Yalnız Mesajı Göster

1915 Görgü Tanıklarınca Van Ve Çevresinde Ermeni Olayları

Eski 10-11-2012   #3
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

1915 Görgü Tanıklarınca Van Ve Çevresinde Ermeni Olayları



Van'ın Yerli Ermenilerinin İsyana Taraftar Olmaması

Vanlı görgü tanıklarından özellikle şehirde oturanların hepsi yerli Van Ermenilerinin başlangıçta isyan etmek gibi bir niyetlerinin olmadığında, bu insanların Rus Ermenileri ve onların öncülük ettiği komiteler tarafından iğfal edildiklerinde hemfikirdirler Konuyla ilgili olarak görgü tanıklarının söylediklerine şöyle bir bakalım: "Ne zaman ki Van'da komiteler teşekkül etti işte o zaman Ermeniler başladılar azıtmaya Aslında Van'ın yerlisi olan Ermenilerin çoğu isyana taraftar değildi" (Celâl Şener)"

Van'daki, Hınçak, Taşnak komiteleri meseleye el attılar İşte her şey o zaman bozuldu Ermeni tıgalan (gençleri) bu komitelere yazıldılar" (Bekir Yörük)

"Biz Van'da Ermenilerle beraber yaşıyorduk Önceleri aramızda herhangi bir münaferet (karşılıklı düşmanlık) yoktu Daha sonra Van'da komiteler peyda olmaya başladı Her gün Van'a Vanlı olmayan birçok Ermeni geliyordu Bu yabancı Ermeniler bizim yerli Ermenileri de devamlı isyan için kışkırtıyorlardı Bu yabancılar hep Rusya'dan gelirdi Van'daki Komiteleri Aram Paşa diye bir gâvur idare ediyordu" (Akif Yurtbay)

"Komiteler kışkırtmasaydı Van'ın yerli Ermenisi ses çıkarmıyordu Bütün imkânlar onların elindeydi" (Hacı Şevket Çaldağ)

Mehmet Delibaş, 1970'li yıllarda İstanbul'da karşılaştığı aslen Vanlı, Kapalıçarşı'da halıcılık yapan Karapit Nedeniyan isimli bir Ermeni vatandaşımızın şöyle teessüf ettiğini nakleder: "Ah sebep olanlar ah, eviniz yıkılsın Güzel güzel yaşıyorduk Müslümanların çekmediği sefayı biz sürüyorduk Bizim gençlerimizi kandırarak kendi emelleri uğruna çalıştırdılar Şimdi her birimiz dünyanın bir yerindeyiz"

Aynı şekilde Van'da çok saygın bir isim olan Şeyh Mehmet Reşit Efendi, Musul'da karşılaştığı yine aslen Vanlı bir Ermeni esnafın kendisini kucaklayarak memleket hasretinden söz ettiğini ve şöyle yakındığını anlatır: ''Allah o Aram Paşaya lanet etsin Aram Paşa bizi devlet kuracağım diye kandırdı Böylece bizi yaktı Biz Türklerden gördüğümüz insaniyeti hiç unutmayız Onlar bize dünyamızı kazandırmışken, bizlere şefkatle muamele etmişken, bunları tekmeledi Onun için Allah bize belâ verdi Her tarafa dağıldık"

"Bir ara da Fransızcamı ilerletmek için Ermeni Merkez Mektebine devam ettim Orada Ermeni papaz ve öğretmenler bizim gözümüzün içine baka baka Ermeni gençlerine Müslümanlara karşı kin ve nefret tohumu aşılıyorlardı" (Hamit Çavuşçu)

"Ne zaman ki Ermeni tığaları (gençleri) komite kurdular, işte o zaman Ermeniler bize karşı olan düşmanlıklarını açığa vurdular" (Refik Özkanlı)

"Savaş başlamadan 20 yıl kadar önce de Ermeniler Van'da isyan çıkarmıştı Fakat savaş başlamadan önce genel olarak yüzümüze karşı iyi görünüyorlardı Bu söylediğim esnaf ve yerli Ermenilerin tavrı idi Rusya'dan gelen, Avrupa'ya gidip tahsil gören Ermeni gençleri ise Müslümanları alçaltıcı sözlerle küçük düşürmeye çalışıyorlardı" (Müştak Boysan)

"Yaşlı Ermeniler isyana taraftar değildi Yalnız Avrupa'da tahsil gören tığalar (gençler) onları zorla işin içine soktular" (Salih Taşçı)

"Doğrusunu istersen Van'daki aklı başında Ermeniler isyana taraftar değildi Çünkü niye isyan etsin? Her şey Ermenilerin elinde idi; bütün servet Ermenilerindi Komiteler kurulunca esnafı zorla isyana teşvik ettiler İştirak etmeyene de hain gözüyle bakıyorlardı" (Osman Gemicioğlu )

