10-14-2012
|
#1
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Hasankeyfdeki Tarihi Yerler Hasankeyf Tarihi
Hasankeyf kale kapısı, Hasankeyf turizm
Hasankeyf Hakkında Bilgiler
Kuzeyden güneye kıvrılıp giden Dicle nehri üzerinde yer alması ve o günlerde ticaretin önemli bir kısmının nehir yoluyla yapılması nedeniyle Hasankeyf, ticari ve ekonomik olarak da gelişti
Hasankeyf’i Artuklular’dan alan (1232) Eyyubiler, henüz bölgeye tam hakim olamadan Moğol istilasi ve harabiyeti ile karşılaştı Birçok yerleşim yeri gibi burası da altüst oldu
Eyyubiler, Moğol şokunu atlattıktan sonra 14 yüzyıl başlarından itibaren Hasankeyf’i yeniden imar etmeye başladı Özellikle bugün Hasankeyf’te bulunan birçok eserde imzası bulunan Eyyubiler’in, Sultan Süleyman zamanında bu imar faaliyeti zirveye ulaştı Hasankeyf, bu yıllarda tarihinin en parlak dönemlerinden birini yaşadı
Nihayet Osmanlılar’ın gücüne karşı direnemeyen, Safeviler’in baskıları ve iç hesaplaşmalarla iyice yıpranan Eyyubiler, 1515 yılında burayı Osmanlılar’a bıraktı Bu tarihten itibaren şehir, tarihi önemini kaybederek günümüze geldi
Üç Ana Kültür Bölgesi Hasankeyf
1- Tarihte ilk uluslar arası imparatorluk kuran Asurluların damgasını vurduğu Mezopotamya;
2- Avrupa’daki ve Akdeniz çevresindeki kültürleri birleştirip Batı dünyasının temelini oluşturan Roma İmparatorluğu;
3- Hem kendi iç yaratılışları, hem de Uzak Doğu ile Yakın Doğu arasında iletken rolü ile başlı başına uluslar arası bir kültür çevresi oluşturan Orta Asya-İran
Coğrafi Konumu
Dicle nehrinin doğu kıyısında yer almaktadır Güneyinde, güneydoğu Midyat Dağları, kuzeyinde ise Türkiye’nin petrol ürettiği Raman Dağları yer almaktadır İlçenin kuzeyinde Beşiri ilçesi ile Batman merkezi, güneyinde Gercüş ilçesi, doğusunda Siirt ili, batısında ise Gercüş ilçesi ile Batman merkezi bulunmaktadır
İlçenin kuzey cephesinde, boydan boya kıvrımları ile sınırlayan Dicle nehri bulunmaktadır Karasal iklimin hakim olduğu ilçede en yüksek sıcaklık 40-43 derece, en düşük derece de 6-8 derece olmaktadır Yıllık ortalama yağışlı gün sayısı 90’dır
Hasankeyf’e Ulaşım ve Konaklama
Hasankeyf, Batman-Midyat karayolu üzerinde yer aldığından önemli bir geçiş noktasında yer almaktadır 35 km uzaklıktaki Batman’dan ulaşmak mümkün olduğu gibi, bir başka tarih hazinesi olan Mardin’den Midyat’a, oradan da Hasankeyf’e ulaşılabilmektedir Hasankeyf’in Mardin’e uzaklığı 120, Midyat’a uzaklığı ise 50 km dir
Hasankeyf’e en yakın havaalanı Batman’da bulunmaktadır Bölgenin önemli bir ulaşım noktası olan Diyarbakır havaalanı da Hasankeyf’e 135 km mesafededir Ayrıca Mardin’de de havaalanı bulunmaktadır Bunun yanı sıra Batman’a demiryolları ile Türkiye’nin her yerinden de ulaşmak mümkündür
Hasankeyf ilçe merkezinde şimdilik 10 yataklı Öğretmenevi ve 20 yataklı bir pansiyon dışında pek konaklama imkanı yoktur Hasankeyf’e ve bölgeye turistik amaçlı gelenler toplam 1200 yatak kapasiteye sahip Batman il merkezinde konaklayabilmektedirler Her kesimin ihtiyaçlarına cevap veren oteller gelen misafirlere hizmet vermektedir
A) Artuklu Eserleri
Köprü
Köprünün üzerinde herhangi bir kitabe olmadığından kesin yapılış tarihi bilinemiyor Sadece Ortaçağ tarihçilerinden İbn Havkal köprünün 1116 yılında Artuklu Fahrettin Karaaslan tarafından yapıldığını söylüyor; ancak bu tarih, Karaaslan’ın babası Davut’un saltanat yıllarına denk geliyor Bu tarihi çelişkiyi bir yana bırakan araştırmacılar, köprünün üzerindeki taşçı işaretleri ve figürlerden hareket ederek, eserin Artuklular’a ait olabileceğini söylüyorlar
Hasankeyf’in Müslümanların eline geçmesini anlatan kaynakta burada açılıp kapanan bir köprüden bahsedilmektedir Bu yüzden köprünün antik dönemlere ait olabileceği, veya antik temeller üzerine Artuklular tarafından yapılmış olabileceği ihtimali akla geliyor Hasankeyf köprüsünün, Batman (Malabadi) köprüsüyle benzer olması, Artuklular tarafından yapıldığı ihtimalini güçlendiriyor 
Kemer açıklığı itibarıyla Ortaçağ’da yapılan köprülerinin en büyüğüdür Ortadaki büyük kemeri taşıyan iki orta ayağın arasındaki açıklık 40 metredir
Ayaklar, akıntı tarafında üçgen, diğer tarafta da dairevi şekilde yapılmıştır Ayakların dış cephesi kesme taştan yapılmış, bu kesme taşlar tek tek birbirine madenî kramplarla kenetlenmiştir Muhtemelen köprünün kemerleri de kesme taşlardandı
Şu anda yıkılmamış olan doğudaki kemer, hayret verici büyüklükteki kesme taşlardan örülmüştür Batıdaki yıkılmayan kemer ise; kırılma noktasına kadar kesme taştan, ondan sonrası da yassı geniş tuğladan örülmüştür Araştırmalara göre köprünün en büyük kemerinin orta kısmı ahşaptandı
Düşman şehre saldırdığı zaman bu ahşap kısım yerinden kaldırılır, düşmanın şehre girişi engellenirdi Bu özellik şehrin savunması açısından bir avantaj ise de köprünün dayanaklığı açısından dezavantaj olmuştur Köprünün bir diğer ilginç özelliği de orta ayakları üzerindeki figürlerdir Tahrip oldukları için bu figürlerin ne anlam ifade ettikleri tam bilinemiyor
|
|
|
|