Konu
:
Bağışıklık Sistemi -Bağışıklık Sistemi Organları
Yalnız Mesajı Göster
Bağışıklık Sistemi -Bağışıklık Sistemi Organları
10-11-2012
#
4
Prof. Dr. Sinsi
Bağışıklık Sistemi -Bağışıklık Sistemi Organları
Doğuştan Gelen Bağışıklık Sistemi - Doğal Bağışıklık
Bir canlıya başarıyla girebilen mikroorganizmalar doğuştan gelen bağışıklık sisteminin mekanizmaları ve hücreleriyle karşılaşırlar
Doğuştan olan yanıt genellikle mikroorganizmaların geniş gruplarında saklı olan bileşenleri tanıyan örnek tanıma reseptörlerince mikroplar Doğuştan gelen bağışıklık sistemi özgül değildir; yani bu sistem patojenleri soysal olarak tanır ve yanıtlar
Sistem bir patojen karşısında uzun süreli bağışıklık kazandırmaz
Doğuştan gelen bağışıklık sistemi çoğu canlıda konağın korunmasında baskın olan sistemdir
Humoral ve kimyasal engeller
Yangı (Enflamasyon)
Yangı bağışıklık sisteminde enfeksiyona karşı gösterilen ilk tepkilerden birisidir
Enflamasyonun belirtileri dokudaki kan artışı sonucu olan kızarıklık ve şişmedir
Yangı yaralanmış ya da enfekte olmuş hücrelerce salınan eikosanoidler ve sitokinlerce oluşturulur
Eikosanoidler ateşi üreten yangıyla ilişkili olarak kan damarlarının genişlemesine neden olan prostaglandinleri ve beyaz kan hücreleri lökositleri çeken lökotrienleri kapsar
Yaygın sitokinler; beyaz kan hücreleri arasında iletişimden sorumlu olan interlökinleri kemotaksiyi ilerleten kemokinleri ve konak hücrede protein sentezini kapatmak gibi anti-viral etkileri olan interferonları kapsar
Büyüme faktörleri ve sitotoksik faktörler de ayrıca salınabilir
Bu sitokinler ve diğer kimyasallar bağışıklık hücrelerini enfeksiyon alanına toplar ve patojenlerden kurtulma sonrasında hasarlı dokunun iyileşmesini ilerletirler
Kompleman sistemi
Kompleman sistemi yabancı hücrelerin yüzeylerine saldıran bir biyokimyasal kaskaddır
20 farklı protein içerir ve patojenleri antikorlarla öldürmesini "tamamlayıcı" (komplemanter) yeteneğinden dolayı bu şekilde isimlendirilmiştir
Tamamlayıcı sistem doğuştan gelen bağışıklık yanıtının ana humoral bileşenidir
Bitkiler balıklar ve bazı omurgasızlar gibi memeli olmayan bazı türler de kompleman sistemleri bulundururlar
Bu yanıt insanlarda bu mikroplara ilişmiş antikorların tamamlanıp bağlamasıyla veya kompleman proteinlerinin mikropların yüzeylerindeki karbonhidratlara bağlanmasıyla etkinleştirilir
Bu tanıma sinyali bir hızlı öldürme yanıtını tetikler
Bu yanıtın hızı ayrıca proteazlar olan kompleman moleküllerinin bir dizi proteolitik etkinleşmesini izleyen sinyal büyümesinin bir sonucudur
Kompleman proteinlerinin ilk olarak mikroba bağlanmalarından sonra sırayla diğer proteazları tamamlayan ve devam eden proteaz aktivitelerini etkinleştirirler
Bu üretim pozitif geribeslemeyle kontrol edilen ilk sinyali yükselten katalitik bir kaskaddır
Kaskad bağışıklık hücrelerini çeken peptidlerinopsonizasyon) onları yıkım için işaretler
Komplemanın kalıntıları ayrıca hücre zarlarını yırtmak suretiyle hücreleri de doğrudan öldürebilir
Doğuştan gelen sistemin hücresel engelleri
Doğuştan gelen sistemin hücreleri
Lökositler (beyaz kan hücreleri) tek hücreli canlılar gibi bağımsız davranabilirler ve doğuştan gelen bağışıklık sisteminin ikinci kollarıdırlar
Doğuştan gelen lökositler; fagositleri makrofajları nötrofilleri dendritik hücreleri mast hücrelerini eozinofilleri bazofilleri ve doğal öldürücü hücreleri kapsar
Bu hücreler bütün patojenleri hatta büyük patojenleri bile tanımlar yutarak ya da temasa geçerek onları öldürürler
