Konu
:
Bağışıklık Sistemi -Bağışıklık Sistemi Organları
Yalnız Mesajı Göster
Bağışıklık Sistemi -Bağışıklık Sistemi Organları
10-11-2012
#
5
Prof. Dr. Sinsi
Bağışıklık Sistemi -Bağışıklık Sistemi Organları
(Bağışıklık Sistemi Hastalıkları)
Aşırı Duyarlılık
Aşırı Duyarlılık (Hipersensitivite) vücutta yabancı bir antijene maruz kalma durumunda gelişen uygunsuz veya aşırı bağışıklık yanıtı ve buna bağlı vücudun zedelenmesi durumudur
Aşırı duyarlılık P
H
G
Gell ve R
A
A
Coombs tarafından geliştirilen sınıflandırmaya göre 4 temel tipte incelenir
Tip I Aşırı Duyarlılık Reaksiyonu Alerji
Normalde zararsız olan belirgin bir çevresel antijenle (alerjan) tekrar karşılaşma sonucu gelişir
Birey söz konusu alerjene karşı daha önce IgE sınıfından antikor üretmiştir
Kişinin alerjene maruz kalması yutma yolu ile nefes alma yolu ile cilte temas ile veya injeksiyon ile gelişebilir
Allerjen karşılaştığı dokulara bağlı olarak sistemik veya lokal bir reaksiyon meydana getirir
Alerjinin tetiklenmesi söz konusu alerjenin mast hücresi ve bazofil hücrelerin zarlarında yer alan alerjene özel IgE antikorlar ile birleşmesi sonucu gelişir
Bu birleşme sonrası hücrelerden histamin ve benzeri kimyasal etken maddeler salınır gelişen reaksiyon alerjenin dozuna ve maruz kalınma yoluna göre değişebilir göz konjonktivasında ödem gözlerde kaşıntı ve sulanma olabileceği gibi dolaşım yetmezliği ve şok meydana gelebilir
Bazı alerjik hastalıklara örnek olarak alerjik astım alerjik konjonktivit allerjik rinit anaflaksi anjiödem ve ürtiker gösterilebilir
Tip II Aşırı Duyarlılık Reaksiyonu
Antikor aracılığıyla aşırı duyarlılık reaksiyonunda vücudun kendi hücreleri üzerinde yer alan antijenlere karşı gelişen bağışıklık yanıt sonrası antikorlar gelişmiştir
Hücreler üzerinde yer alan bu antikorlar içsel diğer bir deyişle vucuda ait veya dışsal olabilir dışsal antijenler virüsIgG ve IgM sınıfı antikorların söz konusu antijenlerle birleşmesi sonrası klasik yol üzerinden kompleman sistemi aktivasyonu gerçekleşir
Kompleman aktivasyonu normalde patojen maddeleri bağışıklık sistemine sunan hücrelerin ve dolayısıyla patojen taşıyan hücrelerin yok edilmesi amacını taşır
Reaksiyon bölgesinde akut yangı etken maddeleri salgılanır ve hücre zarı eritici bileşenlerin varlığı ile hücreler parçalanır ve hücre ölümü gerçekleşir
Bu reaksiyonun oluşması ve etkinliği saatler veya günler boyunca sürebilir
Bazı örnekleri otoimmün hemolitik anemi Goodpasture sendromu pemfigus pernisiyöz anemi immün trombositopeni ve kan transfüzyonu reaksiyonları olarak sıralanabilir
parçacıkları gibi hücre zarlarına bir infeksiyon sonrası yapışmış etkenler olabilir
Tip III Aşırı Duyarlılık Reaksiyonu
İmmün kompleks hastalığı veya immün kompleks aşırı duyarlılığı olarak da adlandırılır
IgG veya IgM antikorlarının antijenler ile birleşmesi sonucu meydana gelen immün komplekslerin oluşması ve bu immün komplekslerin sistemik dolaşımda yani kanda bulunmaları ile açığa çıkar
Bu immün kompleksler değişik dokularda birikerek etkilerini gösterirler immün kompleks birikimi sıklıkla cilt böbrekler ve eklemler gibi dokularda olur biriktikleri dokuda Tip II aşırı duyarlılık reaksiyonunda olduğu gibi kompleman aktivasyonu ve doku zedelenmesi meydana gelir
Bu reaksiyonun gelişmesi ve etkinliği saatler veya günler boyunca sürebilir
Bazı örnekleri immün kompleks glomerülonefriti romatoid artrit serum hastalığı subakut bakteriyel endokardit sıtmanınsistemik lupus eritamatozis ve Arthus reaksiyonu olarak sıralanabilir
bulguları
Tip IV Aşırı Duyarlılık Reaksiyonu
Hücre aracılığıyla aşırı duyarlılık olarak da adlandırılır etken bileşenler bağışıklık sistemi hücreleridir
Değişik alt grupları vardır;
* Gecikmiş tip aşırı duyarlılıkta etken hücreler T lenfositleri ve antikorları bu lenfositlere sunan özelleşmiş hücrelerdir
Antikorlar bağışıklık sistemindeki etkin hücrelere sunulmadan önce işlenir bunu antikorla karşılaşan dokuda yerleşik olan makrofaj Langerhans hücresi veya damar endotel hücresi gibi hücreler gerçekleştirir
Kendisine antikor sunulan T lenfosit aktif bir hale geçer ve bazı sitokinler salgılar bu sitokinlere örnek olarak tümör nekroz faktörü (TNF) interlökin 2 (IL-2) ve interferon gama (IFN-gama) verilebilir bu sitokinler bağışıklık sistemindeki hücreleri uyarır ve etkinleşmelerini sağlarlar
Temel etken hücre makrofajlardır bu hücreler doku düzeyinde antikoru ortamdan kaldırmak için etkinlik gösterirler makrofajlar daha sonra gelişen gerileme fazında da rol oynarlar
Bazı örnekleri kontakt dermatit BCG aşısı veya tüberküloz etkeni ile karşılaşma sonrası gelişen PPD testi olarak sıralanabilir
Gelişmesi saatler ve günler alır
* Bazı kronik alerjik hastalıklar veya parazit infeksiyonlarında gelişen hücresel bağışıklık yanıtında etken hücre makrofaj değil de eozinofil ve bazofil hücrelerdir
Bazı örnekleri kronik astım kronik alerjik rinit gibi hastalıklarıdır
* Sitolitik T lenfositlere (STL) bağlı gelişen hücresel bağışıklık yanıtı bu tip reaksiyonda antijen ile uyarılmış STL hücreleri zarlarında özel antijen kompleksi bulunan hücreleri ortamdan kaldırırlar
Bu bağışıklık reaksiyonu viral infeksiyonlara ve organ transplantasyonlarına karşı gelişir
* Doğal öldürücü hücreler (natural killer cells) tarafından meydana gelen hücresel bağışıklık
Bu hücreler yüzeylerinde immün globulin veya T hücresi reseptörü taşımayan büyük lenfosit (Akyuvar) hücreleridir
Virüs veya mikropla infekte olmuş hücreleri ve tümör hücrelerini eritici mekanizmaları öldürerek doğal bağışıkta rol oynarlar
Prof. Dr. Sinsi
Kullanıcının Profilini Göster
Prof. Dr. Sinsi Kullanıcısının Web Sitesi
Prof. Dr. Sinsi tarafından gönderilmiş daha fazla mesaj bul