Yalnız Mesajı Göster

İstanbul Medreseleri

Eski 10-13-2012   #6
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

İstanbul Medreseleri




Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Medresesi (Eminönü)

İstanbul Eminönü ilçesi, Çarşıkapı’da Divan Yolu Caddesi üzerinde bulunan Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Külliyesi’ni Sultan IV Mehmet (1648–1687) döneminde Kaptan-ı Derya ve Sadrazamlık görevlerini yapmış olan Merzifonlu Kara Mustafa Paşa yaptırmaya başlamıştır Ancak sadrazamın II Viyana Kuşatmasındaki başarısızlığından ötürü 1683 yılında yapı topluluğu yarıda kalmıştır Dershane üzerindeki kitabesinden öğrenildiğine göre de oğlu Ali Bey tarafından Mimar Hamdi’ye 1690 yılında tamamlattırılmıştır

Yapı topluluğu Darül Hadis Medresesi, dershane-mescit, sıbyan mektebi, sebil, dükkânlar ve hazireden meydana gelmiştir Külliyenin dershane-mescidi avlunun kuzeydoğu köşesinde sekizgen planlı bir yapı olup, kesme köfeki taşından yapılmıştır Dershane-mescidin üzeri içten pandantifli, dıştan da sekizgen kasnaklı bir kubbe ile örtülmüştür Avlu zemininden biraz daha yüksek olan dershanenin girişi önünde dört, yanlarında da birer tane olmak üzere altı mukarnas başlıklı, sivri kemerlerle birbirine bağlanmış bir revak bulunmaktadır Revakın üzeri ahşap tavanlı olup, ortadaki kemer diğerlerine göre daha geniş ve yüksektir Buradaki kemer üzerinde bulunan kitabe sülüs yazı ile yedi beyitten meydana gelmiş olup, yarıda kalan külliyenin Kara Mustafa Paşa’nın oğlu Ali Bey tarafından Mimar Hamdi’ye tamamlattırdığı yazılıdır

Dershane-mescit çift sıralı pencerelerle aydınlatılmış olup, alt sıradaki pencereler köfeki taşından sivri hafifletme kemerli dikdörtgen sövelidir Üst sıra pencereler ise sivri kemerlidir İç kısmında mihrap nişi ve duvarlarda da dolaplara yer verilmiştir

Dershane-mescidin karşısındaki avluda medrese odaları U şeklinde sıralanmıştır Önlerinde revaklar bulunan medrese hücreleri batı ve güneyde on odadan meydana gelmiştir Medrese hücrelerinin revak cepheleri kesme köfeki taşından olup, batı ve güney yönlerindeki cepheleri taş-tuğla duvar örgüsüne sahiptir Baklava başlıklı dokuz mermer sütuna oturan ve sivri kemerlerle birbirlerine bağlanmış olan revaklar ile medrese odalarının üzerleri pandantifli kubbelerle örtülmüştür Bunlardan köşe odası dikdörtgen planlı, diğerleri ise kare planlıdır Dikdörtgen olan odanın güneyinde kubbe, kuzeyinde de içeriye girişi sağlayan yer beşik tonozla örtülmüştür Köşe odasında girişi sağlayan kapı diğer odalarda da basık kemerli birer kapı ile ikişer dikdörtgen penceresi bulunmaktadır Medrese odalarının içerisinde yuvarlak kemerli ocak nişi ve bunun iki yanında da birer dolap nişine yer verilmiştir Bu pencereler dıştan tuğladan yuvarlak kemerli ve dikdörtgen söveleri köfeki taşından yapılmıştır

Medresenin avlu kapısının yanına revak cephesinin üst köşesine de bir kuş köşkü yerleştirilmiştir Medrese avlusundaki havuz günümüze gelememiştir Revak kemerleri yakın tarihte Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yapılan restorasyon sırasında camekânla kapatılmıştır Külliyenin Divan Yolu Caddesi’ne bakan cephesindeki dükkânlar 1956–1957 yıllarında caddenin genişletilmesi sırasında yıkılmıştır Bu arada önündeki sebil ve hazire yan sokağa taşınmıştır

