Yalnız Mesajı Göster

Vakitten Faydalanmak Ve Tarihten Ders Almak

Eski 10-11-2012   #2
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Vakitten Faydalanmak Ve Tarihten Ders Almak







Allah'ın (cc) insanlara takdir ettiği çeşitli durumlar, çeşitli hikmetlere binaendir ki, bunları arif olanlar bilir ve bu vesile ile iman ve inançları artar:
"Her işi yerli yerinde O takdir eder, ayetleri O açıklar Ta ki Rabbinize kavuşacağınız iyice bilesiniz "(609)
Haksızların başına nice iyi-kötü durumlar gelir, yine onlar bundan istifade etmesini bilmezler Nitekim Hadis-i Şerifte şöyle denilmiştir:
"Münafık kişi hastalandığında bağlanan, iyileştiğinde de salıverilen davar gibidir O niçin bağlandığını ve niçin sa-lıverildiğini bilmez"(610)
Evet tecrübelerden ibret almayan ve zamanın akışıyla kendine çeki düzen vermeyen, kâmil bir mü'min değildir
Zaten musibetler, cahilin öğrenmesi, gafilin uyanması ve Allah'dan (cc) uzaklaşanın da başka bir maksatla mı meydana gelirler? Hayır Allah (cc) şöyle buyurur:
"And olsun ki biz, senden evvelki ümmetlere de peygamber gönderdik de (küfürlerinden) dolayı kendilerini çetin bir yoksullukla, çeşitli hastalıkla yakaladık, olur ki yalvarırlar İşte onlar kendilerine (öyle) bir azabımız gelip çattığı zaman yalvarmalı değilmiydiler?(611)
İnsanlık, yaratılış icabı şiddet anlarında veya musibetlere düçar oldukları durumlarda, Allah'a (cc) yalvarırlar Akıllı kişi, musibet anında Allah'a yalvararak O'na bağladığı bu irtibatını, musibeti hafifleşip afiyete kavuştuğu zamanda da devam ettirir Allah'tan (cc) müstağni olmaya işaret ettiği için, Allah'ın (cc) nimetlerini inkar etmek nankörlüktür
Musibet ve başlarına gelen hadiselerden ders almayan ve nimetlerin değerini bilmeyen, haddi aşanlara gelince, onlarda darlık zamanlarında Allah'a (cc) yalvarırlar Emniyetli durumlarda ise Allah'dan (cc) kaparlar
"İnsana sıkıntı dokunduğu zaman yanı üstü yahud otururken veya ayakta iken bize dua eder Fakat biz onun sıkıntısını açıp giderdik mi, sanki kendisine dokunan bir sıkıntıya bizi çağırmamış gibi (eski yoluna) gider İşte haddi aşanların yapar oldukları ameller böyle süslenmiştir'(612)
Böyle kötü bir hareket, nimetlerinde yüzdüğü Allah'a karşı akıllı bir kişiye yakışmaz
Zamandan ibret almanın bir yolu da insanlık tarihini ibretle okumak ve Allah'ın (cc) kainatta ki delilleriyle milletlerin başına gelenleri düşünmektir Milletler nasıl yükselir? Nasıl yıkılır? Nimetlere nasıl boğulup, sonradan bu nimetlerden nasıl olur da mahrum bırakılırlar?
Allah (cc) birbirini ta'kib eden bu durumlarla, insanların düşünmelerini ve bu vesile ile akıllarıyla onlardan ibret almalarını ve ders görmelerini taleb etmiştir
'Yerde gezip dolaşmadılar mı? Bu sebeple düşünecek kalblere bu suretle işitecek kulaklara malik olsunlar Fakat hakikat şudur ki, (yalnız maddî) gözler kör olmaz Fakat asıl sînelerin içindeki kalbler kör olur"(613)
İnsan iki durumla karşı karşıyadır:
a) Ya onun bazı özel tecrübeleri vardır, ki bunlar vasıtasıyla îmanını takviye eder ve düşüncelerini düzeltir
b) Veya ilmi olur Bu durumda da başkalarının tecrübe ve ilimlerinden istifade edebilmelidir Fakat dalgalı dünya hadiseleri için gözü açıp tefekkür ve ibret almamak, karanlık ve körlük olup mü'mine yakışmayan bir husustur Ömür kısa, insanın içinde yaşadığı ortam dar Aklında büzülme ve kabuğuna çekilebilmesinden dolayı da nüfuz ve varlığı pek olmaz Onun için insan aklıyla uzun hayat asırlarından istifade edebilmelidir
İnsan, şurada, burada yapacağı derin bir (fikri) seyahatle kıssa, fikir, olay ve çeşitli görüşlerden meydana gelmiş bir servet ile dönebilir Bunlar vasıtası ile kainat hakkında tecrübeleri artar Allah'a (cc) olan marifeti yükselir
İslam, güçlü imanın araştırma, düşünme, tedebbür ve sağlam temellere dayanmasını ister İşte bundan dolayıdır ki O, müslümanlardan uzun seferler ve geniş manada seyahatlar düzenlemelerini istemiş ve onlardan; oyun, eğlence, teselli, boş vakit öldürmek için değil de; ilim, isttiade, araştırma, ders, sağ ve ölülerden ibret almaları için dünyanın dört tarafını gezmelerini taleb etmiştir:
"Gerçekten sizden evvel birçok vakalar, şeriatlar gelip geçmiştir Onun için yeryüzünde gezin dolaşın da (peygamberleri) yalan sayanların akıbeti nice oldu görün Bu Kur'an insanlar için bir beyandır Sakınanlar için de bir hidayet, bir öğüttür "(614)
"Onlar yerde gezip dolaşmadılar mı ki, kendilerinden evvelkilerin akıbetinin nice olduğuna baksınlar? Onlar kuvvet ve yerdeki eserleriyle bundan daha üstündü Böyle iken, Allah, onları günahları yüzünden yakaladı Onları Allah'ın (azabından) bir koruyan da olmadı "(615)
İşte Kur'an, yıkılmış medeniyetler ile yıkılış sebeplerine bakıp ders alınmasını ve bu sebep ile eskilerin yıkılmasına sebep olan bataklıklara yenilerin düşmemesini istemiştir Gerçekten de tarihe gömülü nice acaiplikler vardır
SİİR:
"Gece ile gündüzler zamandan hamile olup, her türlü acaipliği doğurur"
Zaman, aklın çözmekten aciz kaldığı bir delildir Bizler, onun hakkında, geriye bırakmış olduğu eser ve vesikalardan başka birşey bilmeyiz Zamanın künhünde belki kurtuluş ve yıkılış sırlan mevcuttur Fakat bunları ancak zamanın gizli ve açık durumlarından haberdar olanlar bilir
"O, sizi yeryüzünde yaratıp çoğaltandır Hepiniz O'na toplanacaksınız O, hem dirilten hem öldürendir Gece ile gündüzün ihtilafı da onun eseridir Hala aklınızı kullanmayacak mısınız?"(616)
Bilmemiz gereken husus şudur: İçinde yaşadığımız hayat başıboş değildir Allah (cc) böyle bir şeyi yaratmaktan münezzehdir Zamanın akışından hayırlı neticeler elde edebilirsek, kendimiz için Allah (cc) katında hiçbir zaman ve mekanın yıpratamıyacağı daimi mevkiler elde ederiz


Alıntı Yaparak Cevapla