|
Prof. Dr. Sinsi
|
Türkmenistan'da Aile Ve Kuruluşu
Türkmenistan’da düğünler restoranda veya erkek evinde yapılır Düğün yapılan yerin bir ucunda 10-15 metre kare kadar bir sahnede müzisyenler akardiyon ve diğer çalgılarla Türkmen müziği çalar ve şarkılar söylerler, zaman zaman müzik kesilerek evliliğe ilişkin veya toya gelen davetlileri yüceltici maniler okunur, davetlilerden evlenen çiftleri kutlayıcı konuşmalar yapılması istenir Düğünlerde yemek için uzun masalar kurulur Masaların üstüne renkli gazoz, votka, maden suyu, kola, portakal suyu, kurutulmuş meyve, kızartılmış hamur gibi çerez konur ve bir süre ayakta sohbetten sonra davetliler masalara oturtulur Masalara kadın-erkek karışık oturur Erkek tarafının büyükleri davetlilerle ilgilenir Davetliler masalara geçtikten sonra gelin ve damat yanlarında birer arkadaşıyla gençlerin eşliğinde gelirler Düğün boyunca bu dörtlü bir birinden ayrılmaz Gelin ve damat gelirken başlarından para atılır ve oynayarak karşılanır Geleneksel Türkmen oyunu, eller karşılıklı olarak havada iki yana sallanarak oynanır Herkesin herkesle oynadığı, çift olarak dans edilmeyen bir oyundur Gelin ile damat bir süre oynadıktan sonra beraberlerinde arkadaşlarıyla birlikte çok yavaş adımlarla yürüyerek müzik çalınan sahnenin karşısına kurulmuş olan ikinci bir sahnede yerlerini alırlar Bu sahnede gelin damat ve arkadaşları yan yana otururlar Damadın yanında gelinin arkadaşı, gelinin yanında ise damadın arkadaşı olan sağdıçlar otururlar Sahne halı, örtü ve resimlerle süslenmektedir Gelin ve damadın önündeki küçük bir sehpada çerez ve içecekler bulunur Düğün süresince gelin, damat ve arkadaşları birkaç kez oyuna kalkarak yavaş adımlarla müzisyenlerin önünde oyun oynanan yere kadar oynayarak gidip geri gelirler Gelin ve damat yerlerini aldıktan bir süre sonra genç kızlar düğün pastasını tepsiler içinde bohçalar ve ev eşyalarından oluşan kız çeyizini getirirler ve çeşitli takılar hediye ederler Düğün yeme, içme, mani, müzik ve eğlenme ile devam eder
Türkmenler, yemeklerini büyük çorba kaselerinde yemektedirler Benimde katıldığım bir düğünde ilkin kaselerle kişi başına haşlama et suyu çorba verdiler Dolma, salata, turşu, kızartılmış et ve yeşilliklerle sofrayı süslemektedirler Türkmenistan’da şaşlık denilen ızgara etler ve meşhur Türkmen pilavı en son olarak verilmektedir Yemek sofralara akşam yedide konur, gece on ikiye kadar devam eder, bitene ekleme yapılır Türkmen pilavı; koyun eti, soğan ve havuç kavruluyor daha sonra içine pirinç salınıyor, üzümde konuluyor, genellikle yağı çok olması tercih ediliyor
Türkmenler, düğün zamanında kızın evine tatlı su götürür, oğlanın ablası veya yengesi çaydanlığın ucuna para sokup verirler Kızın yüzüne ayna tutuyorlar şansı açık olsun diye Bir obada, köyde iki düğün olsa, işleri iyi devam etsin diyerek ekmekleri bir birine karıştırıyorlar Gelin eskiden deve üzerinde taşınıyormuş, günümüzde son model arabalarla yapılmaktadır Taksiye gelin binerken bahşiş istenir ve verilir Gelinin yolu aydınlık olsun, bahtı açık olsun, kötülükler ateş ve ışık sayesinde yok olsun diye kızın yengesi mum yakarak etrafı dolaşır Gelin arabaya binerken inmeli, binmek istemiyormuş gibi davranmalıdır