|
Prof. Dr. Sinsi
|
İstanbul Türbeleri
Koca Sinan Paşa Türbesi (Eminönü)
İstanbul Eminönü ilçesi, Divanyolu üzerinde, Yeniçeriler Caddesi’nde bulunan Koca Sinan Paşa Türbesi kendi ismini taşıyan külliyesinin bir bölümündedir Külliye ile birlikte türbeyi Mimar Davud Ağa 1593 yılında yapmıştır
Koca Sinan Paşa Sultan II Selim (1566–1574), Sultan III Murad (1574–1595), Sultan III Mehmed (1595–1603) dönemlerinde beş defa sadrazamlık yapmıştır Enderun’dan yetişmiş sarayda Çeşnigirbaşı görevinde bulunmuş, bundan sonra Mirimiran olmuş ve ardından Erzurum, Halep, Mısır Beylerbeyliğine tayin edilmiştir Sultan II Selim zamanında Yemen seferine katılmış ve Yemen’i fethettiği için de kendisine Yemen Fatihi unvanı ile Vezirlik rütbesi verilmiştir Ardından Tunus’u da fethetmiştir İran seferinde Serdar ve Sadrazam olmuştur Bu dönemde yaşlı olduğundan ötürü de kendisine Koca Sinan Paşa denilmiştir Sinan Paşa 1596 yılında ölmüş ve kendi adına 1593 yılında yaptırdığı külliyesi yanındaki türbeye gömülmüştür
Koca Sinan Paşa’nın türbesi dıştan on altıgen, içten sekizgen planlıdır Kesme taştan yapılmış olan türbenin giriş kapısı önünde beş mermer sütunun taşıdığı üzeri meyilli bir revak bulunmaktadır Buradaki sütunlar kaş kemere benzeyen dilimli kemerlerle birbirine bağlanmış, ayrıca köşelere de sütunlar yerleştirilmiştir Türbenin cephesi oldukça hareketli bir görünümdedir Cephenin alt kısmı dikdörtgen formda, demir parmaklıklı, sivri kemerli, geometrik motifli pencerelerle hareketlendirilmiştir Pencerelerin üst kısımları iki renkli taşla örülmüş, alçı şebekeli pencereler arasında kalan yüzeylere de sağır pencereler yerleştirilmiştir Bunların üzerinde tüm cepheyi çepeçevre dolanan mukarnaslı bir kuşak ile palmetli bir frize yer verilmiştir Türbenin her cephesinde altlı üstlü ikişer pencere bulunmaktadır Bunlardan alt kat pencereler dikdörtgen söveli, üst sıradakiler ise müzeyyen küçük pencerelerdir
Türbenin üzeri on altıgen kasnaklı sivri bir kubbe ile örtülmüştür Bezeme olarak dikkat çeken bir özelliği bulunmamaktadır
Yuvarlak kemerli mermer söveli bir kapıdan girilen türbenin kitabe yeri boş bırakılmıştır Türbenin içerisinde de dikkati çeken bir bezeme bulunmamaktadır Yalnızca kubbe içerisine sülüs yazı ile Zümer suresinin 53 ayeti yazılmıştır Bunun dışında kalan yüzeyler kıvrık dal ve bitkilerle bezenmiştir Bu bezeme kubbenin ortasından kubbe eteğine kadar devam etmektedir
Türbe içerisinde Koca Sinan Paşa’nın sandukası dışında iki adet daha ahşap sanduka ile biri kitabeli iki mermer çocuk lahdi bulunmaktadır Bu sandukalar üzerinde kitabe bulunmadığından kime ait oldukları bilinmemektedir Türbenin çevresindeki hazirede dönemin önemli kişilerine ait mezar taşları bulunmaktadır
Koca Sinan Paşa Türbesi İstanbul Türbeler Müdürlüğü’nün yönetiminde olup, ziyarete açıktır
Köprülü Mehmed Paşa Türbesi (Eminönü)
İstanbul Eminönü ilçesi, Divanyolu Caddesi üzerinde bulunan bu türbe Köprülü Mehmet Paşa’nın sağlığında 1661 yılında yapılmıştır
