Yalnız Mesajı Göster

Ermeni Sorunu (İddialar - Gerçekler)

Eski 10-11-2012   #2
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Ermeni Sorunu (İddialar - Gerçekler)



Talat Paşa'nın "Soykırımı' Emreden Gizli Telgrafı Var mıdır?

"Soykırım" iddiasını bir Osmanlı politikasına bağlamaya heveslenen Ermeni propagandası, bir de bu yönde alınmış bir karar olduğunu kanıtlamak zorundadır Bunun için de bir formül bulunmuş ve Talat Paşa'ya atfedilen ve General Allenby komutasındaki kuvvetlerce Halep'te ele geçildiği ileri sürülen bir takım telgraf örnekleri ortaya çıkarılmıştır Bu telgrafların Naim Bey adlı bir Osmanlı memurunda bulunduğu ve İngiliz işgalinin öngörülenden daha kısa sürede gerçekleşmesi nedeniyle Osmanlılarca imha edilemediği iddia olunmaktadır

Aram Andonian adlı bir Ermeni yazar bu telgrafların örneklerini 1920'de yayınlamış1, ayrıca Talat Paşa'yı Berlin'de katleden Tehlirian'ı yargılayan mahkemeye de verilmiştir Mahkemede bunlardan 5'i söz konusu edilmiş, ancak delil olarak kabul edilmedikleri gibi, otantik olup olmadıkları da herhangi bir karara bağlanmamıştır

Diğer 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddiaları gibi, bu iddianın da gerçekle bir ilgisi yoktur Şöyle ki;

a) Bu telgraflar 1922'de İngiltere'de Daily Telegraph gazetesinde yayınlanmıştır2 İngiliz Dışişleri Bakanlığı bunun üzerine durumu işgal komutanlığından soruşturmuş ve sonunda bu belgelerin Allenby kuvvetlerince bulunmadığı, Paris'teki bir Ermeni gurubunca icat edildiği anlaşılmıştır

b) Telgrafların kaleme alınış şekli ve yazıldıkları kağıtlar Osmanlı belgeleri olmadıklarını açıkça göstermektedir

c) İngilizler ve Fransızlar İstanbul'un işgalinden sonra Ermenilere karşı girişilen "katliamın" sorumlularını cezalandırmak amacıyla tutuklamalara girişmişler, Osmanlı Hürriyet ve İtilaf Hükümeti, İttihat ve Terakki Partisi ve yöneticilerine olan düşmanlığı nedeniyle işgal kuvvetlerine bu hususta elinden gelen her türlü yardımı yapmıştır Tutuklananlardan bir kısmı İstanbul'da yargılanmış, bir kısmı ise Malta'ya sürülmüştür

İstanbul'daki mahkeme İttihat ve Terakki'nin firardaki 4 yöneticisini gıyaplarında idama mahkum etmiş, ayrıca 3 kişiyi daha idam cezasına çarptırmıştır Bu son idam cezalarının yalancı tanıkların ifadelerine dayanarak verildiği daha sonra açığa çıkmıştır

İngilizler Malta'ya sürdükleri sanıklar aleyhine her yerde belge ve tanık aramaya girişmişler, Osmanlı Hürriyet ve İtilaf Hükümetinin de yardımlarına rağmen hiçbir belge bulamamış, bunun üzerine ABD arşivlerine müracaat edilmiştir Bu arşivlerde de katliam iddialarını kanıtlayacak belge bulunamamıştır

Vashington'daki İngiliz Büyükelçiliği bu konuda İngiliz Dışişlerine şu cevabı göndermiştir:

"Malta'da tutuklu bulunan Türkler aleyhine delil olarak kullanılabilecek hiçbir şey olmadığını bildirmekten üzüntü duyuyorum Yeterli delil oluşturabilecek hiçbir somut vakıa mevcut değildir Söz konusu raporlar, hiçbir suretle, Türkler hakkında Majesteleri Hükümetinin halen elinde bulunan bilgilerin takviyesinde yaralı olabilecek delilleri bile ihtiva eder görünmemektedir 3"

İngiliz Dışişleri bu cevap karşısında ne yapılması gerekeceğini İngiliz Kraliyet Savcılığına sormuştur Savcılığın yanıtı şöyledir:

"Şimdiye kadar hiçbir şahitten,tutuklular hakkında yapılan suçlamaların doğruluğunu kanıtlayabilen bir ifade alınmış değildir Esasen herhangi bir şahit bulunup bulunmayacağı da belli değildir4"

Sonuç olarak, Malta'daki tutuklular, kendilerine hiçbir suçlama dahi yöneltilmeden ve duruşma yapılmaksızın 1921 sonlarında serbest bırakılmışlardır

İngilizler belge aramakla meşgul iken Andonian'dan kaynaklanan telgraflar bilinmektedir İngilizlerin bu telgraflara rağbet etmemeleri bunların uydurma olduklarını bilmelerindendir

d) Andonian'ın belgelerinin sahte olduğuna dair kanıtlar aşağıdaki şekilde sıralanabilir:

1 Andonian, yaptığı sahte belgelerin "gerçek Osmanlı belgeleri" olduğunu kanıtlamak için, söz konusu belgelerdeki Halep Valisi Mustafa Abdülhalik Bey'in imzasına dayanmıştır Ancak, halihazırdaki arşivlerde bulunan Mustafa Abdülhalik Bey'in imzasını taşıyan bir çok belge incelendiğinde, Andonian belgelerindeki imzanın sahte olduğu ortaya çıkmaktadır

2 Andonian'ın Mustafa Abdülhalik Bey'in imzasının taşıyan sahte belgelerinin bir tanesinde bir tarih yer almaktadır Ancak dönemin İçişleri Bakanlığı ve Halep Valiliği arasındaki yazışmalara ilişkin asıl belgeler incelendiğinde sözkonusu tarihte Halep Valisinin Mustafa Abdülhalik Bey değil Bekir Sami Bey olduğu görülmektedir

3 Dolayısıyla, Andonian'ın sahte belgeleri şunu kanıtlıyor ki, Andonian'ya Müslüman Rumi takvimi ile Hıristiyan takvimi arasındaki farklardan tamamen habersizdi, ya da belgeleri hazırlarken bu farklar gözünden kaçmıştı Dikkatsizliği sonucu tarihlerde ve referans numaralarında yaptığı hatalar belgelerin sahte olduğu konusunda şüpheye yer bırakmaktadır

4 Dönemin İçişleri Bakanlığının "giden şifre" kayıtları ayrıntılı olarak incelendiğinde Bakanlığın şifre kayıt tarih ve numaraları ile Andonian'ın sahte belgelerinde yer alan tarih ve numaralandırma sistemi arasında hiçbir benzerlik olmadığı, Andonian'ın sözde "şifreli telgraf"ları ile dönemin İçişleri Bakanlığının Halep'e gönderdiği gerçek şifreli telgraflar arasında bir ilişkinin bulunmadığı ortaya çıkmaktadır

5 Andonian'ın "şifreli telgraflarının" Türkçe "orijinalleri" ile dönemin Osmanlı şifreli mesajları karşılaştırıldığında, görülmektedir ki, kullanılan şifre sistemleri arasında da herhangi bir bağlantı bulunmamaktadır Andonian belgelerini gerçek gibi göstermek için hiç kullanılmayan, mevcut olmayan yeni bir şifreleme metodu kullanmıştır Sahte belgelerin üstlerindeki tarihlerden Osmanlıların 6 ay boyunca aynı şifreleme yöntemini kullanmış oldukları sonucu çıkar ki, bu imkansızdır Zira o dönemde yayınlanan bir genelge ile savaş yıllarında kullanılan şifreleme yönteminin 2 ayda bir değiştirilme zorunluluğu getirildiği ve bunun uygulanmakta olduğu kanıtlanmıştır

6 Andonian'ın iki sahte belgesinde yer alan Besmele'nin acemice yazılış şekli de gerçek belgelerdekilerle karşılaştırıldığında Andonian'ın belgelerinin sahte olduğuna delalet etmektedir Bu acemice yazım şekli, Osmanlılarda müslüman olmayanların -Osmanlıca'yı bilseler bile- Besmeleyi yazışmalarında hiç kullanmamış olmalarından kaynaklanmış olabilir

