Yalnız Mesajı Göster

Türk İnanislari İle Milli Geleneklerde Renkler Hakkında Bilgi

Eski 10-13-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Türk İnanislari İle Milli Geleneklerde Renkler Hakkında Bilgi




Türk inanislari ile milli geleneklerde renkler Hakkında Bilgi

TC BAŞBAKANLIK

ATATÜRK KÜLTÜR MERKEZİ BAŞKANLIĞI YAYINLARI

SUNUŞ

Türk soylu topluluklar Türk köküne bağlı halklar iki ana kolda gelişip yayıldılar: Oğuz ve Kıpçak Oğuz grubu yirmi dört boy olup Kaşgarlı Mahmud'dan başlayarak bu konuda haklarında epeyce milli kaynak bulunan bir dünyadır Diğer taraftan Asya'nın kuzey doğusundan kuzey batısına Doğu Avrupa'ya- hatta Batı Avrupa'ya - Kafkaslara yerleşmiş olan Kıpçak kökenli halklar da yirmidört boydur Oğuzlarda olduğu gibi Kıpçak kökenli toplulukların da yirmi dört ayrı damga/tamga/tamka sahibi olduklarını biliyoruz; ancak Türkiye'de bu konularla ilgili bilimlik kamuoyu sayılacak birikime sahip değiliz ne yazık ki

Anadolu'da yaşayan Türk topluluklarının Türk dünyasındaki soydaşlarıyla ilgili bağlar açısından tarihisosyolojik ve etnografik verilerinin yeniden araştırılıp değerlendirilmesi gerekmektedir

Biz merasimlerde ayinlere yatkın olmayan sadece ve samimi Müslüman Anadolu Türkleriyiz Anadolu'da bin yılık bir geçmişimiz var; bu geçmişin oluşturduğu zengin tarih ve zengin sosyokültürel hayat dostlarımızın hayranlık duyup övüneceği düşmanlarımızın haset edip dövüneceği kadar "özel" bir dünyadır

Sosyo kültürel hayat alanındaki inanmalara bağlı merasimlerin büyük bir kısmı Atayurt'tan " Eski yurt'tan taşıyıp getirdiklerimizdir Anadolu Türklüğü bin yıldan fazla bir zamandır buraya göçen soydaşlarımızdan oluşuyor Pek az kısmı 1070 öncesinde yüzde yetmişlik bölümü 1070'ten sonraki 225 yıl içinde geri kalan kısmı ise 1300'den sonra Anadolu'ya gelen Türk soylu halklar hemen geldikleri Atayurt bakımından hem izledikleri göç yolu açısından farklılıklar taşıyorlar Bu farklılıklara yollarda karşılaştıkları etkileyip etkilendikleri kültürler ile burada vatandıştırdıkları yerlerin bölgesi yüzünden oluşan farklılaşmaları da ilave etmek gerekir Bu farklılıkların benzeşmezlik ölçüsünde olmadığını özelikle vurgulamalıyız Bu yüzden yaşayan kültürümüz içindeki inanmalara bağlı merasimlerin ve bu merasimlere ait " gerekçe" lerin Türk duyuş düşünüş ve kabulleniş ortak paydasına bağlı olması tabidir

Türk duyuş düşünüş kabulleniş ve davranış dünyasının ortak paydasında yer alan merasimler konusunda " Türk Adet ve İnanmalarına Bağlı Törenleri esas alan derli toplu bir araştırma veya ansiklopedik sözlüğümüz de ne yazıyor ki yoktur Anadolu ölçeğine böyle bir kaynak esere ihtiyaç olduğu gibi Türk soylu halklar arasındaki ortaklıklar göstermek açısından da aynı konuyu ihtiva eden kitaplar yazılması gerektiğini kimse reddedemez

Bu ortaklıklardan biri Nevruz'dur Nevruz Gök Tanrı (Şamanlık Kamlık) dini çevresinde tabiat Tanrı insan münasebetlerinin işaretlerini toplayan en eski törenimizdir

Tabiat zaman unsuruna göre insana yiyecek giyecek hayat sunan bir ortamdır Zaman önce mevsimlere bağlı olarak canlıları ve cansızları da farklılaştıran bir oluşumdur

İnsan tabiattan ve zamandan çalıştığı ölçüde hakkını ve hissesini alan Tanrısına teşekkür eden başka insanlarla bir düzen kuran düşünen ve inanan bir canlı

Tanrı ise yaratan yaratığını yargılayan esirgeyen bağışlayan koruyan varlıklar üstü bir özel varlık

Yeni Kün/ Yeni Gün Bayramı işte bu çerçevede Türklerin tabiatın dirilişini alkışladığı yıl esaslı zaman değişiminin başlangıcı saydığı; değişmeler için Tanrı'ya şükrünü ifade ettiği özel bir törendir

Bir taraftan destan ve efsanelere dayanarak yaşayan diğer taraftan her yılın İlkbaharı'nda tabiat hadiseleriyle birlikte Türk Dünyası'nda yeniden diriliş canlanış şenliği olarak yaşatılan Sultan Nevruz Zamanın Sultanı

Nevruz'un; Navroz Novruz Sultan-ı Navrız Sultan Nevruz Navrez Nevris Naurus Noruz Norus Ulustın Ulu Küni Ulusun Ulu Günü Ulı Kün Ergenekon Egen (Erkin) kün Bozkurt Yeni Gün Mart Dokuzu Mereke Mevris ve Meyram olmak üzere Türk Dünyası'nda yirmibeşi aşkın ismi vardır

