10-10-2012
|
#2
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlının Çöküşünden Alınacak Dersler
Bir taraftan batılılaşma hareketleri sürerken, öte yandan, borç sarmalı da büyüyordu Nihayet borçlar ödenemez hâle geldi ve 1881’de Düyun-u Umumiye imzalandı

Ödenmeyen borçlar tespit edilecek, kayıt ve tescili, borçların ödeneceği kaynakların kontrolü Düyun-u Umumiye tarafından yapılacaktı
Başkanlığını dönüşümlü olarak Fransız ve İngilizlerin yapacağı Düyun-u Umumiye, tüm devlet gelirlerinin % 31 5’unu tahsil edecekti Başlangıçta sadece gelirler toplanırken, sonraları yabancı şirketler de geldi ve kâr garantili işletmeler kurmaya başladılar
İstanbul’da elektrik, havagazı ve su şirketleri kurdular
Tütün ve alkollü içecekler şirketleri kurdular
Tuz kaynaklarını işletmeye başladılar
Demiryollarına 99 yıllık imtiyaz hakkı tanındı Demiryolu yatırımı yapan yabancılara kilometre başına kâr garantisi verildi
Bu arada Avrupa’nın reform talepleri devam ediyordu
Osmanlı-Rus Savaşı’ndan sonra imzalanan Berlin Antlaşması’na Ermenilerle ilgili maddeler kondu
Bâbıâlî’ye, Ermenilerin yaşadığı eyaletlerde, yerel ihtiyaçların gerektirdiği reformları yapma ve alınacak önlemleri büyük devletlere bildirme zorunluluğu getirildi
Burada amaç, Osmanlı toprakları üzerinde ulus devletler kurdurmak ve bunları İngiliz nüfuzuna aldırmaktı
İngilizler, bu anlaşmanın ardından, Sivas, Erzurum, Van ve Kayseri’ye asker konsoloslar tayin etti
•Anadolu ahalisinin çeşitli sınıfları üzerinde araştırmalar yapmak,
• Yerel Türk yöneticilere öğütler vermek,
•Anadolu’da yapılacak reformların uygulanmasını gözetlemek ve bu uygulamanın hakkıyla yapılmasını sağlamak, amacıyla gönderilen konsolosların gerçek vazifesi, Osmanlı Devleti çöktüğünde, Ermenilere bağımsız bir devlet kurdurmaktı
Bu eğreti devlet daha sonra kendi ayakları üzerinde duramayacak, İngilizlerin himayesine girecekti Nitekim Rus, İngiliz ve Fransız destekli Ermeni isyanları başladı ve tehcir sürecine kadar devam etti
Sonrası malûm

Parçalanan Osmanlı Devleti ve ardından millî mücadele…
Türkiye Cumhuriyeti…
Şimdi gözlerinizi kapatın ve Osmanlı Devleti’nin son bir asrında olanları tekrar düşünün…
Bakalım günümüze dair ne benzerlikler bulacaksınız?
Yönetenler için çok uzun olsa da, devletlerin hayatlarında on yıllar bazen çok kısa olabilir
Bazen alınan kararların sonuçları hemen değil, onlarca yıl sonra ortaya çıkabilir
Bugün;
• Stratejik bir vizyona,
• Her alanda millî politikalara,
• Çok çalışmaya ve üretmeye
• Kararlı olmaya,
• Özgüvene, karamsarlıkla mücadeleye,
• Birbirimizi sevmeye, birlik ve beraberlik ruhuna,
çok ihtiyacımız var
Tarih geçmişe doğru anlaşılır ama geleceğe doğru yaşanır
O yüzden, yönetenlerin geçmişi iyi anlaması, geleceği de iyi görmesi gerekir
Bugünü işaret edercesine: “Çalışmadan, öğrenmeden, yorulmadan rahat yaşamanın yollarını aramayı alışkanlık hâline getirmiş milletler; evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra da istikballerini kaybetmeye mahkûmdurlar ” diyor Mustafa Kemal ATATÜRK…
Tarihin tekerrür etmesini istemiyorsak, ders almasını bilmeliyiz…
“GENÇLER,
VATANIN BÜTÜN ÜMİT VE İSTİKBALİ, SİZE, GENÇ NESİLLERİN ANLAYIŞI VE ENERJİSİNE BAĞLANMIŞTIR…”
M KEMAL ATATÜRK
Kaynak: Turhan ÇÖMEZ
|
|
|
|