10-14-2012
|
#1
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Truva Antik Kent Hakkında Bilgi
Truva Antik Kent Hakkında Bilgi
TRUVA
Troya, M Ö 3 ve 2 bin yıllarda canlı bir kültür kenti, yerleşik tarım topluluklarını yöneten bir krallığın merkeziydi M Ö 13 yüzyılın sonlarına doğru büyük bir yangın geçirdi Bu yangının ünlü Troya Savaşının sonunda çıktığı düşünülmektedir Bundan sonra yeniden imar edilen kent M Ö 1000 yıllarında terk edildi M Ö 700 dolaylarında Yunanistan'dan gelen göçmenler Troya'ya yerleşmeye başladılar Bu yeni yerleşim " İlion " adıyla M S 5 yüzyıla değin sürdü M Ö 6 yüzyıl sonundan başlayarak bölgeye sırasıyla Persler, Büyük İskender, Selevkoslar, Pergamon Krallığı ve Romalılar egemen oldu M Ö 85'te Romalıların yağmaladığı kenti aynı yıl Romalı general Sulla yeniden kurmaya girişti Augustus ve daha sonraki imparatorlar sağladıkları ayrıcalıklarla kentin gelişmesinde rol oynadılar M S 330'da Konstantinopolis (İstanbul) başkent ilan edildikten sonra "İlion" yavaş yavaş geriledi ve unutuldu Kazılar sonucunda Troya'da üst üste kurulmuş, yedi ayrı kültürü temsil eden 4 mimari katın oluşturduğu 9 yerleşme saptanmıştır

Yapılan kazılar sonucu, binlerce parçadan oluşan hazinenin yalnızca en değerli 260 parçasının Moskova'daki Puşkin Muzesinde bulunduğu biliniyor Romanlara konu olmuş Troya altınları, özellikle bayan ziyaretçilerin en çok ilgilendiği konulardan birisidir
Modern arkeoloji biliminin hiç affedemeyeceği birçok hatalar yapmasına ve Troya'yı bir köstebek yuvasına çevirmesine rağmen yine de arkeolojinin babası kabul edilen ve kendisine Dr Arkeolog ünvanı bile verilen Heinrich Schliemann, Troya'da bulduğu hazineleri " Priamos'un Hazineleri" olarak adlandırmıştır Bir yazarın, "Arkeologların en bilimsel olmayanı Arkeolog ilmini kurdu" diye çok iyi tanımladığı Heinrich Schliemann, Kral Priamos'u çok zengin bir kral olarak hayal ettiği için bu hazineleri Priamos'un hazineleri, dolayısıyla kralın karısı Helen'in takıları olarak kabul etmiştir Onları karısı Sofya'ya takarak karısına "Sen benim güzel Helen'imsin" demiştir Bu hazinelerin, bugün, Priamos devrinden en az 1000 yıl öncesine, yani Hisarlıktaki II yerleşmeye ait olduğu bilinmektedir Priamos'un gerçek hazinelerine ait, şimdiye kadar hiçbir ize rastlanmamış olmasının tek açıklaması, savaş sonrası şehrin tamamen talan edilmiş olmasıdır
Helenistik dönemde İlion olarak adı geçen efsanevi şehir Çanakkale de Biga yarımadasında (Hisarlık Höyüğü) Truva olarak bilinir 200x150m boyutlarında ova seviyesinden 30m yüksekliğinde şehir hakkında ki bilgilere İlyada destanında, Anaksimendres, Heredots, Strabon gibi antik yazarların destanlarında rastlanır M Ö XVIII ve XIX yüzyılda yaşamış olan araştırmacılar buranın yerini saptamaya çalışmışlar Frank Calvert Hisarlık Höyüğünün Truva olabileceğini söylemiştir Calvert 1865’te Hisarlık Höyükte 4 sondaj çukuru açmış Alena mabedinin kalıntılarına rastlanmıştır
Schliemann 1868 ‘de Troat bölgesine gelmiş ve araştırmalar yapmaya başlamıştır Schliemann burada 1870’te kazılar yapmaya başlamıştır Böylece I dönem kazıları başlamıştır I dönem Henry Schliemann II dönem W Darpfeld , III dönem C Blegen, IV dönem M Koorfmann kazılar yapmıştır
Schliemann kuzey kesiminde çalışmıştır Burada Roma Helenistik dönem ile karşılaşmış ve höyüğün güneyinde Roma çağına ait temeller bulmuştur 1873’te örenin her yerinde 20’den fazla çukur açmıştır Truva hazineleri ilk defa bu yıl ortaya çıkarılmıştır (altın taçlar, küpeler, gümüş vazolar, silahlar, kazanlar, yassı baltalar, tavalar) Destanlarda adı geçen Priamous’un hazinesini bulduğunu zanneden Schliemann alttan ikinci şehri İlion olarak ifade etmiştir 1878’de yeni bir hazine bulmuştur Hazinenin 3/2’si bize kalmıştır 1879’da şehrin sur duvarlarını çıkarırken kuzeyde bir hazine daha bulmuştur 1882’de W Darpfeld ile çalışmışlar ve I Truva şehri ortaya çıkarılmıştır Schliemann Truva’da bulduğu hazineyi Berlin müzesine hediye etmiştir 1870’den 1890’a kadar 7 şehir saptamıştır I-V tabakalar Prehistorik dönemlere, VI tabaka Lidyalılara, VII tabaka Arkaik döneme aittir 1890’da şehir sayısının 9 olduğu ortaya çıkarılmıştır 1891’den itibaren Darpfeld çalışmaya başlamış 1893 -1894 ‘te yaptığı kazılarda alttan üste doğru 9 şehir kesinleşmiştir I -V tabakalar Prehistorik çağa, VI tabaka Homer’in Truvası’na aittir
III dönem kazılara 1932-38 yılları arasında başlanmıştır C Blegen
Truva da 5 mevsim kazı yapmıştır Blegen’in kazıları sonucu Truva da 46 yapı evresine sahip 9 şehre ait buluntular açığa çıkarılmıştır I Truva da Blegen’in tespitlerine göre 10 yapı evresi tespit edilmiş bunlar a-j ‘ye kadar sıralanmış ve M Ö 3 binin ilk yarısına tarihlenmiştir
a-c Erken Truva I
d-g Orta Truva I
h-j Geç Truva I
Bu evrelere ait buluntular, I Truva’nın erken evresinde yerleşik bir sur duvarı içerisinde yer almaktadır Mimari taş temel üzerine kerpiç ve dikdörtgen planlı mimari şekilde göze çarpmaktadır Balık kılçığı şeklinde düzenlenmiş duvarlara da rastlanılmıştır Truva I b’de megaron tipinde mimari ortaya çıkmıştır Truva I’e ait surun bir köşesinde kulelerle takviye edilmiş anıtsal bir kapı ortaya çıkarılmıştır Mimari yapı I Truva’nın özellikle 2 a safhasında da devam etmiştir Sur duvarı içinde yer alan evlerin küçük bir beyliğe ait oldukları söylenmektedir Burada yaşayan insanlar avla, tarımla ve balıkçılıkla geçinmişlerdir Bu dönemin ege dünyasıyla kültürel ve ticari ilişkileri tespit edilmiştir Küçük eserler arasında seramiklere, metal buluntulara, bakırtaş ve çakmak taşından aletlerin yanı sıra silahlara da rastlanmıştır I Truva’nın orta evresine tarihlenen önemli buluntu ele geçmiştir kireç taşından yapılmış stel bulunmuştur Bu stel üzerinde stilize insan yüzü tasviri alçak kabartma tekniğiyle işlenmiştir
|
|
|
|