Yapı topluluğu Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 1960 yılında restore edilmiştir Günümüzde medrese ve yanındaki sıbyan mektebi İstanbul Fetih Cemiyeti ile Yahya Kemal Enstitüsü’ne tahsis edilmiştir

Sinan Paşa Medresesi (Eminönü)

İstanbul ili Eminönü ilçesi, Beyazıt Çarşıkapı’da Yeniçeriler Caddesi ile Bileyciler Sokağı’nın kesiştiği noktada bulunan Sinan Paşa Külliyesi’ni Sadrazam Koca Sinan Paşa Mimar Davut Ağa’ya 1593 yılında yaptırmıştır Yemen Fatihi Sinan Paşa’nın yaptırmış olduğu bu külliye medrese, dershane-mescit, türbe ve sebilden meydana gelmiştir

Külliye simetrik olmayan bir plan düzenine göre avlu içerisinde yer almaktadır Külliyeyi oluşturan medrese, türbe ve sebil güney ve batı yönlerindeki kesme taş duvarlar içerisine alınmıştır Ayrıca ana caddeye bakan avlu duvarının türbe hizasına sivri kemerli demir şebekeli pencereler açılmıştır Avlu duvarı ile medrese arasındaki bahçe XVIII yüzyılın sonlarında hazireye dönüştürülmüştür Böylece içerideki mezarların dışarıdan görünebilmeleri için duvarın bir bölümü yıktırılmış ve barok üslupta bir kemerle yükseltilmiştir Yapı topluluğunun basık kemerli avlu giriş kapısı da bu cephenin üzerindedir Bunun biraz ilerisinde cadde ile sokağın kesiştiği yere de sebil yerleştirilmiştir

Medrese Klasik Osmanlı üslubunda yapılmıştır Dikdörtgen planlı, revaklı avlulu olan medresenin üç tarafı hücrelerle çevrilmiştir Dershane-mescit ise Osmanlı medrese planlarının geleneksel düzeninden ayrı olarak medrese hücrelerine bitiştirilmiştir Böylece dershane revakı hem medreseye, hem de dershaneye girişi sağlamıştır Avlu çevresindeki medrese hücresi on altı adet olup, hepsi kare planlıdır Üzerleri kubbe ile örtülüdür Hücreler avluya birer kapı ve birer pencere ile dışarıya ise altlı üstlü iki pencere sırası ile açılmıştır Bunlardan alt sıra pencereler dikdörtgen söveli, üst sıradakiler de alçı şebekeli sivri kemerlidir Hücrelerin önündeki baklava başlıklı on dört sütun birbirlerine kemerlerle bağlanmış, üzerleri de kubbelerle örtülmüştür

Medresenin iç avlusunda sekizgen planlı bir şadırvan bulunmaktadır Bu şadırvan baklava başlıklı sekiz sütunun taşıdığı bir çatı ile örtülüdür Şadırvanın ortasına sekizgen planlı mermerden yapılmış bir de havuz eklenmiştir Ayrıca avlu içerisine bir su kuyusu ile mermerden su teknesi de eklenmiştir

Medresenin batısında bulunan dershane-mescit Erken Osmanlı mimarisini anımsatacak biçimde ters T planı göstermektedir Önünde iki sütun ve bir paye üzerine oturmuş üç gözlü bir revaka yer verilmiştir Bu revakların iki bölümü kubbe diğerleri de tonozla örtülüdür Dershanenin duvarları bir sıra taş ve üç sıra tuğlanın alternatifli olarak örülmesinden meydana gelmiştir Dershanenin üzeri sekizgen kasnaklı tromplu bir kubbe ile örtülmüştür Kubbe içerisindeki kalem işleri XIX yüzyılın sonlarında yapılmıştır






Alıntı Yaparak Cevapla