7 Andonian'ın bir çok sahte belgesinde yer alan cümle yapıları ile gramer yanlışlarının bir Osmanlı görevlisince gerçekleştirildiğini kabul etmek güçtür Aynı şekilde, önemli Osmanlı görevlilerince kullanıldığı iddia edilen bir çok deyim ve ifadenin herhangi bir Osmanlı Türkü tarafından bile kullanılması mümkün değildir Türklerin suçlarını kendi ağızlarından itiraf ettiklerini kanıtlama çabası içerisindeki Andonian bu hususu da gözden kaçırmıştır

8 Sahte belgeler, iki tanesi hariç, üzerlerinde dönemin Osmanlı bürokrasisinin kullandığı resmi sembollerin hiçbiri bulunmayan düz beyaz kağıda yazılmıştır Sahte belgelerden birinin, Osmanlıların özel yazışmalarda bile kullanmadıkları çizgili kağıda yazılmış olduğu, diğer iki belgenin de herhangi bir Osmanlı Postanesinden alınabilen boş telgraf formlarına yazıldığı görülmektedir

9 İngilizlerin, 1915 olaylarından sorumlu tuttukları Osmanlı görevlileri aleyhinde kullanılabilecek belgeler bulmak için yoğun çaba sarf ettikleri bir dönemde, İngilizce edisyonu bulunmasına rağmen Andonian dokümanlarını kullanmamış olmaları İngiliz hükümetinin belgelerinin sahte olduğunu kanısını taşıdığını göstermektedir

10 Andonian tarafından uydurulan belgeler eğer varolmuş olsalardı, çok gizli ibaresi taşımalarından dolayı telgraf yoluyla değil kurye vasıtasıyla gönderilmeleri ve dosyalarda üç yıl boyunca tutulmak yerine okunur okunmaz yok edilmeleri gerekirdi

11 Andonian'ın kitabının İngilizce ve Fransızca baskıları arasında, baskı veya tercüme yanlışlıklarından kaynaklanmış olamayacak kadar önemli bir çok farklılıklar vardır

12 Son olarak, Ermenilerin sözcüleri olarak hareket eden, Ermeni çevrelere yakın ilişkiler içindeki bazı yazarlar bile, Andonian belgelerinin gerçeklikleri üzerinde şüphelerini dile getirmektedirler

Kısacası, meşhur "Talat Paşa Telgrafları" Andonian ve çevresi tarafından uydurulmuş aldatmacadan başka bir şey değildir

e) Talat Paşanın Ermenilerin katledilmesini emrettiği ileri sürülen telgrafıyla aynı tarihlerde gönderdiği başka gizli telgraflar da vardır Bu telgraflar tehcir sırasında suç işleyecek görevlilerin cezalandırılmasına ilişkindir Bir yandan Ermenilerin "katli" istenirken, diğer yandan da bu "katliamı" yapacak görevlilerin cezalandırılmaları talimatının verilmesinin izahı yoktur

f) Neareast Relief Society adlı Amerikan yardım kuruluşunun tehcir sırasında Ermenilere yardım etmek üzere Anadolu'da görev yapmasına Osmanlı Hükümetince izin verilmiştir ABD'nin İtilaf Devletlerin safında Osmanlılara karşı savaşa girmesinden sonra da bu kuruluşun Anadolu'da kalmasına müsaade olunmuştur Bu husus ABD Büyükelçisi Elkus'un raporlarına da konu teşkil etmiştir

Bu durumda, eğer "katliam" emri verilmişse, Amerikan kuruluşunun faaliyet göstermesine ve "katliama" tanık olmasına nasıl müsaade edilmiştir, yani, "biz Ermenileri katlediyoruz, siz de gelin seyredin"mi, demiştir? Bunu herhalde mantıklı açıklamak imkanı bulunmaktadır

g) İstanbul, Batı Anadolu ve Trakya'da oturan Ermeniler tehcir dışında bırakılmıştır Hatta Orta Anadolu Ermenilerinden bile yerlerinde bırakılanlar olmuştur Topyekûn bir tehcir bile söz konusu olmadığına göre, "topyekûn bir katliam" hiç iddia edilemeyecektir