Bu kutlama sarı kırmızı yeşil yan yana gelmesiyle oluşan sembolleşmeyle tamamlanır gibidir Kırgızlar'ın Manas kutlamalarında Türkmenler'in " Su Bayramı'nda sarı kırmızı yeşil bayraklarla geçişini o ülkelerde görünce rahatlamıştım: Türkiye'deki bir takım insanlar da bir gün bunları görür öğrenir diye sevinmiştim

Bu kavramı ideolojinin ideolojik-politik militanlığının elinde oradan oraya savrulan bir fitne malzemesi bir slogan olmaktan kurtarıp bilimin ölçüleriyle aydınlatmak gerekir Atatürk Kültür Merkezi olarak biz 1995 yılın bu konuda gösterilmekte biraz da geç kalınan idrakin ve hassasiyetin bir örneğini sergilemiş Nevruz Bilgi Şöleni'nin bildirilerini kitaplaştırmıştık 1996 yılın da renkler konusun da meselemizin içine alarak ilkine oranla bir hayli genişletilmiş " Türk Dünyasın da Nevruz ve Renkler İkinci Bilgi Şöleni'mizi gerçekleştirdik Bu bilgi şöleninin birbirinden değerli bildirilerini de bir cilt halinde yayınladık

Türk Dünyasının gün ışığıyla yıkanmayı bekleyen nice ortak değerlerinden biri olan Nevruz'u Türk dünyası olarak değerlerinden biri olan Nevruz'u Türk dünyası olarak hepimizin atalarımızdan miras aldığımız hoşgörüyü temizliği saflığı sevgiyi birleşmeyi bütünleşmeyi yeniden tesis edip aleme duyurduğumuz bu güzel bayramı Özbek Kırgız Tatar Türkmen Kumuk Azeri soydaşlarımızla bir araya gelip aydınlığa çıkarmaya katkıda bulunmakla atalarımızı gülümsettiğimize inanıyoruz

Renk veya don/ton yahut boyag/boyah kelimeleri güneş ışığının varlıklardaki emilmesiyle ilgili bir durum Tabiattaki bu ana renkler ki yedi tane olduğu kabul edilir- yanındaki bugün bilgisayar aracılığıyla üç bini aşkın renk elde edilebilmektedir

Halkaların ve kültürlerin renklere yaklaşımı birbirinden farklıdır; ancak asıl farklılık renkleri bir araya getirişleri sırasındadır Sarı kırmızı ve yeşil bir inanış ve varlık dünyasını yorumlayış sonucunda yeşili dirilik tazelik gençlik; sarıyı merkeze hükümranlık; kırmızıyı Tanrı koruyucu ruh ocak (ev) dirlik bağımsızlık hürriyet anlamlarının sembolü halinde yorumlayan sadece Türk kökenli halklardır

Bu konularda ilgili bir tebliğini geliştirmesini istirham ettiğim Atatürk Yüksek Kurumu'nun değerli başkanı kültür tarihimizin seçkin araştırıcılarından aziz Prof Dr Reşat Genç beni kırmadı Genişletilmiş tebliğlerini kitap düzeninde bastırırken ilgili resimleri de ilave ettik

Bayramlarımız bütünlüğümüz renklerimiz konusundaki fitnenin bitmesine vesile olmak arzu ve dileğiyle bu kitapçığı basarken dostluk ve destekleri için Sayın Reşat Genç'e Sayın Selahattin Yücel'e ve Tanıtma Fonu üyeleri ile Mehmet Biler'e alenen teşekkürler ediyorum

ProfDr Sadık Tural

Atatürk Kültür Merkezi Başkanı

BAŞLARKEN

Yeryüzünde insanoğlunun yaşamaya başladığı günden beri birtakım tabiat olayları nasıl insanların dikkatini çekmiş ise tıpkı onun gibi tabiattaki çeşitli renkler çiçekler ve başka renkli şeyler de dikkat çekmiştir Giderek insanlardaki zevk unsuru renklere olan ilgiyi çoğaltırken bir taraftan da bazı inanmalara bağlı olarak renkler bazı anlamlar kazanmış ve birtakım renkler bir taraftan sembol değerler kazanırken diğer taraftan da manevî ve millî değerler kazanmıştır Dolayısıyla bütün diğer milletlerde olduğu gibi Türk milletinin de en eski zamanlardan başlayarak tarihî seyir içinde renklere çeşitli sembol anlamlar ile millî ve manevî değerler kazandırdığı görülmektedir Biz de bu incelememizde muhtelif renklerin tarihimizde ve kültürümüzde kazandığı sembol değerler ile millî ve manevî değerler hakkında gerek tarihî kaynaklardan gerekse inceleme eserlerinden yararlanarak bilgi sunmaya çalışacağız

Bu münasebetle Atatürk Yüksek Kurumu’nun bağlı kuruluşu olan Atatürk Kültür Merkezi’mizin bu konularla ilgili yayınlarını ve bilimlik toplantılarını gerçekleştiren değerli mesai arkadaşım Prof Dr Sadık Tural hem Nevruz hem de renkler konusunda ilim âlemine ışık tutan Türk ve dünya kamuoylarını bu konuda bilgilendirip aydınlatan çok değerli çalışmalar meydana getirdi bitirilmesine de katkı sağladı vesile oldu Bu mütevazı çalışmanın yayınlanması da Sayın Tural’ın ciddi ve samimi gayretleri ve teşvikleri ile mümkün olabildi Bu konuda gösterdiği ciddi ve samimi gayret için anılan Merkez Başkanı Sayın Prof Dr Sadık Tural’a içten teşekkürler ediyorum

Prof Dr Reşat GENÇ



Alıntı Yaparak Cevapla