|
Prof. Dr. Sinsi
|
Yaratıcıya Kafa Tutan Cahil
Yaratıcıya Kafa Tutan Cahil
Hakkında Yaratıcıya Kafa Tutan Cahil
Yaratıcıya Kafa Tutan Cahil
Sual:
Kur'an-ı kerimde çelişki bulduğunu sanıp, (Tanrı, insanı şu âyette topraktan, şu âyette sudan, şu âyette çamurdan yarattığını söylüyor Diğer milletler Tanrının kulu değil mi de, Kur'anı Arapça indirdi) diyen birisine nasıl cevap vermeli?
CEVAP
Allah(c c’ın kelamında tenakuz [çelişki] olmaz Cenab-ı Allah(c c buyuruyor ki:
(Eğer o [Kur'an-ı kerim] Allah(c c’tan başkası tarafından [gelmiş] olsaydı, elbette onda tutarsız [uyumsuz] çok şey bulunurdu [Nisa 82]
Eshab-ı kiramdan birkaç zat, bir âyet-i kerime üzerinde farklı yorumlar yaparken, Resulullah Efendimiz çıkageldi ve buyurdu ki:
(Sizden önceki ümmetler, Allah(c c’ın gönderdiği kitabı yanlış yorumladıkları için helak olmuştur Bu Kur'anın bir kısmı, diğer bir kısmına zıt değildir Anlayamadığınız yerleri bilenlerden sorun!) [İ Ahmed]
Mucizelerin en büyüğü
Peygamber efendimiz, kimseden bir şey öğrenmemiş, hiç yazı yazmamış iken ve geçmişlerden ve etraftakilerden haberi olmayan insanlar arasında hasıl olmuş iken, Tevratta ve İncilde ve bütün başka kitaplarda yazılı şeyleri bildirdi Geçmişlerin hallerinden haber verdi Her dinden, her meslekten ileri gelenlerin hepsini huccet ve burhanlar söyleyerek susturdu En büyük mucize olarak Kur'an-ı kerimi ortaya koydu Allah(c cü teâlâ, Resulüne buyuruyor ki:
(Sen bundan [Kur'an-ı kerim gelmeden] önce bir kitap okumuş ve onu yazmış değildin Eğer öyle olsaydı bâtıl yoldakiler, [Kur'anı başkasından öğrenmiş veya önceki semavi kitaplardan almış] derler ve [Yahudiler de, Onun vasfı Tevratta ümmidir, bu ise ümmi değil diye] şüpheye düşerlerdi [Ankebut 48]
Kur'an-ı kerimde kimsenin yapamayacağı, söyleyemeyeceği şeyler sayılamayacak kadar çoktur Birkaçı şöyle:
1- İcaz ve belagattır Yani az söz ile pürüzsüz ve kusursuz olarak, çok şey anlatmaktır Bütün şairler, edebiyatçılar, Kur'an-ı kerimin nazmında ve manasında aciz ve hayran kalmışlar, bir âyetin benzerini söyleyememişlerdir İcazı ve belagati insan sözüne benzemez Yani, bir kelimesi çıkarılsa veya bir kelime eklense, lafzındaki ve manasındaki güzellik bozulur Bir kelimesinin yerine koymak için, başka kelime arayan bulamamıştır
2- Harfleri ve kelimeleri, Arab harflerine ve kelimelerine benzediği halde, âyetler, yani sözler ve cümleler, onların sözlerine ve şiirlerine hiç benzemiyor Kur'an-ı kerimin yanında onların sözleri, cam parçalarının elmasa benzemesi gibidir Dil mütehassısları bunu pek iyi görmektedir
Allah(c cü teâlâ, her asırda en az bir kişiyi Peygamber olarak göndermiş, ona çeşitli mucizeler vermiştir Mesela, Hz Musa zamanında sihir, büyücülük çok ilerlemişti Hz Musa asasını yere koyup büyük bir ejderha olmuş, sihirbazların ellerindeki aletleri, ipleri yutmuştur
Hz İsa zamanında tıp çok ileri idi Hz İsa mucize olarak, körleri iyi etmiş, ölüleri diriltmiştir
Bizim Peygamberimizin zamanında ise edebi söz ve yazı sanatı çok ileri idi Yarışmada birinci olan şiir, yazı ve konuşmalar Kâbe duvarına asılırdı Kur'an-ı kerim gelince, bunlar indirilip, yerine, gelen âyetler kondu İnatçı kâfirler hariç herkes Kur'an-ı kerimin Allah(c c’ın kelamı olduğuna inandı
Kur'an-ı kerimde, (Bu Kur'an, Allah(c c kelamıdır İnanmıyorsanız, bir âyeti kadar siz de söyleyin! Söyleyemezsiniz) buyuruluyor Bütün düşmanlar el ele verip, yıllarca uğraştıkları halde onun benzerini bugüne kadar söyleyemediler Söylemek de mümkün değildir