İnecekmiş gibi davranmazsa kocayı çok istiyor diye düşünülmektedir Gelin, oğlan evine gelince evin girişine kazık çakılmaktadır Kazık gibi evine bağlı kalsın demektir Gelinin geldiği eve taş atarlar taş gibi olsun diye Ateşten atlatırlar cin şeytan yok olsun diye Düğün arabalarını iki ateş arasından geçirirler kötülüklerden arınsın diye Gelinin bir elini tuza,bir elini una batırıyorlar ve alnına un sürüyorlar, kuzunun ayakları kapıya asılıyor, gelinin ayakları bu evden dışarı çıkmasın diye Gelinin kucağına erkek çocuk veriliyor ki erkek çocukları olsun diye bunlara ırım olarak inanılmakta ve yapılmaktadır
Türkmenlerde toy üç gün boyunca devam eder Her günün kendine özgü özelliği vardır Toyun birinci gününe “yalan çelpek” denir Bu günde genellikle dışardan kimse gelmez, sadece yakın akraba ve komşular toplanır Tatlı bir yiyecek çeşidi olan çelpek dağıtılır Akrabalar, kendi aralarında Türkmence “Geneş“ yapar Geneş, görev dağılımı demektir Eğer düğün yapacak aile köyde ise bütün köylü akrabalarını çağırır Kasaba veya büyük şehirde ise çok yakın olanları toplar, düğün günü nelerin yapılacağı, iş bölümü yapılır Geneşe gelen kişiler durumlarına göre aldıkları işleri eksiksiz yapmak mecburiyetindedirler Toya gelen tecrübeli yaşlı kadınlar da nahar (yemek) yaparlar Akşam olduğu zaman erkek tarafından bir grup kadın, kız evine giderler, orada yemek yerler, eğlenir ve kızın toyunu kutlarlar Buna “Atgulak” denir, bazı boylarda “ Vecer” de denilmektedir
İkinci günü düğün daha da zevkli hale gelir Dışardan misafirler de gelmeye başlar Bu gün toy daha çok kız evinde geçer, hem oğlan hem kız evinde müzikli eğlence düzenlenir Türkmen depdesturlarında buna “Çın çelpek” denilmektedir Çın çelpek günü bittikten sonra “Gelin alıcı” denilen zevkli bir olay daha olur Manası yengem, annem demektir Günümüzde “Gelin alıcı” deniliyor, yani evde annem olmadığı zaman yengem onun yerine geçer Gelin alıcı gününde, gelin, kız ve arkadaşlarıyla, erkek, kendi genç arkadaşlarıyla birlikte tarihî yâdigârlıkları (eserleri) ziyaret ederler, orada fotoğraf çektirirler Gelin alıcı günü herkes, arabası ile eşlik eder ve bir karnaval gibi olur Genellikle nişan da ikinci gün yapılır, resmî nikah da bugün kıyılır
Sonuç olarak Türkmen toylarında at yarışları yapılır Birinci gelene koyun ve çeşitli hediyeler verilir At yarışları bittikten sonra yüksek bir direğe birkaç tane yağlık ve kumaş parçaları asılır Gençler geriden gelip zıplayarak bu örtülerden birini alabilmelidir Alanların aldıkları kumaşları, baş örtüleri, yağlıklar kendilerinin olmaktadır Onlar da bunu sevdikleri kızlara hediye olarak verebilir Bu yarışma da bittikten sonra güreşler yapılmaktadır Türkmenler arasında güreşcilere özel bir saygı gösterilmektedir Onların adlarının sonuna daima “Pehlivan” kelimesi katılır Güreşlerde dereceye girenlere de koyun, para ve Türkmen halısı hediye olarak verilmektedir Koç döğüşü, kemik kırma yarışması gibi yarışlar da yapılmaktadır Türkmenlerde bu tür yarışmalara katılanlara ve toylarda şarkı söyleyen “Bağşı”lara çok saygı gösterilmektedir Hatta bağşılara gösterilen saygı hanlara bile gösterilmez Bağşı halkın sesi olarak nitelendirilmektedir