Nihayet, eğer Hükümet Ermenileri topyekûn imha etmek niyetinde olsaydı, herhalde bunu aylarca süren bir tehcir yoluyla ve bütün devletlerin dikkatini üzerine çekerek değil, Ermenilerin bulundukları yerlerde ve özellikle cephelere yakın bölgelerde çok kolay bir şekilde yapabilirdi

Görüldüğü gibi, Ermenilerin sımsıkı sarıldıkları "soykırım" iddiası da yalandan başka bir şey değildir ve bir "soykırım" hiç bir zaman söz konusu olmamıştır

KAYNAKLAR

1) Andonian, Aram; Documents officels concernants les Massacres Armeniens, Paris 1920 Imprimerie Turabian

2) Daily Telegraph, 29 mayıs 1922

3) Washington'daki İngiliz Büyükelçiliği, RC Craigie'den Lord Jurzona 13 Temmuz 1921; İngiliz Dışişleri Arşivi, 371/6504/8519

4) 29 Temmuz 1921, İngiliz Dışişleri Arşivi, 371/6504/E8745

Osmanlı Arşivleri Kapalı mı? Belgeler Saklanıyor mu?

Tehcirle ilgili her konuda orijinal belgelere ulaşım şansı vardır Bu belgelerin bulunduğu Osmanlı Arşivleri 1925 yılından itibaren tüm araştırmacıların incelemesine açıktır Bu tarifen günümüze kadar; ABD'den 605, Japonya'dan 203, Almanya'dan 168, Fransa'dan 150, Suudi Arabistan'dan 98, İran'dan 84, İngiltere'den 74, İsrail'den 70, Libya'dan 63, Macaristan'dan 58, Arjantin'den 52, Bulgaristan'dan 47, Mısır'dan 47, Hollanda'dan 39, Romanya'dan 36, Cezayir'den 35, Tunus'tan 35 ve Kanada'dan 28 olmak üzere toplam 3817 bilim adamlarınca Osmanlı Arşivleri'ni incelemiştir Ayrıca 180'i Ermeni asıllı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan toplam 190 kişi de, özellikle Ermeniler konusunda bu arşivlere giriş ve çalışma yapmıştır

Binlerce yabancının bizzat belgeye ulaşarak yaptıkları çalışma yanında, bu belgeler Türkçe ve İngilizce olarak da yayınlanmış ve araştırmacıların kullanımına sunulmuştur Bunların yanı sıra, Genelkurmay Başkanlığı arşivindeki belgeler ATASE Başkanlığı'nca, Askeri Tarih Belgeleri Dergisi adı altında orijinal ve günümüz Türkçesiyle yayınlanmakta ve satışa sunulmaktadır

Bu konuda hazırlanan bir başka yayın ise, Başbakanlık Yıldız Arşivinden yararlanılarak Osmanlıca ve günümüz Türkçesiyle İngilizce dillerinde sunulan 3 ciltlik yayındır Tüm bazı gerçeklere rağmen, ya bilgisizliklerinden ya da kasıtlı olarak yerli ve yabancı bazı kişi ve kurumların Türkiye Cumhuriyeti'ni, "arşivleri incelemeye açmaktan kaçtığı" şeklinde suçladığı görülmektedir

"Soykırım" İddialarına Karşı Bilim Adamlarının Görüşleri Nedir?

Tarihi, tarih biliminin ölçüleri ve ilkeleri doğrultusunda algılayan bilim adamları, 1925 yılından bugüne kadar konuyla ilgili bilgi ve belgelerin orijinallerine ulaşmış, canlı şahitleri dinlemiş, olay yerlerinde bizzat gözlemde bulunmuş kişilerdir Bunlar, 1925'ten beri Osmanlı Arşivlerinin yabancı araştırmacılara açık olduğunu bilen ve belgelere bizzat ulaşan bilim adamlarıdır Dolayısıyla kanaatleri hakkındaki yorumu veya karşı görüşü, ancak onlar kadar konuyu derinlemesine bilenler yapabilecektir Bu nedenle Amerikalı 69 bilim adamının konuyla ilgili olarak yayınladığı bildiri son derece önemlidir Söz konusu bildiride şöyle denilmiştir1:

"ABD Temsilciler Meclisi Üyelerinin Dikkatine

Türk, Osmanlı araştırmaları ve Ortadoğu üzerine uzmanlaşmış, aşağıda imzaları bulunan Amerikalı akademisyenler, ABD Temsilciler Meclisi'nin 192 sayılı kararında kullanılan dilin birçok açıdan yanıltıcı ve/veya yanlış olduğu görüşündedirler

'İnsanlıkdışı Davranışları Anma Milli Günü' kavr¤¤¤¤¤ tam olarak destek vermemize karşın, söz konusu metinde dikkat çekilen aşağıdaki kısmı kabul edilemez buluyoruz:

Türkiye'de 1915 ve1923 yılları arasında gerçekleştirilen "soykırımın" kurbanları olan 1,5 milyon Ermeni kökenli insan"

Çekincelerimiz 'Türkiye' ve "soykırım" sözcüklerinin kullanılması konusunda odaklanmakta olup aşağıdaki şekilde özetlenebilir:

14 yüzyıldan 1922'ye kadar, günümüzde Türkiye olarak, daha doğrusu 'Türkiye Cumhuriyeti' olarak adlandırılan alan, çok dinli, çok uluslu bir devlet ölen Osmanlı İmparatorluğunun bir parçasıydı Nasıl Habsburg İmparatorluğunu günümüz Avusturya Cumhuriyeti ile eş saymak yanlışsa, Osmanlı İmparatorluğunu, Türkiye Cumhuriyeti ile bir tutmak da yanlıştır

Günümüz Türkiye Cumhuriyetinin 1923 yılında kurulmasıyla sonuçlanan Türk Devrimiyle 1922'de tarih sahnesinden silinmiş olan Osmanlı İmparatorluğu, şu anda Güneydoğu Avrupa, Kuzey Afrika ve Ortadoğu'da bulunan ve sadece bir tanesinin Türkiye Cumhuriyeti olduğu 25'ten fazla devletin topraklarını ve halklarını bünyesinde barındıran bir devletti Türkiye Cumhuriyeti, Osmanlı zamanında gerçekleşen hiçbir olaydan sorumlu tutulamaz Ancak kararda 'Türkiye' adını kullanarak kararı yazanlar 1915 ve 1923 yılları arasındaki "soykırımın" sorumluluğunu Türkiye'ye yüklemek istemişlerdir

"Soykırım" suçlamasına gelince, bu açıklamayı imzalayanların hiçbiri Ermenilerin çektikleri acıların boyutlarını küçümseme amacını taşımamaktadır Aynı şekilde söz konusu bölgedeki Müslüman halkın da acılarının farklı şekilde değerlendirilemeyeceği görüşündeyiz Şu ana kadar ortaya konan kayıtlar, toplumlararası bir iç savasın, (Müslüman ve Hıristiyan gruplar arasındaki) Birinci Dünya Savaşı sırasındaki bulaşıcı hastalıklar, kıtlık ve Anadolu ve çevresindeki alanlardaki katliamlar ve acılar ile daha da karmaşık bir hale geldiğine işaret etmektedir

Gerçekten de söz konusu yıllar boyunca, bölgede, geçen on yılda Lübnan'da yaşanan trajediden çok farklı olmayan bir sürekli savaş durumu yaşanmıştır Hem Müslüman hem de Hıristiyan nüfus arasındaki kayıplar büyük rakamlardadır Ancak saldırgan ve masum olanı ayırt edebilmek, çok sayıda Hıristiyan kadar Müslümanın da içinde bulunduğu Doğu Anadolu halkının hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan olayların nedenlerini belirleyebilmek için tarihçilerin ulaşmaları gereken daha birçok belge ve bulgular vardır

Tarihi devlet adamları ve politikacılar yapar, bilim adamları ise yazar Bu sürecin işlemesi için bilim adamlarına, geçmişteki devlet adamları ve politikacıların yazılı kayıtlarına ulaşabilme şansı verilmelidir Şimdiye kadar, konuyla ilgili olan Sovyetler Birliği, Suriye, Bulgaristan ve Türkiye'nin arşivlerinin büyük kısmı tarihçilere kapalı tutulmuştur Bu arşivlere ulaşılıncaya kadar Temsilciler Meclisinin 192 sayılı kararı kapsamındaki Osmanlı İmparatorluğunun 1915-1923 yılları arasındaki tarihi tam olarak bilinemez

