Yalnız Mesajı Göster

Yaratıcıya Kafa Tutan Cahil

Eski 10-11-2012   #2
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Yaratıcıya Kafa Tutan Cahil






Allah(ccü teâlâ, (Aslın bu, niye kibirleniyorsun) buyuruyor İblis de, ateşi üstün, toprağı da hakir gördüğü için, kibirlenerek topraktan yaratılan Hz Âdem'e doğru secde etmedi (Araf 12, Hicr 33, Sad 74, 75)

İnsan sudan [nutfeden] yaratıldı (Furkan 54)

İnsan hakir sudan [nutfeden] yaratılmıştır (Secde 8, Mürselat 20)

İnsan, atılan bir sudan [nutfeden] yaratılmıştır (Tarık 6)

Görüldüğü gibi, âyetin birisinde nutfe, diğerinde su denmesi farklı bir şey değildir Ateist yazarın anladığı gibi Kur'an-ı kerimde asla çelişki yoktur

Kur'an-ı kerimi kim anlar
Kur'an-ı kerimi, lisanı Arapça olanlar bile anlayamaz Hatta evliyanın ve ulemanın en büyükleri olan Eshab-ı kiram bile, âyetlerin manalarını Resulullah efendimize sorarlardı Bir hadis-i şerifte buyuruldu ki:

(Kur'an, Allah(cc’ın metin ipidir Manalarının hepsi anlaşılmaz Çok okumak ve dinlemekle eskimez [İbni Mace]

Kur'an-ı kerim çok veciz olup, bitmez tükenmez manalarının bulunduğu, bütün manaları bildirilse bile, yazmak için kâğıt ve mürekkep bulunamayacağı bizzat Kur'an-ı kerimde bildirilmektedir Mealen buyuruluyor ki:

(De ki, Rabbimin [İlmini, hikmetini bildiren] sözleri için, denizler mürekkep olsa, bir o kadar daha deniz ilave edilse, denizler tükenir, Rabbimin sözleri tükenmez [Kehf 109, Beydavi]

Anayasayı, bir kanunu anlamak için hukukçulara gidiliyor Halbuki bunları da insan yazmıştır Bir kanundan bile herkes aynı şeyi anlamazken, Allah(cc’ın kelamını herkes nasıl hemen kolayca anlayabilir?

Doğrusunu anlayabilmek için, bir Kur'an tercümesine [meallere] değil, İslâm âlimlerinin tefsirlerine bakmak gerekir

Kur'an-ı kerim niçin Arapça?
(Diğer milletler kendi kulu değil mi de, Tanrı Kur'anı Arapça indirdi) demesi de maksatlıdır Eğer Kur'an İngilizce olarak inseydi, aynı bozuk mantıkla, (Diğer milletler kendi kulu değil mi de, Tanrı Kur'anı İngilizce indirdi) diyecekti Maksadı yanlış bulmak olduktan sonra her şeyi tenkit eder

Yusuf suresinin, (Biz Kur'anı Arapça olarak indirdik, umulur ki, siz onu anlarsınız) mealindeki 2 âyet-i kerimesi, tefsirlerde özet olarak şöyle açıklanıyor:

Biz Kur'an-ı kerimi herhangi bir lisan ile değil, en geniş, en açık, en ahenktâr olan Arap lügatı üzere indirdik Eğer akıllıca düşünürseniz, bu Kitabın ulviyetini, kendisinin bir şaheser, hükümlerinin, tesirli sözlerinin, bütün insanlığa hitap ettiğini, müslüman olmayı en büyük bir vazife, en yüksek bir saadet telakki edersiniz

Ey Araplar, Kur'an-ı kerim, sizin lisanınızla indi Bugüne kadar birçok edebiyatçının, şairin sözünü dinlediniz Hiçbirisine benzemiyor Bunun insan sözü olmadığını, İlahi bir kelam olduğunu düşünürseniz, anlarsınız

Demek ki âyetteki anlamak, bunun ilahi kelam olduğunu anlamaktır Yoksa ahkamını anlamak değildir Eğer öyle olsaydı, (Ey Resulüm, Kur'an-ı kerimi insanlara açıklaman için indirdik) mealindeki âyet-i kerimeye zıt olurdu (Nahl 44)