Köprülü Mehmet Paşa Sultan IV Mehmed (1648–1687) devri sadrazamlarındandır Köprülü Fzıl Ahmet Paşa ile Fazıl Mustafa Paşa’nın babasıdır Enderun’da eğitim görmemesine rağmen devlet görevlerinde bulunmuştur Hüsrev Paşa’nın hazinedarı olmuş, Şam, Kudüs, Trablusşam valiliği yapmış 1650 yılında da vezir olmuştur Osmanlı İmparatorluğu’nun zor günlerinde, IV Mehmed’in yaşının küçük oluşundan ötürü Devlet Hatice Turhan Valide Sultan tarafından yönetiliyordu Bu dönemde Köprülü Mehmed Paşa sadrazam olmuş ve bu sadrazamlığı kabul etmek için de dört şart ileri sürmüştür Bu şartların padişaha arz ettiklerinin kabul edilmesi, istediği kişileri kullanması, işlerinde bağımsız olması ve aleyhinde yapılacak dedikodulara önem verilmemesi idi Mehmed Paşa’nın bu şartlarının kabul edilmesi üzerine 1656 yılında sadrazamlık görevine başladı O dönemde İstanbul başta olmak üzere Osmanlı topraklarında asayişsizlik ve rüşvet çoğalmıştı Ordu gücünü kaybetmeye başlamış, Venedikliler Çanakkale Boğazı’nı kontrol altına almaya başlamışlardı Köprülü Mehmed Paşa bu zor günleri aşmış ve imparatorluğu canlandırarak itibarını güçlendirmiştir Güçlü bir donanma kurarak Çanakkale Boğazı’na yeniden hâkim olmuş, Erdel beyinin isyanını bastırmış ve Anadolu’daki eşkıyaları sindirmiştir 25 yıl sadrazamlık yaptıktan sonra 1661 yılında ölmüştür Vasiyeti üzerine de oğlu Fazıl Ahmet Paşa Onun yerine getirilmiştir
Köprülü Mehmed Paşa’nın türbesi sekizgen planlı olup, sekiz stalaktitli yuvarlak mermer sütunun taşıdığı kafesli kubbeli açık türbe şeklindedir Sütun araları bronz şebekelerle birbirlerine bağlanmıştır Türbeye bronz şebekeli bir kapıdan girilmektedir Bu kapının üzerinde sülüs yazı ile bir ayet bulunmakta olup, ayrıca sütun aralarına da kartuşlar içerisinde beş ayrı kitabe bulunmaktadır
Kitabe:
“Mekâbiri Eshab’ül hayrat
Sadr-ı Azam-ı esbak Köprülüzade merhum
Fazıl Ahmed Paşa ruhu için Fatiha- 1087 (1676)
Sadr-ı Azam-ı esbak merhum ve magfurunleh
Köprülü Mehmed Paşa ruhu için Fatiha-1072 (1661)
Köprülü-zade Sadr-ı Şehit Mustafa Paşa validesi
Merhume Ayşe Hanım ruhu için Fatiha-1085 (1674)
Mekabiri Eshab-ül hayrat”
Türbe içerisinde Köprülü Mehmed Paşa’nın yanı sıra oğlu Köprülü Fazıl Ahmed Paşa, Sultan II Mustafa’nın kızı Ayşe Sultan’ın mezarları bulunmaktadır
Kuyucu Murat Paşa Türbesi (Eminönü)
İstanbul Eminönü ilçesi, Beyazıt’ta Vezneciler Caddesi’nde bulunan bu türbe, Kuyucu Murat Paşa’nın 1601 yılında yaptırdığı medresenin yanında yer almaktadır
Kuyucu Murat Paşa Sultan I Ahmed (1603–1617) dönemi sadrazamlarındandır Enderun’dan yetişmiş, 1557’de Mısır valisi Mahmud Paşa’ya Kethüda olmuş, Sinan Paşa ile 1571’de Yemen seferine katılmış ve Yemen Beylerbeyi olmuştur Daha sonra Şarkîkaraağaç başta olmak üzere çeşitli sancaklarda görev yapmıştır Üç defa Diyarbakır valisi olmuş, İran savaşı sırasında esir düşmüşse de kaçmayı başarmış ve İstanbul’a dönmüştür Bundan sonra Kıbrıs, Diyarbakır ve Halep valiliklerinde bulunmuştur Macaristan seferine 1606’da katılmış ve aynı yıl Derviş Paşa’nın yerine sadrazam olmuştur Sadrazamlığı sırasında Anadolu’daki isyanları bastırmış, İranlılarla yapılan savaşları kazanmıştır Kuyucu Murad Paşa 1611 yılında ölmüş ve sağlığında yaptırmış olduğu medresesinin yanındaki türbesine gömülmüştür