Biz ABD Kongresinin bu ve bununla ilgili konularda tarih arşivlerinin tam olarak açılmasını teşvik etmesi ve tarihsel olaylar hakkında, tam aydınlığa kavuşturulmadan ithamlarda bulunmaması gerektiğine inanıyoruz Temsilciler Meclisinin 192 sayılı kararındaki gibi ithamlar kaçınılmaz olarak Türkiye halkı hakkında adaletsiz yargılara varılmasına ve belki de tarihçilerin bu trajik olayları anlamakta kaydetmeye başladıkları gelişmeye zarar verilmesine yol açacaktır

Yukarıdaki yorumların da gösterdiği gibi, Osmanlı-Ermenileri'nin tarihi tarihçiler arasında sıkça tartışılan bir konundur ve tarihçilerin bir çoğu da 192 sayılı karardaki ifadelere katılmamaktadır Kongre bu kararı kabul ederse, tarihsel sorunun hangi yanının doğru olduğuna yasa yolu ile karar vermeye çalışmış olacaktır Tarihsel olarak şüpheli varsayımlara dayalı böylesine bir karar, sadece dürüst tarihsel araştırmaya zarar verir ve Amerikan yasama sürecinin güvenirliliğini sarsar 19 Mayıs 1985

RIFAAT ABOU-EL-HAJ

Tarih, Profesör, Long Beach California State Üniversitesi
SARAH MOMENT ATIS

Türk Dili ve Edebiyatı Doçent, Madison, W'isconsin Ünivertesi
KARL BARBIR

Tarih, Doçent, Siena Yüksekokulu(New York)
Ilhan BAŞGÖZ

Ura&Altay Çalışmaları Bölümü, Türk Araşarznalan Programı Direktörü İndiana Üniversitesi
DANIEL G HATES

Antropoloji, Prafesör Hunter Yüksekokulu, New York Şehir Üniversitesi
ÜLKÜ BATES

Sanat tarihi Profesör Hunter Yüksek okulu, New York Şehir Üniversitesi
GUSTAV BAYERLE

Ural-Altay, Çalışmaları, Prof Indiana Üniversitesi
ANDREAS G E BODROGLIGETTI

Türk&İran Dilleri, Prof, LosAngeles California Üniv
KATHLEEN BURRIL

Türk Araştırmaları Doçent, Columbia Üniversitesi
ALAN FISHER

Tarih, Profesör, Michigan Üniversitesi
TIMOTHY CHILDS

Prof Eğitmen, Johns Hopkins Üniversitesi SAIS Enstitüsü
SHAFIGA DAULET

Siyaset Bilimi Doçent, Connecticut Üniversitesi
RODERIC DAVISON

Tarih Profesör, Gorge Washington Üniversitesi Washington DC
WALTER DENNY

Sanat Tarihi & Yakın Doğu Araştırmaları, Ordinaryüs Profesör Massachussets Üniversitesi
DRALAN DUBEN

Antropolog, Araştırmacı, New York
ELLEN ERVIN

Türkçe, Araştırmalar Doçenti, New York Üniversitesi
CAESAR FARAHİslam & Ortadoğu Tarihi, Profesör, Minnesota Üniversitesi
CARTER FINDLEY

Tarih, Profesör, Ohio State Üniversitesi
MICFIAEL FfNEFROCK

Tarih, Profesör, Charleston Yüksekokulu
WILLIAM HICKMAN

Türkçe, Doçent, California Berkeley Üniversitesi
FREDERICK LATIMER

Tarih, Emekli Doçent, Utah Üniversitesi
JOHN HYMES

Tarih, Profesör, Glenville State Yüksekokulu Batı Virginia
DR HEATH WLOWRY

Türk Araştırmaları Enstitüsü, Inc Washington DC
HALİL İNALCIK

Osmanlı Tarihi, Profesör, Amerikan Sanat & Bilim Akademisi Üyesi, Chicago Üniversitesi
RALPH JAECKEL

