10-10-2012
|
#6
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlı'dan Günümüze Kalan ... Tarihi Fıkralar
Renk
Osmanlı donanmasıyla Venedik donanması arasında savaş çıkmış Venedik donanmasının komutanı Andrea Doria imiş Gözcü osmanı donanmasının yaklaştığını fark edince hemen Andrea Doria'ya haber vermiş: “Osmanlı yaklaşıyoor ” Andrea Doria sormuş: “Kaç gemi var?” Gözcü: “10-20 kadar ” Komutan hemen emir erini çağırmış: “Oğlum bana hemen kırmızı gömleğimi getir ” Emir eri: “Niçin komutanım?” Andrea Doria: “Savaşırken yaralanacağız Kan izi belli olmasın ve de askerlerin cesareti kırılmasın diye ” Bu arada gözcüden yine ses gelmiş: “Efendim 50 kadar oldular! ” Andrea Doria heyecanlanmış ve emir erine tekrar seslenmiş: “Gömleği boşver Sen bana kahverengi pantolonumu getir! ”
Susmak
Bir padişah oğlunu alim bir hocanın talim ve terbiyesine verir Çocuk çok iyi yetişir Bir gün, hocası "Oğlum seni istediğim gibi yetiştirdim Artık gidiyorum Sana edeceğim şu nasihatı tutabilirsen, hayatta daima rahat edersin Mümkün olduğu kadar az konuş, gereksiz lafa girme, sorulmayan şeye cevap verme!" der Çocuk hocasının bu önerisi üzerine hiç konusmamayı tercih eder, o günden itibaren konuşmaz Şehzade dilsiz oldu diye etrafa haber yayılır Padişah oğlunun bu halinden çok endişelenir Her çareye başvurulur Hekimler, hocalar gelir, fayda vermez Bir gün babası bir av partisine oğlunu götürür Avda gezerken ormandan bir sülün öter "Susun şurada sülün ötüyor  " derler Gidip ormanı araştırırlar, sülün uçar, vururlar Biraz sonra bir dağın kuytusundan bir karaca bağırır "Karaca bağırıyor! Karaca bağırıyor  " derler, köpekleri salıverirler Karaca fırlar, onu da vururlar Şehzade bunları görünce kendini tutamayarak "Yarabbi şükür!" der Etrafındakiler "Şehzade konuştu! Şehzade konuştu! Padişahımıza haber verelim! " diye bağırmaya başlarlar Padişah haberi alınca, oğlunu çağırır "Evladım, sen konuşmuşsun öyle mi?" Çocukta ses yok "Aman oğlum ‘Yarabbi şükür’ demişsin Yanındakiler hep duymuşlar " Çocukta yine ses yok Padişah kızgın "Yıkın şu hayırsızı şuraya, çevirin şunun sırtını" deyip çocuğu yere yıktıktan sonra arkasına basar sopayı Çocuk dayanamayacak hale gelince "Aman babacığım, yeter artık!" diye bağırmaya başlar Padişah "Niçin bize bu azabı reva gördün? Yalandan dilsiz olmanda ne fayda vardı?" diye sorar Çocuk cevap verir: "Babacığım bak, avda gezerken bir sülün öttü ‘Burada sülün var’ dediler, uçurup vurdular Sonra ‘bir karaca var’ diye köpeklere çıkartılıp öldürdüler Susacağıma içimden gelerek bir kere şükretmek gafletinde bulundum Bir araba dayak yedim Susmak mı yoksa konuşmak mı gerek, siz söyleyin! "
Pay
Doktoru Neyzen’e içkiyi kesin olarak yasaklamıştı ve birgün yolda karşılaştıklarında elindeki içki şişesini görünce kızdı;
- Ben sana içkiyi yasaklamıştım; sen elinde içki şişesi ile nereye gidiyorsun?
- Arkadaşıma içki içmeye gidiyorum
- O zaman sana ait olan kısmı yere dök ve öyle git
- Dökemem benim payım altta duruyor ”
|
|
|
|