Yalnız Mesajı Göster

Arşivlik Mevzuular

Eski 10-11-2012   #44
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Arşivlik Mevzuular



Vicdan kalbin terazisidir

Daha önceki yazılarımda da üstüne basa basa vurguladığım gibi, dünyada en kutsal, en değerli şey nedir diye sorsalardı bana, herhalde hiç tereddütsüz “sevgidir”, “ merhamettir” derdim “İnsanın sevildiğini bilmesidir” derdim “Daha da güzeli sevmeyi ve sevilmeyi bilmesidir

Sevmenin bir çılgınlık, ağlamanın bir zaafiyet ya da, bir zayıflık olduğunu düşünenlere acıyorum Oysa ki sevmek, güçlü olmak, insan tarafımızı bulmak demektir Sevmek; dünyaya, insana, hayvanlara, bitkilere yani doğaya hilesiz bakmak, doğayı ve doğadakileri her halleriyle benimsemek demektir Vicdanımız ve dürüstlüğümüzdür sevgi Hayata umutlu bakışımız, yaşama sevgiyle sarılışımızdır Bir kuşun kanadının kırılışına yüreğimizin titreyişidir, yanışıdır

Sevenlere değil, asıl dünyada sevmeyen, sevemeyen, sevilmeyen ve sevmesini bilmeyenlere acımalı Sevebilen insan yaşamı, yaşamın derinliğini, kendini ve ruhunun iç derinliğini keşfeden insandır Aşk değil midir insanı erdemleştiren, güzelleştiren dostlar? Derinliğimiz, güzelliğimiz aşktan değil mi? Oysaki aldığımız kültür, içinde yaşadığımız sistem ve zaman o kadar sahte ki Gülüşler, dokunuşlar, bakışlar sevgi sözleri bile hepsi sahte geliyor insana

“Benliği hor ve hakir kılıp, insanı yükselten aşk ve sevgidir Onsuz bütün beden tamahtan ibarettir Tamah ise alçaltandır Sevgi ve şefkat insanın, öfke ve şefkat ise hayvanın temel hasletleridir Sevgi güneştir, ama kusurları örtmede gece gibi olun!” der Mevlana

Aşk hilesiz sevmektir dostlar ve sevgiyi taa ruhunun derinlerinde hissedebilmektir Bence sevebilen insan talihli insandır, güzel insandır, erdemli ve saygın insandır Saygınlığı ve sevilmeyi hak eden insandır

Güzelliklerin, inceliklerin öz kaynağı değil midir sevgi! Karda, kışta bile olsa insanın içini ısıtan, şiir duygusunu yeşerten, sevdaların mana tezgahında dokunan ve bakınca gözlerde kutsal şiir gibi okunan, derin bir mana değil midir sevgi! Sevgi, yüreğini güzelliklerle beslemek, ruhunu kinden, fesattan, hasetten, iftiradan yalandan, kıskançlıklardan, kötülüklerden arındırmak değil midir?

Yönünü sevgiye çeviren insan çevresine sevgiyle, saygıyla bakmasını, yüreğini düşmanlıklardan, kirlerden; kinlerden arındırmasını da bilir Çünkü insanın içindeki canavarı dizginleyen bir güçtür sevgi İçinde sevgi, merhamet taşımayan insanın, acıma duygusu da olmaz, düş kuramaz, düşünemez Dolayısıyla içinde sürekli başkalarına karşı kin, nefret, kötülük besler Merhametsiz, acımasız ve zalim olur Oysa ki, insan olarak her insanın mutlak sevmesi, düş kurması, düşünmesi, gülmesi ağlaması gerekmiyor mu? Hani ünlü bir söz vardır ” Yürek yanmayınca göz yaşarmaz” derler ya, işte onun gibi bir şey

Ben insanın maddiyatına ve mevkisine değil, insanın kişiliğine, insani değerine önem ve değer verilmesinden yanayım Görünüşe ve şakşaklara aldanmamak gerekir İnsanın insani değerleri içinde, ruhunda ve gözlerinde saklıdır İçinde çirkinlikler besleyen insanı hangi makam, hangi maske, hangi elbiseyle donatırsanız donatın çirkinliğini gözlerinden görürsünüz, bakışlarından anlarsınız

İnsanın niteliklerini ve sevme yetilerini geliştirerek tırmanacağı yüksek düzeye; nitelik ve erdem basamaklarına ancak sevgiyle çıkılabilir Sevgisiz bir insan, vicdanını devreden çıkardığında yapamayacağı haksızlık, yapamayacağı vicdansızlık, düşünemeyeceği kötülük kalmaz Yani sevgiyi, merhameti yüreğinden dışlayan bir insan, alçalmayı seçmiş demektir Vicdan devreden çıkartıldığında, insani hiç bir parıltı, hiç bir değer kalmaz insanda ve o insan alçalmayı seçmişse zaten ineceği düzeyin de sınırı olmaz, alçaldıkça alçalır Bu tür insanları genelde karakol yada hapishanelerde insanlara salt işkence yapmak için tutarlar Eski dönemlerde de bunlara cellat denirdi