Türkmen depdesturlarına göre mihman (misafir) atadan uludur Toya gelen misafir kan düşmanı bile olsa en güzel izzet ikramda bulunulur Toyda münakaşaya yer verilmez Çünkü Türkmen ırımlarına ve inançlarına göre düğünde kan dökülmesi uğursuzluktur
Düğünlerde ikram esnasında bir tek tabak taşınmaz, iki tabak taşınır Tabak bir tane ise iki elle tutulur Böyle “düğünde, toyda bolluk olsun, yeni yeni toylar olsun” denilmiş olur Cenaze merasimlerinde yapılan ikramlarda ise ikram tabakları tek elle taşınır veya tabakları tek tek taşırlar Bununla da verilmek istenen mesaj “başka ölüm olmasın, toplu ölüm olmasın, sırasız ölüm olmasın”dır
Düğünde yemekler yenildikten sonra tabaklar sofradan kalkmadan dua edilir Yas yemeklerinde ise tabaklar kalktıktan sonra dua edilir Duayı molla veya bilen bir kişi okur Duaların sonunda “fatiha” denilmez, dua bitince herkes elini yüzüne sürer Kabul olsun dilek ve temennilerinde bulunur
Üçüncü günü sabah, horoz sesleri duyulmaya başladığı zaman, herkesten erken kalkar Yaşlılar, camiye namaza gider, gençler ve kadınlar da hazırlıkları yapmaya başlar Düğünün son günü en sevindirici, heyecanlı gündür Bu güne “Gelin alıcı“ günü denilmektedir
Sabah saat 10’da gelin getirecek araba süslenir, tanıdık ve davetliler arabalarıyla korteje katılır Mollalar, (imamlar) yaşlılarla toplanır iyi yolculuklar dileyerek dua ederler ve herkese bir lokma ekmek dağıtırlar Sonra arabalar kız evine hareket ederler Burada bazı Türkmen gelenekleri uygulanmaktadır Mesela, kızın eşyalarını (bohçasını) kız evinden alabilmek için bir miktar para vermek gerekir Kıza Türkmen millî kıyafeti olan gelinliği giydirmede de bahşiş verilmelidir Kız evinden çıkıncaya kadar, oğlan arkadaşlarıyla dışarda durur, o zaman kızın arkadaşları onlara çiçek verir ve toyunu kutlarlar Gelin, evinden (eşikten) halı üzerinde dışarıya çıkartılır Halıyı taşıyanlara da damadın babası bahşiş verir Sonra gelin, halının üzerinden alınarak babası ve kardeşi tarafından arabaya bindirilir Araba oradan ayrılırken toprak atılır Bunun anlamı kızın gideceği eve toprağıyla gitsin, oraya bağlı olsun demektir
Gelin arabası ile birlikte diğer arabalar ziyaret yerlerini ve mezarlığı dolaştıktan sonra eve gelirler Gelin ile damat arabadan indirilir ve eve yürütülerek getirilir Eve girerken de Türkmen ırımları ve halk inançları, depdesturları, gelenek ve töreleri uygulanır Evli çift eve girerken sağ ayakla girmeleri gerekir Damat çocuklara para atar, gelinin bir elini una, bir elini yağa batırırlar Avluda gelinin ayağı önünde kurban kesilir Gelinin üzerinden mısır patlağı atılır ki çok çocuğu olsun ve erkek çocuğu olsun isterler Erkeğin annesi ve dindar kadınlar gelinin üzerine dua okur, iyi temenni ve dileklerde bulunur Erkek evi terk eder ve herkes gelinin etrafına toplanır yar yar oyununu oynarlar