Türbe kesme taş ve tuğladan örülmüş kare planlı bir yapıdır Üzeri düz bir çatı ile örtülmüştür Altlı üstlü iki sıra halindeki pencereler ile aydınlatılmıştır Bu pencereler alt sırada dikdörtgen, mermer söveli ve sivri mermer alınlıklıdır Üst sıradaki pencereler ise kaş kemerlidir
Türbeye güney cephesindeki revaklı bir kapıdan girilmektedir Buradaki revakın üzerine “Allah’ın selamı üzerinize olsun, iyi insanlar olduğunuz için Cennete girin ve orada kalın” anlamında bir yazı yazılmıştır Ayrıca kapının üzerinde celi-sülüs yazı ile mermer zemine Zümer suresinin 73 ayeti yazılmıştır Türbenin içerisi son derece sade olup, bezeme elemanına rastlanmamaktadır
Türbede Kuyucu Murad Paşa’dan başka Cağaloğlu Sinan Paşazade Mahmud Paşa (1642) ve Abaza Mehmed Paşa’nın (1638) mezarlarının yanı sıra üç ahşap sanduka ile bir de çocuk lahdi bulunmaktadır
Nuruosmaniye Türbesi (Şehsuvar Sultan Türbesi) (Eminönü)
İstanbul ili Eminönü ilçesi, Nuruosmaniye Camisi avlusunda olan Şehsuvar Sultan (Nuruosmaniye) Türbesi Mimar Mustafa Ağa ve yardımcısı Simon Kalfa tarafından 1755 yılında yapılmıştır
Şehsuvar Sultan, Sultan II Mustafa’nın (1686–1703) kadınlarından olup, Sultan III Osman’ın (1754–1757) da annesidir Şehsuvar Sultan 1756 yılında öldükten sonra Nuruosmaniye Camisi’nin avlusundaki türbesine gömülmüştür
Türbe Sultan I Mahmud’un (1730–1754) başlattığı ve Sultan III Osman’ın tamamladığı külliyenin bir bölümüdür Caminin doğusunda bulunan bu türbe aslında Sultan I Mahmud için yaptırılmış, yapı çalışmaları tamamlanmadan ölünce de kardeşi Sultan III Osman tarafından Hatice Turhan Valide Sultan Türbesi’ne gömülmüştür Sultan III Osman’ın ölümünden sonra tahta çıkan Sultan III Mustafa (1757–1774) Nuruosmaniye Türbesi’ne Onu gömdürmemiştir Türbeye Sultan III Osman’ın annesi Şehsuvar Sultan gömülmüştür
Türbe kesme köfeki taşı ve mermerden yapılmıştır Barok üslubun tüm özelliklerini yansıtan türbe köşeleri yuvarlatılmış kare planlı olup, üzeri kubbe ile örtülmüştür Sonradan bitişiğine dikdörtgen bir mekân eklenmiştir Türbe altlı üstlü 22 pencere ile aydınlatılmıştır Barok üslubun özelliklerini yansıtacak biçimde kubbe kasnağı geniş tutulmuş ve burası dıştan petek, içten de vitraylarla aydınlatılmıştır
Türbe içerisine üzeri üç kubbeli bir revaktan girilmektedir Bunlardan ortadaki kubbe diğerlerine göre daha yüksektir Revak dört sütunludur Türbe içerisinde alt pencerelerin üzerinde bir yazı frizi çepeçevre dolaşmaktadır Burada mermer üzerine siyah zemine sülüs yazı ve altın varakla Ahkaf suresinin 15 -19 ayetleri ile Nuh suresinin 28 ayeti, Saffat suresinin 180 -182 ayetleri yazılıdır Türbenin içerisi çiçek dalları, istiridye kabuğu motiflerinden oluşan kalem işleri ile bezenmiştir
Türbe içerisinde Şehsuvar Sultan’la birlikte kim oldukları bilinmeyen 10 sanduka daha bulunmaktadır
Cevap: İstanbul Türbeleri frmacil sayfa 2iki Cevap: İstanbul Türbeleri
|