3- Bir insan, Kur'an-ı kerimi ne kadar çok okursa okusun bıkmıyor, usanmıyor Arzusu, hevesi, sevgisi ve zevki artıyor
Halbuki, Kur'an-ı kerimin tercümelerinin ve başka şekillerde yazmalarının ve diğer bütün kitapların okunmasında, böyle arzu ve lezzet artması olmuyor Usanç hasıl oluyor Yorulmak başkadır, usanmak başkadır
4- Geçmiş insanların hallerinden birçok şey Kur'an-ı kerimde bildirilmektedir
5- İleride olacak şeyleri bildirmektedir Bunlardan çoğu meydana çıkmış ve çıkmaktadır
Mesela, Rum suresinin 3 âyetinde mealen, (Rumlar, en yakın bir yerde mağlup oldu Halbuki onlar, bu mağlubiyetten sonra birkaç yıl içinde [on yıla varmadan] galip gelecektir) buyuruldu
Bu âyet, Rum Kayseri Herakliusun on yıldan az zamanda, İran şahı Husrev Perviz ordusuna galip geleceğini önceden haber vermektedir Aynen vaki oldu
İnsanın yaratılışı
(Kur'anda, insanın yaratılışı ile ilgili olarak bir yerde çamur, bir yerde toprak, bir yerde su, bir yerde nutfe deniyor Görüldüğü gibi Kur'anda çelişki vardır) iddiası cahillikten ileri gelir
Kur'an-ı kerimde çelişki [tenakuz] yoktur ve olamaz Kur'an-ı kerim, her cahilin kolayca anlayacağı basit bir kitap değildir Kur'an-ı kerimin tercümesini okuyup da, hüküm çıkarmaya çalışmak çok yanlış olur
Hz Âdemin, Al-i İmran suresinde topraktan, Hicr suresinde balçıktan, Saffat suresinde cıvık çamurdan, Rahman suresinde kuru balçıktan olduğu belirtilmektedir Mesele ilmi bir şekilde incelenince, hepsinin de menşeinin toprak olduğu görülür Demek ki, Hz Âdem çeşitli topraklardan yaratılmıştır Hadis-i şerifte de buyuruldu ki:
(Allah(c cü teâlâ, Âdem aleyhisselamı yeryüzünün her tarafından alınan topraklardan yarattı Bu sebeple neslinden, siyah, beyaz, esmer, kırmızı renkte olanlar olduğu gibi, bu renkler arasında bulunanlar da oldu Kimi yumuşak, kimi sert, kimi de halis ve temiz oldu [Ebu Davud]
Hazret-i Âdem, yeryüzünde yaratılan ilk insan ve ilk Peygamberdir Bütün insanların babasıdır
Çeşitli ülkelerden getirilen toprakları melekler su ile çamur yapıp, insan şekline koydu Mekke ile Taif arasında kırk yıl yatıp, pişmiş gibi kurudu Önce Muhammed aleyhisselamın nuru alnına kondu Sonra Muharremin onuncu Cuma günü ruh verildi Kendisine her şeyin ismi ve faydası bildirildi
İnsanlar bir kişiden, Hz Âdemden yaratılmıştır (Nisa 1, Zümer 6, Enam 9
İlk insan, çamurdan, balçıktan, yani topraktan yaratılmıştır (Al-i İmran 59, Enam 2, Rum 19, 21, Saffat 11, Rahman 14, Araf 12, Hicr 26, 28, 33 İsra 61, Sad 71)
İlk insanın çamurdan, nesli, nutfeden yaratılıp; nutfe, çeşitli devrelerden sonra et, kemik, sonra insan haline geldi (Müminun 12-14, Secde 7-9, Hac 5, Mümin 67)
Her canlı şey [hayvan ve bitki] sudan yaratılmıştır (Enbiya 30, Nur 45, Furkan 54)
İnsan nutfeden yaratılmıştır (Nahl 4, İnsan 2, Abese 19)
İlk insan topraktan, nesli nutfeden yaratıldı (Fatır 11, Hac 5, Kehf 37, Mümin 67)
Bu âyetlerde, insanın nutfeden yaratıldığı açıkça bildirilirken, aşağıdaki âyetlerde, nutfe için, su, hakir su, atılan su gibi ifadeler, teşbihler kullanılmıştır
Bir damla sudan, bir damla nutfeden yaratılan insan, kibirlenir, kendini bir şey zanneder Böyle bir insan için buyuruluyor ki:
(Bakarsın ki Rabbine apaçık bir hasım oluverir [Nahl 4]
Hakir su ifadesinden de kolayca anlaşılacağı gibi, insan basit bir sudan yaratılmıştır
|