Bazı Türkmen baoylarında nişanda def çalan kadınlara “ davacı” denilmektedir Gelini süsleyen kadına “Tellak” denilir Kızın başına duvağının üzerine büyük bir ayna konur Aynaya hediyeler bırakılır, para atılır Bu törene “nişan atma” denir Damatlar bazı boylarda bohça hazırlarlar Bohçaya konulan iç çamaşıra yalık denilmektedir Gelin götürülürken “ey gaziler uğurlar olsun !” denilmektedir Bu mistik tasavvufi anlamda evliliğin alem değiştirme yani, yeni bir aleme giriş olarak düşünülmektedir Bekarlık dönemini onurlu bir savaşla tamamlayan, izzet iffetini muhafaza ederek evliliğe geçen çiftler bu savaşı alınlarının akı ile tamamlamış birer “gazi” dirler Gelin sandıkları yük atına konur ve üzerine bir çocuk bindirilir Başka bir ata genç bir erkek biner ve kucağina koç verilir Koç’un sırtı kırmızı boya veya kınayla boyanır, boynuzuna nar ve elma takarak gelin süsüyle süslenir Bu koç kız evine hediye gönderilir Nikahta su konulması ve koç kullanılması eski inançların bir uzantısıdır
Türkmen boylarında gelin, kaynana ve kaynatasının yardımı ile attan indirilir Bu arada gelin, cebinden çıkardığı metal paraları üç defa sallayarak evinin damına doğru fırlatır Sayının üç oluşu ve metal paralar Türk inancının bir uzantısıdır Damat da para atar, hediyeler verir Bunlar kansız kurban olarak nitelendirilmektedir [xvi]
Türkmenlerde attan indirilen gelinin kucağına 1-3 yaşlarında erkek çocuk oturtulur Gelin bu çocuğun yüzünü okşar ve ona hediye verir Damat da leblebi, para ve hediyeler atar Gelinle damat odaya gelince gelin önce damadın elini öper, sonra eğilip ayağını öper İkisi beraber büyüklerin ellerini öper Damat, çalgıcıların parasını öder ve bayrağı taşıyan kişiden bunu alır Gelinin kucağına erkek çocuk verilmesi kişi ruhu ile ilgilidir Gök Tanrı inanç sisteminde kişinin kendisi bir anlamda iye’dir Erkek çocuk olması ile erkek evlat istemiş olur Erkek çocuk Türk mitolojisinde “ocağın tütmesi” ni sağlayıp ailenin devamlılığını temin edecektir Damat bayrağı almakla, Hakanı olduğu kendi ocağını kurarak bağımsızlığını ilan etmektedir Yeni hayatın yönetimi ondadır Gelin, erinin elini veya ayağını öpmekle itaatı kabullendiğini göstermiş olmaktadır Türk inançlarında kınanın büyük yeri vardır Gelinin eline kına yakılır Kurbanlık koyuna kına yakılır Askere giden gence kına yakılır ve birde sünnet olan çocuğa kına yakılmaktadır Askere gidecek erkek gece yatağından kaldırılır ve parmaklarının arasına kına yakılır Bu esnada asker adayının annesi “sana haram süt içirmedim, düşmandan kaçarsan sütümü sana helal etmem, seni vatana nikahlıyorum” şeklinde dua eder [xvii]
Gelin yeni eve gelince sağ elini sarı yağa, sol elini soğuk una batırma uygulaması yapılır Böylece o gelinin yeni ocağına bereket getireceğine inanılır Gerdek gecesinden sonra yenge, gelinin saçlarını örer Gelin kaynana ve kaynatasını selamlar Selamlarken onların önünde saygı ile başını öne eğer ve örgülü saçlarını önüne sarkıtır Sonra gelin yedi ayrı komşunun da aynı şekilde kapısının önüne gider, eşikten onları selamlar Gelin eşikten sağ ayakla girmeli ve sağ ayakla çıkmalıdır Selamlarken yüzünün yere yatık olması gerekir ”Yere yatık yüzlü gelinin mütevazı ve hörmetli olacağına inanılır Selamlarken yüzünü yere yatıran gelin artık yüzünün yere gelmeyeceği” inancı vardır Gelin selam verirken onlar da hayır dua yaparlar Ertesi gün geline üzeri örtülü olarak çeşitli para ve hediyeler takdim edilir Türkmen gelini kaynanasının yanında konuşmaz Zaruret halinde hareketleri ile mırıldanarak veya bir çocuğa söyleyerek dileklerini bildirir Gelin, babasının evinden kocasının evine geldiği zaman da şöyle selam vermektedir