İngiliz Konsolosluğunun raporları da yukarıda alıntı yaptığımız görgü tanıklarının anlattıklarını onaylamaktadır Söz konusu raporlarda Ermeni komitelerinin kendileriyle iş birliği yapmayan, onlara katılmayan Ermenilere karşı şiddet uyguladığı da belirtilmektedir

Ermenilerin Silahlanması

Görüştüğümüz bütün görgü tanıkları Ermenilerin büyük bir isyan için gizliden gizliye silâhlandıklarını ifade etmektedirler Van'daki en büyük silâh depoları yine bir Ermeninin ihbarı üzerine ortaya çıkarılmıştır Anlatıldığına göre, Davit isminde bir Ermeni genci Vatan isminde bir Türk kızına âşık olmuştur Ancak Davit Taşnak komitesine mensuptur Evlenmesi için Aram Paşadan (Aram Manukyan) izin almak zorundadır Ancak Aram Paşa, bütün ısrarına rağmen Davit'e evlenme izni vermemiştir Bunun üzerine Davit, Aram Paşaya karşı gelmiştir Aram Paşa derhal Davit'in ismine kara haç basmıştır Davit'i öldürme emri, en yakın arkadaşı Dacat'a verilmiştir Dacat, Davit'i kaçıp kaybolması için uyarmıştı ama Davit, Müslüman olmakla yetinmemiş, bildiği kadırıyla Ermenilerin depoladıkları bütün silâhların yerini ihbar etmiştir Türk ordusuna teğmen olarak kabul edilen Davit, Mehmet ismini almış ve "Muhbir Mehmet" olarak tanınmıştır Bir gün Hamamönü mevkiinde Dacat'la karşılaşan Davit, arkadaşının kendisini öldürmesine ihtimal vermemiş ama Dacat tabancayla Davit'i öldürmüştür

Davit'in ihbarı üzerine başta Yedikilise köyü olmak üzere Ermenilerin meskûn olduğu birçok mahalde,okul ve kilisede çok sayıda silâh ve mühimmat ele geçirilmiştir Van'daki İngiliz Konsolos Yardımcısı Dickson 31 Mart 1909 da yazdığı bir raporda Ermenilerin Van'da ki silâhlanma faaliyetine dikkat çekmektedir

Bütün görgü tanıkları Ermeniler'in Van'a silâh deve yükü ile gelen gazyağı varillerinin içerisinde saklayarak soktuklarını ifade etmektedirler Nitekim 1915 Nisan'ında Van'da Ermeni ayaklanması başladığında Ermenilerin ne denli silâhlandığı ortaya çıkmıştır Van isyanında Ermenilere karşı Türk ordusunda subay olan görev almış olan Venezuellalı Rafael de Nögalis yayınladığı Hilâl Altında Dört Yıl (İspanyolca aslı: Cıı ro Anos bajo la Media Luna) isimli hatıratında, Ermenilerden yana Müslümanlara karşı bir tutum takındığı hâlde Ermenilerin korkunç düzeydeki silâhlanmaları inkâr etmez Kitabında birçok tutarsızlık bulunan Nöglis, Van'da 1915'te büyük bir ayaklanma ve Müslümanlara karşı taarruz başlatan Ermenilerle ilgili olarak "Ermenistan'ın halâsı ve mukaddes sahibin galebesi için, evlerinin kararmış enkazları arasında son nefese kadar mücadele eden Ermenilerin bize gösterdikleri müşkilât çok büyüktü Fakat fena talih yüzünden din kardeşlerin felâketi için sarfettiğim zamana lanet ediyorum dediği hâlde Ermenilerin Müslümanlara karşı silâhça üstünlüğünü açıkça ifade eder Ancak, gözden kaçırılmaması gereken husus, Müslümanların ellerindeki silâhların ise Osmanlı Devleti'nin hâkimiyeti altında bulunan bir vilâyetteki ayrılıkçı Ermeni komitelerine ait olduğudur

"Ermeniler, mavzer tabancaları ile iyi teslih edilmişlerdi (silahlandırılmışlardı) Bu tabancalarla kısa mesafelerde iyi netice istihsal ediyorlardı Âdeta makinalı tüfek gibi, 4 ile 6 tabanca ekseriya aynı zamanda aynı hedefe ateş ediyorlardı Bundan başka bir nevi burgu icat etmişlerdi Bununla evlerin tuğla duvarlarını çabuk deliyorlardı Ermenileri bir mevziden attıktan sonra tabancaları diğer yerde birçok deliklerden görünmeye başlıyordu; biz vaziyetin ne şekil aldığını anlayıncaya kadar bunlar ateşleriyle ölüm saçıyorlardı"

