Yalnız Mesajı Göster

Türklerde Misafir Ağırlama

Eski 10-14-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Türklerde Misafir Ağırlama




Türklerde misafir ağırlama

Evde Konuk Ağırlama

GENEL SOFRA ADABI

İçinde yaşadığımız toplumlarda, herkesin uyması gereken "Görgü kuralları" vardır Toplumda sevilen, sayılan, aranan ve sözü geçen bir insan olmamız bu kuralları tam olarak bilmemize ve uygulamamıza bağlıdır Özellikle Sofra adabı, kültürü görgü kurallarının önemli bir yerini oluşturur

Bu kuralların bazıları şunlardır;

a) Bıçak sapından, işaret parmağı kesici kısmın sırtına uzatılarak tutulur Bıçağı, ağıza koymak ayıptır Bazı kişiler yanlış olarak peynir yerken bıçağı ağzına götürmeyi huy edinmişlerdir Ekmek de hiçbir zaman bıçakla küçük lokmalara ayrılmaz Bıçak ekmeğe sürülerek temizlenmez Gümüş bıçak yalnız meyve yerken kullanılır Gümüş ve çelik bıçakları ayırmakta yanılmamalıyız Gümüş bıçak daha parlak olur

b) Çatal, et yenilirken sol elde tutulur, bıçak ise sağda tutulur ve eti keser Sebze yendiğinde çatal sağ elde tutulur yada tekrar sol elde tutularak sağ eldeki bıçakla sebzeler onun üzerine itilir Çatal yere düşer ise, bir yenisinin gelmesi beklenmelidir veya yenisi istenmelidir

c) Çorba kaşığının kullanılması ülkeden ülkeye değişmektedir Fransızlar çorbayı kaşığın ucu ile içerler İngilizler ve Amerikalılar kaşığın yanı ile içerler Her ikiside uygulanabilir Çorba içildikten sonra kaşık yere konmaz, doğrudan doğruya tabağın içine bırakılmalıdır

d) Peçete, tam olarak açılmaz uzunlamasına dizlerin üzerine serilir Peçeteyi göğse takmak, yeleğe geçirmek ayıptır Yemek bittikten sonra peçete toplanıp katlanmadan tabağın yanına bırakılır Eğer bir bayanın peçetesi yere düşerse, hemen yanında oturan kişi (bay) peçeteyi yerden hemen kaldırmalıdır Bir şey içerken ağzımızı önce silmemiz gerekir Dudaklarımız bardağın üzerinde hiç bir iz bırakmamalıdır Ses çıkarmadan içmeyi öğrenmeliyiz Bir kerede bardak boşaltılmamalıdır

Sofra ve yemek görgüsünde, sunulan yemekleri belli yöntemler çerçevesinde yiyebilmek, öğrenilmesi gereken önemli bir noktadır "Her yiğidin bir yoğurt yemesi vardır" atasözü hiçbir zaman uygulanamaz Tersine, her yemeğin belirli bir yenme biçimi vardır Bu kurallara örnek verecek olursak;

PİLİÇ:

Piliç,daima çatal ve bıçakla yenir Kemikleri hiçbir zaman ağıza götürülmez Etler bıçakla, kemikten ayrılır ve çatalla ağıza konur

BALIKLAR:

Önce baş çıkarılır Sonra da çatal ve balık bıçağı ile baştan kuyruğa doğru ikiye ayrılır Sonunda bıçağın ucu ile kılçık tamamıyla ayrılıp çıkarılır Ayrılan kılçıklar tabağın içine ya da tereyağı tabağına konur Etli kısmı çatal ya da bıçakla ufak parçalara bölünerek yenir Eğer bunların arasında küçük kılçık parçaları kalmışsa bunları ağzımızdan parmaklarımızın ucuyla çıkarmalıyız Çok küçük balıklar (gümüş vb) başı ile beraber çiğnenerek yenilir

MAKARNA:

Makarnayı İtalyan usulü yemek için; çatal ve kaşık kullanılır Kaşık sol elde tabağa dikey yakın bir şekilde tutulur Sağ eldeki çatal ile bir kısım makarna alındıktan sonra dişleri kaşığın iç yüzüne dayanmış olan çatalı çevirerek makarna iyice çatala sarılmış olur ve bu şekilde ağıza götürülür Alışılmış yeniliş tarzında ise; makarna, çatal ve bıçakla küçük kısımlara ayrılır ve çatala alınarak ağıza konulur

İSTAKOZ VE YENGEÇ:

Küçük kıskaçlar sofrada bir ceviz çekici ile kırılıp elle ayıklanır İstakoz ve yengeç özel takımla yenir, fakat bunların bulunmadığı zaman, balık takımı kullanılabilinir Ayıklanmış olan et, eritilmiş tereyağına, mayoneze ya da özel olarak hazırlanmış salçaya batırılıp yenilir

İSTİRİDYE:

Sol el ile tutulur ve özel istiridye çatalı ile et kısmı kabuktan ayrılır Arzu edilirse salçaya batırılabilinir ve bir lokmada ağıza konulur

SANDVİÇLER VE KANEPELER:

Çaylarda ikram edilen küçük sandviç ya da kanepeler elle yenilir Eğer çok ufaksalar bir lokma halinde ağıza sokulur Daha büyük ve bir iki tabakalı sandviçler ise çatal ve bıçakla yenilir

SOFRADA MEYVE YEME İNCELİKLERİ

ELMA, ARMUT:

Helezoni olarak soyularak ya da dört parçaya ayrıldıktan sonra ayıklanarak elle ya da meyve çatalı ile yenir

MUZ:

Samimi bir ortamda: Muz kabukları alt ucuna kadar soyulup orada bırakılabilinir Tamamı ile soyulup atılmaz

Resmi bir ortamda: Kabuklar tamamen çıkarılır ve meyve bıçağı ile kesildikten sonra ağıza götürülür

KAYISI, ERİK, KİRAZ:

Bir ya da iki lokmada yenilirÇekirdek ağızda ayıklanıp avuca alınarak tabağa konulur

ŞEFTALİ:

Yarma şeftali: ikiye bölünerek kolayca çekirdeği çıkarılır ve yenilir

Yarma olmayan şeftali: Dörde ayırılıp kabuğu soyulduktan sonra bıçakla küçük parçalara ayrılarak çatal ile yenilir

PORTAKAL:

Helezoni olarak soyulur ve dilimlere ayrılıp tabağa konulur, dilimler küçükse bir lokmada, büyükse kesilerek el ya da meyve çatalı ile yenilir

KAVUN:

Dilimlere ayrılarak tabağa konulur Dilimler bıçakla ufak lokmalara ayrılır yada kaşıkla yenilir Eğer üzerinde çekirdek var ise bunlar ağızda ayıklanır ve avuç içine alınarak tabağa konulur

ÇİLEK:

Sapları daha önceden çıkarılmış küçük çilekler kaşıkla yenilir

Bunların üzerine toz şeker ekilir ya da krema konulur Fakat büyük çilekler bazen sapları ile sofraya getirilir Bu takdirde saptan tutup şekere batırmak ve ısırıp yemek gerekir Elde kalan sap, tabağa konulur



Alıntı Yaparak Cevapla