Kişi minneti görmedik,
Gövnüne kine almadık,
Sarpası yere değmedik,
Gayn ataya selam
Dabaralı toy tutan,
Toyda bayraklar yapan,
Körpe oğlunu överip,
Maksadına yeten,
Gayn anaya selam
Eşik geyip şandırdan,
İş etmese hünnürden,
Yövürcüsünü öyerip,
Taze elti getiren,
Yengelere selam
Gelin bu selamı verdikten sonra yengeleri ile akrabaları da ona çeşitli hediyeler vermektedirler
Türkmenlerde gelin, arabadan veya attan inerken yüzüne ayna tutulur Gelinin iki koltuğunun altına birer ekmek konur Gelinin önü sıra, su dökülür Gelin, su döküldükten sonra yeni evinin eşiğinden içeri girer İnanca göre ekmek, bereketi, su ise aydınlığı temsil etmektedir Gelin gerdeğe girmeden evvel kayın validesi, gelini ocağa götürür ve kafasını üç defa ocağa vurur gibi yapar Böylece bu ocağın kutsiyetini ve bereketini unutma yani mesul sensin demiş olur Damat, gerdeğe girmeden önce arkadaşları onun sırtına vururlar böylece damadın korkmayacağına inanılmaktadır Gelin, belirli bir dönem kayın pederi ve validesinin yanında yüksek sesle konuşmaz
9-Nikah
Resmî nikah genellikle salonda yapılır Dinî nikah ise evde kıyılır Genellikle dinî nikahı Türkmenler’de mollalar kıyarlar Nikahın geçerli olması için bir molla ve iki şahidin, kız ve erkeğin bulunması gerekir Evlenecek olanların isimleri, baba isimleri, boy ve soyadları ile gerçek isimleri mollaya yazdırılır Gerçek isimlerinden şunu anlatmak istiyorum Türkmenlerde, örneğin, adamın gerçek adı Muhammed olabilir Ama bu dedesinin adını taşıdığı için ona Ataş, Babacan, Atacan diye hitap edilir Yahut kızın gerçek adı Bahar olabilir Fakat ninesinin adını taşıdığı için ona Eneş, Enecan olarak hitab edilir Bu nedenle nikah anında gerçek isimlerinin sorulması mecburidir
Nikahı kıyan molla, onların birbirlerini isteyip istemediklerini sorar, olumlu cevap alınca şahitlerin huzurunda onları karı-koca ilan eder, nikah duasını okur ve çiftlere nasihat eder
Türkmen depdesturlarına göre nikahtan bir saat önce bir kurbanlık koyun kesilir ve koyunun kalbi mollaya verilir Molla koyunun kalbini iki parçaya böler ve tuzlamadan bir parçasını kıza, ikinci parçasını ise oğlana verir Bunu onların ölünceye kadar kalpleri bir olsun diye yaparlar Yine Molla her ikisine de tatlı şerbet suyu içirir
Türkmenlerde nikah yapılırken orada bulunanlar hiç hareket etmeden oturmalıdır Başka insanlardan nikah zamanı gizlenmektedir Bir kadın eline bir makas alıyor, makasın ağzını açıp kapayarak gürültü yapar ve bir şey kesiyormuş gibi hareketlerde bulunur Bunun nedeni evde şeytan varsa o gençlerin arasına düğüm olmasın düşmanlar zarar vermesin makas kessin demektir
Türkmen depdesturlarına göre molla nikahı kıydıktan sonra gelin ve damadı arkadaşlarına teslim eder Erkeğin arkadaşları haydi bakalım sen hanımına söylediğini yaptırabiliyor musun, ilk günde erkek olduğunu isbat et derler Bundan sonra “elleştirme” yapılır Elleştirme: Güvenin (erkeğin) eline metal bir para verilir ve gelin bu parayı onun sıkıca yumruk olmuş elinden belirli bir uğraşıdan sonra çıkarır Bunu başarınca kızın ve oğlanın elleri birleştirilir Sonra kız oğlanın çizmesini çıkarmalıdır Bunu zor çıkarsın diye oğlana birkaç tane çorap üst üste giydirilir Gelin zor da olsa onu da çıkarmayı başarır Bundan sonra Türkmen millî kıyafeti üzerine bağlanan püsküllü kuşağı çıkarmak gerekir Kuşağı rahat bir şekilde çözmesin diye erkeğin arkadaşları kuşağı suyla ıslatarak sıkıca damadın beline sararlar Türkmen kızları için en zor olan budur Kuşağı yarım saatte zor çözerler Arkadaşları bunu eğlence olsun diye yaparlar