Eğer Yunanca olsaydı
Fussilet suresinin, (Eğer biz Kur'an-ı kerimi yabancı bir dilde okunan bir kitap kılsaydık Diyeceklerdi ki, âyetleri tafsilatlı şekilde açıklanmalıydı Muhatapları Arap olduğu halde, Arapça olmayan bir kitap mı geldi) mealindeki kırkdördüncü âyet-i kerimesinin tefsirlerdeki açıklaması da şöyledir:

Kur'an-ı kerim [İbranice, Yunanca falan değil] sizin lisanınızda, yani arapçadır Siz Arap olduğunuza göre, ifadelerinin vecizliğinden, şaheserliğinden bu Kur'an-ı kerimin İlahi bir kelam olduğunu anlarsınız Yoksa, (Siz Arap olduğunuza göre, Kur'anın ahkamını da anlarsınız) denmiyor

[Tokatlı Şeyh-ül-İslam Mustafa Sabri efendi, (Biz Arabiyi az biliriz Fakat Kur'an-ı kerimi Araplardan daha iyi anlarız) buyuruyor]

Lisanı Arabi olan herkes Kur'anı anlayamaz Lisan ayrı, ilim ayrıdır Türkçe bilen insan, tıp, hukuk, fen gibi bilgileri bilir mi?

Kur'an-ı kerim baştan başa bir ilim deryasıdır Her Arabi bilen Kur'an-ı kerimi nasıl anlar?

Tercümesini okuyup da, (Bakın Kur'anda çelişki var) demek ne kadar abes ve saçmadır

Aynı mantıkta olanlar, Kur'an-ı kerimde suçlulara verilecek cezaları da eleştiriyorlar

Bir cani, çoluk çocuk demeden on kişiyi öldürüyor Ceza olarak bu da öldürülmeli denince, (İnsanlığa yakışır mı) deniyor

Caninin on kişiyi öldürmesi insanlığa yakışır mı?

Katliamlara son vermenin çaresi, öldürenin cezasız kalmamasıdır Cezaların hafif olması, hapse girince bütün ihtiyaçların karşılanması suçları teşvik olmaz mı?

Allah(ccü teâlâ, (inanmayanları ateşte yakacağım) diyor Ateşte yakmaktan daha büyük ceza olur mu?

Her şeyi yoktan yaratan Rabbimizin, emrini dinlemeyenlere ceza verme yetkisi yok mudur? Cezayı suçluların kendisi mi tayin eder? Suçlu kalkıyor, (Ya Rabbi, verdiğin bu ceza bana ağır gelir) diyor Hâşâ Allah(ccü teâlâ ağır gelip gelmeyeceğini hiç bilmez mi?

Dünyada suçluya ceza verilmeyen bir ülke var mıdır?

Kâinatta tesadüf yoktur
Bu mantıktakiler aslında, (Her şey kendiliğinden, tesadüfen en mükemmel şekilde oluverdi Bir yaratıcısı yok) demek istiyorlar

Her varlığın kendi kendine var olması, fenne o kadar uzak bir şeydir ki, tabiatçılar bile (tabiat şöyle yapmıştır, tabiat kuvvetleri yapmıştır) diyorlar

Böylece varlıkların kendiliklerinden olmayıp, bir yapıcısı bulunduğunu, farkında olmadan açıklamış oluyorlar Fakat, o yapıcıya layık olan isimleri ve sıfatları vermekten çekiniyorlar Bilgisiz ve iradesiz bir tabiata bağlanıyorlar

Fizik, kimya olaylarından hiçbirinin kendiliğinden olduğunu görmüyoruz Harekete geçen veya hareketini değiştiren, yahut harekette iken duran bir cisme (elbette bir kuvvet etki etmiştir) diyoruz

Bütün bu varlıkların bu nizam, bu düzen ile kendiliğinden oluverdiğini sanmak, fizik ve kimya kanunlarını inkâr etmek olur

Atomdan Arşa kadar bütün varlıkları yoktan var eden, ilim, irade ve kuvvet sahibi bir yaratana, yani Allah(ccü teâlâya inanmayıp da, bu varlıkları, fizik ve kimya kanunlarına uymayan bir tesadüf sanmak kadar cahillik olamaz


Alıntı Yaparak Cevapla