır
Harbiye’de yapılan arkeolojik araştırmalardan anlaşılacağı üzere, kazı neticesinde elde edilen buluntulardan M Ö 4500-3000 tarihinden itibaren yerleşim yeri olarak kullanıldığı bilinmektedir
Hellenistik ve Roma devrinde zengin halk kesimi, Antik çağda da bir mesire yeri olarak kullanılabilmesi için büyük malikaneler ve villalar yaptırmışlardır Makedonya Kralı büyük İskender’in generallerinden I Seleucus Nikator Antakya’yı kurarken burayı da imar etmeyi ihmal etmemiştir
Asıl gelişme Helenistik devri krallarından Antiochus Epiphanos zamanında olmuştur Bu devirde Apollon mabedi inşaa edilmiştir Roma çağında ilk önce İmparator Pompeus imara başlamış daha sonra diğer imparatorlar tarafından hamamlar, büyük villalar inşaa edilmiştir
Antik çağda bütün Yakındoğu’da Apollo adına düzenlenen yarışlar ve oyunlarla ün kazanan bu yer 1268’de Memlukluların eline geçtikten sonra bir daha eski parlak dönemine erişememiştir
|
|
|
|