Nögalis, Ermenilerin uzun boylu bir isyana hazırlık dönemi yaşadıklarını ve seksen hâkim noktada direniş mevzileri hazırladıklarını ifade etmektedir: "Bağlar mahallesi (bugünkü Van'ın kurulduğu yer HÇ) münferit ve etrafı tuğla duvarlarla çevrilmiş sayfiyelerden ibarettir Ermeniler bu sayfiyeleri maharetle birbirine raptetmişler ve bu surette kuvvetli mevziler vücuda getirmişlerdir Topçularımıza mukavemet edebilecek bu tesisattan başka Ermeniler, Van'ın etrafında 80 nokta-i istinat yapmışlardı: bunların ateşi etrafa hâkimdi

Nögalis, Ermenilerin uzun boylu bir isyana hazırlık dönemi yaşadıklarını ve seksen hâkim noktada direniş mevzileri hazırladıklarını ifade etmektedir: "Bağlar mahallesi (bugünkü Van'ın kurulduğu yer HÇ) münferit ve etrafı tuğla duvarlarla çevrilmiş sayfiyelerden ibarettir Ermeniler bu sayfiyeleri maharetle birbirine raptetmişler ve bu surette kuvvetli mevziler vücuda getirmişlerdir Topçularımıza mukavemet edebilecek bu tesisattan başka Ermeniler, Van'ın etrafında 80 nokta-i istinat yapmışlardı: bunların ateşi etrafa hâkimdi"

Nögalis'in burada sözünü ettiği Ermeni evlerinin birbirine bağlanması yer üstünden değil, yer altından tüneller marifetiyle olmuştur Görüştüğümüz görgü tanıklarının büyük bir çoğunluğu bu tünellerden ve Ermenilerin bu yolla haberleştiklerinden ve birbirlerine silâh ve insan takviyesi yaptıklarından söz etmektedirler Yine aynı tüneller vasıtasıyla Müslüman evlerine veya askerî noktalara ulaşıp havaya uçurabiliyorlar Nitekim Nögalis'in günü gününe naklettiği Van isyanında 28 Nisan 1915 tarihinde Ermeniler Reşadiye mahallesinin yarısını bu yolla havaya uçurmuştur Adı geçenin bu olayla ilgili olarak düştüğü not şöyledir: "Bugün Ermeniler bir lağım yardımıyla Reşadiye mahallesinin yarısını berhava ettiler: bu mahallede Yüzbaşı Reşit Bey ve Bargiri Kaymakamı Bağlar Mahallesinin büyük kısmına ateşleriyle hâkim bulunuyorlardı"

Nögalis Ermenilerin sadece silâh depoladıklarından değil, onların bizzat imal ettikleri toplardan söz etmektedir: "Mahsurların (Ermenilerin, HÇ) ellerindeki top kendilerinin bizzat imal eyledikleri eski bomba toplan idi Bu topları tuğla evler içinde muhafaza ediyorlar: bunları evler arasından her tarafa, köşelere, methallere ve barakalar arasından müdafaa edilebilecek sokaklara kolayca gönderebiliyorlardı Ermenilerin elinde binlerce mavzer tabancasından başka çok miktarda filinta ve tüfek de vardı: bunları senelerce satın alarak depo etmişlerdi Ermenilerde bize çok zayiat verdiren, el bombası da mebzu-len mevcut idi"

Hemen bütün görgü tanıkları Ermenilerin ellerindeki üstün ve o zamana göre modern silâhlarından Müslümanların ellerinde, hükümetin dağıttıkları dahil, basit martin tüfeklerinden dert yanmaktadırlar Hatta, bunlardan Şeyhine köyünden Hamza Dayı Zeve köyünden Ermenilerle giriştikleri çatışma esnasında, elindeki basit tüfeğin namlusunun birkaç atıştan sonra patladığını büyük bir teessüfle anlatır Bir yanda namlusu patlamasın diye soğan sürülerek soğutulan basit tüfekler, öte yanda Rusya'dan getirtilmiş modern silâhlar

Nögalis bütün Ermeni yanlısı tutumuna rağmen "Ermeniler için her ev bir kale hâlinde idi'' demekten de kendini alamayacaktır Ermeniler sadece birer kale hâline getirdikleri evlerinden ateş açmıyorlar, kiliselerini de birer taarruz yeri hâline getirmişlerdir Bu kiliselerden biri gerek kullanım, gerekse mimarî tarzı açısından Pavlos Kilisesi'dir Ermeniler bu kilisenin kubbesinden Müslümanlara ateş etmişlerdir

Ermenilerin silâhlarının üstünlüğü karşısında onlara karşı duran aşiret mensupları basit silâhlara ve çok sınırlı cephaneye sahiptirler Nitekim Nogales bu durumu "Kürtler fişekten iktisat yapmak için daha ziyade esliha-i cerihalarını (bıçak, süngü gibi) kullanıyorlardı'' cümlesiyle ifade edecektir

Alıntı Yaparak Cevapla