10-13-2012
|
#7
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
İstanbul - Sarıyer'in Tarihi İle İlgili Merak Ettiğiniz Herşey
sarıyer'de azınlık nüfus yok denecek kadar azdı Azınlık nüfusa ait ticaret erbabı ise daha çok Yenimahalle'de oturuyordu Ulusal kurtuluş savaşından sonra merkez sarıyer'deki nüfus sayısı daha da azaldı Cumhuriyet'in ilk yıllarında Karadeniz'den özellikle Rize ve Trabzon'dan gelen göçlerle sarıyer'de Türk nüfusun büyük oranda arttığı azınlıkların ise azaldığı görüldü Siyasi nedenlerle 1955'den sonra yurt dışına başlayan Rum ve Ermeni göçü 1960-1980 yılları arasında devam edince sarıyer'de hemen hemen hiç azınlık nüfus kalmadı
Karadenizlilerin meslek olarak balıkçılık, bahçecilik, inşaatçılık ve ticarette atılım yapmaları, kısa sürede sarıyer'in yerli halkı arasında çoğunluk olmalarını sağladı Ayrıca, 1950'li yıllarda başlayan 1960'lı yıllardan sonra büyük boyutlara ulaşan gecekondulaşma sarıyer'in anormal şekilde nüfus artışına neden oldu Böyle olunca da Rize, Trabzon, Giresun, Ordu, Samsun, Sinop Kastamonu, Zonguldak gibi deniz sahili şehirlerle; Kars, Ardahan, Erzurum, Tunceli, Erzincan, Elazığ, Yozgat, Tokat ve Çankırı gibi şehirlerden gelen göçlerle çok karışık bir nüfus oluştu
İlçe merkezi olan sarıyer'de hayli tarihi eser bulunmaktadır Eski adı Simas olan sarıyer'in Mezarburnu'nun (sonraları Mesarbumu oldu) en yüksek noktasında Megaralılar tarafından yapılan ve kutsal sayılan Venüs Meretricia'nın (Venüs) tapınağı yükseliyordu Buna "Fahişelerin Venüsü Tapınağı" deniliyordu Bu tanrıçanın gemiciler arasında büyük saygınlığı olduğundan İstanbul'a Karadeniz tarafından gelen gemiler sarıyer'de veya Büyükdere Limanında durur, dışarı çıkan gemiciler bu tapınağı ziyaret ederek saygılarını sunar sonra İstanbul'a giderlerdi Ayrıca Skletrinas olarak da bilinen sarıyer Deresinin geçtiği mahalde bir Apollo Tapmağı bulunduğu da yazılı bilgiler arasında olmasına karşın, bu tapınaklarla ilgili herhangi bir kalıntı yoktur
sarıyer Ali Kethüda Camii Sultan II Mustafa zamanında (1695-1703) Sadrazam Kethüdası Ali Efendi tarafından inşa ettirildi Sadrazam Nevşehirli Damat İbrahim Paşanın kethüdası Maktul Mehmet Ağa tarafından 1721 yılında cami onarıldı ve camiye bir de minare yaptırıldı Cami 19 yy ın ortalarında tekrar onarıldı 1969 yılında denizle sınır olan bodrum katındaki kayıkhane de camiin alt katı olarak tanzim edildi Fevkani (İki katlı) olarak yaptırılan sarıyer Ali Kethüda camii İstanbul'un en ışıklı camilerinden biridir sarıyer'deki diğer cami Zümrütevler'deki Zümrütevler Hacı Sami Tatari (1987) camiidir Cami Osmanlı mimarisi özelliğini taşıyorsa da tarihi özelliği yoktur sarıyer'deki üçüncü cami Sarıdağ Tepeüstü Camiidir (1973, Bu camiin ismi daha önceleri Hacı Ömer Camii idi, değiştirildi) Bu camiinde tarihi özelliği yoktur sarıyer Yeni Merkez Camii ise Hamam Sokakta inşa edilmektedir
sarıyer Merkez Mahallesinde Kilise, Sinagog veya Havra gibi ibadethaneler yok! Ancak, P G İnciciyan "sarıyer'de eskiden hayli Ermeni otururdu ve onların bir de Surp Hagop adlı kiliseleri vardı, fakat Ermeniler bilahare Müslüman olmuşlardır" diye yazmasına karşın her hangi bir ize rastlanmamıştır
