Yalnız Mesajı Göster

Anadolu'da Antik Kentler

Eski 10-13-2012   #2
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Anadolu'da Antik Kentler




Asklepion’da Kazılar

Asklepion’da ilk kazılar, 1927 yılında başlamıştır Alman kazı kurulu başkanı Wiegand Asklepion'un yerini saptamış ve 1928 den sonra Asklepion ortaya çıkarılmaya başlanmıştır İlk buluntular arasında kuzey koridor kolonları yerleştirilmiş ve tiyatronun birinci bölümünün onarımı yapılmıştır Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün yardımları ile Basın-Yayın Genel Müdürlüğü Turizm bütçesinden destek ile Bergama Müze Müdürü Osman Bayatlı Asklepion'un onanrımı, 20 kadar sütunun dikimi ve küçük tiyatronun doğuşunu hazırlamışlardır

1958 yılında Alman arkeologlar kutsal alanın orta kesiminde yeniden çalışmaya başladılar Bu kazılar çeşitli yenilikler sunmaktadırlar Hellenistik uyku odalarının altında, üstteki kuzey-güney yönlendirmeden farklı olarak, eğik bir biçimde uzanan duvarlara rastlanmıştır; işçilik, duvarların en geç İÖ 4 yüzyıl başlarında örüldüğünü göstermektedir Gerek söz konusu duvarlar, gerekse bir birtakım arkaik figürinler ve yakında bulunup, çok erken bir döneme tarihlenen bir keramik parçası, İÖ 4 yüzyılda kurulan Asklepion'dan önce burada yerleşildiğine işaret eder Çevrede ele geçmiş bazı pişmiş toprak figürinlerin oturan bir kadını betimlemesi nedeniyle, kazıcılar burada bir tanrıça kültünün bulunduğunu ileri sürmüşlerdir Ne ki, figürinler daha geç bir döneme aittir Bu durumda eski kültün (eğer gerçekten eski bir kült var ise), Asklepios kültünün yanı başında yaşatıldığı anlaşılır Sorun henüz tam anlamıyla çözümlenememiştir

1969-1971 yılları arasında Oscar Ziegenaus yönetiminde Asklepios Tapınağı kazıları tamamlandı

Asklepion’un Konumu

Asklepion'un yeri; kentin batı kesiminde, denizden 108 metre yükseklikte ve rüzgarlardan korunabilir bir yerdedir Örneğin Aristides buranın konumu için; su ve havasının iyiliğinden gelişi güzel seçilmiş olmayıp gizemsel bir seçim olduğunu belirtir

Bergamalı ünlü hekim Galenos ise; Asklepion'un Misi Dağları’nın (Geyikli) ayaklarında, hava akımlarından korunmuş, temiz havası ve suyu olan uygun bir yerde kurulduğunu vurgular

Ozan ve tarihçi Horas ise; oraya sıcaklar sıtma götürmez, orada vasiyetnameler açılmaz diyerek önemini dile getirir

Kazılar sonucu gün ışığına çıkarılan Asklepion'un bugün gördüğümüz kalıntıları büyük oranda İS 2 yüzyılda gerçekleştirilen geniş çaplı yenilemeye aittir Bunun öncesinden kalanlar ise kutsal alanın esas çekirdeğini oluştururlar: Kutsal kuyu, tapınağın ve onun batısı ile güneyinde yer alan uyku odalarının temelleri Bugün gördüklerimizin çoğu Aelius Aristides'in zamanında inşa edilmiştir Ne yazık, onun sözünü ettiği yapılar genellikle günümüze erişmemiştir Yine de kutsal alandaki ilk yerleşmenin Arkaik Dönem'e, hatta Bronz Çağ'a gittiği anlaşılmaktadır Yunan tanrısı Asklepios'un kültü olasılıkla daha eski ve yerli bir kutsal alan üzerine kurulmuştur


Alıntı Yaparak Cevapla