Türkçe, Doçent, Los Angeles, California Üniversitesi
RONALD JENNINGS

Tarih & Asya Araştırmaları, Doçent Illinois Üniversitesi
CORNELL FLEISCHER

Tarih, Doçent, Missoun, Washington Üniv
PETER GOLDEN

Tarih Profesör, Newark, Rutgers Üniversitesi
TOM GOODRICH

Tarih Profesör, Pennsylvania, İndiana Üniv
AVDREW COULD

Osmanlı Tarihi, Doktor, Arizona, Flagstaff
WILLIAM GRISWOLD

Tarih Profesör, Colorado State Üniversitesi
TIBOR HALASI-KUV

Türk Araştırmaları, Profesör, Culombia Profesör
JC HUREWITZ

Yönetım Bilimi, Ordinaryüs Prafesör Orta-Doğu Enstitüsü eski Direktörü, Profesör Colombia Üniversitesi
AVGDORLEVY

Tarih Prafesör, Brandens Üniversitesi
BERNARD LEW'IS

Yakın Doğu Tarihi, Profesör, Princeton Universitesi
JUSTIN McCARTHY

Tarih, Doçent, Louisville Üniversitesi
JON MANDAVILLE

Ortadoğu Tarihi, Profesör Oregon, Portlant State Üniv
MICHAEL MEEKER

Antropoloji, Profesör, San Diego California Üniv
JAMES KELLY

Türkçe, Misafir Doçent, Utalı Üniversitesi
KERİM BEY

Yardımcı Profesör, Washington DC Southeastem Üniversitesi
METİN KUNT

Osmanlı Tarihi, Profesör, New York
WILLIAM OCHSENWALD

Tarih, Doçent, Virginia Polytechnic Enstitüsü
ROBERT OLSON

Tarih, Doçent, Kentucky Üniversitesi
WILLIAM PEACHY

Yahudi ve Yakın Doğu Dilleri & Edebiyatları, Doçent, Ohio State Üniversitesi
DONALD QUATAERT

Tarih Doçent, Hauston Universitesi
HOWARD REED

Tarih, Profesör, Connecııcul Ünıversitesi
DANK WART RUSTOW

Siyaset Bilimi, Profesör, New York Şehir Üniversitesi, Lisansüstü Bölümü
EZEL KURAL SHAW

Tarih, Doçent, Northridge, California Üniversitesi
JOHN MASSON SMITH, JR

Tarih, Profesör, California Berkely Universitesi
DR SVAT SOUCEK

Türkolog, New York
DRPHILIP STODDARD

Ortadoğu Enstitüsü Direktörü, Washington, DC
FRANK TACHAU

Siyaset Bilimi, Profesör, Chicago, Illinois Üniversitesi
ROBERT STAAB

Ortadoğu Merkezi Direktör Yardımcısı, Utah Üniversitesi
RHOADS MURPHEY

Ortadoğu Dilleri, Kültürleri ve Tarihı, Profesör, Columbia Üniversitesi
JUNE STARR

Antropolaji, Doçent, Suny Stony Brook
JAMES STEWART-ROBINSON

Türk Araştırmaları, Profesör, Michigan Üniversitesi
THOMAS NAFF

Tarih, Profesör, Ortadoğu Araştırmaları Enstitüsü DirektörüPennsytvaniaÜniversitesi
JOHN WOODS

Ortadoğu Tuihi, Doçent, Chicago Üniversitesi
PIERRE OBERLING

Tarih, Profesör, Hunter YüksekokuluNew York Şehir Üniversitesi
MADELINE ZILFI

Tarih, Doçent, Maryland Üniversitesi
METİN T¤¤¤OÇ

Uluslararası Hukuk, Profesör, Texas Tech Üniversitesi
STANFORD SHAW

Tarih Profesör, Los Angeles, California Üniv
ELAINE SMITH

Türk Tarıhi, Doktor, Emekli Dışişleri GörevlisiWashington, DC
DAVID THOMAS

Tarih, Doçent, Rhode Island Yüksekokulu
GRACE M SMITH

Tarih, Doçent, California Berkely Üniversitesi
MARGARET L VENZKE

Tarih, Doçent, Dickinson Yüksekokulu (Pennsylvania)
DONALD WEBSTER

Türk Tarihi, Emekli Profesör
WALTER WEIKER

Siyaset Bilimi, Profesör, Rutgers Üniversitesi
WARREN S WALKERİngilizce, Profesör, Türkçe Sözlü Hikayeler Arşivi DirektörüTexas Tech Üniversitesi