sarıyer'e mezarıiKiar semti ae aenııeoııır z,ıra nıçoır manaııe ae aarıyer ueKi kadar çok mezarlık yoktur sarıyer Merkez Mahallesinde şu anda dört Müslüman mezarlığı var Bunlardan biri sarıyer İlköğretim Okulu karşısındaki küçük mezarlıktır Bu mezarlığa Misafir Mezarlığı denilmektedir Çarşıdan ve Ortaçeşme Caddesi üzerinden mezarlıklara gidilirse karşımıza çıkan sağdaki ilk mezarlık yeni mezarlıktır Bitişiğinde eski büyük mezarlık bulunmaktadır Bu mezarlığın karşısında da yine eski mezarlıklardan ikinci büyük mezarlık yer alır Bu mezarlıklar açık mezarlık değil Ancak yeri olan gömü yaptırabiliyor Bir mezarlık da çarşı içinde vardı Şüphesiz sarıyer'in en eski mezarlığı idi sarıyer'e iki çeşme yaptıran Sadrazam Salih Paşanın türbesi bu mezarlıktaydı Büyük mezarlıklar yapıldıktan sonra bu mezarlıkta pek gömü yapılmadı ve Cumhuriyetin ilk yıllarında içindeki türbe hariç diğer kısmı pazar yeri olarak kullanıldı sonra da kaldırılarak yerine sarıyer İsmail Akgün Dispanseri yaptırıldı (1960) Bilahare dispanser büyültülerek sarıyer İsmail Akgün Devlet Hastanesine dönüştürüldü (1985)
P A Dethier "Büyükdere'de uygarlığa kurban gitmiş mezarlıklar bulunur Bunlardan biri kuzeydoğu da, küçük Kestane Suyu vadisinin açıldığı sarıyer koyundaki Mezar Burnu'dur  " demektedir Buradan da anlaşılıyor ki Mezarburnu (Mesarbumu) yamaçlarında (kumsal meydanı batısındaki yamaçlar¬da) eski tarihlerde mezarlık vardı
sarıyer'de Koru Mahallesinin üst kısmında bir de Rum Mezarlığı vardı Bizans döneminden kalan bu mezarlığa 1964'ten sonra gömü yapılmadı Mezarlık 1985 yılında çocuk parkı yapıldı Bu mezarlıkta tarihi önemi olan mezar taşları vardı Bunlardan ikisinin Bizans Döneminden kaldığı söyleniyordu Park yapılması çalışmaları yapılırken bu mezarların mermer taşlan ya toprak altında bırakıldı veya sökülüp atıldı
sarıyer'deki tarihi eserlerden en önemlilerinden biri çarşı içinde ve Ali Kethüda camii karşısındaki Mesut Ağa Çeşmesidir (1639) Kesme taştan yapılan bu çeşme esas yerinden beş altı metre geriye şimdiki yerine alındı Çeşmenin düz çatısı üzerinde sağ ve sol köşede birer mermer vazo ve ikisinin ortasında ise bir aslan heykeli vardı Çeşme 1947 yılında büyük onarım gördü ve yeni bir su bağlandı Son onarımı 1970'li yıllarda yapıldı ve vazolardan biri ile aslan heykeli, onarımı yapan işçiler tarafından içlerinde altın var zannıyla çalınmış ve kırılarak yok edildiği saptanmıştır Bu çeşmeye "Üç Lüleli Çeşme", onarımını yaptırması nedeniyle "Abbas'ın Çeşmesi" de denilmektedir
Tarihi eser çeşmelerden Ahmet Kamili Efendi Çeşmesi, Ali Kethüda Camii bahçe duvarı kenarında iken birkaç kez yeri değiştirildi Şimdi Taşiskele Parkının tam ortasında bulunmaktadır Rumeli Kazaskeri, Padişah Başimamı ve aynı zamanda bestekar olan Ahmet Kamili Efendi tarafından 1812 yılında yaptırılan bu çeşmenin bir diğer adı da Mermer Çeşme'dir Bu çeşmenin özelliği yalağından alemine kadar yekpare olarak tek bir mermer taşından yapılmış olmasıdır Bir başka eşi var mıdır bilinmiyor! Bu çeşme yeni balıkçılar çarşısı yapılması nedeniyle yerinden kaldırıldı!
Sadrazam Hacı Salih Paşanın yaptırdığı iki çeşmeden biri Maden Mahallesi sınırları içinde kalan Ortaçeşme, diğeri de Dursun Fakih Sokakta ve sarıyer İsmail Akgün Devlet Hastanesi yanındadır Bu çeşmelerin yapılış tarihi 1822'dir
sarıyer hamamı yanındaki Tekke Çeşmesi kesme taştan yapılmıştır Bu tarihi çeşmenin hangi tarihte kim tarafından yapıldığı bilinmiyor Keza Horozoğlu Çeşmesi de eski bir çeşme olmasına karşın 1993'de Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu tarafından bütünü ile yıkılarak yeniden yapılmış ve tarihi özelliği yok olmuştur Çukurçeşme de tarihi özelliği olan kesme taştan yapılan tarihi bir çeşme idi fakat yapılan onarımlar nedeni ile çeşme tarihi özelliğini kaybetti Bu çeşmenin de yapılış tarihi ve kim tarafından yaptırıldığı bilinmiyor
|
|
|
|