Yalnız Mesajı Göster

Başörtüsü Tartışmalarında Dindar İle Laik Rol Değiştirdi

Eski 10-11-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Başörtüsü Tartışmalarında Dindar İle Laik Rol Değiştirdi




Başörtüsü tartışmalarında dindar ile laik rol değiştirdi
Hakkında Başörtüsü tartışmalarında dindar ile laik rol değiştirdi




Başörtüsü tartışmalarında dindar ile laik rol değiştirdi
Dindarlarla laikler yer değiştirdi Çiğdem Kağıtçıbaşı “Kur'an'ı İngilizcesinden okudum, yok böyle bir emir” diyerek savunuyor başörtüsü yasağını Yasağın kalkmasını isteyenler ise özgürlüklere vurgu yapıyor Dindarlar seküler terminolojiye, sekülerler ise dini terminolojiye müracaat ediyor

Nazife Şişman, başörtüsü meselesine analitik yaklaşan yazarlardan "Kamusal Alanda Başörtülüler", "Küreselleşmenin Pençesi İslam'ın Peçesi" ve "Günün Kısa Tarihi" gibi kitaplarında, başörtüsü meselesinin yanısıra seküler dünyada dindar olma pratikleri üzerinde de kafa yoruyor Akademik yaşamı başörtüsü engeline takılsa da iki tarafın dinamiklerini yakinen biliyor Doktora öğrencileri ile "Dünyada feminizm ve Türkiye'de kadın hareketi" üzerine çalışmalar yürütüyor Kendisini dindarlığın yanı sıra modern ama modernist olmayan biri olarak tanımlıyor Türkiye'nin tarihi serüveni içinde başörtüsü meselesini, sosyolojik ve siyasi yansımaları ile sadece kadınların değil 'herkes'in meselesi olarak görüyor Türbanın gamalı haça benzeyen bir siyasi simge olmadığını aksine türbana karşı argümanların Nazizmi çağrıştırdığını söylüyor

Alıştırıldığımız tanımı ile türban etrafında kopartılan fırtınanın gerçek sebebi sizce ne?
Prensip olarak türban demiyorum Tartıştığımız kadınların başının örtüsüdür ve bu zannedildiği gibi ezeli bir mesele değil Modernleşmemizle alakalı genel meselelerin en görünen yüzü Modernleşmeyi, laikliği ve ilerlemeyi örtü üzerinden tartışıyoruz Bu nedenle başörtüsü sadece onu örtenlerin değil, bir nevi 'herkes'in meselesi Başını örten kadınlar için ise durum farklı Onlar için başörtüsü, kendilerini bu dünyada konumlandırırken yaratıcıları ile kurdukları dikey ilişkinin bir teyidi Bu açıdan varoluşsal ve uhrevi bir boyutu var Türkiye'deki karşıt ve taraftarlar için ve dünyada örtüyü İslam'ın direnen yüzü olarak kodlayan stratejistler içinse sadece dünyevi siyasetlerinin bir aracı
Son Anayasa değişikliğinin sonuçları ile ilgili ne düşünüyorsunuz?
Hukukçu değilim Bir Anayasa ya da kanun maddesinin nelere yol açabileceğini yorumlamak bana düşmez Tabii ki bahsettiğiniz konularda bir fikre sahibim Ama hukuk uzmanlık alanı Anayasa profesörleri bile farklı yoruma sahip Böyleyken herkesin gelişi güzel fikir beyan etmesi, bence bilgi kirlenmesine ve ciddiyetsizliğe yol açıyor
DİN ÖNEMLİ DİNAMİK

O zaman size siyasi bir soru sorayım Başörtülüler siyasilerce kullanılıyor mu? Başörtüsü dinin siyasete alet edildiğinin bir göstergesi mi?
Türkiye'de dini siyasi çıkarları için kullanmayan var mı? Din bu topraklarda önemli bir dinamik Böyle bir referansı dikkate almadan siyaset yapamazsınız AKP'yi “kısa vadeli pragmatik hedefler uğruna uzun vadeli hatalar yaptı” diyerek eleştirmek başka şey, yasakları kaldırmaya çalıştığı için -velev ki tabanından oy almak için olsun- dini siyasete alet ediyor demek çok başka şey Başörtülüler kullanılıyor ifadesinde ise ciddi önyargı var Başörtülüler diyerek siyasal, toplumsal hiç bir şuurları olmayan bir güruhtan mı bahsediyoruz? Hangi özellikleri nedeniyle kullanılma katsayıları diğer vatandaşlardan fazla?
Başörtüsü tartışmasının dini bir zemine taşınmasına ne diyorsunuz?
İlginç bir durum Dindarlarla sekülerler yer değiştirmiş gibi görünüyor Çiğdem Kağıtçıbaşı “Kur'an'ı İngilizcesinden okudum, yok böyle bir emir” diyerek savunuyor başörtüsü yasağını Yasağın kalkmasını isteyenler ise özgürlüklere vurgu yapıyor Dindarlar seküler terminolojiye, sekülerler ise dini terminolojiye müracaat ediyor Bunun ne anlama geldiği üzerinde düşünmemiz lazım
ORYANTALİST BAGAJ

Başörtüsü hep erkek baskısı ve dayatmasının sembolü olarak görülüyor
Başörtüsü yasakları konuşulurken meselenin erkek baskısına kayıvermesi gerçekten şaşırtıcı Örtü ve baskı arasında öyle bir bilinçaltı bağ kurulmuş ki bazı kimselerde, neredeyse otomatik bir geçiş oluyor Ve koca baskısı, aile içi şiddet gibi dünyanın her tarafında her dinden birliktelikte görülebilecek bir olumsuzluk, birden bire Müslümanlıkla bağlantılı özgül bir durummuş gibi sunuluyor İstatistikler bu konuda kültürel ve bölgesel bir fark göstermezken neden böyle bir kanaat oluşuyor? Bunun arkasında “İslam kadınları ezicidir” şeklinde özetlenebilecek oryantalist bir bagaj var Küresel sistemde kadının İslam'ın yumuşak karnı olarak seçilmesinin de etkisi var Başörtülü kadınların başı açıklardan daha fazla ezildiği sadece bir önyargı

Başörtülüleri bu tartışmalar esnasında en çok inciten ne oldu?
İncitme ve incinme izafi kavramlar Naiflik ve kırılganlık üzerinden değerlendirme yapmayı uygun bulmuyorum “Bu beni çok üzdü” yaklaşımı kamusal iletişimde asgari saygı seviyesini değil, subjektif kriterleri devreye sokan ve eşitler arası bir etkileşimi imkansızlaştıran bir yaklaşım Bu nedenle saygı üzerinden bir değerlendirme yapalım Tartışmalar esnasında başörtülüler, eşitler arası bir ilişkinin tarafları olarak görülmedi Ve bunun gerektirdiği saygı çerçevesinden mahrum bırakıldılar



Alıntı Yaparak Cevapla