Gelin tarafından kuşak çözüldükten sonra damadın yengesi bunların üzerine bir yorgan örter ve yeni evlenen, yuva kuran bu iki çifte iyi arzu ve dilekte bulunarak dua eder Kız yorganın altında damadın düğmelerini de çözer Sonra damat yorganı üzerinden fırlatır ve çözülmüş olan kuşakla evdeki arkadaşlarını kovalar ve dışarı çıkarır kapıyı kilitler Arkadaşları da onlara bir zarar verilmesin diye sabaha kadar dışarda evin etrafında nöbet tutar Sabahleyin gelin ve damadın yatağını yengesi düzeltir, yastığın altında damat tarafından konulan parayı alır Sabah aile içinde küçük bir eğlence yapılır, tebrikler olur ve düğün biter
Türkmenlerde nikah kıyıldıktan sonra orada bulunanlara şerbet verilir Bu gençlerin daima huzur içinde yaşaması için yapılıyor Gelin ile kaynana tatlı ve geçimli olması için kaynana, gelinin eteğine şeker koyar, gelin de şekerleri oradaki insanlara atar Oğlanın yengesi oyuncak serper Böyle yapmakla çocuğunun çok olmasını umuyorlar Gelini oturtmak istediklerinde gelin oturmaz, kaynanası geline: “var malım, varlığım senin olsun” diyerek hediye veriyor ve oturtuluyor Gelin oturduktan sonra perde tutulur Bunun manası yağşı-yaman (iyi kötü) görmesin demektir Gelinin oturacağı yere döşek koyarlar, gelin zeki olursa döşeği katlayarak oturur Gelin gerdek evine götürülürken yine beyaz kumaş yazılıyor, gelin onun üzerinden yürütülür Yolun ak olsun, beyaz gönülle kapıdan girsin demektir [xx] Damadın yengesi kızın başına elini koyarak şu ninniyi söylüyor:
Alaca köynek geydirme, Ala yanaktan öpüş edin,
Arpa çörek iydirme, Ala yorgan depiş edin,
Düye başın gaytdırma, Çayır kimin çırmaşadın,
Çöpren yüni düytdürme, Meller kimin ornaşadın,
Agızla gapdırma, Yüzden yüzden yondurmadın,
Toynakla deptirme, Yüzlük köynek geydirmedin
Bağın meyveli bolsun, Sağ eli sarı yağda,
Tudun kuvvetli bolsun, Sol eli soğuk unda,
Şaher şaher ayladın, Akyüzlünü sana tabşırdım,
Gızıl bilen güllesin Senide Hudaya tabşırdım
Türşek gibi güllesin,
Gavun gibi döllesin,
Gelinin koluna “tüveleme-tüveleme” diyerek alaca ip bağlarlar, bu yolla nazar değmesinin önleyeceği inancını taşımaktadırlar Bu üç sefer tekrar edilir ve yiğit evin etrafında bir kere dolaştırılarak getirilir
“Baş salma”, düğünün yapıldığı günün ertesi gün gerçekleştirilir Yakın akraba, komşuları toplanır ve kim önce gelinin kafasındaki duvağı alacak diye teyze ve yenge kızları yarış yaparlar, bir grup alır diğer grup onlardan almaya çalışır Kim alırsa ve kaptırmazsa bahşişi o grup almaktadır Düğünden sonraki ilk günde oğlanın yengesi yatağı toplar ve yastığın altına koyduğu parayı alır Sonra gelini oğlanın evine götürür orada ona elbise dikilir ve gelinin üzerine atkı atılır ve kafaya “annak” giydirilir Böylece o kızın gelin hanım olduğu anlaşılmaktadır Geline yün ipliği verilir ve bir parça diktirilir Böylece Onun becerisini ölçmüş olurlar