Batı Avrupa Devletleriyle, Rusya destekli 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddiaları ve Ermenilerin ileri sürdükleri belgelerin doğuluk durumunu tartışmak üzere Türkiye Devleti tarafından değişik zamanlarda çağrılar yapılmıştır Bu çağrılar doğrudan Ermeni bilim adamlarına yapıldığı gibi, Ermeniler adına onların propagandasını üstlenen şahıslara da yapılmıştır Ancak Bunların önemli bir bölümünün gerekçe göstermeden toplantıya katılmadıkları bilinmektedir Bunun son örneği 1990 yılında XI Türk Tarih Kongresinde yaşanmıştır

XI Türk Tarih Kongresinde ilk defa olarak bir Ermeni Seksiyonu programlanmış ve bu Seksiyon'daki tartışmalara "Ermeni Davası Savunucusu" yabancı tarihçiler de davet edildiği halde, her biri çeşitli mazeretler ileri sürerek, bu bilimsel tartışmalara katılmaktan kaçınmışlardır

5-9 Eylül 1990 tarihleri arasında Ankara'da düzenlenen XI Türk Tarih Kongresi'ne davet edilen "Ermeni Meselesi ile ilgili" yabancı bilim adamlarının listesi şöyledir:

ProfDr Heath LOWRY (Katıldı) Washington - USA

Garin ZEDLIAN (Cevap vermedi) California - USA

ProfDr Bernard LEWIS (Katılamadı) Philadelphia - USA

ProfDr Justin McCARTHY (Katıldı) Kentucky - USA

ProfDr Stanford SHAW (Katıldı) California - USA

Prof Dr Anthony BRYER (Cevap vermedi) Birmingham - ENGLAND

Dr Andrew MANG0 (Katıldı) London - ENGLAND

ProfDrSalahi R SONYEL (Katıldı) London-ENGLAND

Prof Dr MMARMURA (Cevap vermedi) Toronto - CANADA

Prof Dr Allan CUNNIGHAM (Cevap vermedi) Vancover-CANADA

Prof Dr Robert ANCIAUX (Katıldı) Brüksel - BELÇIKA

Prof Dr Aryeh SHMUELEVITZ (Katıldı) Tel-aviv - ISRAEL

Prof Dr Jak YAKAR (Katıldı) Tel-Aviv - ISRAEL

Prof Dr Hans G MAJER (Katılamadı) München - DEUTSCHLAND

Prof Dr Wolf Dietrich HUTTEROTH (Cevap vermedi) Erlangen - DEUTSCHLAND

ProfDr Klaus KREISER (Katılamadı) Bamberg - DEUTSCHLAND

Prof Dr Jean-Paul ROUX (Cevap vermedi) Vesinet - FRANCE

ProfDr Paul DUMONT (Katıldı) Snasbuvg- FRANCE

Prof Dr Robert MANTRAN (Katılamadı) Aix-en-Provance - FRANCE

ProfDr Richard HOVANNISIAN (Cevap vermedi) Califonia USA

Dr Gerard LIBARDIAN (Cevap vermedi) Cambrridge - USA

Dr Levon MARASHLIAN (Katıldı) Califonia - USA

Prof Vahakn DADRIAN (Cevap vermedi) New York - USA

Christopher WALKER (Katılamadı) London - ENGLAND

Anahid Ter MIMASSIAN (Katılamadı) Paris- FRANCE

Tessa HOFFMAN (Cevap vermedi) Berlin - DEUTSCHLAND

KAYNAK:

1) Yıldırım, Dr Hüsamettin-; Ermeni İddiaları ve Gerçekler, Ankara 2000

Alıntı Yaparak Cevapla