En sevmediğim insan tipi çıkarcı, yalancı, iftiracı, içten pazarlıklı, hani derler ya saman altından su yürüten yada yılan gibi yanına yaklaşıp gizlice sokan, insani hiç bir nitelik taşımayan yalaka tiplerdir Hani kendisinden güçlü gördü mü “Elini öp’im abi !” deyip, önünde doksan derece eğilen Zayıfı gördüğünde kabadayılığı tutan ve gücü yettiğince ezmeye çalışan, biraz zoru gördüğünde ise sahtekarca milliyetçi ya da dindar ayaklarına bürünen vicdansız, merhametsiz, acımasız insan tipidir Bu tip insanlar her yerde mevcut İhtiraslarına ulaşmak için izledikleri yol, yöntem ve entrikalarla alçalabildikleri kadar alçalırlar Hayatım boyunca bu tip insanlardan hep kaçmaya, uzak durmaya çalışmışımdır Onlarla aynı ortamı, aynı havayı soluduğumda hep tedirgin olurum Sevgisizlikleri, kirlilikleri üzerime bulaşır diye

Sevgiden ve kitaplardan korkmamalıdır insan Sevgiden ve kitaplardan korkan kimseler, içlerinde aydınlık taşıyamazlar Çağı da yakalayamazlar Günümüz insanının ve gençliği; bir tuzağa düşürülmek isteniyorUcuz tv programlarıyla (kitaptan ve gerçek sevgiden uzak), günübirlik aşk dedikodularıyla insanlar uyuşturuluyor Kendilerine ucuz, kalitesiz tv programları izlettirerek, insanlar okumaktan uzaklaştırılıyorKitaptan yoksun yaşamak ise, insanlarının doğruyu bulmalarını zorlaştırıyor Oysa herkes biliyor ki, tarihte yükselmenin, gelişmenin ve aydınlanmanın yaşandığı zamanlar; yüreklerin kitapla ve sevgiyle beslendiği çağlardır Savaş, karanlık, cehalet ve düşmanlık dünyanın ve insanın başına sürekli felaketler, belalar getirmiştir

Çağı yakalamak, çağdaşlaşmak ve çağlar öncesini anlamak için öncelikle insanın yüreğini sevgiye ayarlaması, kini ve nefreti Kaf Dağının ötesine kovalaması, insanı erdemli insan kılan zeka ve sevgiyi ön plana alması gerekir

İnsan sevmediği birine malını verebilir belki, parasını verebilir ama en değerlisi olan sevgisini, sevmediği birine verebilir mi? Cebindeki parayı, üstündeki eşyayı vermek, sanıldığı kadar önemli de değildir bence Çünkü bunlar sevdikleriniz kadar kıymetli de değildir Ama insan sevmediği birine en değerli şeyini veremez, yüreğini, sevgisini

veremez

Malını ya da kumarda parasını kaybeden de çok şey kaybetmiş sayılmaz Çünkü onları yeniden kazanma şansı var Herhangi bir kaza ya da olayda cesaretini yahut ümidini kaybeden de çok şey kaybetmemiştir Onları yavaş yavaş yeniden kazanabilir Ama onurunu, haysiyetini, insanlığını kaybeden kişi her şeyini kaybetmiş sayılmaz mı? Onun bir daha kazanma şansı mümkün müdür? Sevgi ve vicdanınızla başbaşa kalın diyorum

Ben Yokum

Güzellik bu denli ucuzsa

ve bu denli çirkinse yaşamak

nankörse emek

çıkarsa her kapının anahtarı

ben yokum

ben yokum

bir gecelik ilişkiler kadar değersizse aşk

parayla ölçülüyorsa dostluklar

ihanetler, savaşlar, karanlıklar üzmüyorsa

ve utandırmıyorsa yoksulluklar

ben yokum

erdem bu denli küçükse

ve bu denli büyükse yalanlar

hayaller yoksa

umutlar yoksa

çiçek açmıyorsa sevda bahçeleri

özlemi anlatmıyorsa karanfil

ben yokum

yaşam dediğiniz

zamanı tüketmek

maviyi kirletmek

yiyip içip yan gelip geğirmekse

küfretmekse sizden olmayana ana avrat

doğru dostum ben aykırıyım

varsın sizin olsun

marklar, arabalar, dolarlar

sizin olsun, konfor lüks

şan, şöhret, mevki

bana bir dilim şiir

bir nebze sevgi yeter

yeter

bir içten gülüş

bir tutam düş

ve güneşin yedirengi

Alıntı Yaparak Cevapla