Bir hafta sonra kızın aile tarafı, damadın evine toplu olarak misafirliğe gider Kızlarının hatırını sorar ve onu kendi evlerine çağırır, davet eder Onunla görüşmek istediklerini bildirir Kız, anne baba evine yüzü kapalı olarak gider Annesinden hediye almadan yüzünü açmaz Gelin kız annesinin evinde belirli bir müddet misafir kalır Eğer damadın ödemediği kalın, başlık kalmış ise bu bitinceye kadar babası evinde kalır Buna “Kaytarma” denir Başlık parası bitip kendi anne babasından hediyesini aldıktan sonra kocası evine dönebilir Damat kaytarma olayından sonra kayınpederin evine normal akraba olarak rahat gidip gelme imkanına kavuşmuş olmaktadır
Türkmen depdesturlarına göre evlilik türlerinden biri de “Takılmadır” Bir kadının kocası ölürse, o kadın başkasının evine düşmesin, çocukları perişan olmasın diye ölen kocasının erkek kardeşi ile evlenmesidir Türkmenlerin en büyük şairi Mahtumkuli de abisinin hanımı ile evlendirilmiştir
10-Boşanma
Türkmen aile yapısında boşanma olayı genelde az görülmektedir Türkmenler evlenirken kendi boy ve soylarından evlendikleri için birbirlerini yakından tanıma imkanı vardır Bir de Türkmen depdesturlarında boşanma erkek için de, kadın için de pek hoş karşılanmamaktadır Başta evlenirken herkesin kendi durumuna göre evlilik yapması tercih edilir Evlilikte zenginlik, güzellik, soyunun temiz olması, dindar olması tercih konusu olmaktadır Türkmenler eğitimine, kültürüne ve ruh güzelliğine de önem vermektedirler Türkmenlerde iyi kız bulmak problem değil, iyi erkek bulmak problemdir Çünkü şu anda sigara, içki, hap, eroin, nas içmeyen erkek bulmak zor olmaktadır Rus kültürü içerisinde kendi öz değerlerinden kopmuş nesiller meydana gelmiştir Erkek nüfus az olduğu için daha serbest ve özgür olmuş o da onları öz değerlerinden kopartmıştır Aklı başında, işi olan, eğitimli, terbiyeli genç erkekler bulmak zordur
Türkmenlerde çok çocuk tercih edilmektedir Kadınlara ne kadar çocuk istiyorsunuz? dediğimizde “Allah ne kadar verirse” cevabını vermektedirler Çocuk sayısında erkeğin görüşü etkili olmaktadır Şu nedenlerden dolayı erkek az çocuk istemektedir
A Hanımı hamile olunca güzelliğini kaybediyorsa kocası da onun eskisi gibi güzel kalmasını istiyorsa;
B Kadının sağlığına bir zarar gelecekse;
C Yeni çocuklar, eskilerin eğitimi ve sağlığını olumsuz etkileyecekse;
D Yeni doğan çocuklara önem verilip eskilere değer verilmeyecekse;
E Kanunî ve hukukî bir engelden çekiniliyorsa;
F Eğer annede çocuğa yeterli süt yoksa kocası çocuk istemeyebilir
Türkmen adetlerine göre evlilik şu durumlarda geçersiz olur:
1 Kadın ve kız zorla evlendirildiğini isbat ederse evlilik biter;
2 Evli kadın, kocasından boşanmadan evlendirilirse;
3 Dul kadın, yas, yani iddet müddeti bitmeden önce evlenmişse;
4 Bir erkek 4 karısı varken 5 ile evlenirse;
5 Velisinin izni olmadan reşit olmayan bir kızla evlenmişse;
6 Çok yakın akraba evlilikleri geçersizdir
Türkmen depdesturlarına göre boşanmak için:
1 Eşler karşılıklı rıza gösterir boşanmak isterlerse;
2 Koca veya hanım geçimsizlik dilekçesi verirse, ve mahkeme kararı ile boşanmak mümkündür
3 Evlendiği kız dul çıkarsa boşanma sebebi sayılmaktadır[xxiii]
* Yrd Doç Dr ,Cumhuriyet Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi
|