10-13-2012
|
#8
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Anadolu'da Antik Kentler
EFES
Antik Çağ yazarlarına göre Efes, Smyrna gibi M Ö 3000 yıllarında kurulmuştur Ancak Smyrna kurulduğunda, Efes o dönemin önemli liman kentleri arasındadıır Dor istilası üzerine Ege kıyılarına yerleşen İonlar Efes’e yerleşmişler, daha sonra Lidya egemenliği döneminde şehirlerini geliştirmişlerdir İon, Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı uygarlıklarının izleri bugün halen görülebilmektedir Efesliler Roma dönemindeki depremle yerle bir olan şehirlerini Tiberius zamanında yeniden imar etmişlerdir Ancak bu defa Hellenistik bir yapı stili yerine tüm Efes, Roma karekteri yapılarla dolmuştur Siyasi ve ticari önemi giderek artan Efes’e Meryemana’nın da gelmesi ve St Jean’ın burada yaşaması Efes’i aynı zamanda önemli dini bir merkez durumuna getirmiştir Daha sonraları Sart ile Susayı bağlayan deniz yolu üzerindeki işlek limanların zamanla dolması üzerine, artık yaşanmaz hale dönüşen şehri Bizans İmparatorluğu Justinyen’in (527-565) Ayasuluk Tepesinde yaptırdığı St Jean bazilikası etrafına yerleşmek suretiyle terk etmişlerdir 1090 yılında şehir Türklerin eline geçmiştir Böylece şehir tarih boyunca farklı istilalar yada depremler nedeniyle tam beş kez yeniden kurulmuştur Bugün kalıntılarını gördüğümüz kent Efes III Kuruluşudur Günümüzde ise Efes, Selçuk ilçemiz sınırları içerisindedir Yukarıda söz ettiğimiz gibi hemen tüm uygarlık kalıntılarının bulunduğu Efes ve Selçuk günümüzde ülkemizin tarihi ve arkeolojik eserler bakımından en zengin merkezidir Özellikle Efes Harabeleri ve Efes Müzesi sahip oldukları eserler bakımından yoğun bir turist ziyaretine maruz kalmaktadır
EFES HARABELERİ
Efes Harabelerine ilk girişte karşılaştığımız kalıntılar Vedius Gymnasion’a ait kalıntılardır
VEDİUS GYMNASİON:
M S II Yüzyılda Vedius Antonius adına zengin bir Efes’li tarafından yaptırılmıştır Doğudaki avlusu, ortada yer alan tören salonu, soyunma odası ve hamamları ile dönemin özelliklerini karekterize eden sportif ve kültürel eğitimin yapıldığı görke mli bir yapıdır
STADYUM
Vedius Gymnasion’dan sonra harabelere doğru sol tarafta stadyum vardır 230x40 m olan stadyum, Panayır Dağının kuzey yamaçlarına kurulmuş ve sağ, cephesi doğal kayalara oturtulmuştur Roma İmparatoru Neron döneminde (M S 54-68) yapıldığı ileri sü rülen stadyumun doğu bölümünde gladyöter oyunları için bir bölme ve yine hayvanlar için bir kısım bulunmaktadır Sportif tüm yarışların , oyunların, olimpiyat düzenlemelerinin araba yarışlarının yapıldığı stadyum döneminin sportif ve kültürel bütün ihtiy açları karşılanmaktaydı
AKROPOL
Stadyumun karşısında Akropol olarak kabul edilen tepede M Ö 6 Yüzyıla tarihlenen bir yapı mevcuttur Tepenin kuzey batısında ise M Ö 350 yıllarına ait bir tapınak bulunmaktadır
BİZANS HAMAMLARI
Stadyumdan sonra Bizans hamamları ile karşılaşılır Yine M S 6 Yüzyıla ait birçok küp bulunması nedeniyle ( sarhoşlar hamamı ) olarak ta anılan, büyük bir sauna ve çeşitli banyo dairelerine sahiptir
|
|
|
|