Doğuştan gelen hücreler ayrıca edinilmiş bağışıklık sistemini etkinleştiren aracı moleküller olarak da önemlidirler
Fagositler doğuştan gelen hücresel bağışıklığın önemli biçimleridir; patojenleri veya parçacıkları yutmalarından (fagosite etmelerinden) ya da yemelerinden dolayı böyle isimlendirilmişlerdir
Fagositler genellikle patojenleri arayarak vücutta dolaşırlar ve özelleşmiş bölgelere sitokinlerBir patojen bir fagosit tarafından yutulduğunda hücre içinde bir kümeye konur ve bu küme fagozom olarak isimlendirilir fagozom sonradan hücre içinde bulunan lizozom denilen bazı kümelerle birleşir ve fagolizozom olarak isimlendirilir
Patojen fagolizozom içinde sindirim enzimlerinin etkinliğiyle ya da solunumsal (oksidatif) tepkimeyi izleyen serbest radikallerin fagolizozom içine bırakılmasıyla öldürülür
Fagositler gerekli besinlerini bu şekilde almak için evrilmişlerdir fakat bu rolleri fagositlere patojenleri bir savunma mekanizması şeklinde yutmalarını da sağlamıştır
Fagositler ev sahibi savunmasındaki muhtemelen en eski şekilleri teşkil ederler ve omurgasızların ve omurgalıların her ikisinde de bulunurlar
tarafından çağırılabilinirler
Nötrofiller ve makrofajlar da vücutta saldırgan patojenleri takip eden fagositlerdir
Nötrofiller normalde dolaşım sisteminde bulunurlar ve fagositlerin en çok bulunan tipleridir; toplam kanda dolaşan lökositlerin %50-60'ını oluştururlar
Kısmen bakteriyal enfeksiyonun sonucu olan yangının akut fazlarında nötrofiller yangının olduğu bölgeye doğru kemotaksi olarak bilinen süreçle göç ederler ve genellikle enfeksiyon bölgesine ilk ulaşan hücrelerdir
Makrofajlar ise dokularda bulunan ve çok yönlü hücrelerdir enzimler kompleman proteinleri ve interlökin 1 gibi düzenleyici faktörleri kapsayan kimyasalların geniş çeşitliliğini üretirler
Makrofajlar ayrıca çöpçüler gibi de davranıp etkin edinilmiş bağışıklık sisteminin antijen sunan hücrelerinin atıklarını veya vücudun parçalanmış hücreleri gibi döküntülerini de temizlerler
Dendritik hücreler dış çevreyle ilişkide bulunan dokularda bulunan fagositlerdir; bu yüzden ana olarak deride ("Langerhans hücreleri" olarak isimlendirilirler) burunda akciğerlerde midede ve bağırsaklarda bulunurlar
Sinir hücreleri nöronların dendritlerine benzemelerinden dolayı böyle isimlendirilmiş olsalar da sinir sistemiyle ilgileri yoktur
Dendritik hücreler antijen sunumu sürecinde doğuştan gelen ile edinilmiş bağışıklık sisteminde arasında T hücrelerine antijen sunmaları gibi bir rolle bağlantı oluşturduklarından edinilmiş bağışıklık sisteminin anahtarlarından biridirler
Mast hücreleri bağ dokuda ve muköz membranlarda yerleşik olarak bulunurlar ve yangı yanıtını düzenlerler
Mast hücreleri patojenlere karşı savunmayla ve sıcaklıkla yakından alakalı fakat daha çok alerji ve anafilaksi ile ilişkilendirilen doğuştan gelen bağışıklık sistemi hücrelerinin bir çeşididir
Bazofiller ve Eozinofiller nötrofillerle bağlantılı hücrelerdir
Bir patojence etkinleştirildiklerinde parazitlere karşı savunmada ve (astım gibi) alerjik reaksiyonlarda önemli rolü olan histamini Bu yüzden herhangi bir doku harabiyetinin önlenmesiyle oldukça ilişkilidirler
Doğal öldürücü hücreler (NK ya da DÖH hücreler) tümör hücreleri veya virüslerce enfekte edilmiş hücrelere saldırıp onları yokeden lökositlerdir
İsimleri olan 'doğal öldürücü' etkinleştirilmeye ihtiyaç duymadan "kendini-kaybetmiş" hücreleri öldürdüklerinden verilmiştir
Prof. Dr. Sinsi
Kullanıcının Profilini Göster
Prof. Dr. Sinsi Kullanıcısının Web Sitesi
Prof. Dr. Sinsi tarafından gönderilmiş daha fazla mesaj bul